Nûh suresi

Nûh suresi, 24. ayet

Nûh suresi, 24. ayet. وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا

veḳad eḍallû keŝîrâ. velâ tezidi-żżâlimîne illâ ḍalâlâ.

Diyanet İşleri

"Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûh 21–27 · surenin 24. ayeti / 28
  1. Nûh 21

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  2. Nûh 22

    "Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular."

  3. Nûh 23

    "Şöyle dediler: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd'i, Süva'ı, Yeğus'u, Ye'uk'u ve Nesr'i hiç bırakmayın."

  4. 24

    "Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır."

  5. Nûh 25

    Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

  6. Nûh 26

    Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"

  7. Nûh 27

    "Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve kafir kimseler yetiştirirler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–24. ayetler için yazılmıştır.

21. “Nûh” Rabbine şikâyetle “dedi ki: Rabbim…” Benim onlara söylediğim bunca sözlerin, öğütlerin ve hatırlatmaların onlara hiçbir faydası olmadı. Aksine “bunlar bana” kendilerine emrettiğim bütün hususlarda “isyan ettiler de malları ve çocukları sadece zararlarını artıracak olan kimselere uydular.” Yani onlar, kendilerine samimiyetle öğüt veren, hayrı gösteren rasûle karşı geldiler. Diğer taraftan ileri gelen ve eşraf kabul edilenlere uydular. Halbuki bunların malları ve çocukları kendilerinin ziyanlarından başka bir şeylerini artırmayacaktır. Yani onların, kendilerini helâke götürmekten ve kurtuluştan mahrum etmekten başka bir faydaları yoktur. Peki ya onlara uyup itaat edenlerin hali nice olur!

22. “Onlar da çok büyük” hakka karşı inatlaşma hususunda oldukça ileri ve pek büyük “tuzaklar kurdular.”

23. “Ve” kavimlerini şirke çağırarak ve onlara bunu süslü göstererek “dediler ki: Sakın ilahlarınızı bırakmayın” Böylece onları izlemekte oldukları şirk yoluna taassupla ve sımsıkı sarılmaya, önceki atalarının izlediği yolu bırakmamaya çağırdılar. Daha sonra bu ilâhlarını isim isim zikredip şöyle dediler: “Sakın Ved, Suvâ’, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr’i terk etmeyin.” Bunlar, salih birtakım insanların isimleri idi. Bunlar öldükten sonra şeytan, kavimlerine onların suretlerini yapmalarını vesvese verip güzel gösterdi. Böylece kanaatlerine göre bunları gördükleri vakit itaat için daha çok gayrete geleceklerdi.

Aradan uzun zaman geçti ve bu işi yapanların dışında başkaları gelince şeytan, bunlara da şunu söyledi: Sizden öncekiler bunlara ibadet ediyorlar, bunları vesile/aracı ediniyorlardı. Bunların vesilesiyle yağmura kavuşuyorlardı. Bunun üzerine onlar da bunlara ibadet ettiler. İşte bundan dolayı onların ileri gelen elebaşları, kendilerine uyan kimselere bu putlara ibadetten vazgeçmemelerini emrettiler.

24. “Gerçekten onlar” yani büyük kabul edilenler ve liderler, yaptıkları çağrılarla insanlardan “birçok kimseyi saptırdılar.”

“O halde Sen de bu zalimlerin sapıklığından başka bir şeylerini artırma!” Eğer onların sapmaları, benim kendilerini hakka davetim esnasında olsaydı bunun bir anlamı olabilirdi. Fakat onlar, sırf liderlerinin davetleri ile sapmakta ve bununla da ancak sapıklıkları artmaktadır. Yani artık onların kurtuluşlarına ve düzelmelerine imkân kalmamıştır. Bundan dolayı Yüce Allah, onların dünya ve âhiretteki azap ve cezalarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar bu putlarıyla birçok insanı yoldan çıkardılar. -Ey Rabbim!- "Sen de kâfirlikte ve günahlarda ısrar ederek kendilerine zulmeden kimselerin haktan sapmışlığını artır."

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَدْ ve kad ve andolsun
  2. أَضَلُّوا۟ edellu yoldan çıkardılar kök: ضلل
  3. كَثِيرًۭا ۖ kesiran çoklarını kök: كثر
  4. وَلَا ve la ve
  5. تَزِدِ tezidi sen (de) artırma kök: زيد
  6. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine o zalimlere kök: ظلم
  7. إِلَّا illa başka bir şey
  8. ضَلَـٰلًۭا delalen şaşkınlıktan kök: ضلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    "Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helakini…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: "Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!" (demişti).

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu böylece onlar bir çoklarını yoldan çıkardılar; Sen de (Allah'ım) bu zalimleri hedeflerinden daha fazla saptır!"

Muhammed Esed

Onlar böylece çoğu kimseyi saptırdılar, o halde, Sen bu zalimlere yalnızca (özlem duydukları şeylerden) uzaklaşmalarını emret!"

Ahmed Hulusi

"Böylece (bunlar) pek çok kimseyi saptırdılar. . . O halde sen de o zalimlerin sapkınlığını artır!"

Ali Bulaç

"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."

Ali Özek ve heyeti

(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını arttır!

Ali Rıza Safa

"Onlar, çoğunu saptırdılar. Haksızlık yapanların sapkınlıklarından başka bir şeyini artırma!"

Bayraktar Bayraklı

Nuh şöyle dedi: "Bunlar birçoklarını saptırdılar. Sen de bu zalimlerin sadece şaşkınlıklarını arttır!"

Edip Yüksel

"Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Çok kişiyi saptırdılar. Öyleyse, sen de zalimlerin şaşkınlığını arttır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çoklarını şaşırttılar. Sen de zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve çoğunu şaşırttılar, sen de zalimleri artırma ancak şaşkınlıkca artır

Erhan Aktaş

"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Pek çoğunu saptırdılar. Sen de bu zalimlerin şaşkınlıklarından başka bir şeylerini artırma!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Pek çoğunu saptırdılar. "Sen de bu zalimlerin kayıplarından başka bir şeylerini artırma!"

Gültekin Onan

"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma."

Hasan Basri Çantay

"Hakıykaten onlar birçoklarını başdan çıkardılar. Sen (ey Rabbim) o zaalimlerin şaşkınlığından başka şeylerini artırma".

İbni Kesir

Böylece bir çoğunu saptırdılar. Zalimlere sapıklıktan başka bir şeyi artırma.

Mehmet Alagaş

(21-28) Nuh dedi ki Rabbim, onlar bana isyan ettiler ve mal ve çocuğun sadece hasarını artırdığı kişiye tabi oldular, büyükçe bir tuzak planı kurdular, Sakın ilahlarınızı terk etmeyin / bırakmayın dediler “vedden” putunu bırakmayın dediler “suvea”yı bırakmayın dediler “yauus”u ve “yeuuk”u bırakmayın dediler ve de “nesran”ı bırakmayın, çoğunluğu kesin olarak saptı, zalimlerin sapmaları artar / ziyadeleşir, yanlışları nedeniyle boğuldular ve ateşe atıldılar, Allah’tan başka yardım eden bulamadılar. Nuh, Rabbim, kafirlerden yeryüzünde herhangi birisini dahi bırakma dedi, sen onları bırakır isen kullarını kesinlikle saptırırlar, sadece ve sadece ahlaksız/ fâcir ve kâfir evlat doğururlar, Rabbim beni ve iman edenleri bağışla, kafirlerinse tükenişlerini artır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Birçoklarını saptırdılar. Sen de o zalimlerin sapıklıklarından başka bir şeylerini artırma.

Süleyman Ateş

"(Böylece) Onlar, çok kimseyi yoldan çıkardılar. Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma."

Süleymaniye Vakfı

Onlar, gerçekten (insanların) çoğunu saptırdılar. (Rabbim!) Sen de yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapkınlıklarını artır dipnot 1 !"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar birçoklarını saptırdılar. Rabbim! Bu yanlışlar içindeki bu kimselerin sadece sapıklıklarını arttır."

Şaban Britch

Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlere sapıklıktan başkasını arttırma.

Şaban Piriş

Ve birçoklarını yoldan saptırdılar. Zalimlere kayıptan başka bir şey artırma.

Yaşar Nuri Öztürk

"Çoklarını saptırdılar. Sen de o zalimler için şaşkınlıktan başka bir şeyi artırma."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And with such idols they misled so many"; "therefore, I beseech You Allah to lead the wicked so astray that they sink deeper and deeper into error".

Abdul Haleem

They have led many astray. Lord, bring nothing but destruction down on the evildoers!’

Abdullah Yusuf Ali

"They have already misled many; and grant Thou no increase to the wrong-doers but in straying (from their mark)."

Abul A'la Maududi

They have misled many. So do not enable these evildoers to increase in anything except straying (from the Right Way)." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As we have explained in the introduction to this Surah, the Prophet Noah (peace be upon him) did not invoke this curse out of impatience but he invoked it when, after doing full justice to the preaching of his mission for many centuries, he became totally despaired of any success with his people. Similar were the conditions under which the Prophet Moses (peace be upon him) had also cursed Pharaoh and his people, thus: Lord, destroy their wealth and harden their hearts in a manner so that they do not believe until they see the painful torment. And Allah, in response, had said: The prayer of you both has been granted(Surah Younus, Ayats 88-89). Like the Prophet Moses (peace be upon him), the Prophet Noah’s (peace be upon him) curse was also in complete conformity with divine will. Thus, in Surah Houd, it has been said: And it was revealed to Noah (peace be upon him): No more of your people will believe in you now than those who have already believed. So, do not grieve at their misdeeds. (verse 36).

Aisha Bewley

They have misguided many people. Do not increase the wrongdoers in anything but misguidance!’

Al-Hilali & Khan

"And indeed they have led many astray. And (O Allâh): ‘Grant no increase to the Zâlimûn (polytheists, wrong-doers, and disbelievers) save error.’"

Ali Quli Qarai

and already they have led many astray. Do not increase the wrongdoers in anything but error.’

Amatul Rahman Omar

(Thereupon the Prophet prayed, `(Lord!) and indeed they have led many people astray, and add to the disappointment of these wrongdoers. '

Arthur John Arberry

And they have led many astray. Increase Thou not the evildoers save in error!'

Bijan Moeinian

Their chiefs have misled many. My Lord, I beg you deprive them of your blessings and do not give them nothing but misery.

E. Henry Palmer

and they led astray many. "' And thou (Mohammed) wilt only increase the unjust in their error -

Edip-Layth

They have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.

George Sale

And they seduced many; -- for thou shalt only increase error in the wicked: --

Hamid S. Aziz

"And indeed they have led astray many, and do not increase the unjust in aught but error.

Mahmoud Ghali

And they have already led many into error. And increase You Allah), the unjust ones in nothing except error!"

Marmaduke Pickthall

And they have led many astray, and Thou increasest the wrong-doers in naught save error.

Mohamed Ahmed - Samira

And they misled many. So do not give the evil-doers increase but in error.

Muhammad Asad

"And so they have led many a one astray: hence, ordain Thou that these evildoers stray but farther and farther away [from all that they may desire]!"

Mustafa Khattab

Those ˹elite˺ have already led many astray. So ˹O Lord˺, only allow the wrongdoers to stray farther away."

Progressive Muslims

And they have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.

Rashad Khalifa

"They misled many. Therefore, let the wicked plunge deeper into loss."

Sahih International

And already they have misled many. And, [my Lord], do not increase the wrongdoers except in error."

Sam Gerrans

“And they have led many astray. And increase Thou not the wrongdoers save in error!”

Shabbir Ahmed

And they have thus led a great many people astray (and divided them). And Your Laws let go more and more astray those who displace Truth with falsehood."

Syed Vickar Ahamed

"And indeed, they have already misled many; And (Allah,) You grant no increase to the wrongdoers but in wandering (aimlessly in their goal). "

Taqi Usmani

And they have led many astray. And (O my Lord,) let not the wrongdoers progress in anything but deviation from the right path."

The Monotheist Group

And they have misguided many, but We only increase the wicked in misguidance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûh suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩