Kıyâmet suresi

Kıyâmet suresi, 33. ayet

Kıyâmet suresi, 33. ayet. ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

ŝümme ẕehebe ilâ ehlihî yetemeṭṭâ.

Diyanet İşleri

Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kıyâmet 30–36 · surenin 33. ayeti / 40

Konu Can boğaza dayandığında Kıyâmet 26–35 3

  1. Kıyâmet 30

    (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

  2. Kıyâmet 31

    O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

  3. Kıyâmet 32

    Fakat yalanlamış ve yüz çevirmişti.

  4. 33

    Sonra da kasıla kasıla ailesine gitmişti.

  5. Kıyâmet 34–35

    (34-35) "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.

  6. Kıyâmet 36

    İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 31–33. ayetler için yazılmıştır.

31. Ne var ki ilâhî âyet ve delillerin hiçbir fayda vermediği inatçı kimseler sapıklıklarını, küfür ve inatlarını sürdürmeye devam ederler: “Ama o (kafir insan), tasdik etmemiş” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, âhiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere inanmamış; “namaz da kılmamıştı.”

32-33. “Aksine” tasdik edecek yerde hakkı “yalanlamış ve” ona verilen emir ve yasaklardan “yüz çevirmişti.” O, bütün bunları yaparken kalbi rahattı ve Rabbinden korkmuyordu. Aksine “kibirle gerine gerine ailesinin/taraftarlarının yanına gitmişti.” Yani hiçbir şey hatırına gelmemiş ve yaptıklarına hiç aldırmamıştı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu kâfir, sonra da kibrinden yürüyüşünde böbürlenerek ailesine gitmişti.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. ذَهَبَ zehebe gitti kök: ذهب
  3. إِلَىٰٓ ila
  4. أَهْلِهِۦ ehlihi ailesine kök: اهل
  5. يَتَمَطَّىٰٓ yetemetta çalım satarak kök: مطو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

46 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

sonra çalım satarak aşiretine sığındı:

Muhammed Esed

ve sonra böbürlenerek geldiği yere döndü.

Ahmed Hulusi

Sonra da (benlikle) gerine gerine ehline gitti.

Ali Bulaç

Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti.

Ali Özek ve heyeti

Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline (taraftarlarına) gitmişti.

Ali Rıza Safa

Sonra, böbürlenerek yandaşlarına gitti.

Bayraktar Bayraklı

- Ne doğruladı, ne de kulluk görevini yerine getirdi. Fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra da çalım sata sata yürüyerek ailesine gitmişti. Sana yazıklar olsun, yazıklar! Tekrar tekrar sana yazıklar olsun, yazıklar!

Edip Yüksel

Sonra çalım satarak ailesine gitti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra çalım satarak ailesine gitti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da gerneşe gerneşe yakınlarına gitti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da gerneşe gerneşe ehline gitti

Erhan Aktaş

Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra böbürlenerek yandaşlarına gitti.

Gültekin Onan

Sonra çalım satarak ehline (yakınlarına) gitmişti.

Hasan Basri Çantay

sonra da çalım sata sata yürüyerek ehline gitmişdi.

İbni Kesir

Sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.

Mehmet Alagaş

(26-40) Hayır! Hayır! vefat hali köprücüğe ulaştığında ve denildiğinde kim şifacı? okuyacak kim? (Okuyup üflemede ki anlam) zanneder ki / anlar ki artık kesinlikle o bir ayrılık anıdır / ayrışmadır / firaktır. Bacak bacağa dolaşır. O gün sevk yeri Rabbinedir. Bağlılığını d oğrulamadı ve de destek vermedi. Velakin / ve fakat yalanladı ve yüz çevirdi. Sonra böbürlenerek / çalımla salına salına ait olduklarına / ehline gitti. Sana layık / evla, tam da bu layık, sonra sana yine layık / evla, tamda bu layık. İnsan, başıboş bırakılacağını / terkedileceğini mi değerlendiriyor / hesap ediyor. Sen değil miydin dökülen meniden olan nutfe? Sonra yarattığı ve şekillendirdiği alaka . (Kan pıhtısı şekilli döllenmiş yumurta) ondan da erkek kadın iki eş / türdeş yaptı. Hayat verme ve öldürmede ki kudret te bu değil midir?

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.

Süleyman Ateş

Sonra çalım satarak ailesine gitti.

Süleymaniye Vakfı

Sonra da çalım satarak ailesine ve yakınlarına gitti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

sonra da kahraman edasıyla yandaşlarının yanına gitmişti.

Şaban Britch

Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti,

Şaban Piriş

Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and among his people he walked upon air and exercised self – conceit;

Abdul Haleem

walking back to his people with a conceited swagger.

Abdullah Yusuf Ali

Then did he stalk to his family in full conceit!

Abul A'la Maududi

then he went back to his kinsfolk, elated with pride. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It means that the one who was not prepared to believe in the Hereafter, heard all that has been described in the above verses; yet he persisted in his denial, and hearing these verses went back to his household, arrogantly. Mujahid, Qatadah and Ibn Zaid say that this person was Abu Jahl. The words of the verse also indicate that it was some particular person, who adopted such a conduct after having heard the above-mentioned verse of Surah Al- Qiyamah. The words, He neither affirmed the truth nor offered the Prayer, are particularly noteworthy. They clearly show that the first and necessary demand of acknowledging the truth about Allah and His Messenger and Book is that one should perform the Prayer, The occasion and time to carry out the other injunctions of the divine Shariah come later but the Prayer time approaches soon after one has affirmed the faith, and then it becomes known whether what one has affirmed with the tongue was really the voice of his heart, or it was only a puff of the wind which one sent out from his mouth in the form of words.

Aisha Bewley

and then went off to his family, swaggering.

Al-Hilali & Khan

Then he walked in conceit (full pride) to his family admiring himself!

Ali Quli Qarai

and went swaggering to his family.

Amatul Rahman Omar

Then he went to his kinsfolk strutting along (in false pride).

Arthur John Arberry

then he went to his household arrogantly.

Bijan Moeinian

Man who returned arrogantly back to his folks joking.

E. Henry Palmer

Then he went to his people haughtily -

Edip-Layth

Then he went to his family admiring himself.

George Sale

Then he departed unto his family, walking with a haughty mien.

Hamid S. Aziz

Then he went to his folk, arrogant.

Mahmoud Ghali

Thereafter he went to his family striding haughtily.

Marmaduke Pickthall

Then went he to his folk with glee.

Mohamed Ahmed - Samira

Then he strutted back to his people.

Muhammad Asad

and then went arrogantly back to what he had come from.

Mustafa Khattab

then went to their own people, walking boastfully.

Progressive Muslims

Then he went to his family admiring himself.

Rashad Khalifa

With his family, he acted arrogantly.

Sahih International

And then he went to his people, swaggering [in pride].

Sam Gerrans

Then went to his household in arrogance.

Shabbir Ahmed

And then used to walk back to his folk and his ways gleefully.

Syed Vickar Ahamed

Then he went back to his family with false pride!

Taqi Usmani

then he went to his home, puffed up with pride.

The Monotheist Group

Then he went to his family admiring himself.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kıyâmet suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩