Nahl suresi

Nahl suresi, 117. ayet

Nahl suresi, 117. ayet. مَتَٰعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

metâ`un ḳalîl. velehüm `aẕâbün elîm.

Diyanet İşleri

(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 114–120 · surenin 117. ayeti / 128

Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3

  1. Nahl 114

    Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

  2. Nahl 115

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  3. Nahl 116

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

  4. 117

    (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

  5. Nahl 118

    Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  6. Nahl 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Nahl 120

    Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

117. Dünya hayatında faydalansalar bile bu pek “az bir menfaat”tir. “Ama” varacakları yer, cehennem ateşidir. Hem de “onlar için elemli bir azap vardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Arzularının peşinden gitmiş olmaları sebebiyle onlar için bu hayatta değersiz ve az bir dünya malı vardır. Kıyamet gününde ise, onlar için elem verici bir azap vardır.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَتَـٰعٌۭ metaun bir mefaattir kök: متع
  2. قَلِيلٌۭ kalilun azıcık kök: قلل
  3. وَلَهُمْ velehum ve onlara vardır
  4. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  5. أَلِيمٌۭ elimun acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş) · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…

  • Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kazandıkları) az bir menfaattir. Onlar için elem verici bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

(Bu dünyada) oyalayıcı kısa bir haz (duysalar da), (ahirette) onları can yakıcı bir ceza bekler.

Muhammed Esed

(Onlarınki bu dünyada) kısa bir avuntudan ibarettir; (öte dünyada ise) kendilerini can yakıcı bir azap beklemektedir!

Ahmed Hulusi

Az bir faydalanma (yüzünden)!. . Onlara (gelecekte) acı bir azap vardır.

Ali Bulaç

(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Az bir geçinmedir. Oysa onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kazandıkları pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Edip Yüksel

Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu az bir faydalanmadır ve onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az bir istifade ve haklarında elim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Gültekin Onan

(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

(Bu, ancak geçici ve) az bir menfeatden ibaretdir. Halbuki onlara (ahıretde) pek acıklı bir azab vardır.

İbni Kesir

Az bir geçim ve ardından onlara elim bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Azıcık yaşama(nın ardından), onlara acı bir azab gelecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu pek az bir menfaatir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Al-i İmran 3/197 esas alınmıştır.

Şaban Britch

Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!

Şaban Piriş

Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!

Yaşar Nuri Öztürk

Az bir nimetlenme ardından, acıklı bir azap var onlara.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They derive pleasure and satisfaction from their falsehood but the pleasure it affords them is of short duration, then comes the encounter with the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

they may have a little enjoyment, but painful punishment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

(In such falsehood) is but a paltry profit; but they will have a most grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Brief is their enjoyment of the world, and thereafter they shall suffer a painful chastisement.

Aisha Bewley

Those who invent lies against Allah are not successful – a brief enjoyment, then they will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

A passing brief enjoyment (will be theirs), but they will have a painful torment.

Ali Quli Qarai

A trifling enjoyment, and there will be a painful punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(Though in forging lies) they may enjoy themselves for a brief spell in this life, yet a grievous punishment awaits them (in the Hereafter).

Arthur John Arberry

A little enjoyment, then for them awaits a painful chastisement.

Bijan Moeinian

Such liars should realize that the pleasures of this world is brief to enjoy and that a sever [everlasting] punishment is waiting for them.

E. Henry Palmer

A little enjoyment - then for them is grievous woe!

Edip-Layth

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

George Sale

They shall have small enjoyment in this world, and in that which is to come they shall suffer a grievous torment.

Hamid S. Aziz

A brief enjoyment for them - then a grievous woe!

Mahmoud Ghali

A little enjoyment and they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

A brief enjoyment (will be theirs); and theirs a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

For them there is some enjoyment, but the punishment is painful.

Muhammad Asad

A brief enjoyment [may be theirs in this world] -but grievous suffering awaits them [in the life to come]!

Mustafa Khattab

˹It is only˺ a brief enjoyment, then they will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

Rashad Khalifa

They enjoy briefly, then suffer painful retribution.

Sahih International

[It is but] a brief enjoyment, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

A brief enjoyment, and they have a painful punishment.

Shabbir Ahmed

A brief enjoyment, but grievous suffering in the long run!

Syed Vickar Ahamed

(When such type of lies are spoken, there) is only a very little worthless profit; But they will have a most painful penalty.

Taqi Usmani

(Let there be) a little enjoyment, and (then) for them there is a painful punishment.

The Monotheist Group

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 117. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 117. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 117. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩