Kalem suresi

Kalem suresi, 5. ayet

Kalem suresi, 5. ayet. فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

fesetübṣiru veyübṣirûn.

Diyanet İşleri

(5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kalem 2–8 · surenin 5. ayeti / 52

Konu Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin Kalem 1–7 3

  1. Kalem 2

    (1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.

  2. Kalem 3

    Şüphesiz sana tükenmez bir mükafat vardır.

  3. Kalem 4

    Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

  4. 5–6

    (5-6) Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

  5. Kalem 7

    Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.

  6. Kalem 8

    O halde yalanlayanlara boyun eğme.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 5–6. ayetler için yazılmıştır.

5-6. Yüce Allah Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’ı her yönden en üstün bir mevkiye yükselttiği halde düşmanları onun deli olduğunu, cinler tarafından çarpılmış olduğunu söylüyorlardı. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler; deli hanginizmiş?” Zira artık insanlar arasında en çok hidâyet üzere olanın, hem kendisi için hem de başkası için en mükemmel ahlâka sahip olanın o olduğu, buna karşılık düşmanlarının da en sapık insanlar, en çok kötülük edenler oldukları ve Allah’ın kullarını fitneye düşürerek O’nun yolundan saptırdıkları açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır. Zaten Allah’ın bunu bilmesi de yeter. Çünkü hesaba çekecek ve amellerin karşılığını verecek olan O’dur:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sende göreceksin, o yalanlayanlar da görecekler.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَسَتُبْصِرُ fesetubsiru göreceksin kök: بصر
  2. وَيُبْصِرُونَ ve yubsirune onlar da görecekler kök: بصر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(5, 6) Hanginizin fitneye düştüğünü ileride sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Mustafa İslamoğlu

ve bir gün gelecek, sen de göreceksin onlar da görecekler;

Muhammed Esed

ve (bir gün) sen de göreceksin, onlar, (şimdi seni küçümseyenler) de görecekler,

Ahmed Hulusi

Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;

Ali Bulaç

Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.

Ali Özek ve heyeti

Yakında sen de göreceksin, onlar da.

Ali Rıza Safa

Artık, yakında göreceksin; onlar da görecekler.

Bayraktar Bayraklı

- Hanginizde delilik olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Edip Yüksel

Sen de göreceksin, onlar da görecekler;

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen de göreceksin, onlar da görecekler;

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yakında göreceksin ve görecekler,

Elmalılı Hamdi Yazır

Yakında göreceksin ve görecekler

Erhan Aktaş

Yakında göreceksin, onlar da görecekler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yakında göreceksin, onlar da görecekler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yakında göreceksin, onlar da görecekler!

Gültekin Onan

Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.

Hasan Basri Çantay

Yakında göreceksin, onlar da görecekler,

İbni Kesir

Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;

Mehmet Alagaş

(1-6) Nun'a ve kaleme ve satır satır ne yazdıysa. (Kalem söz ile yazı arasında bir elçidir. Resul de hatip ile muhatap arasındaki elçidir). Rabbinin nimeti ile cinlenmiş /mecnun değilsin. Mutlaka sana tükenmez bir ücret/ecir vardır. Mutlaka sen azametli /azim bir yaratılış üzerinesin. İleride göreceksin , ki onlar da görecekler, hanginizdeymiş fitneli delilik / meftunluk.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Süleyman Ateş

(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yakında göreceksin, onlar da görecekler.

Şaban Britch

Sen de göreceksin, onlar da görecekler.

Şaban Piriş

Sen de göreceksin, onlar da görecekler..

Yaşar Nuri Öztürk

Yakında göreceksin, onlar da görecekler,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Soon shall you see and so shall they -your opponent- who is the stray who has erred and strayed from the path of righteousness.

Abdul Haleem

and soon you will see, as will they,

Abdullah Yusuf Ali

Soon wilt thou see, and they will see,

Abul A'la Maududi

So you will soon see, and they too will see,

Aisha Bewley

So you will see and they will see

Al-Hilali & Khan

You will see, and they will see,

Ali Quli Qarai

You will see and they will see,

Amatul Rahman Omar

And you shall soon know and so will these (- the disbelievers),

Arthur John Arberry

So thou shalt see, and they will see,

Bijan Moeinian

Pretty soon you and them will see…

E. Henry Palmer

But thou shalt see and they shall see

Edip-Layth

So you will see, and they will see.

George Sale

Thou shalt see, and the infidels shall see,

Hamid S. Aziz

Soon will you see, and they too shall see,

Mahmoud Ghali

So you will behold, and they will behold,

Marmaduke Pickthall

And thou wilt see and they will see

Mohamed Ahmed - Samira

So you will see, and they will realise,

Muhammad Asad

and [one day] thou shalt see, and they [who now deride thee] shall see,

Mustafa Khattab

Soon you and the pagans will see,

Progressive Muslims

So you will see, and they will see.

Rashad Khalifa

You will see, and they will see.

Sahih International

So you will see and they will see

Sam Gerrans

And thou wilt see, and they will see

Shabbir Ahmed

And soon you will see and they will see.

Syed Vickar Ahamed

Soon will you see, and they will see,

Taqi Usmani

So, you will see, and they will see

The Monotheist Group

So you will see, and they will see.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kalem suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩