Diyanet İşleri
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Nahl suresi
Nahl suresi, 117. ayet. مَتَٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
metâ`un ḳalîl. velehüm `aẕâbün elîm.
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3
Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
117. Dünya hayatında faydalansalar bile bu pek “az bir menfaat”tir. “Ama” varacakları yer, cehennem ateşidir. Hem de “onlar için elemli bir azap vardır.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Arzularının peşinden gitmiş olmaları sebebiyle onlar için bu hayatta değersiz ve az bir dünya malı vardır. Kıyamet gününde ise, onlar için elem verici bir azap vardır.
Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)
Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de…
Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
(Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!
Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…
Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…
Aynı kök: الم (75 geçiş)
Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Aynı kök: قلل (76 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kazandıkları) az bir menfaattir. Onlar için elem verici bir azap vardır.
(Bu dünyada) oyalayıcı kısa bir haz (duysalar da), (ahirette) onları can yakıcı bir ceza bekler.
(Onlarınki bu dünyada) kısa bir avuntudan ibarettir; (öte dünyada ise) kendilerini can yakıcı bir azap beklemektedir!
Az bir faydalanma (yüzünden)!. . Onlara (gelecekte) acı bir azap vardır.
(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.
(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.
Az bir geçinmedir. Oysa onlar için, acı bir ceza vardır.
Kazandıkları pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.
Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.
Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.
Bu az bir faydalanmadır ve onlara acı bir azap vardır.
Az bir istifade ve haklarında elim bir azab vardır
Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.
Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.
Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.
(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.
(Bu, ancak geçici ve) az bir menfeatden ibaretdir. Halbuki onlara (ahıretde) pek acıklı bir azab vardır.
Az bir geçim ve ardından onlara elim bir azab vardır.
(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Azıcık yaşama(nın ardından), onlara acı bir azab gelecektir.
(Ellerine geçecek olan) az bir yararlanmadır. Onlar için acıklı bir azap vardır. dipnot 1
Bu pek az bir menfaatir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır dipnot 1 .
Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!
Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!
Az bir nimetlenme ardından, acıklı bir azap var onlara.
They derive pleasure and satisfaction from their falsehood but the pleasure it affords them is of short duration, then comes the encounter with the torment laid upon the damned.
they may have a little enjoyment, but painful punishment awaits them.
(In such falsehood) is but a paltry profit; but they will have a most grievous Penalty.
Brief is their enjoyment of the world, and thereafter they shall suffer a painful chastisement.
Those who invent lies against Allah are not successful – a brief enjoyment, then they will have a painful punishment.
A passing brief enjoyment (will be theirs), but they will have a painful torment.
A trifling enjoyment, and there will be a painful punishment for them.
(Though in forging lies) they may enjoy themselves for a brief spell in this life, yet a grievous punishment awaits them (in the Hereafter).
A little enjoyment, then for them awaits a painful chastisement.
Such liars should realize that the pleasures of this world is brief to enjoy and that a sever [everlasting] punishment is waiting for them.
A little enjoyment - then for them is grievous woe!
A small enjoyment, and they will have a painful retribution.
They shall have small enjoyment in this world, and in that which is to come they shall suffer a grievous torment.
A brief enjoyment for them - then a grievous woe!
A little enjoyment and they will have a painful torment.
A brief enjoyment (will be theirs); and theirs a painful doom.
For them there is some enjoyment, but the punishment is painful.
A brief enjoyment [may be theirs in this world] -but grievous suffering awaits them [in the life to come]!
˹It is only˺ a brief enjoyment, then they will suffer a painful punishment.
A small enjoyment, and they will have a painful retribution.
They enjoy briefly, then suffer painful retribution.
[It is but] a brief enjoyment, and they will have a painful punishment.
A brief enjoyment, and they have a painful punishment.
A brief enjoyment, but grievous suffering in the long run!
(When such type of lies are spoken, there) is only a very little worthless profit; But they will have a most painful penalty.
(Let there be) a little enjoyment, and (then) for them there is a painful punishment.
A small enjoyment, and they will have a painful retribution.