78. sure · dinle

Nebe Suresi النبإ

Okunan kelime metin üstünde işaretlenir; sure baştan sona kesintisiz çalar. Betik çalışmazsa her ayetin altındaki oynatıcı yine çalışır.

Nebe suresi sayfasına dön

3 ayet sayfası

Nebe suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ

(2, 3) Anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.

6 ayet sayfası

Nebe suresi, 6. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًۭا

(6, 7) Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?

7 ayet sayfası

Nebe suresi, 7. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا

(6, 7) Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?

10 ayet sayfası

Nebe suresi, 10. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا

(10, 11) Geceyi bir örtü, gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.

11 ayet sayfası

Nebe suresi, 11. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا

(10, 11) Geceyi bir örtü, gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.

12 ayet sayfası

Nebe suresi, 12. ayet. وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا

Üstünüzde sağlam yedi (kat göğü) bina ettik.

13 ayet sayfası

Nebe suresi, 13. ayet. وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا

(Orada) aydınlatan bir kandil (güneş) yarattık.

14 ayet sayfası

Nebe suresi, 14. ayet. وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا

(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

15 ayet sayfası

Nebe suresi, 15. ayet. لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا

(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

16 ayet sayfası

Nebe suresi, 16. ayet. وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا

(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.

17 ayet sayfası

Nebe suresi, 17. ayet. إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًۭا

Şüphesiz ki ayrılma günü belirlenmiş bir vakittir.

18 ayet sayfası

Nebe suresi, 18. ayet. يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا

Sûr'a üflenileceği gün, bölük bölük (Allah'ın huzuruna) geleceksiniz.

19 ayet sayfası

Nebe suresi, 19. ayet. وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا

(O gün) gök açılacak ve kapı kapı olacaktır.

20 ayet sayfası

Nebe suresi, 20. ayet. وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا

Dağlar da yürütülmüş, serap hâline getirilmiş (olacak)tır.

21 ayet sayfası

Nebe suresi, 21. ayet. إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا

(21, 22) Şüphesiz ki cehennem, azgınların durağı olarak (cehennemlikleri) gözetlemektedir.

22 ayet sayfası

Nebe suresi, 22. ayet. لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًۭا

(21, 22) Şüphesiz ki cehennem, azgınların durağı olarak (cehennemlikleri) gözetlemektedir.

23 ayet sayfası

Nebe suresi, 23. ayet. لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا

(Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklardır.

24 ayet sayfası

Nebe suresi, 24. ayet. لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا

(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

25 ayet sayfası

Nebe suresi, 25. ayet. إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا

(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

26 ayet sayfası

Nebe suresi, 26. ayet. جَزَآءًۭ وِفَاقًا

(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

27 ayet sayfası

Nebe suresi, 27. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا

Şüphesiz ki onlar hesabı ummazlardı.

28 ayet sayfası

Nebe suresi, 28. ayet. وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًۭا

Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.

29 ayet sayfası

Nebe suresi, 29. ayet. وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًۭا

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp kaydetmişizdir.

30 ayet sayfası

Nebe suresi, 30. ayet. فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.

31 ayet sayfası

Nebe suresi, 31. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا

Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar) için ödül(ler) vardır:

35 ayet sayfası

Nebe suresi, 35. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا

Onlar orada boş bir söz de yalan da duymayacaklar.

36 ayet sayfası

Nebe suresi, 36. ayet. جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا

(36, 37) Bunlar senin Rabbinden, yani göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahmân olan Rabbinden hesapsız bir bağış ve ödül olarak (verilecektir). O'nun huzurunda konuşmaya güç yetiremezler.

37 ayet sayfası

Nebe suresi, 37. ayet. رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا

(36, 37) Bunlar senin Rabbinden, yani göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahmân olan Rabbinden hesapsız bir bağış ve ödül olarak (verilecektir). O'nun huzurunda konuşmaya güç yetiremezler.

38 ayet sayfası

Nebe suresi, 38. ayet. يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا

Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.

39 ayet sayfası

Nebe suresi, 39. ayet. ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

İşte o gün gerçektir. Dileyen, Rabbine bir dönüş (yolu) tutar.

40 ayet sayfası

Nebe suresi, 40. ayet. إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا

Şüphesiz ki biz sizi yakın bir azap ile uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve kâfir (olanlar) "Ah, keşke toprak olsaydım!" diyecektir.