Nahl suresi

Nahl suresi, 118. ayet

Nahl suresi, 118. ayet. وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

ve`ale-lleẕîne hâdû ḥarramnâ mâ ḳaṣaṣnâ `aleyke min ḳabl. vemâ żalemnâhüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

Diyanet İşleri

Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 115–121 · surenin 118. ayeti / 128

Konu Güven içindeki kent meseli; helâl ve haram Nahl 112–119 3

  1. Nahl 115

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Nahl 116

    Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

  3. Nahl 117

    (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

  4. 118

    Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  5. Nahl 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Nahl 120

    Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

  7. Nahl 121

    O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

118. Allah, bizlere ancak pis ve murdar olan şeyleri kendinden bir lütuf olmak üzere ve bizleri her türlü pis ve tiksinti verici şeylerden korumak için haram kılmıştır. Yahudilere gelince Allah, zulümleri dolayısıyla kendilerine bir ceza olmak üzere önceleri kendilerine helâl olan hoş ve temiz şeyleri onlara haram kılmıştır. Nitekim Yüce Allah, En’âm sûresinde bu hususu şöyle dile getirmektedir: “Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Onlara sığır ve koyunun iç yağlarını da haram kıldık. Ancak sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan ya da kemiğe karışanlar hariç. Onları zulümleri yüzünden bununla cezalandırdık. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.” (el-En’âm, 6/146)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sana anlattıklarımızı (Enam Suresi 146. ayette geçtiği gibi) özellikle de Yahudilere haram kılmıştık. Biz bunları haram kılarak onlara bir haksızlık etmedik, fakat onlar cezayı hak edecek günahları işleyerek kendilerine zulmettiler. Azgınlıklarından ötürü onları cezalandırdık ve onlara bir ceza olarak bunları haram kıldık.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَعَلَى ve ala ve
  2. ٱلَّذِينَ ellezine olanlara da
  3. هَادُوا۟ hadu Yahudi kök: هود
  4. حَرَّمْنَا harramna haram kılmıştık kök: حرم
  5. مَا ma
  6. قَصَصْنَا kasasna anlattıklarımızı kök: قصص
  7. عَلَيْكَ aleyke sana
  8. مِن min
  9. قَبْلُ ۖ kablu bundan önce kök: قبل
  10. وَمَا ve ma değildik
  11. ظَلَمْنَـٰهُمْ zelemnahum onlara zulmediyor kök: ظلم
  12. وَلَـٰكِن velakin fakat
  13. كَانُوٓا۟ kanu ediyorlardı kök: كون
  14. أَنفُسَهُمْ enfusehum onlar kendilerine kök: نفس
  15. يَظْلِمُونَ yezlimune zulm kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı…

  • Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların…

  • Aynı kök: هود (30 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş)

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş)

    Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana daha önce anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. dipnot 1 Biz onlara haksızlık etmedik fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dini öğretilerdeki kaynak ve amaç birlikteliğiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Şu‘arâ 26:196; Fussilet 41:43; Şûrâ 42:13; Necm 53:36-37; A‘lâ 87:18-19.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.

Mustafa İslamoğlu

Ve yalnızca Yahudileşen kimselere sana daha önce aktardığımız şeyleri yasaklamıştık; ama onlara zulmeden biz değildik, ne var ki onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.

Muhammed Esed

Ve (yalnız) Yahudi inancına bağlı olanlara sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri yasakladık; çünkü onlara Biz haksızlık yapmadık; tam tersine, onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.

Ahmed Hulusi

Biz daha önce sana hikaye edip anlattığımız şeyleri, Yahudi olanlar üzerine de haram etmiştik. . . Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Özek ve heyeti

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Ali Rıza Safa

Sana anlattıklarımızı, daha önce, Yahudilere de yasaklamıştık. Biz, onlara haksızlık etmedik. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Edip Yüksel

Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yahudilere ise bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık ve onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yehudi olanlara ise bundan evvel sana naklettiklerimizi haram kıldık ve onlara biz zulm etmedik ve lakin kendi kendilerine zulmediyorlardı

Erhan Aktaş

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Gültekin Onan

Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefslerine zulmediyodardı.

Hasan Basri Çantay

Biz sana anlatdığımız şeyleri Yahudilere daha evvel haram kılmışdık. (Bununla) biz onlara zulmetmemişdik. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

İbni Kesir

Sana anlattıklarımızı daha evvel Yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.

Mehmet Alagaş

(111-119) O gün her nefis kendiyle mücadele ede ede gelecektir , Herkese de ne yapmışsa tam olarak ödenecektir, onlara zulmedilmez. Allah bir memleketi size örnek verdi, memnuniyet ve emniyet içindeydiler, her yerden onların erzakları bol bol gelirdi , Allah’ın nimetlerini yok saydılar , Allah ta onlara yaptıklarından dolayı açlık ve korku giysisini tattırdı , onlara kendilerinden bir Resul geldi ve onu yalanladılar, onları azap yakaladı onlar zalim idiler. Allah’ın sizi rızıklandırdıklarının temiz ve helal olanları yiyin. Allah’ın nimetine, eğer ki O’na kulluk ediyorsanız / ibadet ediyor iseniz teşekkür edin, Ölmüş olan, kan, domuz eti ve Allah’tan gayrısına / başkası adına kesilmiş olan hayvan sizlere haram kılınmıştır / yasaklanmıştır, her kim zorda / darda kalırsa eğer saldırmadan ve haddi aşmadan yiyebilirsiniz, Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah’a yalanı iftira etmek için bu helal bu haram şeklinde yalan konuşan dillerinizle vasıflandırma yapmayın, yalanı Allah’a iftira edenler kurtuluşa eremezler , onlara az bir geçim / tüketim ve acıtıcı bir azap vardır. Sana anlattığımız ne varsa, onları önceden Yahudilere de haram ettik, biz onlara zulmetmedik lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , kesinlikle Rabbin cahillikle / bilgisizce kötülük yapanlar sonra da bunun ardından vazgeçenler ve ardından ıslah edenleri Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Süleyman Ateş

Yahudi olanlara da, bundan önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana anlattığımız şeyleri daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Bizim onlara bir yanlışımız olmadı ama onlar, yanlışı kendilerine yapıyorlardı.

Şaban Britch

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Şaban Piriş

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana anlattıklarımızı daha önce, Yahudilere haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

As to the Jews, We forbade them -for their iniquities- the things We have already mentioned to you O Muhammad earlier* We never wronged them but it was they who always wronged themselves.

Abdul Haleem

[Prophet], We forbade the Jews what We told you about. We did not wrong them; they wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

To the Jews We prohibited such things as We have mentioned to thee before: We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves.

Abul A'la Maududi

We have already recounted to you dipnot 1 what We prohibited dipnot 2 to the Jews. In so doing We did not wrong them; it is they who wronged themselves.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to: "And We prohibited all animals with claws to those people who had adopted Judaism." (Surah Al-Anaam, Ayat 146). In this(verse 118) Allah has stated that certain things were made unlawful because of the disobedience of the Jews.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here a question arises. Which of the two Surahs, Al-Anaam or An-Nahl, was first revealed? This is because in (verse 118), a reference has been made to (verse 146 of Al-Anaam). Also in (verse 119 of Al-Anaam): "And why should you not eat that thing over which Allah’s name has been mentioned, when He has already given you a detail of those things that have been declared to be unlawful for you except in case of extremity?" a reference has been made to (verse 115 of An- Nahl).

Aisha Bewley

We forbade the Jews those things We told you about before. We did not wrong them; rather they wronged themselves.

Al-Hilali & Khan

And unto those who are Jews, We have forbidden such things as We have mentioned to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) before [see Verse 6:146]. And We wronged them not, but they used to wrong themselves.

Ali Quli Qarai

We forbade to the Jews what We have recounted to you earlier, and We did not wrong them, but they used to wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

We have already made unlawful to those (also) who judaised, all that We have related to you already. And We did not deal with them unjustly. Rather they wronged themselves.

Arthur John Arberry

And those of Jewry -- We have forbidden them what We related to thee before, and We wronged them not, but they wronged themselves.

Bijan Moeinian

For the Jews, I prohibited what I told you before (VI:It was not the Lord Who imposed hardship (such as the sanctity of the Sabbath) upon them. They are the ones who asked for it.

E. Henry Palmer

For those who are Jews we have forbidden what we have narrated to thee before; we did not wrong them, but it was themselves they wronged.

Edip-Layth

For those who are Jews, We forbade what We narrated to you before. We did not wrong them, but it was themselves they used to wrong.

George Sale

Unto the Jews did We forbid that which we have told thee formerly: And We did them no injury in that respect; but they injured their own souls.

Hamid S. Aziz

For those who are Jews We have forbidden what We have already narrated to you. We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.

Mahmoud Ghali

And for the ones who Judaized, (i. e., adopt Judaism) We have prohibited for them what we narrated to you earlier and in no way did We do them an injustice, but to themselves they were doing injustice.

Marmaduke Pickthall

And unto those who are Jews We have forbidden that which We have already related unto thee. And We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

We have already told you what We have forbidden the Jews. We did not wrong them, they wronged themselves.

Muhammad Asad

And [only] unto those who followed the Jewish faith did We forbid all that We have mentioned to thee ere this; and no wrong did We do to them, but it was they who persistently wronged themselves.

Mustafa Khattab

To the Jews, We have forbidden what We related to you before.[1] We did not wrong them, but it was they who wronged themselves.

Progressive Muslims

And for those who are Jews, We forbade what We narrated to you before. We did not wrong them, but it was themselves they used to wrong.

Rashad Khalifa

For the Jews, we prohibited what we narrated to you previously. It was not us who wronged them; they are the ones who wronged their own souls.

Sahih International

And to those who are Jews We have prohibited that which We related to you before. And We did not wrong them [thereby], but they were wronging themselves.

Sam Gerrans

And to those who hold to Judaism We made unlawful what We related to thee before; and We wronged them not, but they wronged their souls.

Shabbir Ahmed

To the Jews We had prohibited such things as We have mentioned to you before (6:147). We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves (following their religious leadership instead of the Revelation).

Syed Vickar Ahamed

And for the Jews (also), We prohibited such things like what We have told you before: We did not do them any wrong, but they were used to doing wrong to themselves.

Taqi Usmani

For those who are Jews, We had prohibited that which We have already told you; and We did not wrong them, but it was they who used to wrong themselves.

The Monotheist Group

And for those who are Jewish, We forbade what We told to you before. And We did not wrong them, but they were wronging themselves.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩