Bakara suresi

Bakara suresi, 182. ayet

Bakara suresi, 182. ayet. فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍ جَنَفًا أَوْ إِثْمًا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

femen ḫâfe mim mûṣin cenefen ev iŝmen feaṣleḥa beynehüm felâ iŝme `aleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 179–185 · surenin 182. ayeti / 286

Konu Kısas ve vasiyet Bakara 178–182 3

  1. Bakara 179

    Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.

  2. Bakara 180

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

  3. Bakara 181

    Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. 182

    Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Bakara 183

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

  6. Bakara 184

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

  7. Bakara 185

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 181–182. ayetler için yazılmıştır.

181-182. “Artık kim onu” yani sözü geçenlere veya başkalarına yapılan vasiyeti “işittikten” onu anlayıp kavradıktan, yollarını ve uygulama şeklini öğrendikten sonra “değiştirirse günah ancak onu değiştirenlerin boynunadır.” Vasiyet edenin ise ecrini vermek Allah’a aittir, günah ancak vasiyeti değişikliğe uğratanadır. “Şüphesiz ki Allah her şeyi işitendir,” Bütün sesleri işitir. Vasiyette bulunanın sözleri ile onun vasiyeti de bunlar arasındadır. O bakımdan vasiyette bulunan kimsenin kendisini işitip görenin gözetimi altında bulunduğunu bilmesi, vasiyetinde zulme sapmaması gerekir.

“…bilendir” vasiyette bulunanın niyetini ve kendisine vasiyette bulunulan kişinin de amelini bilir. Vasiyette bulunacak kişi bütün gayretini ortaya koyarsa -hata edecek olsa dahi- Allah onun bu niyetini bildiği için onu mükâfatlandırır. Bu buyruk ile kendisine vasiyette bulunulan (vasiyeti gerçekleştirmekle görevli kişi) değişiklikten sakındırılmaktadır. Çünkü Allah onun halini çok iyi bilir. Onun yapacağına muttalidir. O bakımdan o, Allah’tan korkmalıdır.

Adil vasiyetin hükmü budur. Herhangi bir haksızlık ve günah bulunan vasiyete gelince; vasiyette bulunana vasiyeti esnasında yanında hazır bulunan kimselerin en güzel ve en adil olanı öğütlemeleri, haksızlık yapmaktan, hataya meyletmekten onu alıkoymaları ve sakındırmaları gerekir. Vasiyette bulunanı hem hata ederek (kasıtsız) yapılan yanlış eğilimlerden hem de kasti olarak günah eğiliminden uzak tutmaya çalışmalıdırlar. Şâyet vasiyette bulunan kişi bunu dinlemeyecek olursa o takdirde kendilerine vasiyette bulunulan kimseler arasında sulh yapmaya ve karşılıklı rıza ve barışma yolu ile aralarında adaleti gerçekleştirmeye çalışmalı, yakınlarına vefat edeni haktan kurtarmaları için öğüt vermelidirler. Bunu yapan bir kimse büyük bir iyilik yapmış olur ve caiz olan vasiyeti değiştiren hakkında söz konusu olan vebal onun için vebal söz konusu olmaz.

Bundan dolayı Yüce Allah: “Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır,” Yani tevbe edenlerin bütün yanılmalarını bağışlar ve günahlarını affeder. Hakkından ferâgat edip bir bölümünü kardeşi lehine terk edenlere mağfiret etmesi de buna dâhildir. Çünkü başkasına müsamaha gösterene Allah da müsamaha gösterir. Birbirlerine müsamaha gösterdikleri vakit bunu ölen yakınlarının günahtan kurtulması için gösterecek olurlarsa, vasiyetinde haksızlık yapan ölülerine de mağfiret eder. Kullarına da “pek merhametlidir”. Çünkü O, onlara birbirlerine merhamet edecekleri ve kendi aralarında şefkat gösterecekleri her bir emri meşru kılmıştır.

Bu âyet-i kerimede vasiyetin teşvik edildiğine, vasiyetin kimin için olacağına, adil vasiyeti değiştirenin tehdide muhatap olduğuna, haksızlık ihtiva eden vasiyette de arayı düzeltmenin teşvik edildiğine delil bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Her kim, vasiyet sahibinin doğrudan ayrıldığını veya vasiyetinde adaletsiz davrandığını bilir, onun ifsat ettiğini nasihati ile düzeltir ve vasiyet üzerinde ihtilaf edenlerin arasını düzeltirse, ona bir günah yoktur. Bilakis o yaptığı bu ıslahtan ötürü sevap kazanır. Muhakkak Allah, kullarından tövbe edenleri bağışlar ve onlara karşı çok merhametlidir.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَمَنْ femen her kim de
  2. خَافَ hafe korkar da kök: خوف
  3. مِن min -den
  4. مُّوصٍۢ musin vasiyyet eden- kök: وصي
  5. جَنَفًا cenefen hata(sından) kök: جنف
  6. أَوْ ev veya
  7. إِثْمًۭا ismen günah(ından) kök: اثم
  8. فَأَصْلَحَ feesleha ve düzeltirse kök: صلح
  9. بَيْنَهُمْ beynehum aralarını kök: بين
  10. فَلَآ fela yoktur
  11. إِثْمَ isme günah kök: اثم
  12. عَلَيْهِ ۚ aleyhi ona
  13. إِنَّ inne elbette
  14. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  15. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  16. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جنف (2 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim vasiyet edenin haksızlığa veya günaha yönelmesinden endişe eder de (ilgililerin) arasını bulursa kendisine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat kim vasiyet edenin yanlı ya da kasıtlı davrandığından endişe eder ve (mirasçıların) arasını uzlaştırırsa, bu durumda kendisine herhangi bir vebal yoktur. Elbette Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ama her kim, vasiyet edenin bir hata yaptığından veya (bilerek) bir kusur işlediğinden endişe eder ve bunun üzerine mirasçılar arasında bir uzlaşma sağlanırsa (bu nedenle) kendisine bir günah terettüb etmez. Doğrusu Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

Ahmed Hulusi

Kim vasiyet edenin hata yapmasından ya da bilerek yanlış yapmasından korkup, (varisler arasında) arabuluculuk yaparsa, onun üzerine bir suç yoktur. Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden endişe eder de (alâkalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayan hem de çok esirgeyendir.

Ali Rıza Safa

Son istekte bulunanın yanlışlık veya haksızlık yaptığından kaygı duyarak, kim onları uzlaştırırsa, üzerine suç yoktur. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Her kim, vasiyet edenin bir hata yaptığından veya bir kusur işlediğinden endişe eder ve bunun üzerine mirasçılar arasında bir uzlaşma sağlarsa, kendisine bir günah yoktur. Doğrusu Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

Vasiyet edenin yanlışlık veya haksız bir paylaşım yapacağını sezen birisi olaya karışıp durumu düzeltirse günah işlemiş olmaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Vasiyet edenin yanlışlık veya haksız bir paylaşım yapacağını sezen birisi olaya karışıp durumu düzeltirse günah işlemiş olmaz. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim de vasiyet edenin bir yanlışlık yapmasından veya bir günaha girmesinden endişe eder de iki tarafın arasını düzeltirse ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayıcı çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

her kim de vasıyyet edenin bir hata etmesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder ve tarafeynin aralarını düzeltirse ona vebal yoktur, şüphesiz Allah gafur, rahimdir

Erhan Aktaş

Kim, vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe ederse, taraflar arasında uzlaşma sağlamasında, ona bir günah yoktur. Kuşkusuz Allah Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kim, vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe ederse, taraflar arasında uzlaşma sağlamasında, ona bir günah yoktur. Kuşkusuz Allah Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kim, vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe ederse, taraflar arasında uzlaşma sağlamasında, ona bir günah yoktur. Kuşkusuz Allah Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Bunun yanında, kim vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisini (tarafların) arasını bulup düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Tanrı bağışlayandır, rahimdir.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber, kim vasıyyet edenin haksızlığa meylinden, yahud günaha gireceğinden endişe edib de (alakalıların) aralarını bulursa ona da hiç bir günah yokdur. Şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.

İbni Kesir

Bununla birlikte, kim vasiyet edenin haksızlığa meylinden, günaha girmesinden korkup aralarını bulursa; ona da bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, Gafur'dur. Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(180-182) Ölüme hazır hale gelmiş sizden biri, bir hayır bırakacaksa, vasiyetini örfe uygun olarak ana babaya, yakınlara yap ması sakınanlar üzerine bu bir borçtur / sorumluluktur, işitmesinin ardından işittiği şeyi kim değiştirirse (Vasiyeti) kesinlikle onun günahı değiştirenin üzerinedir , Allah işitendir , bilendir. Kim de vasiyet edenin önyargısından veya günaha girmesinden korkarsa onların arasını ıslah etmesi gerekir , bunda O’na/ araya girip ıslah edene , herhangi bir günah yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltmesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Kim de vasiyyet edenin bir hata veya günah işlemesinden korkar da (tarafların) aralarını düzeltirse, ona günah yoktur, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Mirası paylaştırma görevini yapan kişi, dipnot 1 bir tarafa meyletmekten veya günaha girmekten korkar da mirasçıları uzlaştırırsa dipnot 2 ona bir günah olmaz. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Mirası paylaştıran" diye tercüme ettiğimiz "musin (موص)" kelimesinin kök anlamı, "bir şeyi bir şeye ulaştırma"dır (Mekayis).
  2. metne dön, dipnot 2
    Miras paylaşımında, malların değerini belirlemek zordur. Bu durumda yapılabilecek en iyi iş, tarafları uzlaştırıp aralarında kin ve düşmanlığın çıkmasını engellemektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mirası paylaştıran kişi, dipnot 1 bir tarafa meyletmekten veya günaha girmekten korkar da mirasçıları uzlaştırırsa, yanlış yapmış dipnot 2 olmaz. Çokça bağışlayan ve iyiliği bol olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Mirası paylaştıran" diye tercüme ettiğimiz "musin= موص " kelimesinin asıl anlamı bir şeyi diğerine ulaştırandır. (Mekayis)
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetteki  إِثْمَ =ism, kişiyi sevaptan yani iyiliklerden ve doğallıktan uzaklaştıran davranış anlamındadır. (Müfredat).

Şaban Britch

Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltirse, ona günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlildir.

Şaban Piriş

Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha düşeceğinden endişe duyan kimse (ilgililerin) aralarını düzeltirse, ona günah yoktur. Allah, şüphesiz bağışlayan ve merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kim vasiyet edenin haksızlığa sapmış veya günah işlemiş olmasından endişelenip de ilgililerin arasını bulursa ona günah yoktur. Allah çok affedici, çok merhamet edicidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But he who believes the testator has wronged without guilty intentions or if the testator’s motives were selfish and unjust and tries to redress the wrong and bring peace among those concerned, he shall incur no sin; Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

But if anyone knows that the testator has made a mistake, or done wrong, and so puts things right between the parties, he will incur no sin: God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But if anyone fears partiality or wrong-doing on the part of the testator, and makes peace between (The parties concerned), there is no wrong in him: For Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

He who suspects that the testator has committed an error or injustice and then brings about a settlement among the parties concerned incurs no sin. Surely Allah is Much-Forgiving, Most Compassionate.

Aisha Bewley

But if someone fears bias or wrongdoing on the part of the person making the will, and puts things right between the people involved, in that case he has not committed any crime. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

But he who fears from a testator some unjust act or wrong-doing, and thereupon he makes peace between the parties concerned, there shall be no sin on him. Certainly, Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

But should someone, fearing deviance or sin on the testator’s behalf, set things right between them, there is no sin upon him. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

If anyone apprehends that the testator is partial or follows a sinful course there will be no blame on him provided he sets things right (and so brings about reconciliation) between them (- the parties concerned under the will). Surely, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

But if any man fears injustice or sin from one making testament, and so makes things right between them, then sin shall not rest upon him; surely God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

It is not a sin for someone to restore a will to its original state, if he knows for sure that there has been a mistake in it. Bear in mind that God is forgiving and merciful.

E. Henry Palmer

And he who fears from the testator a wrong intention, or a crime, and doth make up the matter between the parties, it is no sin to him; verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

If anyone fears deviation or sin from his beneficiary, then he does not commit sin by reconciling what is between them. God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Howbeit he who apprehendeth from the testator any mistake or injustice, and shall compose the matter between them, that shall be no crime in him, for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

And he who fears from the testator a wrong intention, or a crime, and does make peace between the parties, it is no sin to him; verily, Allah is Oft-Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

Then, whoever fears unfairness or vice from a testator, so he makes things righteous among them, (i. e., reconciles the parties) then no vice will be upon him; surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

But he who feareth from a testator some unjust or sinful clause, and maketh peace between the parties, (it shall be) no sin for him. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

He who suspects wrong or partiality on the part of the testator and brings about a settlement, does not incure any guilt, for God is verily forgiving and merciful.

Muhammad Asad

If, however, one has reason to fear that the testator has committed a mistake or a [deliberate] wrong, and thereupon brings about a settlement between the heirs, he will incur no sin [thereby]. Verily, God is much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

Whoever suspects an error or an injustice in the will and brings about a ˹fair˺ settlement among the parties will not be sinful. Surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

If anyone fears harm or sin from his beneficiary, then reconcile what is between them. God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

If one sees gross injustice or bias on the part of a testator, and takes corrective action to restore justice to the will, he commits no sin. GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

But if one fears from the bequeather [some] error or sin and corrects that which is between them, there is no sin upon him. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

But whoso fears from a testator partiality or sin and makes right between them, no sin is upon him; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

(The one who makes a will, the testator, is likely to make errors of omission or commission. ) So, if anyone, who has heard the will, fears from a testator some bias or diminishing of a due right, and then makes proper adjustments to bring about an amicable and acceptable settlement between the concerned parties, he will not be harming his own character. Verily, Allah is Absolver of imperfections, Merciful. ('Ithm' = A dragging violation that harms the human personality or potential).

Syed Vickar Ahamed

But if anyone fears partiality or wrongdoing on the part of the trustee and makes peace between (the parties concerned), there is no wrong in him: Truly, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

But, whoever apprehends a mistake (unintentional) or a sin (intentional) from a testator, and puts things right between them, then there is no sin on him. Surely, Allah is Forgiving, Merciful.

The Monotheist Group

If anyone fears harm or sin from his beneficiary, then reconcile what is between them. God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 182. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 182. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 182. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩