Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 71. ayet

Yûsuf suresi, 71. ayet. قَالُوا۟ وَأَقْبَلُوا۟ عَلَيْهِم مَّاذَا تَفْقِدُونَ

ḳâlû veaḳbelû `aleyhim mâẕâ tefḳidûn.

Diyanet İşleri

Yusuf'un kardeşleri onlara dönerek, "Ne yitirdiniz?" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 68–74 · surenin 71. ayeti / 111

Konu Su kabı ve hırsızlık iddiası Yûsuf 69–79 3

  1. Yûsuf 68

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  2. Yûsuf 69

    Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.

  3. Yûsuf 70

    Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."

  4. 71

    Yusuf'un kardeşleri onlara dönerek, "Ne yitirdiniz?" dediler.

  5. Yûsuf 72

    Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim" dediler.

  6. Yûsuf 73

    Dediler ki: "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz."

  7. Yûsuf 74

    Onlar, "Eğer yalancı iseniz, hırsızlığın cezası nedir?" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. “Onlara yönelerek: Ne kaybettiniz?, dediler.” Yusuf’un kardeşleri bu ithamı kendilerinden uzaklaştırmak kastı ile onlara doğru yöneldiler. Çünkü hırsızlık yapan bir kimsenin bütün maksadı o yerden uzaklaşıp gitmek, kendisinden bir şeyler çaldığı kimsenin yanından uzaklaşmaktır. Böylelikle çaldığı şeyi kurtarabilmeye çalışır. Bunlar ise bütün maksatları kendilerine yöneltilen ithamı ortadan kaldırmak olduğu ve başka bir maksatları bulunmadığı için onlara doğru geldiler ve: “Ne kaybettiniz?” dediler. “Ne çalmışız?” diye sormadılar. Çünkü hiçbir şekilde hırsızlık yapmadıklarından kesinlikle emin idiler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yusuf'un kardeşleri hemen arkalarından seslenen münadiye ve onunla birlikte olan arkadaşlarına dönerek: "Ne kaybettiniz ki bizi hırsızlıkla suçluyorsunuz?" dediler.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. وَأَقْبَلُوا۟ veekbelu dönerek kök: قبل
  3. عَلَيْهِم aleyhim bunlara
  4. مَّاذَا maza ne?
  5. تَفْقِدُونَ tefkidune kaybettiniz kök: فقد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 5 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فقد (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim" dediler.

  • Aynı kök: فقد (3 geçiş)

    Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    "İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Yusuf'un kardeşleri) onlara dönerek "Ne arıyorsunuz (neyiniz kayboldu)?" diye sormuşlardı.

Mustafa İslamoğlu

Onlara yönelerek şöyle seslendiler: "Nedir kaybettiğiniz?"

Muhammed Esed

Çığırtkana ve onunla beraber olanlara dönerek: "Nedir kaybettiğiniz?" diye sordular.

Ahmed Hulusi

Onlara döndüler: "Nedir kaybolan?" dediler.

Ali Bulaç

Onlara doğru yönelerek: "Neyi kaybettiniz?" dediler.

Ali Özek ve heyeti

(Yusuf'un kardeşleri) onlara dönerek: Ne arıyorsunuz? dediler.

Ali Rıza Safa

Onlara dönerek; "Ne yitirdiniz?" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Yusuf'un kardeşleri, sesin geldiği taraftakilere dönerek,"Ne kaybettiniz?" diye sordular.

Edip Yüksel

Onları karşılayarak, "Neyi kaybettiniz?" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları karşılayarak, 'Neyi kaybettiniz,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlara döndüler ve: "Ne arıyorsunuz?" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlara döndüler de dediler: ne arıyorsunuz?

Erhan Aktaş

Döndüler ve çağırıcıya, "Ne kaybettiniz?" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Döndüler ve çağırıcıya, "Ne kaybettiniz?" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Döndüler ve çağırıcıya, "Ne arıyorsunuz?" dediler.

Gültekin Onan

Onlara doğru yönelerek: "Neyi kaybettiniz?" dediler.

Hasan Basri Çantay

(Ya'kubun oğulları) onlara dönerek: "Ne gaaib etdiniz (Ne arıyorsunuz)?" dediler.

İbni Kesir

Onlara döndüler ve: Ne kaybettiniz? dediler.

Mehmet Alagaş

(58-87) Yusuf’un kardeşleri geldiler ve içeri girdiler , (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar, hazırlayacaklarını hazırladıklarında, bana babanız bir olan diğer kardeşinizi de getirin dedi. Dikkat edin görüyorsunuz ki ben ölçüyü tam yerine getiriyorum ve ben iyi bir konukseverim, Onu bana getirmezseniz benim yanımda size ölçü falan yok, yanıma yaklaşmayın. O konuda babasını ikna etmeye çalışırız bunu kesinlikle yapacağız dediler. (Yusuf) genç çalışanların a, sermayelerini yüklerinin içine koy un, belki yakın çevrelerine döndüklerinde fark ederler de böyle ce de geri dönerler dedi. Babalarına geri döndüklerinde dediler ki ey babamız bizden ölçü yasaklandı bizimle beraber kardeşimizi gönder zahire alalım biz kesinlikle onu koruruz. Dedi ki Önceden kardeşi için güvendiğim gibi Onun için de size güvenebilir miyim? Her neyse Allah en hayırlı koruyucudur ve esirgeyenlerin en esirgeyicisidir. Getirdikleri eşyalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri iade edilmiş olarak buldular, ey babamız ne ortaya çıktı! bu bizim geri iade edilmiş sermayemiz, yakın çevremize erzak getiririz , kardeşimizi de koruruz dediler , bir d eve ölçüsünde fazla alabiliriz bu aldığımız az bir ölçüydü. Allahtan, geri onu bana getireceğinize dair sağlam ve de sizleri bağlayıcı bir söz bana verdiğiniz sürece O’nu asla sizle göndermem dedi. Ona sağlam bir söz verdiklerinde O da Allah ne söylediğinize vekildir dedi . Ey oğullarım tek bir kapıdan girmeyin farklı farklı kapılardan içeri girin, Allah’tan bir şey olursa ben size bir fayda veremem, Yargı / hüküm sadece Allah’a aittir, Onu vekil tayin ettim, vekalet verecekler de ona vekalet versinler dedi. Babalarının emir ettiği taraftan gi rmeleri Allah’tan gelecek şeyler hakkında onlara fayda vermedi, sadece Yakub’un nefsinde ki acil ihtiyacın yerine getirilmesi ni sağladı (Ona faydası oldu), muhakkak ki O, ona öğrettiklerimizin bilgisine sahipti ve lakin insanların çoğu bilmiyorlardı, Yusuf’un yanına girdiklerinde, (Yusuf) kardeşini yanına aldı. Muhakkak ki ben senin kardeşinim y aptıklarından dolayı kaygıya kapılma dedi. Hazırlayacaklarını hazırladıklarında kardeşinin yüküne su kabı koydu, ardından da çığırtkan / müezzin ilan etti ki, ey kervan kesinlikle siz hırsızsınız! Onlarda dönerek ne kaybınız var ki dediler. Melik’in su kabını kaybettik, o nu kim getirirse kervan yükü ödül var, ben de buna kefilim / zaimim dedi, Allah’a yemin olsun, sizde biliyorsunuz, bizler arzda bozgunculuk etmek için gelmedik, biz hırsız da değiliz, eğer ki yalan söylüyor iseniz sizde bunun cezası nedir diye sordular, (Kervandakiler) dediler ki bizde onun cezası kimin yükünde bulunduysa, o kişi, onun karşılığıdır, zalimleri böyle cezalandırırız. Kardeşinin eşyalarından önce diğerlerinin eşyalarına baktılar, ardından kardeşinin eşyaları arasından onu / su kabını çıkardılar, Yusuf için böyle yaptık, Melik’in kurallarında kardeşini tutup almak yoktu, (Ama Yusuf’un kardeşlerinin kabilesinde vardı) Allah’ın istemesi hariç , biz istediğimizin derecesini yükseltiriz, her alimin ilminin üzerinde olan biri vardır. Eğer o çalmış ise kesin olan şu ki onun kardeşi de önceden çalmıştı dediler, Yusuf bunu kendinde tuttu (Bu lafa içerledi ama bir şey demedi) bunu onlara açıklamadı, dedi ki sizler ne fena bir mevkidesiniz Allah vasıflandırdıklarınızı / betimleyerek anlattıklarınızı en iyi bilendir dedi. Ey aziz! çok yaşlı bir babası var yerine bizden birini al, seni güzel davranan biri olarak görüyoruz dediler. Allah’a sığınırım, kimin eşyalarının yanında bulundu ise sadece onu alabiliriz , kesinlikle o zaman zalimlerden oluruz dedi. Ondan üm itleri kesilince bir kenarda fısıldaştılar , onların büyük olanı, babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve önceden de Yusuf’a yaptığınız aşırılığı / ifratı bilmiyor musunuz? Ben babamdan bir izin yahut Allahtan bir yargı / bir hüküm gelinceye kadar bu yeri bırakıp ta gitmem, O en hayırlı hüküm vericidir dedi, siz babanıza geri dönün ve deyin ki ey babacığımız oğlun hırsızlık etti, sadece bildiğimize şahitlik ediyoruz, bilemediğimize / gaybe bekçi / muhafız değiliz, içinde olduğumuz memlekete de beraber geri döndüğümüz kervana da sorabilirsin, kesinlikle biz doğru söyleyenleriz. Dedi ki sizi bu işe nefisleriniz sürüklemiş / nefisleriniz ayartmış, şimdi güzel bir sabır, belki de Allah onların hepsini bana birlikte getirir (Sadece ikisini demedi tüm kardeşleri kastetti ) Kesinlikle O, alim dir, hâkimdir. (Hâkim; h üküm veren , Hikmet, hükmün gerekçesi) Onlardan yüz çevirdi ve ey benim tasam / kederim Y usuf dedi, gözlerine üzüntüden ak düştü, O öfkeliydi. Allah’a yemin olsun ki Yusuf ’u hatırlayıp duruyorsun, böyle giderse çok ağır hasta olacaksın yahut yok olacaksın / helak olacaksın dediler. Muhakkak ki kaygımı ve hüznümü Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey oğullarım gidiniz Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi arayın / malumat toplayın , Allah’ın esintisinden / rahmetinden ümit kesmeyin muhakkak ki Onun esintisinden / rahmetinden ancak kafirler ümidi keserler. Onun yanına girdiklerinde ey aziz dediler bize ve yakın çevremize zarar dokundu, biz önemsiz bir sermaye ile geldik bize tam ölçüsünde ver, artı bize sadaka da ver / tasadduk eyle, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir. Dedi ki siz cahil iken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz? Dediler ki Sen Yusuf musun ki? Ben Yusuf’um bu da kardeşim dedi, Allah bize minnet te bulundu , m uhakkak ki ondan kim sakınır ve sabred erse kesinlikle Allah, güzel davrananların ücretini zayi etmez. Dediler ki Allah ’a yemin olsun ki seni bizden üstün tutmuş ve bizler yanlış yapanlardan olmuşuz. Yusuf dedi ki, b ugün size bir kınama / ayıplama yoktur, Allah sizi bağışlar, esirgeyenlerin en merhametlisidir. Bu gömleğimle gidiniz onu babamın yüzü ile buluşturunuz görmesi gelecektir yakın çevrenizin hepsini bana getirin. Kervan ayrıldığın da babaları dedi ki bana eğer bunadı demez iseniz Yusuf’un kokusunu duyuyorum, Allah’a yemin olsun ki sen kesin hâlâ eski şaşkınl ığının içindesin dediler. Müjdeci gelince onu / gömleği yüzüyle buluşturdu görmesi geri döndü / mürted oldu. Size demedim mi? A llah’ın sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey babamız günahlarımızın bağışlamasını dile , biz kesinlikle yanlış yapanlardan idik dediler. İleride sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim kesinlikle O, bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Yusuf'un yanına girdiklerinde ana ve babasını / ebeveynini kucakladı / ağırladı , Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde / emin olarak Mısır’a girin dedi , ebeveynini tahtına çıkardı ve onun için O’na / Allah’a secdeye kapandılar ve ey babacığım dedi bu önceden gördüğüm rüyamın ne şekilde sonuçlandığını gösteriyor kesinlikle Rabbim onu gerçekledi / gerçekleştirdi ve kesinlikle hapishaneden çıkardığı zaman da bana güzellikte bulundu (Kardeşlerinin yanında kuyu olayını hatırlatmadı) Şeytanın benimle kardeşlerimin aramızı bozmasının ardından da sizi çölden alıp getirdi, Rabbim kesinlikle dilediğine nazik davranır / latiftir, muhakkak ki O bilendir / alimdir ve yargıçtır / h âkimdir. Rabbim gerçekten bana mülkünden verdin ve bana olayların / hadiselerin ne şekilde sonuçlanacağını öğrettin , gökleri ve yeri yaratan sen benim dünyada ve ahirette dostumsun / velimsin, beni teslim olmuş olarak / Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat / ilhak et.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yûsuf ’un kardeşleri onlara dönerek: “Ne kaybettiniz?” dediler.

Süleyman Ateş

Bunlara döndüler: "Ne kaybettiniz, (ne arıyorsunuz)? dediler.

Süleymaniye Vakfı

Bunlar, onlara dönerek: "Neyinizi kaybetmiş durumdasınız?" diye sordular.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, onlara dönerek: "Neyi kaybettiniz?" diye sordular.

Şaban Britch

Dönerek: Ne kaybettiniz? dediler.

Şaban Piriş

Geri dönerek: -Ne kaybettiniz? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara dönüp şöyle dediler: "Ne kaybettiniz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The brothers turned back and asked: "What is it that you have lost",

Abdul Haleem

and they turned and said, ‘What have you lost?’

Abdullah Yusuf Ali

They said, turning towards them: "What is it that ye miss?"

Abul A'la Maududi

Turning back they asked: "What have you lost?"

Aisha Bewley

They turned to them and said, ‘What are you missing?’

Al-Hilali & Khan

They, turning towards them, said: "What is it that you have lost?"

Ali Quli Qarai

They said, as they turned towards them, ‘What are you missing?’

Amatul Rahman Omar

They (- men of the caravan) said turning towards them (- the heralds), `What is it that you are missing?'

Arthur John Arberry

They said, turning to them, 'What is it that you are missing?'

Bijan Moeinian

Turning back, they asked: "What is lost?"

E. Henry Palmer

They said, approaching them, 'What is it that ye miss?'

Edip-Layth

They said, turning towards them: "What is it you are missing?"

George Sale

They said, -- and turned back unto them, -- what is it that ye miss?

Hamid S. Aziz

And when he had given them their provisions, he placed the drinking cup in his brother's pack; then a crier shouted out, "O you in the caravan! Verily, you are thieves!"

Mahmoud Ghali

They said (as) they came forward to them, "What is (it) that you are missing?"

Marmaduke Pickthall

They cried, coming toward them: What is it ye have lost?

Mohamed Ahmed - Samira

They turned to them and asked: "What is it you have lost?"

Muhammad Asad

Turning towards the herald and his companions, the brothers asked: "What is it that you miss?"

Mustafa Khattab

They asked, turning back, "What have you lost?"

Progressive Muslims

They said, while coming towards him: "What is it you are missing"

Rashad Khalifa

They said, as they came towards them, "What did you lose?"

Sahih International

They said while approaching them, "What is it you are missing?"

Sam Gerrans

Said they, approaching them: “What is it you are missing?”

Shabbir Ahmed

They said, coming towards them, "What is it that you have lost?"

Syed Vickar Ahamed

They (the brothers) said, turning towards them: "What is it that you miss?"

Taqi Usmani

Turning towards them, they said, "What are you missing?"

The Monotheist Group

They said, while coming towards them: "What is it you are missing?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩