Bakara suresi

Bakara suresi, 62. ayet

Bakara suresi, 62. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

inne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû venneṣârâ veṣṣâbi'îne men âmene billâhi velyevmi-l'âḫiri ve`amile ṣâliḥan felehüm ecruhüm `inde rabbihim. velâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 59–65 · surenin 62. ayeti / 286

Konu İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîler Bakara 62–62 3

Tek ayetlik bölüm: hüküm kendinden önceki ve sonraki anlatının ikisine de bağlanmıyor.

  1. Bakara 59

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.

  2. Bakara 60

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

  3. Bakara 61

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

  4. 62

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

  5. Bakara 63

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

  6. Bakara 64

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  7. Bakara 65

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

62. Bu hüküm özel olarak kitap ehli hakkındadır. Çünkü sahih olan, Sâbiîlerin de hıristiyan fırkalarından biri olduklarıdır. Yüce Allah bu ümmetten olan mü’minlerden, ayrıca yahudilerden, hıristiyanlardan ve sabiîler arasından Allah’a ve âhiret gününe iman edip kendilerine gönderilen peygamberleri tasdik edenlerin büyük bir ecre kavuşacaklarını, güvenlik altında olacaklarını, onlar için korkulacak herhangi bir şey olmadığını ve asla üzülmeyeceklerini haber vermektedir. Aralarından Allah’ı, kendilerine gönderilen rasûlleri ve âhiret gününü inkar edenlerin ise hali tam aksinedir. Onlar için hem korku vardır, hem de hüzün. Sahih olan görüşe göre bu, her taifeninki kendi içinde ait olmak üzere verilmiş bir hükümdür. Yoksa Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman ile herhangi bir ilgisi yoktur. Çünkü bu Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Peygamber olarak gönderilmeden önce yaşayanlara dair verilmiş bir haber ve onların halleri ile ilgili bir bilgidir.

İşte Kur’ân’ın izlediği yol budur: Eğer âyetlerin akışı içerisinde nefislerde birtakım şüphe ve tereddütler uyanacak olursa, mutlaka bu vehmi giderecek bir şeyler de bulunur. Çünkü bu Kur’ân, var olmadan önce eşyanın durumunu bilen ve rahmeti her şeyi kapsayan Yüce Zat tarafından indirilmiştir.

Burada -Allah bilir ya-, Yüce Allah İsrailoğullarını söz konusu edip onları yerdikten, masiyetlerini ve çirkin işlerini zikrettikten sonra, bazı kimseler bütün İsrailoğullarının yergi kapsamına girdiği zannına kapılabilir. İşte bunun için Allah azze ve celle aralarından, bu yerginin kapsamına girmeyen kimseleri beyan etmeyi murad etmiştir. Diğer taraftan burada yalnızca İsrailoğullarının söz konusu edilmesi, bu hükmün onlara has olduğu vehmini uyandıracağından dolayı Yüce Allah bunu bütün inanç gruplarını kuşatıcı şekilde söz konusu etmektedir. Tâ ki hak apaçık ortaya çıksın, vehim ve karışıklık sona ersin. Kitab-ı Kerîm’inde âlemlerin akıllarını hayrete düşürecek parlak hakikatler bulunan Allah eksikliklerden münezzehtir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki bu ümmetten, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesinden önce geçmiş ümmetlerden; Yahudi, Hristiyan ve Sabiiler'den (onlar bazı peygamberlere tabi olmuş, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş bir topluluktur) kim iman ederse, mükâfatları Rableri katındadır. Yönelmiş oldukları ahiret hayatında onlar için bir korku yoktur. Dünyada kaçırdıklarından dolayı da üzülmeyeceklerdir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  4. وَٱلَّذِينَ vellezine
  5. هَادُوا۟ hadu ve yahudiler kök: هود
  6. وَٱلنَّصَـٰرَىٰ ve nnesara ve hıristiyanlar kök: نصر
  7. وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ ve ssabiine ve sabiiler kök: صبا
  8. مَنْ men kim
  9. ءَامَنَ amene inanırsa kök: امن
  10. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  11. وَٱلْيَوْمِ velyevmi ve gününe kök: يوم
  12. ٱلْـَٔاخِرِ l-ahiri ahiret kök: اخر
  13. وَعَمِلَ ve amile ve yaparsa kök: عمل
  14. صَـٰلِحًۭا salihen iyi işler kök: صلح
  15. فَلَهُمْ felehum onlar için vardır
  16. أَجْرُهُمْ ecruhum mükafatları kök: اجر
  17. عِندَ inde katında kök: عند
  18. رَبِّهِمْ rabbihim rablerinin kök: ربب
  19. وَلَا ve la ve yoktur
  20. خَوْفٌ havfun korku kök: خوف
  21. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  22. وَلَا ve la ve yoktur
  23. هُمْ hum onlara
  24. يَحْزَنُونَ yehzenune hüzün kök: حزن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صبا (3 geçiş) · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)

    Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: صبا (3 geçiş) · Aynı kök: هود (30 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve Allah'a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş)

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa,…

  • Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)

    Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler dipnot 1 ve hristiyanlar(dan) kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip iyi işler yaparsa, onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecek de. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Sâbiî ve sâbiîlik terimleri, Arap komşularınca Güney Mezopotamya'da yaşayan bir topluluk ve onların dinleri için kullanılmaktadır. Her ne kadar Sâbiîler kendi dinlerinin Hz. Adem'le birlikte başlayan ilk din olduğunu iddia etseler de gerçekte Sâbiîliğin tarihçesi günümüzden yaklaşık iki binyıl önce başlar. Günümüzde 80-100.000 civarında bir topluluk olan Sâbiîler gnostik öğretileri ve kendilerine has dilleriyle oldukça zengin bir dinî literatüre sahiptir. Genellikle Güney Irak'ta Fırat ile Dicle'nin birleştiği bataklık bölgelerde, Basra ile Bağdat gibi şehirlerde ve İran'da Kârûn nehri boyunca yer alan yerleşim birimlerinde yaşarlar" (Şinasi Gündüz, "Sâbiîlik", [DİA,] XXXV, 341-344).
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Mâide 5:69.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphesiz bu kitaba inanan kimselerden, Yahudileşen kimselerden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden her kim Allah'a ve ahiret gününe inanır, ıslah edici iyilik işlerse, işte onlar için Rableri katında yaptıklarının karşılığı vardır. Onlar gelecekten endişe etmeyecek, geçmişten dolayı da üzüntü duymayacaklar.

Muhammed Esed

Kuşkusuz, (bu ilahi kelama) iman edenler ile Yahudi inancının takipçilerinden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmış, doğru ve yararlı işler yapmış olanların tümü Rablerinden hak ettikleri mükafatları alacaklardır; ve onlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir.

Ahmed Hulusi

(Gizli şirk içinde olsalar bile {Yusuf: 106}) iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiiler (yıldızların tanrı olduğuna inanıp onlara tapanlar) arasından; nefslerinin Allah Esma'sından meydana geldiğine ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenler ve bunun gereği kendilerini selamete çıkaran çalışmalara devam edenler, Rablerinin (Esma bileşimlerinin) indinde ecre (bunun getirisi olan kuvvelere) kavuşurlar. Onlar için ne korkulacak bir şey kalır ne de onları üzecek bir olay!

Ali Bulaç

Şüphesiz, iman edenler(le) yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz iman edenler, yahûdîler, hıristiyanlar ve sâbiîler; bunlardan Allah’a ve âhiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, inanca çağırılanlar, Yahudiler, Nasraniler ve Sabiilerden, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne kim inanır ve erdemli edimler yaparsa, onların ödülleri, Efendilerinin katındadır. Üstelik onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Bayraktar Bayraklı

Kesinlikle, iman edenlerden, Yahudi olanlardan, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi amelde bulunursa, Rabbleri katında onların ödülü vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar kederlenmeyeceklerdir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylar ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Efendi'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: ALLAH'a ve ahirete inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Rab'leri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve Sabiiler; bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve iyi bir amel işlerse, elbette bunların Rableri yanında mükafatları vardır. Bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şüphe yok ki iman edenler ve Yehudiler, Nasraniler, Sabiiler bunlardan her kim Allaha ve Ahıret gününe hakikaten iman eder ve salih bir amel işlerse elbette bunların Rableri yanında ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur ve bunlar mahzun olacak değillerdir

Erhan Aktaş

İman Edenler, Yahudiler, Nesara dipnot 1 ve Sabiin dipnot 2 ; kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip dipnot 3 salihatı yaptı ise dipnot 4 ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hıristiyanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Sabiin konusunda Kur'an bir bilgi vermemektedir. Nuh Nebi ve Zebur ile bağlantıları olan kimseler oldukları söylenmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve Sabiiliğin hak din oldukları dönemlerde, iman eden ve salihatı yapan Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler ile iman eden ve salihatı yapan Mü'minlerin ödüllerini Rabb'leri verecek. (Benzer ayet, 5: 69)
  4. metne dön, dipnot 4
    Bkz. 2:25. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edenler, Yahudiler, Nasraniler dipnot 1 ve Sabiiler; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edip dipnot 2 salihatı yaptı ise dipnot 3 ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hıristiyanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve Sabiiliğin hak din oldukları dönemlerde, iman eden ve salihatı yapan Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler ile iman eden ve salihatı yapan mü'minlerin ödüllerini Rabb'leri verecek. (Benzer ayet, 5: 69).
  3. metne dön, dipnot 3
    Kötülüğe karşı mücadele etmek. Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz İman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan ve Sabiilerden Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edip dipnot 1 salihatı yapanların dipnot 2 ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yahudiliğin geçerli olduğu dönemde; iman eden ve salihatı yapan Yahudiler, Hıristiyanlığın geçerli olduğu dönemde, iman eden ve salihatı yapan Hıristiyanlar; Sabiiliğin geçerli olduğu dönemde, iman eden ve salihatı yapan Sabiler ve şu anda da iman eden ve salihatı yapan Mü'minlerin ödüllerini Rabb'leri verecek. Ayette, her dinin geçerli olduğu dönemde, o dinin mensupları içinde iman eden ve salihatı yapan kimseler kastedilmektedir. (Benzer ayet 5/Maide, 69)
  2. metne dön, dipnot 2
    Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.

Gültekin Onan

Kuşkusuz inananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiilerden (kim) Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır ve salih amellerde bulunursa, onların ödülleri / karşılıkları (ecir) rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzüntü duymayacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki (senden evvel peygamberlere) iman edenler (olsun, Musa dinini kabul eden) Yahudiler (olsun), Nasrani (Hiristiyan) ve Sabiiler (olsun) kim (peygamberin şeriatine göre) Allaha ve ahiret gününe inanır, bununla beraber (o şeriatin emri vech ile) saalih (iyi) amel (ve hareket) de bulunursa elbette onların Rableri katında ecirleri (mükafatları) vardır. Hem onlara bir korku da yokdur, onlar mahzun da olacak değillerdir.

İbni Kesir

Şüphesiz ki Mü'minler, Yahudiler, Nasrani ve Sabiilerden; kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp, salih amelde bulunursa, elbette onların Rabları katında mükafaatları vardır. Hem onlara bir korku yoktur, mahzun da olacak değildirler.

Mehmet Alagaş

(62) İman edenlerden, Yahudi Hristiyan ve Sâbilerden (yıldıza tapanlar) kim Allah’a inanırsa Ahiret gününe inanırsa ve salih amel işlerse onların mükafatları / ecirleri Rabbinin katındadır, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sâbiîlerden kim Allah’a ve ahiret gününe iman eder ve salih amel işlerse; onlara Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlara bir korku yoktur, üzülmeyeceklerdir.

Süleyman Ateş

Şüphesiz inananlar; yahudiler, hıristiyanlar ve sabiiler(den) Allah'a ve ahiret gününe inanan ve iyi iş(ler) yapanlara, Rableri katında mükafat vardır; onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

İnananlar ile Yahudi, dipnot 1 Hristiyan dipnot 2 ve Sabiiler dipnot 3 var ya! (Onlardan) her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa dipnot 4 ödülleri Rableri katındadır. Onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler. dipnot 5

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Yahudi" kavramı Davud aleyhisselamın krallığından sonra ortaya çıkmıştır. Davud aleyhisselam, Yakub aleyhisselamın oğullarından Yahuda'nın soyundan gelir. Bundan dolayı onun krallığına "Yahuda Krallığı" denmiştir. "Yahudi" kavramı başlarda "Yahuda krallığına mensup kişi" manasında kullanıyordu. Yahuda krallığı, Babil istilasında yıkılınca bu kavram İsrailoğullarının dini-etnik kimliklerini ifade için kullanılmaya başlandı. Kur'an'ın indiği dönemde de "Yahudilik" doğru veya yanlış İsrailoğullarının tüm dini geleneğini (Torah, Talmud, Midraşim vs.) ifade etmekteydi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bir ayette, Hristiyan anlamında "Nasrani", on dört ayette de onun çoğulu olan "Nasara" kullanılır. Kelimenin, İsa aleyhisselamın yardım talebine havarilerin olumlu cevap vermeleri sebebiyle (Al-i İmran 3/52; es-Saf 61/14), "yardım etme" anlamındaki nasr kökünden (Müfredat) veya İsa'nın memleketi olan Nasıra kelimesinden türetildiği söylenir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sabiiler, Yahya aleyhisselamın ümmeti olmalıdır. Çünkü Allah Teala, her nebi gibi (Al-i İmran 3/81) Yahya aleyhisselama da kitap ve hikmet vermiştir (Meryem 19/12, En'am 6/84-89). Sabiilerin temel kitapları Ginza, Draşya d Yahya ve Kolasta'dır. (Şinasi Gündüz, Sabiilik, DİA)
  4. metne dön, dipnot 4
    Kur'an tebliğ edilmemişse kendi kitaplarına uymaları yeterli olur (Al-i İmran 3/81, A'raf 7/157). Ama Kur'an tebliğ edilmişse artık Kur'an'a uymak zorundadırlar Bakara 2/136-137, Al-i İmran 3/84-85, Nisa 4/161-162, Maide 5/67-68).
  5. metne dön, dipnot 5
    Maide 5/69, Hac 22/17. Kendisine bir elçinin tebliği ulaşmayan kimse, sadece bile bile şirk koşmaktan (Bakara 2/22) ve bildiği doğrulardan sorumlu tutulur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Muhammed'e) inananlar ile Yahudi, Hıristiyan ve Sabiiler'den dipnot 1 Allah'a ve Ahiret gününe inanan ve iyi işler yapanların dipnot 2 ödülleri Sahipleri (Rableri) katındadır. Onların üzerinde korku olmaz, üzüntü de çekmezler dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sabiiler, Yahya aleyhisselama inen (Meryem 19/12; En'am 6/84-89) ve Ginza adı verilen kitaba inanırlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kur'an ile yüzleşmemişlerse kendi kitaplarına uymaları yeterli olur  (Araf 7/157, Al-i İmran 3/81).
  3. metne dön, dipnot 3
    Kendine bir elçinin tebliği ulaşmayan kimse, sadece şirkten ve bildiği doğrulardan sorumlu olur.

Şaban Britch

Şüphesiz İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah’a ve ahiret gününe inanır ve doğru olanı yaparsa/salih amel işlerse; onlara Rab’leri yanında mükâfatlar vardır. Onlara bir korku da yoktur, üzülmeyeceklerdir.

Şaban Piriş

Şüphesiz İnananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe inanır ve doğru olanı yaparsa; onlara Rab'leri yanında mükafatlar vardır. Onlara bir korku da yoktur, üzülmeyeceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sabilerden Allah'a ve ahıret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, those who are disposed to believe in the Prophets who dated far back into the past, and those who profess Judaism and the Christians, the various sects of the Sabeites or Mendaites and of the Sabians, and those who fall in line with the Prophet Muhammad, whoever believes in Allah, His Oneness, Uniqueness, Sameness, Omnipotence, Omnipresence and Ultimate Authority and acknowledges the truth of Resurrection and Judgment and whose deeds are imprinted with wisdom and piety, shall Heaven reward them all for their homage thereto. No fear nor dread shall fall upon them nor shall they come to grief.

Abdul Haleem

The [Muslim] believers, the Jews, the Christians, and the Sabians- all those who believe in God and the Last Day and do good- will have their rewards with their Lord. No fear for them, nor will they grieve.

Abdullah Yusuf Ali

Those who believe (in the Qur'an), and those who follow the Jewish (scriptures), and the Christians and the Sabians,- any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness, shall have their reward with their Lord; on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

Whether they are the ones who believe (in the Arabian Prophet), or whether they are Jews, Christians or Sabians – all who believe in Allah and the Last Day, and do righteous deeds – their reward is surely secure with their Lord; they need have no fear, nor shall they grieve. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The context of the verse makes it clear that it is not attempting to enumerate in detail all the articles of faith in which one should believe, or all the principles of conduct which one should follow in order to merit reward from God. These matters are mentioned elsewhere, in their appropriate places. The aim of the verse is merely to repudiate the illusion cherished by the Jews that, by virtue of their being Jews, they have a monopoly of salvation. They had long entertained the notion that a special and exclusive relationship existed between them and God. They thought, therefore, that all who belonged to their group were predestined to salvation regardless of their beliefs and actions,. whereas all non-Jews were predestined to serve as fodder for hell-fire.To clarify this misgiving the Jews are told that what really matters in the sight of God is true faith and good deeds rather than formal affiliation with a certain religious community. Whoever has true faith and good deeds to his credit is bound to receive his reward, since God will judge people on the basis of merit rather than on the grounds that a man's name happens to be listed in the world as a member of one religious community or the other.

Aisha Bewley

Those with iman, those who are Jews, and the Christians and Sabaeans, all who have iman in Allah and the Last Day and act rightly, will have their reward with their Lord. They will feel no fear and will know no sorrow.

Al-Hilali & Khan

Verily! Those who believe and those who are Jews and Christians, and Sabians,[1] whoever believes in Allâh and the Last Day and does righteous good deeds shall have their reward with their Lord, on them shall be no fear, nor shall they grieve.[2]

Ali Quli Qarai

Indeed the faithful, the Jews, the Christians, and the Sabaeans —those of them who have faith in Allah and the Last Day and act righteously— they shall have their reward near their Lord, and they will have no fear, nor will they grieve.

Amatul Rahman Omar

Surely, those who (profess to) believe (in Islam), and those who follow the Jewish faith, the Christians and the Sabians, whosoever (of these truly) believes in Allâh and the Last Day and acts righteously shall have their reward with their Lord, and shall have nothing to fear, nor shall they grieve.

Arthur John Arberry

Surely they that believe, and those of Jewry, and the Christians, and those Sabaeans, whoso believes in God and the Last Day, and works righteousness -- their wage awaits them with their Lord, and no fear shall be on them; neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

[God’s wrath is sent upon unjust people. ] Rest assured that any Muslim, Jew, Christian or Sabean who believes in God, the Day of Judgment, and does good things will not have fear, grief or sorrow.

E. Henry Palmer

Verily, whether it be of those who believe, or those who are Jews or Christians or Sabaeans, whosoever believe in God and the last day and act aright, they have their reward at their Lords hand, and there is no fear for them, nor shall they grieve.

Edip-Layth

Surely those who acknowledge, and those who are Jewish, and the Nazarenes, and those who follow other religions, any one of them who acknowledge God and the Last day, and promote reforms, they will have their reward with their Lord, with no fear over them, nor will they grieve.

George Sale

Surely those who believe, and those who Judaize, and Christians, and Sabians, whoever believeth in God, and the last day, and doth that which is right, they shall have their reward with their Lord, there shall come no fear on them, neither shall they be grieved.

Hamid S. Aziz

Verily, whether it be of those who believe, or those who are Jews or Christians or Sabaeans, whoever believes in Allah and the Last Day and acts aright, they have their reward with their Lord, and there is no fear for them, nor shall they grieve.

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have believed and the ones who have Judaized and the Nasara (Christians) and the Sabi'în, (Sabaeans) whoever have believed in Allah and the Last Day and done righteousness, then they will have their reward in the Providence of their Lord, and no fear will be on them, neither will they grieve.

Marmaduke Pickthall

Lo! Those who believe (in that which is revealed unto thee, Muhammad), and those who are Jews, and Christians, and Sabaeans - whoever believeth in Allah and the Last Day and doeth right - surely their reward is with their Lord, and there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely the believers and the Jews, Nazareans and the Sabians, whoever believes in God and the Last Day, and whosoever does right, shall have his reward with his Lord and will neither have fear nor regret.

Muhammad Asad

VERILY, those who have attained to faith [in this divine writ], as well as those who follow the Jewish faith, and the Christians, and the Sabians -all who believe in God and the Last Day and do righteous deeds-shall have their reward with their Sustainer; and no fear need they have, and neither shall they grieve.

Mustafa Khattab

Indeed, the believers, Jews, Christians, and Sabians[1]—whoever ˹truly˺ believes in Allah and the Last Day and does good will have their reward with their Lord. And there will be no fear for them, nor will they grieve.[2]

Progressive Muslims

Surely those who believe, and those who are Jewish, and the Nazarenes, and the Sabiens; any one of them who believes in God and the Last Day, and does good work, they will have their reward with their Lord, with no fear over them, nor will they grieve.

Rashad Khalifa

Surely, those who believe, those who are Jewish, the Christians, and the converts; anyone who (1) believes in GOD, and (2) believes in the Last Day, and (3) leads a righteous life, will receive their recompense from their Lord. They have nothing to fear, nor will they grieve.

Sahih International

Indeed, those who believed and those who were Jews or Christians or Sabeans [before Prophet Muúammad] - those [among them] who believed in Allah and the Last Day and did righteousness - will have their reward with their Lord, and no fear will there be concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

(Those who heed warning, and those who hold to Judaism, and the Christians, and the Sabaeans — whoso believes in God and the Last Day and works righteousness — they have their reward with their Lord, and no fear will be upon them, nor will they grieve.)

Shabbir Ahmed

(That was a glimpse of the past). Behold, those who attain belief in this Divine Writ and call themselves Muslims, and those who are Jews, and Christians and the Agnostics - whoever truly believes in Allah and the Last Day and benefits humanity, surely their reward is with their Lord. For them shall be no fear from without, nor shall grief touch them from within.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, those who believe (in the Quran), and those who are Jews, and the Christians and the Sabians,— Any who believe in Allah and the Last Day, and work righteousness, shall have their reward with their Lord; On them there shall be no fear, and they shall not grieve.

Taqi Usmani

Surely, those who believed in Allah, and those who are Jews, and Christians, and Sabians, -whosoever believes in Allah and in the Last Day, and does good deeds - all such people will have their reward with their Lord, and there will be no reason for them to fear, nor shall they grieve.

The Monotheist Group

Surely those who believe; and those who are Jewish, and the Nazarenes, and the Sabians, whoever of them believes in God and the Last Day and does good works; they will have their recompense with their Lord, and there is no fear upon them, nor will they grieve.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 62. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 62. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 62. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩