(1, 2) De ki: "Cinlerden bir grubun (beni) dinlediği ve şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: ‘Şüphesiz ki doğruya götüren harikulade bir Kur'an dinledik ve ona inandık; artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.
(1, 2) De ki: "Cinlerden bir grubun (beni) dinlediği ve şöyle söyledikleri bana vahyolunmuştur: ‘Şüphesiz ki doğruya götüren harikulade bir Kur'an dinledik ve ona inandık; artık Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.
(Oysa) biz (haber) dinlemek için göğün (çeşitli) yerlerinde oturuyorduk fakat şimdi kim (haber) dinlemek isterse, kendisini takip eden bir alev hüzmesi bulu(yo)r.
Şüphesiz ki artık biz o rehberi (Kur'an'ı) duyunca ona iman ettik. Rabbine güvenen kişi, kendisine herhangi bir zarar verilmesinden de haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
(16, 17) Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler.
(16, 17) Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler.
(Benim görevim), Allah'tan gelen ve O'nun mesajlarından oluşan (emirleri) sadece tebliğdir. Allah'a ve Elçisine isyan eden kişi için içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.
(27, 28) Ancak dilediği elçi(ler) bunun dışındadır. Rablerinin mesajlarını onların (meleklerin) tebliğ ettiğini bilsin diye, o (elçinin) önünden ve arkasından gözetleyici(ler) gönderir. (Allah) onların beraberinde bulunanı kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir.
(27, 28) Ancak dilediği elçi(ler) bunun dışındadır. Rablerinin mesajlarını onların (meleklerin) tebliğ ettiğini bilsin diye, o (elçinin) önünden ve arkasından gözetleyici(ler) gönderir. (Allah) onların beraberinde bulunanı kuşatmış ve her şeyi bir bir sayıp kaydetmiştir.