60. sure

Mümtehine Suresi الممتحنة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 3 konu
  1. Düşmanı dost edinmemek 1–3 karşılaştır — Düşmanı dost edinmemek
  2. İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik 4–9 karşılaştır — İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik
  3. Hicret eden mü'min kadınlar ve biat 10–13 karşılaştır — Hicret eden mü'min kadınlar ve biat

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Düşmanı dost edinmemek 1–3

  1. Mümtehine suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetteḫiẕû `adüvvî ve`adüvveküm evliyâe tülḳûne ileyhim bilmeveddeti veḳad keferû bimâ câeküm mine-lḥaḳḳ. yuḫricûne-rrasûle veiyyâküm en tü'minû billâhi rabbiküm. in küntüm ḫaractüm cihâden fî sebîlî vebtigâe merḍâtî tüsirrûne ileyhim bilmeveddeh. veenâ a`lemü bimâ aḫfeytüm vemâ a`lentüm. vemey yef`alhü minküm feḳad ḍalle sevâe-ssebîl.

    Mehmet Alagaş

    (1-3) Ey iman edenler; düşmanım olan sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin , onlarla sevgi göstererek buluşuyorsunuz, halbuki onlar size gerçek olarak geleni inkâr ediyorlar , Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye sizi ve Resulü çıkarıyorlar , eğer hoşnutluğumu elde etmek / rızamı sağlamak ve yolumda gayret göstermek amacıyla çıkıyorsanız (Bu kabul edilebilir bir şey dir), sevgi göstererek onları etkiliyorsunuz , ben, neyi açığa çıkarıyorsanız , neyi gizliyorsanız bilirim, her kim onu yaparsa (gizli açık sevgi gösterisi) yolun ortasından sapmıştır. Sizi yakaladıkları yerde size düşman oluyorlar, ellerini ve dillerini size kötülük dolu uzatıyorlar , sizin de kafir olmanızı arzu ediyorlar. Kardeşleriniz / Rahimdaşlarınız ve evlatlarınız dahi olsa kıyamet günü size fayda sağlamaz , aranız ayrı lacak, Allah yaptıklarınızı görendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 1. ayet

  2. Mümtehine suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 2. ayet. إِن يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا۟ لَكُمْ أَعْدَآءً وَيَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُم بِٱلسُّوٓءِ وَوَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ

    iy yeŝḳafûküm yekûnû leküm a`dâev veyebsüṭû ileyküm eydiyehüm veelsinetehüm bissûi veveddû lev tekfürûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-3) Ey iman edenler; düşmanım olan sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin , onlarla sevgi göstererek buluşuyorsunuz, halbuki onlar size gerçek olarak geleni inkâr ediyorlar , Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye sizi ve Resulü çıkarıyorlar , eğer hoşnutluğumu elde etmek / rızamı sağlamak ve yolumda gayret göstermek amacıyla çıkıyorsanız (Bu kabul edilebilir bir şey dir), sevgi göstererek onları etkiliyorsunuz , ben, neyi açığa çıkarıyorsanız , neyi gizliyorsanız bilirim, her kim onu yaparsa (gizli açık sevgi gösterisi) yolun ortasından sapmıştır. Sizi yakaladıkları yerde size düşman oluyorlar, ellerini ve dillerini size kötülük dolu uzatıyorlar , sizin de kafir olmanızı arzu ediyorlar. Kardeşleriniz / Rahimdaşlarınız ve evlatlarınız dahi olsa kıyamet günü size fayda sağlamaz , aranız ayrı lacak, Allah yaptıklarınızı görendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 2. ayet

  3. Mümtehine suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 3. ayet. لَن تَنفَعَكُمْ أَرْحَامُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    len tenfe`aküm erḥâmüküm velâ evlâdüküm. yevme-lḳiyâmeh. yefṣilü beyneküm. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (1-3) Ey iman edenler; düşmanım olan sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin , onlarla sevgi göstererek buluşuyorsunuz, halbuki onlar size gerçek olarak geleni inkâr ediyorlar , Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye sizi ve Resulü çıkarıyorlar , eğer hoşnutluğumu elde etmek / rızamı sağlamak ve yolumda gayret göstermek amacıyla çıkıyorsanız (Bu kabul edilebilir bir şey dir), sevgi göstererek onları etkiliyorsunuz , ben, neyi açığa çıkarıyorsanız , neyi gizliyorsanız bilirim, her kim onu yaparsa (gizli açık sevgi gösterisi) yolun ortasından sapmıştır. Sizi yakaladıkları yerde size düşman oluyorlar, ellerini ve dillerini size kötülük dolu uzatıyorlar , sizin de kafir olmanızı arzu ediyorlar. Kardeşleriniz / Rahimdaşlarınız ve evlatlarınız dahi olsa kıyamet günü size fayda sağlamaz , aranız ayrı lacak, Allah yaptıklarınızı görendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 3. ayet

İbrâhim'de güzel örnek; savaşmayanlara iyilik 4–9

  1. Mümtehine suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 4. ayet. قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

    ḳad kânet leküm üsvetün ḥasenetün fî ibrâhîme velleẕîne me`ah. iẕ ḳâlû liḳavmihim innâ büraâü minküm vemimmâ ta`büdûne min dûni-llâh. kefernâ biküm vebedâ beynenâ vebeynekümü-l`adâvetü vebagḍâü ebeden ḥattâ tü'minû billâhi vaḥdehû illâ ḳavle ibrâhîme liebîhi leestagfiranne leke vemâ emlikü leke mine-llâhi min şey'. rabbenâ `aleyke tevekkelnâ veileyke enebnâ veileyke-lmeṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (4-6) İbrahim ve beraberindekiler de sizin için güzel bir örnek vardır , onlar kavimlerine dediler ki , biz kesinlikle sizden ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerinizden uzağız / beriyiz, biz sizi inkâr ediyoruz , sizinle bizim aramızda ta ki tek Allah’a iman edinceye kadar, ebedi nefret ve düşmanlık peydah olmuştur , İbrahim’in babası için söylediği, senin için Rabbimden bağışlanmanı isteyeceğim, Rabbimden senin hakkında da herhangi bir egemenlik / mülkiyet sahibi değilim sözü hariçtir. Rabbimiz, seni vekil tayin ettik ve sana yöneldik, dönüş sanadır, Rabbimiz, bizi kafirlere sınama eyleme / fitne etme, bağışla bizi Rabbimiz, muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin. Kesin olan şu ki, ahiret günü ve Allah’ı uman sizden biri için onlarda kesinlikle güzel örnek var, kim de yüz dönerse, muhakkak ki O Allah, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 4. ayet

  2. Mümtehine suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 5. ayet. رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَٱغْفِرْ لَنَا رَبَّنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilleẕîne keferû vagfir lenâ rabbenâ. inneke ente-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (4-6) İbrahim ve beraberindekiler de sizin için güzel bir örnek vardır , onlar kavimlerine dediler ki , biz kesinlikle sizden ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerinizden uzağız / beriyiz, biz sizi inkâr ediyoruz , sizinle bizim aramızda ta ki tek Allah’a iman edinceye kadar, ebedi nefret ve düşmanlık peydah olmuştur , İbrahim’in babası için söylediği, senin için Rabbimden bağışlanmanı isteyeceğim, Rabbimden senin hakkında da herhangi bir egemenlik / mülkiyet sahibi değilim sözü hariçtir. Rabbimiz, seni vekil tayin ettik ve sana yöneldik, dönüş sanadır, Rabbimiz, bizi kafirlere sınama eyleme / fitne etme, bağışla bizi Rabbimiz, muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin. Kesin olan şu ki, ahiret günü ve Allah’ı uman sizden biri için onlarda kesinlikle güzel örnek var, kim de yüz dönerse, muhakkak ki O Allah, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 5. ayet

  3. Mümtehine suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 6. ayet. لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِيهِمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    leḳad kâne leküm fîhim üsvetün ḥasenetül limen kâne yercü-llâhe velyevme-l'âhir. vemey yetevelle feinne-llâhe hüve-lganiyyü-lḥamîd.

    Mehmet Alagaş

    (4-6) İbrahim ve beraberindekiler de sizin için güzel bir örnek vardır , onlar kavimlerine dediler ki , biz kesinlikle sizden ve Allah’ın dışında ibadet ettiklerinizden uzağız / beriyiz, biz sizi inkâr ediyoruz , sizinle bizim aramızda ta ki tek Allah’a iman edinceye kadar, ebedi nefret ve düşmanlık peydah olmuştur , İbrahim’in babası için söylediği, senin için Rabbimden bağışlanmanı isteyeceğim, Rabbimden senin hakkında da herhangi bir egemenlik / mülkiyet sahibi değilim sözü hariçtir. Rabbimiz, seni vekil tayin ettik ve sana yöneldik, dönüş sanadır, Rabbimiz, bizi kafirlere sınama eyleme / fitne etme, bağışla bizi Rabbimiz, muhakkak ki sen saygıdeğersin, hâkimsin. Kesin olan şu ki, ahiret günü ve Allah’ı uman sizden biri için onlarda kesinlikle güzel örnek var, kim de yüz dönerse, muhakkak ki O Allah, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 6. ayet

  4. Mümtehine suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 7. ayet. عَسَى ٱللَّهُ أَن يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ عَادَيْتُم مِّنْهُم مَّوَدَّةً وَٱللَّهُ قَدِيرٌ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    `asa-llâhü ey yec`ale beyneküm vebeyne-lleẕîne `âdeytüm minhüm meveddeh. vellâhü ḳadîr. vellâhü gafûrur raḥîm.

    Mehmet Alagaş

    (7-9) Umulur ki Allah, siz ve düşmanlarınız arasında bir sevgi oluşturur , Allah takdir edendir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah sizinle din konusunda savaşmayanlar ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyi davranmanızı ve onlara karşı ölçülü olmanızı men etmez / sakındırmaz , Allah kesinlikle ölçülü davrananları sever. Allah sizinle din konusunda savaşanlarla ve sizi yurtlarınızdan çıkaranlarla ve çıkarılmanıza arka çıkanlar a yönelip dostluk kurmanızı men eder / sakındırır, her kim onlara yönelir dostluk kurarsa, işte onlar zalimlerdir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 7. ayet

  5. Mümtehine suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 8. ayet. لَّا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ لَمْ يُقَٰتِلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوٓا۟ إِلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ

    lâ yenhâkümü-llâhü `ani-lleẕîne lem yüḳâtilûküm fi-ddîni velem yuḫricûküm min diyâriküm en teberrûhüm vetuḳsiṭû ileyhim. inne-llâhe yüḥibbü-lmuḳsiṭîn.

    Mehmet Alagaş

    (7-9) Umulur ki Allah, siz ve düşmanlarınız arasında bir sevgi oluşturur , Allah takdir edendir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah sizinle din konusunda savaşmayanlar ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyi davranmanızı ve onlara karşı ölçülü olmanızı men etmez / sakındırmaz , Allah kesinlikle ölçülü davrananları sever. Allah sizinle din konusunda savaşanlarla ve sizi yurtlarınızdan çıkaranlarla ve çıkarılmanıza arka çıkanlar a yönelip dostluk kurmanızı men eder / sakındırır, her kim onlara yönelir dostluk kurarsa, işte onlar zalimlerdir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 8. ayet

  6. Mümtehine suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 9. ayet. إِنَّمَا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ قَٰتَلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ وَظَٰهَرُوا۟ عَلَىٰٓ إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    innemâ yenhâkümü-llâhü `ani-lleẕîne ḳâtelûküm fi-ddîni veaḫracûküm min diyâriküm veżâherû `alâ iḫrâciküm en tevellevhüm. vemey yetevellehüm feülâike hümu-żżâlimûn.

    Mehmet Alagaş

    (7-9) Umulur ki Allah, siz ve düşmanlarınız arasında bir sevgi oluşturur , Allah takdir edendir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah sizinle din konusunda savaşmayanlar ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyi davranmanızı ve onlara karşı ölçülü olmanızı men etmez / sakındırmaz , Allah kesinlikle ölçülü davrananları sever. Allah sizinle din konusunda savaşanlarla ve sizi yurtlarınızdan çıkaranlarla ve çıkarılmanıza arka çıkanlar a yönelip dostluk kurmanızı men eder / sakındırır, her kim onlara yönelir dostluk kurarsa, işte onlar zalimlerdir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 9. ayet

Hicret eden mü'min kadınlar ve biat 10–13

  1. Mümtehine suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 10. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا جَآءَكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ مُهَٰجِرَٰتٍ فَٱمْتَحِنُوهُنَّ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِهِنَّ فَإِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَٰتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ إِلَى ٱلْكُفَّارِ لَا هُنَّ حِلٌّ لَّهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ وَءَاتُوهُم مَّآ أَنفَقُوا۟ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ أَن تَنكِحُوهُنَّ إِذَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَلَا تُمْسِكُوا۟ بِعِصَمِ ٱلْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقُوا۟ ذَٰلِكُمْ حُكْمُ ٱللَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ câekümü-lmü'minâtü mühâcirâtin femteḥinûhünn. allâhü a`lemü biîmânihinn. fein `alimtümûhünne mü'minâtin felâ terci`ûhünne ile-lküffâr. lâ hünne ḥillül lehüm velâ hüm yeḥillûne lehünn. veâtûhüm mâ enfeḳû. velâ cünâḥa `aleyküm en tenkiḥûhünne iẕâ âteytümûhünne ücûrahünn. velâ tümsikû bi`iṣami-lkevâfiri ves'elû mâ enfaḳtüm velyes'elû mâ enfeḳû. ẕâliküm ḥukmü-llâh. yaḥkümü beyneküm. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (10-11) Ey İman edenler, sizlere kadın müminler hicret ederek geldiklerinde, onları imtihan edin , Allah onların imanlarını biliyor, eğer siz de onların iman eden olduklarını anlarsanız, onları kafirlere geri götürmeyin , O kadınlar onlara helal değildirler, Onlar da o kadınlara helal değildirler , Onlara ne harcamışlarsa verin, onları ücretlerini vererek nikahlamanızda size herhangi bir günah yoktur , kafir kadınları nikahınızda tutmayın, harcadıklarınızı onlardan isteyin onlar da harcadıklarını istesinler , bu, Allah’ın sizin için hükmüdür / kararıdır , sizin hakkınızda hüküm veriyor , Allah bilendir, hâkimdir. Eğer zevceniz kafire geri kaçarsa, savaş ganimeti olarak aldıklarınızdan, eşi gidenin yaptığı harcamaların aynısını ona verin, kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 10. ayet

  2. Mümtehine suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 11. ayet. وَإِن فَاتَكُمْ شَىْءٌ مِّنْ أَزْوَٰجِكُمْ إِلَى ٱلْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَـَٔاتُوا۟ ٱلَّذِينَ ذَهَبَتْ أَزْوَٰجُهُم مِّثْلَ مَآ أَنفَقُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤْمِنُونَ

    vein fâteküm şey'üm min ezvâciküm ile-lküffâri fe`âḳabtüm feâtü-lleẕîne ẕehebet ezvâcühüm miŝle mâ enfeḳû. vetteḳu-llâhe-lleẕî entüm bihî mü'minûn.

    Mehmet Alagaş

    (10-11) Ey İman edenler, sizlere kadın müminler hicret ederek geldiklerinde, onları imtihan edin , Allah onların imanlarını biliyor, eğer siz de onların iman eden olduklarını anlarsanız, onları kafirlere geri götürmeyin , O kadınlar onlara helal değildirler, Onlar da o kadınlara helal değildirler , Onlara ne harcamışlarsa verin, onları ücretlerini vererek nikahlamanızda size herhangi bir günah yoktur , kafir kadınları nikahınızda tutmayın, harcadıklarınızı onlardan isteyin onlar da harcadıklarını istesinler , bu, Allah’ın sizin için hükmüdür / kararıdır , sizin hakkınızda hüküm veriyor , Allah bilendir, hâkimdir. Eğer zevceniz kafire geri kaçarsa, savaş ganimeti olarak aldıklarınızdan, eşi gidenin yaptığı harcamaların aynısını ona verin, kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 11. ayet

  3. Mümtehine suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 12. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِٱللَّهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَٰنٍ يَفْتَرِينَهُۥ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُنَّ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    yâ eyyühe-nnebiyyü iẕâ câeke-lmü'minâtü yübâyi`neke `alâ el lâ yüşrikne billâhi şey'ev velâ yesriḳne velâ yeznîne velâ yaḳtülne evlâdehünne velâ ye'tîne bibühtâniy yefterînehû beyne eydîhinne veercülihinne velâ ya`ṣîneke fî ma`rûfin febâyi`hünne vestagfir lehünne-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Alagaş

    (12) Ey bildirici / Ey Nebi, sana biat etmek üzere mümin kadınlar geldiğinde, Allah’a ortak koşmamak üzere, hırsızlık yapmamak üzere, zina etmemek üzere, evlatlarını öldürmemek üzere, (kürtaj) elleri ve ayakları arasında iftira uydurması getirmemek üzere, bilinen / tanınan / normal davranış konusunda sana isyan etmemek üzere biatlarını al. Onlar için Allah’tan bağışlanma dile, muhakkak ki Allah Bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 12. ayet

  4. Mümtehine suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mümtehine suresi, 13. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْـَٔاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْقُبُورِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetevellev ḳavmen gaḍibe-llâhü `aleyhim ḳad yeisû mine-l'âḫirati kemâ yeise-lküffâru min aṣḥâbi-lḳubûr.

    Mehmet Alagaş

    (13) Ey iman edenler, Allah’ın öfkelendiği / gazap ettiği kavimle dostluk kurmayın , onların ahiretten ümitleri kesiktir, tıpkı kabir halkı olmuş kafirlerin ümitlerini kesmeleri gibi.

    Ayet detayı — Mümtehine suresi, 13. ayet