Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 35. ayet

Şûrâ suresi, 35. ayet. وَيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مَا لَهُم مِّن مَّحِيصٍ

veya`leme-lleẕîne yücâdilûne fî âyâtinâ. mâ lehüm mim meḥîṣ.

Diyanet İşleri

Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 32–38 · surenin 35. ayeti / 53

Konu Gemiler; mü'minlerin vasıfları; kötülüğün karşılığı ve bağışlama Şûrâ 32–43 3

  1. Şûrâ 32

    Denizde dağlar gibi yüzen gemiler, O'nun varlığının delillerindendir.

  2. Şûrâ 33

    O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  3. Şûrâ 34

    Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.

  4. 35

    Allah, böyle yapar ki, ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

  5. Şûrâ 36–38

    (36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

35. “Böylece âyetlerimiz hakkında” kendi batılları ile onları çürütmeye çalışarak “tartışanlar, kendileri için kaçacak” başlarına gelen ceza ve musibetten kendilerini kurtaracak “bir yer olmadığını bilsinler.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gemilerin gönderilen fırtınalı rüzgâr ile helak edildiği zaman Allah'ın ayetlerini iptal etmek için mücadele edenlerin kendileri için helak olmaktan kaçıp kurtulacakları hiçbir sığınaklarının olmadığını anlarlar. Allah'tan başkasına yalvarıp dua etmemeleri gerektiğini ve O'ndan başkalarını da bırakıp, terk etmeleri gerektiğini anlarlar.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَعْلَمَ ve yea'leme ve bilsinler kök: علم
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. يُجَـٰدِلُونَ yucadilune tartışanlar kök: جدل
  4. فِىٓ fi hakkında
  5. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimiz kök: ايي
  6. مَا ma olmadığını
  7. لَهُم lehum kendileri için
  8. مِّن min hiçbir
  9. مَّحِيصٍۢ mehisin kaçacak yer kök: حيص

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حيص (5 geçiş)

    İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

  • Aynı kök: حيص (5 geçiş)

    İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun,…

  • Aynı kök: حيص (5 geçiş)

    Daha önce yalvardıkları (tanrılar) onları yüzüstü bırakıp uzaklaşmıştır. Kendileri için kaçacak bir yer olmadığını anlamışlardır.

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş)

    Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş)

    Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.

  • Aynı kök: جدل (29 geçiş)

    İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak, yahut kim onlara…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ayetlerimiz hakkında tartışanlar (var ya), onlar için kaçacak yer yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Ve ayetlerimiz hakkında polemik yapanlar, asla sığınacak bir yer bulamayacaklarını iyi bilmelidirler.

Muhammed Esed

Ve bilsinler ki, mesajlarımızı sorgulayanlar için kurtuluş yoktur.

Ahmed Hulusi

Ta ki işaretlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için bir kaçış yeri bulunmadığını bilsinler.

Ali Bulaç

(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

Ali Özek ve heyeti

Böylece âyetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Ali Rıza Safa

Ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak yer olmadığını bilsinler.

Bayraktar Bayraklı

Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Edip Yüksel

Ayetlerimiz ve mucizelerimiz üzerinde tartışanlar kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını bilirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ayetlerimiz ve mucizelerimiz üzerinde tartışanlar kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını bilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki, kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bilsinler diye o ayetlerimizde mücadele edenler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.

Erhan Aktaş

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için sığınacak bir yer olmadığını bilsinler.

Gültekin Onan

(Öyle ki) Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

Hasan Basri Çantay

(Taki) ayetlerimiz hakkında mücadele etmekde olanlar, kendileri için kaç (ıb kurtul) acakları hiçbir yer olmadığını bilsin (ler).

İbni Kesir

Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar bilsinler ki; kendileri için kaçacak bir yer yoktur.

Mehmet Alagaş

(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar

Rowwad Tercüme Merkezi

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki onların kaçıp kurtulacağı bir yer yoktur.

Süleyman Ateş

Ki ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belgelerimiz (ayetlerimiz) üzerinde çekişip duranlar bilsinler ki kendileri için kaçacak yer yoktur.

Şaban Britch

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki onların kaçıp kurtulacağı bir yer yoktur.

Şaban Piriş

Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki onların kaçıp kurtulacağı bir yer yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki ayetlerimiz hakkında tartışıp duranlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A matter of fact to be apprehended by the minds of those who contend with opposing arguments against Our signs, and seem resolved to dispute the truth of Our revelations, that there is no escape nor can they go unpunished.

Abdul Haleem

to let those who argue about Our messages know that there is no escape for them.

Abdullah Yusuf Ali

But let those know, who dispute about Our Signs, that there is for them no way of escape.

Abul A'la Maududi

Then those who wrangle about Our Signs will come to know that there is no escape for them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Quraish, in connection with their business and trade, had also to visit Habash and the coastal lands of Africa, and in these journeys they used sailing ships and boats for crossing the Red Sea, which is a very dangerous sea. It is generally stormy and abounds in submerged rocks which are a serious hazard for navigation especially during the storms. Therefore, the state that has been depicted here by Allah could be fully realized by the people of the Quraish in the light of their personal experiences.

Aisha Bewley

Those who argue about Our Signs should know that they have no way of escape.

Al-Hilali & Khan

And those who dispute (polytheists with Our Messenger Muhammad صلى الله عليه و سلم) as regards Our Ayât (proofs, signs, verses, etc. of Islâmic Monotheism) may know that there is no place of refuge for them (from Allâh’s punishment)[1] [Tafsir At-Tabari].

Ali Quli Qarai

Let those who dispute Our signs know that there is no escape for them.

Amatul Rahman Omar

(Yet He destroys them) so that those who dispute concerning Our teachings may know that there is no escape for them.

Arthur John Arberry

and that those who dispute concerning Our signs may know they have no asylum.

Bijan Moeinian

Those argumentative disbelievers who challenge God’s signs and proofs have no rational basis for their arguments.

E. Henry Palmer

But let those who wrangle about our signs know that they shall have no escape!

Edip-Layth

Those who dispute Our signs may know that they have no place to hide.

George Sale

And they who dispute against our signs, shall know that there will be no way for them to escape our vengeance.

Hamid S. Aziz

And that those who dispute about Our revelations may know that they have no refuge.

Mahmoud Ghali

And that the ones who dispute concerning Our signs would know that in no way can they have any evasion.

Marmaduke Pickthall

And that those who argue concerning Our revelations may know they have no refuge.

Mohamed Ahmed - Samira

Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.

Muhammad Asad

And let them know, those who call Our messages in question, that for them there is no escape.

Mustafa Khattab

so those who dispute about Our signs may know that they have no refuge.

Progressive Muslims

And those who dispute in Our signs may know that they have no place to hide.

Rashad Khalifa

Those who argue against our proofs will find out that they have no basis.

Sahih International

And [that is so] those who dispute concerning Our signs may know that for them there is no place of escape.

Sam Gerrans

And that those who dispute concerning Our proofs might know they have no place of refuge.

Shabbir Ahmed

And those who dispute about Our Signs, let them know that they have no shelter outside Our Laws.

Syed Vickar Ahamed

And those who dispute about Our Signs, know that there is for them no way to escape.

Taqi Usmani

and (in such an event) those who raise disputes in Our verses will come to know that there is no way for them to escape.

The Monotheist Group

And that those who dispute in Our signs may know that they have no place to hide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩