Diyanet İşleri
'Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?'
Nûh suresi
Nûh suresi, 16. ayet. وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًا
vece`ale-lḳamera fîhinne nûrav vece`ale-şşemse sirâcâ.
'Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?'
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller Nûh 5–20 3
'Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?'
'Halbuki, O, sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır.'
'Görmediniz mi, Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?'
'Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?'
'Allah, sizi (babanız Adem'i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)'
'Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.'
(19-20) 'Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 15–16. ayetler için yazılmıştır.
15. Yine Allah, insanların yaratılmasından daha büyük olan göklerin yaratılışını da dirilişe delil göstererek şöyle buyurmaktadır: “Görmez misiniz ki Allah yedi göğü nasıl kat kat/uyum içinde” her bir semâyı diğerinin üstünde “yaratmış?”
16. “Orada ayı” yeryüzündeki insanlar için “bir nur kılmış, güneşi de bir kandil yapmıştır.” Bu buyrukta bu cisimlerin yaratılışlarının azametine, Allah’ın rahmetine, ihsanının genişliğine delil olan güneş ve ayın pek çok menfaatlerine dikkat çekilmektedir. O halde pek büyük ve pek merhametli olan yaratıcının ta’zim edilmesi ve sevilmesi hakkıdır. O’ndan korkmak ve rahmetini ummak gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onların arasında, dünya semasında dünya ahalisine ışığının geldiği Ay'ı yarattı ve Güneş'i de bir ışık kaynağı kıldı.
Aynı kök: سرج (4 geçiş) · Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
Aynı kök: سرج (4 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
(45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil…
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…
Aynı kök: سرج (4 geçiş)
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…
Aynı kök: قمر (27 geçiş) · Aynı kök: شمس (33 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.
Aynı kök: شمس (33 geçiş)
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir kandil yapmıştır.
Yine ayı etkili bir ışık (yansıtıcı) kıldığını, güneşi de (ışık kaynağı) tarifsiz bir lamba yaptığını?
ve onların içine ay'ı (yansıyan) bir ışık olarak yerleştirmiş ve güneşi (ışık saçan) bir lamba yapmıştır?
"Onların içinde Ay'ı bir nur kıldı ve Güneş'i de ışık - enerji kaynağı kıldı. "
"Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır."
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir kandil kılmıştır.
"Onların içine ayı bir aydınlık yapmış; güneşi de bir ışık kaynağı yapmıştır!"
-"Allah'ın yedi göğü birbiri ile nasıl uyumlu yarattığını görmüyor musunuz? Ayı, bunlar içinde bir nur yaptı ve güneşi bir kandil haline getirdi."
Ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
Ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.
Ayı içlerinde bir ışık, güneşi de bir lamba yapmıştır.
Kameri kılmış içlerinde bir nur, güneşi de kılmış bir lamba
"Ve Ay'ı onların içinde bir nur, Güneş'i de kandil yaptı."
"Ve Ay'ı onların içinde bir nur, Güneş'i de kandil yaptı."
"Ve Ay'ı onların içinde bir nur, Güneş'i de kandil yaptı."
"Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır."
"onların içinde ayı bir nuur yapmış, güneşi de bir kandil (olarak) asmışdır".
Aralarında aya aydınlık vermiş, güneşi bir kandil kılmıştır.
(5-20) Dedi ki, Rabbim kavmimi gece ve gündüz çağırdım / davet ettim, benim çağrım onların sadece kaçmalarını / firarlarını artırdı, onları, bağışlanmaları için ne zaman davet ettimse parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar elbiselerini üzerlerine geçirdiler, ısrar ettiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça / âşikâre de davet ettim, onlara sonrasında ilan ederek te, onlara sırlayarak / gizlice de davet ettim ve dedim ki Rabbinizden bağışlanma dileyin kesinlikle o çok bağışlayandır. Size gökten ölçül ü yağmur indiriyor. Sizi mallar ve oğullarla takviye ediyor. Sizin için bahçeler yapıyor, sizin için nehirler yapıyor. Size ne oluyor da Allah’a bir ağırbaşlılık / vakar talep etmiyorsunuz. O sizi çeşitli tavırlarda / aşamalarda yarattı, Görmüyorlar mı ki Allah yedi semayı tabaka halinde yarattı , onların içinde ki ayı nur olarak yaptı , güneşi bir ışık kaynağı yaptı, arzda sizin için bitkiler bitirdi, Oradan / dünyadan, tekrar iade edileceksiniz ve çıkarılırken de oradan çıkarılacaksınız, Allah arzı sizin için yaygı / sergi yapmıştır, onda ilerleyebilmeniz için de geniş ve açık yollar yapmıştır.
Onların içinde Ay’a bir ışık vermiş, Güneş'i de bir kandil yapmıştır.
'Ve Ayı bunların içinde nur yaptı. Güneşi de bir lamba yaptı.'
Onların içinde Ay'ı ışık yansıtıcısı, Güneş'i de ışık kaynağı yapmıştır dipnot 1 .
Onların içinde Ay'ı bir ışık, Güneş'i de bir ışık kaynağı yaptı.
Onların arasında Ay’a bir nur kılmış, Güneş’i de kandil yapmıştır.
Onların arasında Ay'a bir nur vermiş, Güneş'i de kandil yapmıştır.
"Ve Ay'ı, bunlar içinde bir nur yaptı ve Güneş'i bir kandil haline getirdi."
"How in all amid them stood the moon - the satellite of the earth dispensing light to dispel the darkness of the night, and He made the sun candescent and a body giving natural light "
placed the moon as a light in them and the sun as a lamp,
"'And made the moon a light in their midst, and made the sun as a (Glorious) Lamp?
and has placed the moon in them as a light, and the sun as a radiant lamp?
and placed the moon as a light in them and made the sun a blazing lamp?
And has made the moon a light therein, and made the sun a lamp?
and has made therein the moon for a light, and the sun for a lamp?
`And He has set the moon in their midst for light and the sun He has made as a glorious lamp.
and set the moon therein for a light and the sun for a lamp?
How do you dare to rebel against the One who created the sun which sends out the light and the moon which reflects the light.
and has set the moon therein for a light, and set the sun for a lamp?
"He made the moon to illuminate in them, and He made the sun to be a lit flame?"
and hath placed the moon therein for a light, and hath appointed the sun for a taper?
"'And made the moon therein a light, and made the sun a lamp?
And He has made the moon therein for a light, and He has made the sun for a luminary?
And hath made the moon a light therein, and made the sun a lamp?
And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
and has set up within them the moon as a light [reflected] and set up the sun as a [radiant] lamp?
placing the moon within them as a ˹reflected˺ light, and the sun as a ˹radiant˺ lamp?
"And He made the moon to illuminate in them, and He made the sun to be a lit flame"
He designed the moon therein to be a light, and placed the sun to be a lamp.
And made the moon therein a [reflected] light and made the sun a burning lamp?
And made the moon therein a light and made the sun a torch?
And made the moon a light therein, and made the sun a radiant lamp.
" ‘And made the moon a light in the middle, and made the sun as a (glorious) lamp,
and has made the moon a light therein, and made the sun a lamp?
"And He made the moon to illuminate in them, and He made the sun to be a lamp?"