Nahl suresi

Nahl suresi, 27. ayet

Nahl suresi, 27. ayet. ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

ŝümme yevme-lḳiyâmeti yuḫzîhim veyeḳûlü eyne şürakâiye-lleẕîne küntüm tüşâḳḳûne fîhim. ḳâle-lleẕîne ûtü-l`ilme inne-lḫizye-lyevme vessûe `ale-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 24–30 · surenin 27. ayeti / 128

Konu Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı Nahl 22–34 3

  1. Nahl 24

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman, "Öncekilerin masalları" dediler.

  2. Nahl 25

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.

  3. Nahl 26

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

  4. 27

    Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

  5. Nahl 28

    O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

  6. Nahl 29

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

  7. Nahl 30

    Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere, "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Hayr indirdi" derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–27. ayetler için yazılmıştır.

26 - 27. “Kendilerinden öncekiler de” peygamberlerine “tuzak kurmuşlardı.” Onların getirdikleri gerçeği reddetmek için çeşitli hileli yollara baş vurmuşlardı. Bu tuzaklarının bir parçası olarak da dehşet verici saraylar bina etmişlerdi de “Nihâyet Allah, binalarına temellerinden geldi de” Yani Yüce Allah’ın emri bunlara temellerinden ve esaslarından geldi ve “üstlerindeki tavan başlarına çöktü.” Böylelikle kurdukları binalar, kendisi ile cezalandırıldıkları bir azap oldu. “Azap onlara hiç farkında olmadıkları yerden geldi.” Çünkü onlar, inşa ettikleri binaların kendilerine fayda vereceğini, azaba karşı kendilerini koruyacağını sanıyorlardı. Ama azap, bizzat yaptıkları binaların ve temellerini sağlamlaştırdıkları yapıların içinde başlarına geldi.

u, Yüce Allah’ın, düşmanlarının hile ve tuzaklarını boşa çıkarmasına dair en güzel örneklerden birisidir. Şöyle ki onlar, peygamberleri yalanlamaya koyulunca düşündüler, ölçüp biçtiler. Kendileri için batıldan hareketle başvuracakları ve kendisi vasıtası ile peygamberlerin getirdiklerini reddedecekleri birtakım esaslar ve ilkeler ortaya attılar. Aynı şekilde peygamberlere ve onlara tabi olanlara kötülük yapmak ve onlara zarar vermek için de çeşitli hilelere başvurdular. Sonunda onların hile ve tuzakları aleyhlerine bir vebal oldu. Onların aldıkları tedbirler yıkımlarına sebep oldu. Çünkü onların giriştikleri hile ve tuzaklar, kötü amaçlı idi. “Kötü düzen ise ancak sahiplerini kuşatır.” (Fatır, 35/43) Bu, onların dünyadaki azabıdır. Âhiret azabı ise elbetteki daha rezil edicidir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sonra kıyamet gününde de onları rüsvay edecek” yani bütün insanların gözü önünde onları rezil edecek, Allah’a karşı iftiralarını ve yalanlarını herkesin önünde açıklayacak “ve: Hani nerede uğruna çekiştiğiniz ortaklarım? diyecek.” Yani kendileri için Allah’a ve O’nun tarafında olanlara karşı savaş açıp düşmanlık ettiğiniz ve “Allah’ın ortakları” olduğunu iddia ettiğiniz ortaklar? Onlara bu soru sorulacağı vakit kendi sapıklıklarını itiraf etmekten ve bilerek inat ettiklerini kabul etmekten başka verecek bir cevapları olmayacak, o nedenle de: “Onlar bizi terk edip kayboldular, diyecekler ve kendi aleyhlerine kâfir olduklarına dair şahitlik edeceklerdir.” (el-Araf, 7/37)

“Kendilerine ilim verilenler” yani Rabbanî âlimler de “diyecekler ki: Hiç şüphesiz bugün” yani kıyamet günü “zillet ve azap kâfirlerin üzerinedir.” Bu buyruk, ilim ehlinin üstünlüğüne, onların bu dünyada da şahitlerin ayağa kalkacağı günde de hak ile konuşup doğruyu söyleyeceklerine, söyleyecekleri sözlerin gerek Allah nezdinde, gerek insanlar nezdinde muteber olduğuna bir delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra kıyamet günü Allah Teâlâ azap ederek rezil ve zelil kılar ve onlara şöyle der: "Hani ibadette bana ortak koştuğunuz, peygamberlerime ve Müminlere onlar sebebiyle düşmanlık ettiğiniz (sizin iddia ettiğiniz) ortaklarım nerede?'' Rabbani âlimler ise şöyle derler: “Kıyamet günü rezillik ve azap şüphesiz kâfirler üzerinde vuku bulacaktır.''

Kelimeler

21 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  3. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  4. يُخْزِيهِمْ yuhzihim onları rezil eder kök: خزي
  5. وَيَقُولُ ve yekulu ve derki kök: قول
  6. أَيْنَ eyne hani nerede?
  7. شُرَكَآءِىَ şurakaiye ortaklarım kök: شرك
  8. ٱلَّذِينَ ellezine
  9. كُنتُمْ kuntum ettiğiniz kök: كون
  10. تُشَـٰٓقُّونَ tuşakkune düşmanlık kök: شقق
  11. فِيهِمْ ۚ fihim haklarında
  12. قَالَ kale derler kök: قول
  13. ٱلَّذِينَ ellezine olanlar
  14. أُوتُوا۟ utu verilmiş kök: اتي
  15. ٱلْعِلْمَ l-ilme ilim kök: علم
  16. إِنَّ inne şüphesiz
  17. ٱلْخِزْىَ l-hizye rezillik kök: خزي
  18. ٱلْيَوْمَ l-yevme bugün kök: يوم
  19. وَٱلسُّوٓءَ ve ssu'e ve kötülük kök: سوا
  20. عَلَى ala üzerinedir
  21. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirler kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    "Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur."

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: شقق (28 geçiş)

    Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise…

  • Ortak kavram: Şirk

    Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl…

  • Ortak kavram: Şirk

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra (Allah) kıyamet gününde onları rezil edecek ve şöyle diyecektir: "Kendileri hakkında (müminlere) düşman olduğunuz ortaklarım(!) nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar da "Şüphesiz ki bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir." demiş (olacaklar)dır.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda Kıyamet Günü O, onları rezil edecek ve "Neredeymiş bakalım o uğruna mücadele verdiğiniz 'ortaklarım'(!)?" diye soracak. Bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, "Bugün" diyecekler, "alçaklığın her türü ve kötülüğün daniskası kafirler içindir!

Muhammed Esed

Sonra Kıyamet Günü'nde (Allah), "Hani nerede, o uğruna (doğru yoldan) ayrı düştüğünüz düzmece tanrılarınız!" diyerek onları(n hepsini) rüsvay edecektir. Kendilerine (dünya hayatında) bilgi verilmiş olanlar: "Bugün" diyecekler, "rüsvaylık da, bedbahtlık da hakkı inkar edenler içindir;

Ahmed Hulusi

Sonra kıyamet sürecinde onları rezil - rüsva eder ve der ki: "Nerede onlar yüzünden bana karşı çıkıp düşman kesildiğiniz ortaklarım?". . . Kendilerine ilim verilenler: "Bugün rezil - rüsvalık ve kötülük, hakikat bilgisini inkar edenleredir" dediler.

Ali Bulaç

Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

Ali Özek ve heyeti

Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: «Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?» Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: «Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.»

Ali Rıza Safa

Sonra, Yeniden Yaratılış Günü'nde, onları aşağılayacak ve şöyle diyecek: "Uğrunda düşmanlar kesildiğiniz ortaklarım neredeler?" Kendilerine bilgi verilenler, şöyle derler: "Bugün, aşağılanma ve kötülük, kesinlikle nankörlük edenler içindir!"

Bayraktar Bayraklı

Sonra kıyamet gününde Allah onları rezil eder ve der ki: "Kendileri hakkında müminlere düşman kesildiğiniz, bana isnat ettiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: "Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."

Edip Yüksel

Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve "Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz ‘ortaklarım' nerede" der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: "Bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve, 'Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz 'ortaklarım' nerede,' der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: 'Bu gün rezillik ve kötülük kafirleredir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra kıyamet gününde Allah, onları rezil edecek ve: "Hani, nerede o, kendileri uğrunda ayrılık çıkarıp düşman kesildiğiniz ortaklarım? diyecek. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Gerçekten bugün rüsvaylık ve zillet kafirleredir." derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra Kıyamet günü onları rüsvay edecek ve diyecek: hani nerede o sizin haklarında şikak çıkarıp durduğunuz şeriklerim? Kendilerine ılim verilmiş olanlar dediler ki: hakıkat bütün sefalet-ü zillet bu gün kafirlerin üstünedir.

Erhan Aktaş

Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün Kafirlerin üzerinedir." diyecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim dipnot 1 verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün Kafirlerin dipnot 2 üzerinedir." diyecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani, uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim dipnot 1 verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir." diyecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahye tabi olanlar. İlimden kasıt; bilgi veya bilim değil; gerçek ve kesin bilginin vahiy olduğuna inanmaktır. Yani, vahyin gerçekliğini kavramaktır.

Gültekin Onan

Sonra (Tanrı) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (müminlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

Hasan Basri Çantay

Sonra kıyamet gününde de (Allah) onları rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani sizin, uğurlarında (mü'minlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede"?! Kendilerine ilim verilen (mü'min) ler: "Bu gün, (dediler), hakıykat rüsvaylık, zillet ve azab kafirlerin üstündedir".

İbni Kesir

Sonra da kıyamet gününde onları rezil eder ve der ki: Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede? Kendilerine bilgi verilmiş olanlar derler ki: Doğrusu bugün, rezillik ve zillet kafirleredir.

Mehmet Alagaş

(19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (Müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler derler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük, kâfirlerin üstünedir.”

Süleyman Ateş

Sonra kıyamet günü de, onları rezil eder ve "Hani haklarında (mü'minlere) düşmanlık ettiğiniz ortaklarım nerede?" der. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Bugün rezillik ve kötülük kafirleredir!" derler.

Süleymaniye Vakfı

Sonra kıyamet günü Allah onları rezil edecek ve "Hani nerede o uğrunda bölündüğünüz ortaklarım!" diyecek dipnot 1 . Kendilerine bilgi verilmiş olanlar dipnot 2 şöyle diyecekler: "Bugün bütün rezillik ve kötülükler kafirlerin üstündedir."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Bunlar, hesap günü, her toplumun içinden getirilecek olan şahitlerdir (Nisa 4/41-42, Hud 11/18).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra (mezardan) kalkış günü Allah, onları rezil edecek ve diyecek ki "Uğruna cemaatler oluşturduğunuz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki "Bugün bütün rezillik ve bütün kötülükler o kafirlerin üstündedir."

Şaban Britch

Sonra Allah, kıyamet günü onları rezil edip şöyle der: "Hani haklarında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilen (Alimler): "Bugün, rezillik ve azap kâfirlerin üzerinedir" der.

Şaban Piriş

Sonra, Allah, kıyamet günü onları rezil edip şöyle der: -Nerede benim ortaklarım olduğu konusunda tartıştıklarınız?!" kendilerine ilim verilenler: -Bugün, rezillik ve azap kafirlerin üzerinedir, der.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra kıyamet günü onları rezil edecek ve diyecek: "Kendileri için kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki: "Bugün rezillik ve kötülük, gerçeği inkar edenleredir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And at Judgement they shall be put to shame and be asked about the whereabouts of those whom they once presumed divine and contended in their favour with opposing arguments against Allah's Omnipotence and Authority There and then shall the learned say: "This is the Day when disgrace and torment are laid upon those who presumed upon Providence".

Abdul Haleem

In the end, on the Day of Resurrection, He will shame them, saying, ‘Where are these "partners" of Mine on whose account you opposed [Me]?’ Those given knowledge will say, ‘Shame and misery on the disbelievers today!’

Abdullah Yusuf Ali

Then, on the Day of Judgment, He will cover them with shame, and say: "Where are My 'partners' concerning whom ye used to dispute (with the godly)?" Those endued with knowledge will say: "This Day, indeed, are the Unbelievers covered with shame and misery,-

Abul A'la Maududi

And again, on the Day of Resurrection, He will bring them to disgrace, and say: "Tell Me, now, where are those to whom you ascribed a share in My Divinity, and for whose sake you disputed (with the upholders of the Truth)?" Those dipnot 1 who were endowed with knowledge (in the world) will say: "Surely today humiliation and misery shall be the lot of the unbelievers";

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    There is a gap between this answer and the preceding question which has been left for the reader to fill. When Allah will ask: Now where are My partners, there will be dead silence in the plain where the entire mankind shall have to gather on the occasion of Resurrection. The disbelievers and the mushriks will be dumb founded for they will be at a loss to find an answer to this. Then those who had been given knowledge will make the assertion, "Indeed, disgrace, this day, and evil are upon the disbelievers."

Aisha Bewley

Then on the Day of Rising He will disgrace them, and say, ‘Where are My partner gods for whose sake you became so hostile?’ Those given knowledge will say, ‘Today there is disgrace and evil for the kafirun. ’

Al-Hilali & Khan

Then, on the Day of Resurrection, He will disgrace them and will say: "Where are My (so called) partners concerning whom you used to disagree and dispute (with the believers, by defying and disobeying Allâh)?" Those who have been given the knowledge (about the Torment of Allâh for the disbelievers) will say: "Verily! Disgrace and misery this Day are upon the disbelievers.

Ali Quli Qarai

Then He will disgrace them on the Day of Resurrection, and say, ‘Where are My partners for whose sake you used to defy [Allah]?’ Those who were given knowledge will say, ‘Indeed today disgrace and distress pursue the faithless. ’

Amatul Rahman Omar

(That is not all, ) then on the Day of Resurrection He will disgrace them and will say, `Where are My (so called) partners (associated with Me by you), for whose sake you used to oppose (My Prophets and the believers in truth). ' At that time those who have been given the knowledge would say, `Surely, this day disgrace and calamity shall be the lot of the disbelievers.'

Arthur John Arberry

Then on the Day of Resurrection He will degrade them, saying, 'Where are My associates concerning which you made a breach together?' Those that were given the knowledge will say, 'Degradation today and evil are on the unbelievers,

Bijan Moeinian

God, on the Day of Resurrection will disgrace them and ask: "Where are those partners of Mine that you had invented for Me?" Those who were blessed with knowledge will say: “This is the Day that shame and misery will catch up with the disbelievers. ”

E. Henry Palmer

Then on the resurrection day He will put them to shame, and say, 'Where are your associates whom ye divided into parties about?' Those to whom knowledge is brought will say, 'Verily, disgrace today, and evil are upon the misbelievers!'

Edip-Layth

Then, on the day of Resurrection He will humiliate them, and say, "Where are My partners whom you used to dispute regarding them?" Those who have received the knowledge said, "The humiliation today and misery is upon the ingrates."

George Sale

Also on the day of resurrection He will cover them with shame; and will say, where are my companions, concerning whom ye disputed? Those unto whom knowledge shall have been given, shall answer, this day shall shame and misery fall upon the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Then on the Day of Resurrection He will put them to shame, and say, "Where are My associates about whom you were divided into parties?" Those endowed with knowledge will say, "Verily, to-day disgrace, and evil cover the disbelievers,

Mahmoud Ghali

Thereafter, on the Day of the Resurrection He will disgrace them and He will say, "Where are My associates concerning which you used to oppose (the believers)?" The ones that were brought (the) knowledge will say, "Surely disgrace today and the odious (reward) will be on the disbelievers. "

Marmaduke Pickthall

Then on the Day of Resurrection He will disgrace them and will say: Where are My partners, for whose sake ye opposed (My guidance)? Those who have been given knowledge will say: Disgrace this day and evil are upon the disbelievers,

Mohamed Ahmed - Samira

On the Day of Resurrection He will disgrace them and ask: "Where are My compeers for whom you contended?" Those endowed with knowledge will say: "Shame and evil surely are for unbelievers today. "

Muhammad Asad

And then, on Resurrection Day, He will cover them [all] with ignominy, and will say: "Where, now, are those beings to whom you ascribed a share in My divinity, [and] for whose sake you cut yourselves off [from My guidance]?" [Whereupon] those who [in their lifetime] were endowed with knowledge will say: "Verily, ignominy and misery [have fallen] this day upon those who have been denying the truth-

Mustafa Khattab

Then on the Day of Judgment He will humiliate them and say, "Where are My ˹so-called˺ associate-gods for whose sake you used to oppose ˹the believers˺?" Those gifted with knowledge will say, “Surely disgrace and misery today are upon the disbelievers.”

Progressive Muslims

Then, on the Day of Resurrection He will humiliate them, and Say: "Where are My partners whom you used to dispute regarding them" Those who have received the knowledge said: "The humiliation today and misery is upon the rejecters. "

Rashad Khalifa

Then, on the Day of Resurrection, He will disgrace them and ask, "Where are My partners that you had set up beside Me, and had opposed Me for their sake?" Those blessed with knowledge will say, "Today, the shame and misery have befallen the disbelievers."

Sahih International

Then on the Day of Resurrection He will disgrace them and say, "Where are My 'partners' for whom you used to oppose [the believers]?" Those who were given knowledge will say, "Indeed disgrace, this Day, and evil are upon the disbelievers" -

Sam Gerrans

Then on the Day of Resurrection will He disgrace them, and say: “Where are My partners for whom you were hostile?” Those given knowledge will say: “Disgrace this day, and evil, are upon the false claimers of guidance:

Shabbir Ahmed

On the Resurrection Day He will cover them with shame and say, "Where are My 'partners' for whose sake you opposed My Guidance?" Men and women blessed with knowledge will say, " This Day, indeed, are the rejecters covered with shame and misery. "

Syed Vickar Ahamed

Then, on the Day of Judgment (the Resurrection), He (Allah) will cover them with shame, and say: "Where are My 'partners' about whom you used to argue (with the believers)?" Those blessed with knowledge will say: "Truly, this Day, the disbelievers are covered with shame and misery—

Taqi Usmani

Then, on the Day of Judgment, He will put them to disgrace and will say, "Where are My partners for whose sake you used to quarrel (with the believers)?" Those endowed with knowledge will say, “Today, the disgrace and the evil (chastisement) has to befall the unbelievers,

The Monotheist Group

Then, on the Day of Resurrection He will humiliate them, and say: "Where are My partners regarding whom you used to dispute?" Those who have received the knowledge said: "The humiliation today and the misery are upon the rejecters."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩