Mülk suresi, 1. ayet. تَبَـٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ
Otoritenin tek sahibi olan (Allah) yüceler yücesidir; O her şeye gücü yetendir.
67. sure · dinle
Okunan kelime metin üstünde işaretlenir; sure baştan sona kesintisiz çalar. Betik çalışmazsa her ayetin altındaki oynatıcı yine çalışır.
Mülk suresi, 1. ayet. تَبَـٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرٌ
Otoritenin tek sahibi olan (Allah) yüceler yücesidir; O her şeye gücü yetendir.
Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًۭا ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ
Hanginizin daha güzel davranacağınızı denemesi için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O güçlüdür, çok bağışlayandır.
Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَـٰوَٰتٍۢ طِبَاقًۭا ۖ مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَـٰنِ مِن تَفَـٰوُتٍۢ ۖ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍۢ
Yedi kat göğü tabaka tabaka (birbiriyle uyumlu) yaratan da O'dur. Rahmân'ın yaratmasında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözü(nü) çevir (de bir bak), herhangi bir kusur görebilecek misin!
Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًۭا وَهُوَ حَسِيرٌۭ
Sonra tekrar tekrar gözü(nü) çevir (de bak; sonunda) göz(lerin) bitkin bir şekilde yorgun olarak sana geri dönecektir.
Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَـٰبِيحَ وَجَعَلْنَـٰهَا رُجُومًۭا لِّلشَّيَـٰطِينِ ۖ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ
Yemin olsun ki biz yakın göğü kandillerle süsledik ve onları şeytanlar için kovucular yaptık. Onlar için kavurucu azabı hazırladık.
Mülk suresi, 6. ayet. وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
Rablerine karşı kâfir olanlar için cehennem azabı vardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!
Mülk suresi, 7. ayet. إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًۭا وَهِىَ تَفُورُ
Onlar oraya atıldıklarında, kaynarken (cehennemin) korkunç sesini duyacaklardır.
Mülk suresi, 8. ayet. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ ۖ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌۭ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌۭ
Neredeyse öfkeden çatlayacak! Oraya (cehenneme) her bir grup atıldığında, (cehennemin) bekçileri onlara "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye soracaklar.
Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌۭ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍۢ كَبِيرٍۢ
Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: "Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz onu yalanlamış ve "Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!" demiştik.
Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَـٰبِ ٱلسَّعِيرِ
"(Elçileri) dinleseydik yani aklımızı kullansaydık şu alevli ateş halkı arasında olmazdık!" (diyecekler).
Mülk suresi, 11. ayet. فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًۭا لِّأَصْحَـٰبِ ٱلسَّعِيرِ
Günahlarını itiraf etmiş (olacaklar). O alevli ateş halkı (merhametten) uzak olsun!
Mülk suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌۭ وَأَجْرٌۭ كَبِيرٌۭ
Şüphesiz ki gaybdaki Rablerine saygı duyanlara gelince, onlar için hem bağışlanma hem de büyük bir ödül vardır.
Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ ۖ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun! Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
Mülk suresi, 14. ayet. أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ
Yaratan bilmez mi hiç! O derin bilgi sahibidir, haberdardır.
Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًۭا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ ۖ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ
O, yeri sizin için boyun eğdirmiştir. Her tarafını dolaşıp O'nun (Allah'ın verdiği) rızkından yiyin! Dönüş, yalnızca O'nadır.
Mülk suresi, 16. ayet. ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ
Gökte (de) olanın sizi yere batırmasından güvende misiniz? O zaman (yer) hemen sarsılmaya başlar.
Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًۭا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ
Yoksa gökte (de) olan zatın üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Uyarımın nasıl olduğunu ileride anlayacaksınız.
Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
Yemin olsun ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Benim cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
Mülk suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَـٰٓفَّـٰتٍۢ وَيَقْبِضْنَ ۚ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَـٰنُ ۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ
Üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşları düşünmediler mi? Onları Rahmân'dan başkası (havada) tutamaz. Şüphesiz ki O her şeyi görendir.
Mülk suresi, 20. ayet. أَمَّنْ هَـٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌۭ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ۚ إِنِ ٱلْكَـٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ
Yoksa Rahmân'a karşı size yardım edebilecek askerleriniz mi var! kâfirler ancak (derin) bir yanılgı içindedir.
Mülk suresi, 21. ayet. أَمَّنْ هَـٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ ۚ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّۢ وَنُفُورٍ
Yoksa (Allah size verdiği) rızkını tutarsa (keserse), size rızık verecek biri mi varmış! Hayır! Onlar, azgınlık ve nefrette inatla direnmektedir.
Mülk suresi, 22. ayet. أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍۢ
Yüzüstü sürünen mi daha doğru gidebilir yoksa doğru yolda düzgün bir şekilde yürüyen mi?
Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَـٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ قَلِيلًۭا مَّا تَشْكُرُونَ
De ki: "Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O'dur." Ne kadar da azınız şükrediyor!
Mülk suresi, 24. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
De ki: "Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; (mahşerde) yalnızca O'nun huzurunda toplanacaksınız."
Mülk suresi, 25. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
(İnkârcılar) "Doğruysanız bu vaat (Son Saat) ne zamanmış!" derler.
Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
De ki: "O bilgi yalnızca Allah katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Mülk suresi, 27. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةًۭ سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ
Onu yakın(ların)da gördüklerinde, kâfir olanların yüzleri asılmış olacaktır ve kendilerine "İşte aceleyle istediğiniz (gün) budur!" denecektir.
Mülk suresi, 28. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَـٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍۢ
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri öldürse veya bize merhamet etse, kâfirleri elem verici azaptan kim kurtarabilir!"
Mülk suresi, 29. ayet. قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَـٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَـٰلٍۢ مُّبِينٍۢ
De ki: "O, Rahmân'dır. O'na inandık ve yalnızca O'na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu ileride bileceksiniz."
Mülk suresi, 30. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًۭا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍۢ مَّعِينٍۭ
De ki: "Hiç düşündünüz mü? Suyunuz çekilse kim size bir su kaynağı getirebilir ki!