Yûnus suresi

Yûnus suresi, 46. ayet

Yûnus suresi, 46. ayet. وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ ٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ

veimmâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feileynâ merci`uhüm ŝümme-llâhü şehîdün `alâ mâ yef`alûn.

Diyanet İşleri

Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 43–49 · surenin 46. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 43

    İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu göstereceksin?

  2. Yûnus 44

    Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.

  3. Yûnus 45

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

  4. 46

    Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

  5. Yûnus 47

    Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

  6. Yûnus 48

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

  7. Yûnus 49

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

46. Yani ey Peygamber! Sen bu yalanlayanlar için üzülme, onlar hakkında acele de etme! Onları tehdit ettiğimiz azabın bunlara gelip çatması kaçınılmaz bir şeydir. Bu azap ya dünyada gelip onları bulacaktır ki sen de bunu gözlerinle görecek ve böylelikle için huzur bulacaktır yahut da bu azabı onlara ölümden sonra âhirette göstereceğiz. Her halükarda onların dönüşü Allah’adır. O da dünyada iken yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah yaptıklarını tek tek tespit ettiği halde onlar unutmuşlardır. Allah, her şeye şahit olandır. Bu buyrukta hem onlara büyük bir tehdit vardır, hem de kavmi tarafından yalanlanan ve ona inatla karşı çıkılan Allah Rasûlüne de bir teselli vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Ya senin vefatından önce onlara vadetmiş olduğumuz azabın bir kısmını gösteririz ya da seni bundan önce vefat ettiririz. Her iki durumda da kıyamet günü onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yapmakta oldukları şeylerden haberdardır. Onların yaptıklarından hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah, amellerinin karşılığını onlara verecektir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِمَّا ve imma veya
  2. نُرِيَنَّكَ nuriyenneke sana göstersek kök: راي
  3. بَعْضَ bea'de bir kısmını kök: بعض
  4. ٱلَّذِى llezi
  5. نَعِدُهُمْ neiduhum onlara vaadettiklerimizin kök: وعد
  6. أَوْ ev ya da
  7. نَتَوَفَّيَنَّكَ neteveffeyenneke seni vefat ettirsek kök: وفي
  8. فَإِلَيْنَا feileyna sonuçta bizedir
  9. مَرْجِعُهُمْ merciuhum onların dönüşü kök: رجع
  10. ثُمَّ summe sonra
  11. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  12. شَهِيدٌ şehidun şahittir kök: شهد
  13. عَلَىٰ ala üzerine
  14. مَا ma şey
  15. يَفْعَلُونَ yef'alune onların yaptıkları kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Vaad

    Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz ya da seni vefat ettiririz. dipnot 1 Dönüşleri sadece bizedir. Sonra Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:40; Mü'min 40:77.

Mustafa İslamoğlu

Ve sana, onlara vaad ettiklerimizden bir kısmının gerçekleştiğini ya (bu dünyada) gösteririz, ya da senin canını alır (ahirette gösteririz). Nasıl olsa en sonunda dönüşleri Bizedir; dahası, Allah onların yaptığı her şeye şahittir.

Muhammed Esed

Ve (bu söylediklerimiz doğrultusunda) onlara (hakkı inkar edenlere) hazırladığımız şeylerden bazılarını sana ya (bu dünyada) gösteririz ya da (ceza gerçekleşmeden önce) senin canını alırız; (ama bil ki,) onların dönüşü er geç Bizedir; ve Allah, onların bütün edip eylediklerine tanıktır.

Ahmed Hulusi

Onlara yaşayacaklarını vadettiklerimizin bazısını hayatında sana göstersek yahut seni vefat ettirsek de göremesen (onlar yönünden bir şeyi değiştirmez), yine onların dönüşleri bizedir. . . Sonra, Allah yaptıkları üzerine şahittir.

Ali Bulaç

Onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya senin hayatına son veririz (de görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri bizedir, sonra Allah işlediklerine şahiddir.

Ali Özek ve heyeti

Ya (dünyada) onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz; ya da seni öldürürüz; nasıl olsa onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yapageldikleri şeylere de şâhiddir.

Ali Rıza Safa

Onlara sözünü verdiğimizin bir bölümünü sana gösteririz veya senin yaşamına son veririz. Sonunda, Bize dönecekler. Sonra Allah, yaptıklarının tümüne Tanıklık edecektir.

Bayraktar Bayraklı

Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, dönüşleri bizedir. Sonunda Allah, işlemiş olduklarına tanıklık edecektir.

Edip Yüksel

Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da, onların son dönüş yeri bizedir. Sonra ALLAH onların yaptıkları her şeye de tanıktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara söz verdiklerimizin bir kısmını sana göstersek de veya canını alsak da, onların son dönüş yeri bizedir. Sonra ALLAH onların yaptıkları her şeye de tanıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara va'dettiğimizin bir kısmını sana hemen göstersek de yahut senin ruhunu alsak da onların dönüşü Bizedir. Sonra Allah onların ne yapacaklarına da şahittir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara va'dettiğimizin ba'zısını sana behemehal göstersek de veya seni tamamen alsak da her iki takdirde onların nihayet dönümü bizedir, sonra Allah ne yapacaklarına da şahiddir

Erhan Aktaş

Onlara yaptığımız uyarının dipnot 1 bir kısmını sana göstersek de göstermeden vefat ettirsek de onların dönüşü Bizedir. Allah, onların ne yaptıklarına tanıktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görecekleri cezanın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara yaptığımız uyarının dipnot 1 bir kısmını sana göstersek de göstermeden vefat ettirsek de onların dönüşü Bizedir. Allah, onların ne yaptıklarına tanıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görecekleri cezanın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara yaptığımız uyarının dipnot 1 bir kısmını sana göstersek de göstermeden ruhunu alsak da, onların dönüşü Biz'edir. Allah, onların ne yaptıklarına tanıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Görecekleri cezanın.

Gültekin Onan

Onlara vaadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya senin hayatına son veririz (de görmen ahirete kalır.) Onların dönüşleri Bizedir, sonra Tanrı işlediklerine şahiddir.

Hasan Basri Çantay

Onlara vad' (kendilerini tehdid) etdiğimiz (akıbet) in bir kısmını eğer sana göstersek de, yahud seni (dünyadan tamamen) alsak da nihayet onların dönüşü ancak bizedir. Yine Allah, kendilerinin ne yapacaklarına şahiddir.

İbni Kesir

Onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana gösteririz veya seni alırız. Onların dönüşü bizedir. Allah onların yaptıklarına şahiddir.

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara vadettiğimizin bir kısmını sana (sen hayattayken) gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına da şahittir.

Süleyman Ateş

Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz. Ya da (bundan önce) seni vefat ettiririz (farketmez). Nasıl olsa dönüşleri bizedir. Sonra Allah onların yaptıklarına da şahiddir.

Süleymaniye Vakfı

Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de seni vefat dipnot 1 ettirsek de dönüp gelecekleri yer huzurumuzdur. Zaten yaptıkları her şeyin şahidi Allah'tır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zümer 39/42'ye göre vefat, işi biten ruhun bedenden ayrılmasıdır. Allah ruhu iki şekilde vefat ettirir, biri uykuya daldığında, diğeri de öldüğünde olur. Ruh, bilgisayarın işletim sistemi gibi bütün bilgileri korur. Onun için Allah, hem uyuyan hem de ölen bedenin ruhunu koruma altına alır. Uyuyan insanın ruhu uyandığında, ölen kişinin ruhu da vücut yeniden yaratıldığında geri döner (Müminun 23/100, Tekvir 81/7).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını sana göstersek de seni vefat ettirsek dedönüşleri bize olacaktır. Üstelik yaptıkları her şeyin şahidi Allah'tır.

Şaban Britch

Onlara vadettiğimizin bir kısmını sana (sen hayattayken) gösteririz; ya da seni vefat ettiririz. Onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına da şahittir.

Şaban Piriş

-Onlara vaat ettiğimizin bir kısmını sana ya gösteririz; ya da seni vefat ettiririz. Nasıl olsa onların dönüşü bizedir. Sonra Allah, onların yaptıklarına zaten şahittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların vaat ettiğimizin bazısını sana göstersek de seni vefat ettirsek de dönüşleri bizedir. Sonunda Allah, işlemiş olduklarına tanıklık edecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We either show you, in your life time O Muhammad some part of the promised retributive punishment, or occasion your death before you witness this punishment. Then to us they are destined to return, and Allah is Shahidun (Omnipresent) and He witnesses all that they do.

Abdul Haleem

Whether We let you [Prophet] see some of the punishment We have threatened them with, or cause you to die [first], they will return to Us: God is witness to what they do.

Abdullah Yusuf Ali

Whether We show thee (realised in thy life-time) some part of what We promise them,- or We take thy soul (to Our Mercy) (Before that),- in any case, to Us is their return: ultimately Allah is witness, to all that they do.

Abul A'la Maududi

Whether We let you see (during your lifetime) some of the chastisement with which We threaten them, or We call you unto Us (before the chastisement strikes them), in any case they are bound to return to Us. Allah is witness to all what they do.

Aisha Bewley

Whether We show you something of what We have promised them or take you back to Us, they will still return to Us. Then Allah will be witness against what they are doing.

Al-Hilali & Khan

Whether We show you (in your lifetime, O Muhammad صلى الله عليه وسلم) some of what We promise them (the torment), or We cause you to die - still unto Us is their return, and moreover, Allâh is Witness over what they used to do.

Ali Quli Qarai

Whether We show you a part of what We promise them, or take you away [before that], [in any case] their return will be to Us. Then Allah will be witness to what they do.

Amatul Rahman Omar

And We shall show you (O Muhammad! the visitation on them of) some of that (punishment) with which We have threatened these (disbelievers) before We cause you to die. Anyhow they shall all have to return to Us. Moreover Allâh is Witness to all that they do.

Arthur John Arberry

Whether We show thee a part of that We promise them, or We call thee unto Us, to Us they shall return; then God is witness of the things they do

Bijan Moeinian

It does not matter whether You live long enough to see how they will pay for their evil deeds or not live long enough to witness it. The fact of the matter is, they have to return to Me so that I show what evils they have been doing.

E. Henry Palmer

Either we will show thee something of that with which we threatened them, or we will take thee to ourself, for unto us is their return; then is God a witness to what they do.

Edip-Layth

Whether We show you some of what We promise them, or We let you pass away, then to Us is their return and God is witness over what they do.

George Sale

Whether We cause thee to see a part of the punishment wherewith We have threatened them, or whether We cause thee to die before thou see it; unto Us shall they return: Then shall God be witness of that which they do.

Hamid S. Aziz

And on the day when We will gather them together, it will be as though they had not stayed save an hour of the day. They shall know each other. Lost will be those who denied the meeting with Allah, and were not guided!

Mahmoud Ghali

And whether We definitely show you something (i. e., some form of punishment) of what We promise them, or We definitely take you up to Us, then to Us will be their return; thereafter Allah is Ever-Witnessing over whatever they perform.

Marmaduke Pickthall

Whether We let thee (O Muhammad) behold something of that which We promise them or (whether We) cause thee to die, still unto Us is their return, and Allah, moreover, is Witness over what they do.

Mohamed Ahmed - Samira

Whether We show you some of the promise (of punishment in wait) for them, or take you to Ourself, their returning is to Us in the end; and God is a witness to all they do.

Muhammad Asad

And whether We show thee [in this world something of what We hold in store for those [deniers of the truth], or whether We cause thee to die [before that retribution takes place - know that, in the end], it is unto Us that they must return; and God is witness to all that they do.

Mustafa Khattab

Whether We show you ˹O Prophet˺ some of what We threaten them with, or cause you to die ˹before that˺, to Us is their return and Allah is a Witness over what they do.

Progressive Muslims

And if We show you some of what We promise them, or We let you pass away, then to Us is their return and God is witness over what they do.

Rashad Khalifa

Whether we show you some (of the retribution) we promise them, or terminate your life before that, to us is their ultimate return. GOD witnesses everything they do.

Sahih International

And whether We show you some of what We promise them, [O Muúammad], or We take you in death, to Us is their return; then, [either way], Allah is a witness concerning what they are doing

Sam Gerrans

And whether We show thee some of what We promise them, or We take thee: to Us is their return; then is God witness over what they do.

Shabbir Ahmed

Whether We let you (O Messenger), behold something of what We promise them, or cause you to die, unto Us is their return (and the Law of Requital is ever vigilant). Allah is the Watcher over what they do.

Syed Vickar Ahamed

Whether We show you (in this life) some part of what We promise them (that is the punishment)— Or We take (back your) soul— (to Our Mercy before that) in any case, their return is to Us: In the end, Allah is witness to all that they used to do.

Taqi Usmani

No matter whether We show you (during your life) some of what We warn them of, or We take you back to Us (before it), in any case, they have to return to Us. Then, Allah is witness to what they do.

The Monotheist Group

And if We show you some of what We promise them, or We terminate your life, to Us is their return. Then God is a witness over what they do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩