Diyanet İşleri
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 27. ayet. يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
yâ leytehâ kâneti-lḳâḍiyeh.
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabı solundan verilen Hâkka 25–37 3
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
"Malım bana hiçbir yarar sağlamadı."
"Saltanatım da yok olup gitti."
(Allah, şöyle der:) "Onu yakalayıp bağlayın."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 25–29. ayetler için yazılmıştır.
25. İşte bunlar bedbaht kimselerdir. Kötü amellerini kapsayan defterleri, başkalarından ayırt edilmeleri, küçük düşürülmeleri, rezil edilmeleri ve utandırılmaları için sollarından verilecektir.
Onlar gam, keder ve üzüntüden dolayı şöyle diyecektir: “Keşke bana amel defterim verilmeseydi.” Çünkü bu defter, bana cehennem ateşine gireceğimi ve ebedi olarak hüsrana uğrayacağımı bildirmektedir.
26. “Keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim.” Keşke unutulup gitseydim, diriltilmeseydim, hesaba çekilmeseydim. Bundan dolayı şöyle diyecektir:
27. “Ah, keşke ölümle her şey bitmiş olsaydı.” Yani keşke ilk ölümüm, kendisinden sonra diriliş olmayan bir ölüm olsaydı.
28-29. Daha sonra malına ve saltanatına bakınca bunların aleyhine birer vebal olduğunu, bunlardan âhireti için önden bir şeyler göndermemiş olduğunu, bunları azaptan kurtulmak için fidye olarak verecek olsa bile kendisine hiçbir faydalarının olamayacağını anlayacak ve şöyle diyecektir:
"Malımın bana faydası olmadı.” Dünyada faydasını görmedim. Çünkü ben, maldan iyilik olarak bir şey önceden göndermedim. Âhirette de bana faydası dokunmadı. Çünkü fayda verecek vakti geride kaldı.
“Saltanatım da elimden kaydı gitti.” Yok oldu, kaybolup gitti. Artık ne askerin, ne çokluğun, ne sayının, ne aracın-gerecin, ne ardı büyük mevkilerin faydası var. Aksine bütün bunlar, rüzgâr ile savrulmuşçasına geçip gitti. Bundan dolayı ticaretimiz de kârımız da yok oldu. Onun yerine gamlar, kederler ve üzüntüler geldi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Keşke; ölmüş olduğum bu ölüm, ardından yeniden dirilişin olmadığı bir ölüm olsaydı."
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Aynı kök: قضي (63 geçiş)
Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar?…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ah, keşke, onunla (ölümümle) her iş bitseydi!
Ah! Keşke (ölüm), işi tamamen bitiren (mutlak bir yok oluş) olsaydı!
Keşke bu (ölümüm) benim sonum olsaydı!
"Keşke (bu aşamaya gelinmeden) iş bitmiş olsaydı!"
"Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi."
Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!
"Keşke bu sonum olsaydı!"
- Kitabı sol tarafından verilene gelince, o da şöyle diyecek: "Keşke kitabım bana verilmeseydi, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim, keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsaydı; malım bana hiçbir fayda vermedi, bütün gücüm yok oldu."
"Keşke ölümüm sonum olsaydı."
'Keşke ölümüm sonsuz olsaydı.'
Ne olurdu o ölüm iş bitiren olsaydı!
nolurdu iş bitiren olaydı o ölüm
"Keşke o dipnot 1 bitmiş olsaydı."
"Keşke o dipnot 1 bitmiş olsaydı."
"Keşke o dipnot 1 bitmiş olsaydı."
"Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi."
"Ah keşki o (ölüm, hayatıma) kat'i bir son verici olsaydı".
Keşki bu iş son bulmuş olsaydı.
(19-37) O gün sunulursunuz / arz olunursunuz hiçbir gizli şeyiniz de gizli kalmaz, Kimin kitabı sağından verilir ise “işte buyurun kitabımı okuyun, kesinlikle hesabımla kavuşacağımı öngörüyordum / zannediyordum” der, razı olduğu bir geçim / bir yaşantı üzere, yüce bir cennettedir, meyveleri toplaması kolay / sarkmış haldedir , geride ki günlerde yaptıklarınızdan ötürü afiyetle yiyin ve için. Kimin kitabı solundan verilir ise “Yazıklar olsun keşke bana kitabım verilmeseydi , hesabımı bilmeseydim / idrak etmeseydim, yazıklar olsun keşke bitirici bir şey olsaydı , malımın hiç bana faydası olmadı , bütün sultanlığımda yok oldu / helak oldu” der. (Allah’a değil de mala dayalı saltanat tabi ki helak olur) Yakalayın onu , bağlayın onu, sonrada cehenneme atın onu, uzunluğu yetmiş arşın / dir’an olan zincir ile sürükleyin onu. Büyük Allah’a / Azametli Allah’a kesinlikle iman etmiyordu, yoksunu / miskini doyurmaya teşvik etmiyordu, bugün burada ona, sıcak davranan / dostça davranan yoktur, Gıslinden (Pislenen şey yıkadıktan sonra kalan pislik) yiyeceği vardır. Onu sadece yanlış yapanlar yer.
"Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı!"
"Keşke (ölüm) işimi bitirmiş olsaydı!"
Ah, keşke ölüm her şeyi bitirseydi! dipnot 1
Ah! Keşke ölüm her şeyi bitirseydi!
Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı!
Keşke ölüm bir son olsaydı.
"Ah, ne olurdu, iş bitmiş olsaydı!"
"I wish my death were the end and the final catastrophe. "
How I wish death had been the end of me.
"Ah! Would that (Death) had made an end of me!
Oh! Would that the death that came to me in the world had made an end of me! dipnot 1
If only death had really been the end!
"Would that it had been my end (death)!
I wish death had been the end of it all!
`Would that it (- the death) had made an end of me!
Would it had been the end!
"I whish my death would have been the end of my existence. "
O, would that it had been an end of me!
"I wish the end had been final,"
O that death had made an end of me!
"O would that it (death) had made an end of me:
Oh, would that it had been the decreed end!
Oh, would that it had been death!
I wish death had put an end to me.
Oh, would that this [death of mine] had been the end of me!
I wish death was the end!
"I wish the end had been final, "
"I wish my death was eternal.
I wish my death had been the decisive one.
“Would that it had been the end!
Oh, could this be the end of me!
"Would that (death) had made an end of me!
Oh, would that it (death) had been the end of the matter!
"I wish the end had been final,"