Diyanet İşleri
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Hâkka suresi
Hâkka suresi, 49. ayet. وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
veinnâ lena`lemü enne minküm mükeẕẕibîn.
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an kesin bilgidir; Rabbini tespih et Hâkka 48–52 3
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
Şüphesiz Kur'an, kafirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Şüphesiz Kur'an, gerçek kesin bilgidir.
O halde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
49. “Biz, içinizden” onu “yalanlayanların olduğunu kesinlikle biliyoruz.” Bu buyrukta yalanlayıcılara bir tehdit vardır. Yalanlamaları dolayısı ile Allah'ın onları son derecede ağır bir şekilde cezalandıracağı ifade edilmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizin içinizden bu Kur’an’ı yalanlayan kimselerin olduğunu biz elbette biliyoruz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki içinizde (onu) yalanlayanların olduğunu bilmekteyiz.
Ama kesinlikle Biz, sizden yalanlayacak olanların çıkacağını da çok iyi biliyoruz.
Ve bakın, içinizde onu yalanlayacakların bulunduğunu iyi biliriz:
Muhakkak ki biz, yalanlayanlarınızı elbette biliyoruz.
Elbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.
Kuşkusuz, aranızda yalanlayanların olduğunu kesinlikle biliyoruz.
- Şüphesiz Kur'an, takva sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.
İçinizden yalanlayanlar olduğunu iyi biliyoruz.
Bununla beraber Biz biliyoruz ki, sizden inanmayanlar var.
Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmıyanlar var
Biz, sizden onu yalanlayıcıları çok iyi biliyoruz.
Biz, sizden onu yalanlayıcıları çok iyi biliyoruz.
Biz, sizden onu yalanlayanları çok iyi biliyoruz.
Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
İçinizde yalan sayanlar bulunduğunu elbet biz de biliyoruz.
İçinizde yalanlayanlar bulunduğunu Biz de bilmekteyiz.
(38-52) Gördüklerinize ve de göremediklerinize yemin olsun ki, O, ikramda bulunan bir elçinin sözüdür, O bir şair sözü değildir, ne de az iman ediyorsunuz , O, bir kâhin sözü değildir , ne de az düşünüyorsunuz , alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Samanyolu galaksisinin bir günü 250 milyon yıldır kendi etrafındaki dönüşünü bu sürede tamamlar) Bazı isnat ediciler / iftiracılar, şayet bize isnat edebilselerdi, biz onu sağından yakalar ve sonrasında da onun can damarını keserdik, sizden hiçbiriniz de onu engelleyemezdiniz, O, kesinlikle sakınanlara / takvalılara bir hatırlatmadır, Biz onu yalanlayanlarınızı kesinlikle biliyoruz, O, kafirler için kesinlikle bir hasardır, muhakkak ki O, mutlak bir hakikattir, çok büyük olan Rabbinin ismini üstün hale getir / tesbih et.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Biz, içinizde yalanlayanlar bulunduğunu elbette biliyoruz.
Çok iyi biliyoruz ki içinizde (Kur'an karşısında) yalana sarılanlar var dipnot 1 .
Çok iyi biliyoruz ki içinizde yalancılar var.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.
We do know that among you people are some who refuse to admit the truth of the Quran, albeit it is convincing, and quite clear,
We know that some of you consider it to be lies-
And We certainly know that there are amongst you those that reject (it).
We certainly know that some among you will give the lie to it,
We know that some of you will deny it.
And verily, We know that there are some among you that belie (this Qur’ân). (Tafsir At-Tabarî)
Indeed We know that there are some among you who deny [it].
We know, indeed, that there are some among you who reject it (- the Qur'ân).
but We know that some of you will cry lies.
I (God) know that some of you deny the authenticity of Qur’an.
and, verily, we know that there are amongst you those who say it is a lie;
We know that some of you are deniers.
and We well know that there are some of you who charge the same with imposture:
And verily, We know that some of you are rejecters.
And surely We indeed know that (some) among you are beliers.
And lo! We know that some among you will deny (it).
We certainly know that some among you do deny it.
And, behold, well do We know that among you are such as will give the lie to it:
And We certainly know that some of you will persist in denial,
And We know that some of you are deniers.
We know; some of you are rejectors.
And indeed, We know that among you are deniers.
(And We know that among you are deniers)
And behold, We know well that among you will be deniers.
And We certainly, know that there are among you those who reject (it).
And, of course, We know that among you there are deniers.
And We know that some of you are deniers.