Diyanet İşleri
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem suresi
Kalem suresi, 5. ayet. فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ
fesetübṣiru veyübṣirûn.
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin Kalem 1–7 3
(1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Şüphesiz sana tükenmez bir mükafat vardır.
Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.
(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
O halde yalanlayanlara boyun eğme.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 5–6. ayetler için yazılmıştır.
5-6. Yüce Allah Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’ı her yönden en üstün bir mevkiye yükselttiği halde düşmanları onun deli olduğunu, cinler tarafından çarpılmış olduğunu söylüyorlardı. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler; deli hanginizmiş?” Zira artık insanlar arasında en çok hidâyet üzere olanın, hem kendisi için hem de başkası için en mükemmel ahlâka sahip olanın o olduğu, buna karşılık düşmanlarının da en sapık insanlar, en çok kötülük edenler oldukları ve Allah’ın kullarını fitneye düşürerek O’nun yolundan saptırdıkları açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır. Zaten Allah’ın bunu bilmesi de yeter. Çünkü hesaba çekecek ve amellerin karşılığını verecek olan O’dur:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sende göreceksin, o yalanlayanlar da görecekler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(5, 6) Hanginizin fitneye düştüğünü ileride sen de göreceksin, onlar da görecekler.
ve bir gün gelecek, sen de göreceksin onlar da görecekler;
ve (bir gün) sen de göreceksin, onlar, (şimdi seni küçümseyenler) de görecekler,
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
Yakında sen de göreceksin, onlar da.
Artık, yakında göreceksin; onlar da görecekler.
- Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Sen de göreceksin, onlar da görecekler;
Yakında göreceksin ve görecekler,
Yakında göreceksin ve görecekler
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Yakında göreceksin, onlar da görecekler!
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
(1-6) Nun'a ve kaleme ve satır satır ne yazdıysa. (Kalem söz ile yazı arasında bir elçidir. Resul de hatip ile muhatap arasındaki elçidir). Rabbinin nimeti ile cinlenmiş /mecnun değilsin. Mutlaka sana tükenmez bir ücret/ecir vardır. Mutlaka sen azametli /azim bir yaratılış üzerinesin. İleride göreceksin , ki onlar da görecekler, hanginizdeymiş fitneli delilik / meftunluk.
Sen de göreceksin, onlar da görecekler.
(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler;
Yakında göreceksin, onlar da görecekler dipnot 1 ,
Yakında göreceksin, onlar da görecekler.
Sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Sen de göreceksin, onlar da görecekler..
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Soon shall you see and so shall they -your opponent- who is the stray who has erred and strayed from the path of righteousness.
and soon you will see, as will they,
Soon wilt thou see, and they will see,
So you will soon see, and they too will see,
So you will see and they will see
You will see, and they will see,
You will see and they will see,
And you shall soon know and so will these (- the disbelievers),
So thou shalt see, and they will see,
Pretty soon you and them will see…
But thou shalt see and they shall see
So you will see, and they will see.
Thou shalt see, and the infidels shall see,
Soon will you see, and they too shall see,
So you will behold, and they will behold,
And thou wilt see and they will see
So you will see, and they will realise,
and [one day] thou shalt see, and they [who now deride thee] shall see,
Soon you and the pagans will see,
So you will see, and they will see.
You will see, and they will see.
So you will see and they will see
And thou wilt see, and they will see
And soon you will see and they will see.
Soon will you see, and they will see,
So, you will see, and they will see
So you will see, and they will see.