Diyanet İşleri
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Fâtiha suresi
Fâtiha suresi, 7. ayet. صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ
ṣirâṭa-lleẕîne en`amte `aleyhim gayri-lmagḍûbi `aleyhim vele-ḍḍâllîn.
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Doğru yola iletilme duası Fâtiha 6–7 3
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. “Kendilerine nimet verdiğin kimselerin” yani peygamberlerin, sıddıkların, şehidlerin ve salihlerin “yoluna”. “Gazaba uğrayanların” yani yahudiler ve benzeri kimseler gibi hakkı bildiği halde terk edenlerin “ve sapıtanların” hıristiyanlar ve benzerleri gibi bilgisizlikleri ve sapıklıkları dolayısıyla hakkı terk edenlerin yoluna “değil.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler gibi hidayet nimetini bahşettiğin kullarının yoluna (ilet). Bunlar ne güzel arkadaştır. Yahudiler gibi hakkı bildiği halde ona tabi olmayıp gazaba uğrayanların ve Hristiyanlar gibi hakkı ve doğru yolu aramayı ihmal edip, haktan ve o yolda ilerlemekten sapanların yoluna değil.
Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
(2-3) Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir…
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu…
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: غضب (24 geçiş)
Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar.…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(6, 7) Bizi doğru yola, nimet verdiklerinin dipnot 1 yoluna ulaştır; gazaba uğratılmışların ve sapkınların yoluna değil. dipnot 2
Nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil!
Nimet bahşettiklerinin yoluna; gazab(ın)a uğrayanların ve sapkınlarınkine değil!
Ki o, in'amda bulunduklarının (nefslerinin hakikati olan Allah Esma'sına iman edip, ondaki kuvvelerin farkındalığını yaşayanların) yoluna. . . Gazabına uğrayanların (alemlerin ve nefsinin hakikatini göremeyip benlikleriyle kayıtlananların) Ve (Hakikatten - Vahid-ül AHAD üs Samed olan Allah ismiyle işaret edilen, anlayışından) saparak şirk koşanların yoluna değil.
Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil.
Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!
"Nimet verdiklerinin yoluna... Öfkeye uğrayanların ve sapkınların değil!"
gazaba uğramışların ve sapıkların yoluna değil!
Gazaba uğrayanların ve sapmışların değil; kendilerine iyilikte bulunduğun kimselerin yoluna...
Gazaba uğrayanların ve sapmışların değil; kendilerine iyilikte bulunduğun kimselerin yoluna...
O kendilerine nimet verdiğin mesutların yoluna! Ne o gazap olunanların ne de sapkınların!
O kendilerine in'am ettiğin mes'utların yoluna. Ne o gadap olunanların ne de sapgınların
Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.
Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.
Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.
(6-7) Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapmışların değil.
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil.
Nimete erdirdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerinkine değil.
(5-7) Bizi düzgün yola / istikameti, yönü doğru olan yola sok / hidayet et. O yol ki , üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur . Üzerlerine gazap edilenlerin / hışıma uğrayanların ve ne yapacağını bilemeyenlerin / delalettekilerin yolu değildir.
Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil.
ni'met verdiğin kimselerin yoluna. Kendilerine gazabedilmiş olanların ve sapmışların yoluna değil. (ya Rabbi)!
Nimet verdiğin kimselerin dipnot 1 yoluna; öfkeni hak etmemiş dipnot 2 ve sapıtmamış dipnot 3 olanların yoluna!(Amin) dipnot 4
Mutluluk verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğramamış ve sapıtmamış olanların yoluna. (Amin) dipnot 1
Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil.
(6-7) Bizi doğru yola, nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil..
Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığa saplanmamışların yoluna...
The path where those You guided were covered and protected by Your gracious wing, not the path of those who came within the measure of Your wrath, nor the path of those lost in a maze.
the path of those You have blessed, those who incur no anger and who have not gone astray.
The way of those on whom Thou hast bestowed Thy Grace, those whose (portion) is not wrath, and who go not astray.
The way of those whom You have favoured dipnot 1 , who did not incur Your wrath, who are not astray dipnot 2 .
the Path of those You have blessed, not of those with anger on them, nor of the misguided.
The Way of those on whom You have bestowed Your Grace[1] , not (the way) of those who earned Your Anger [2] (i.e. those who knew the Truth, but did not follow it) nor of those who went astray (i.e. those who did not follow the Truth out of ignorance and error). [3], [4]
the path of those whom You have blessed —such as have not incurred Your wrath, nor are astray.
The path of those on whom You have bestowed (Your) blessings, those who have not incurred (Your) displeasure, and those who have not gone astray.
the path of those whom Thou hast blessed, not of those against whom Thou art wrathful, nor of those who are astray.
The path paved by those who received your blessings and not the ones who (deserved) your anger and lost (forever) in darkness.
the path of those Thou art gracious to; not of those Thou art wroth with; nor of those who err.
the way of those whom you blessed; not of those who received anger, nor of the strayers.
in the way of those to whom Thou hast been gracious; not of those against whom Thou art incensed, nor of those who go astray.
Not of those who earn Thy wrath; nor of those who go astray.
The Path of the ones whom You have favored, other than that of the ones against whom You are angered, and not (that of) the erring. (It is customary to say "amîn" "amen" at the end of this Surah).
The path of those whom Thou hast favoured; Not the (path) of those who earn Thine anger nor of those who go astray.
The path of those You have blessed, Not of those who have earned Your anger, nor those who have gone astray.
The way of those upon whom Thou hast bestowed Thy blessings, not of those who have been condemned [by Thee], nor of those who go astray!
the Path of those You have blessed—not those You are displeased with, or those who are astray.[1]
The path of those whom You have blessed, not those who have incurred the wrath, nor the misguided.
the path of those whom You blessed; not of those who have deserved wrath, nor of the strayers.
The path of those upon whom You have bestowed favor, not of those who have evoked [Your] anger or of those who are astray.
The path of those whom Thou hast favoured; not of those who incur wrath, nor of those who go astray.
This has always been the Way of those whom You rewarded. And not the path of those who had to face Your Requital (for blind following and arrogance), and not the path of those who faltered and deviated from the Straight Path.
The Path of those on whom You have bestowed Your Mercy, those whose (share) is not anger, against whom You have sent (Your) wrath, and (those) who do not become lost, nor the erring (ones).
the path of those on whom You have bestowed Your Grace, not of those who have incurred Your wrath, nor of those who have gone astray.
The path of those You have blessed, not of those who have incurred the wrath, nor the misguided.