Diyanet İşleri
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Müzzemmil suresi
Müzzemmil suresi, 18. ayet. ٱلسَّمَآءُ مُنفَطِرٌۢ بِهِۦ كَانَ وَعْدُهُۥ مَفْعُولًا
essemâü münfeṭirum bih. kâne va`dühû mef`ûlâ.
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'a gönderilen peygamber örneği Müzzemmil 15–19 3
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 17–18. ayetler için yazılmıştır.
17-18. Yani o, oldukça dehşetli, çok tehlikeli, çocukların dahi saçlarını ağartacak, pek muazzam cansız varlıkları eritecek, göğü yarıp çatlatacak ve yıldızları darmadağın edecek olan Kıyamet gününde sizler, nasıl yakanızı kurtarabilecek, nasıl kendinizi kurtarabileceksiniz?
“Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir.” Yani bu vaadin gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şeydir. Hiç kimse ona engel olamaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O günün dehşetinden gökyüzü yarılacak, Allah’ın vaadi kaçınılmaz olarak muhakkak gerçekleşecektir.
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah…
Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar…
Aynı kök: فطر (20 geçiş)
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana,…
Aynı kök: فطر (20 geçiş)
"Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Aynı kök: فطر (20 geçiş)
"Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana aittir. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gök, o (gün) nedeniyle yarılacaktır. (Allah'ın) vaadi gerçekleşmiş olacaktır.
Gök, bu sebeple çatlamış bir çekirdek (gibi yeni bir doğuma gebedir); böylece O'nun vaadi gerçekleşmiş olacaktır.
göklerin paramparça olacağı, (ve) Allah'ın (yeniden diriltme) vaadinin gerçekleşeceği (Gün)?
Sema onunla yarılır! O'nun vaadi gerçekleşmiştir!
Bu nedenle gök bile yarılıp çatlamıştır; (artık) O'nun va'di gerçekleştirilip yerine getirilmiştir.
Gökyüzü bile onunla (o günün dehşetiyle) yarılacaktır. Allah'ın vaadi mutlaka yerine gelir.
Gök, bu yüzden paramparça olur. O'nun sözünü verdiği kesinlikle gerçekleşmiştir.
O gün, gök parça parça olur ve O'nun vaadi gerçekleşmiş olur.
Gök bile ondan dolayı yarılır. O'nun sözü gerçekleşir.
Gök bile ondan dolayı yarılır. O'nun sözü gerçekleşir.
Gök onun dehşetiyle çatlamıştır ve O'nun va'di yerine getirilmiştir.
Sema onunla çatlamıştır ve onun va'di fi'le çıkarılmıştır
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Gök, o günün şiddeti ile çatlayıp parçalanacak ve O'nun uyarısı gerçekleşecektir.
Bu nedenle gök bile yarılmıştır; (artık) O'nun vaadi gerçekleştirilip yerine getirilmiştir.
Gök bile o sebeble (o günün şiddetinden) yarılmış, Onun va'di? fiile çıkarılmış (yerine getirilmiş olacak) dır.
Gök, onunla yarılmış ve O'nun vaadi yerini bulmuştur.
(15-19) Mutlaka biz size, Elçi / Resul gönderdik ki sizin üzerinize şahittir , tıpkı firavuna gönderdiğimiz Elçi / Resul gibi. Firavun da Resule isyan etti, biz de onu çetin bir alışla aldık. Eğer yok sayarsanız / örtbas ederseniz / küfrederseniz çocukları ak saçlı / şeybe edecek günden nasıl korunacaksınız ki? Onda sema çatlayacak /İnfitar edecek, O’nun verdiği sözü / vaadi yapılacaktır / faal hale /aktif hale gelecektir. Mutlaka bu bir hatırlatmadır, isteyen Rabbine giden yolu edinir.
O günün dehşetiyle gökyüzü yarılacak, O'nun vaadi mutlaka yerine gelecektir.
Gök (bile) onun dehşetinden yarılır. Allah'ın va'di mutlaka yapılmıştır.
O gün gök yarılmış dipnot 1 , Allah'ın verdiği söz yerine gelmiş olur dipnot 2 .
O gün gök yarılacak, Allah'ın verdiği söz yerine getirilecektir.
Gökyüzü bile onunla (o günün şiddetinden dolayı) yarılacaktır. Onun vaadi mutlaka yerine gelir.
O Gün gök yarılacak ve onun vaadi yerine gelmiş olacaktır.
Gök bile o yüzden parçalanır. O'nun vaadi gerçekleşmiştir.
It is a Day of violent physical disturbance that rends the heaven to pieces.
a Day when the sky will be torn apart? God’s promise will certainly be fulfilled.
Whereon the sky will be cleft asunder? His Promise needs must be accomplished.
the Day whose severity shall cause the heaven to split asunder? Allah's promise is ever bound to be fulfilled.
by which heaven will be split apart? His promise will be fulfilled.
Whereon the heaven will be cleft asunder? His Promise is certainly to be accomplished.
and wherein the sky will be rent apart? His promise is bound to be fulfilled.
And because of which the heaven shall be rent asunder. (This is the promise of God, ) remember His promise is bound to be fulfilled.
Whereby heaven shall be split, and its promise shall be performed.
The day on which the sky will open up into pieces; God’s promises will surely be fulfilled.
whereon the heaven cleaves - its promise shall be fulfilled!
The heavens will shatter with it. His promise is always delivered.
The heaven shall be rent in sunder thereby: The promise thereof shall surely be performed.
The heaven shall rend asunder thereby; His promise is ever brought to fulfilment.
Whereby the heaven will be rent asunder; His promise has (always) been performed.
The very heaven being then rent asunder. His promise is to be fulfilled.
The heavens itself will be rent asunder (on that day). His promise is bound to be fulfilled.
[the Day] on which the skies shall be rent asunder, [and] His promise [of resurrection] fulfilled?
It will ˹even˺ cause the sky to split apart. His promise ˹of judgment˺ must be fulfilled.
The heaven will crack with it. His promise is always delivered.
The heaven will shatter therefrom. His promise is true.
The heaven will break apart therefrom; ever is His promise fulfilled.
The sky will break apart therein; His promise will be fulfilled.
The very sky will then be rent asunder. (The arrogant leaders will be scattered). His Promise always come to pass.
When the sky will be torn apart— His Promise certainly will come true!
whereby the sky will burst apart. His promise has to be fulfilled.
The heavens will crack with it. His promise is always delivered.