Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.
1-5. O dönemde Pers/İran ve Rum/Bizans imparatorlukları, yeryüzünün en güçlü devletleri idiler. Bu iki devlet arasında birbirine denk güçlere sahip devletler arasında görülegelen türden savaşlar ve çarpışmalar cereyan ediyordu. Persliler ateşe ibadet eden müşriklerdi. Bizanslılar ise Kitab ehli olup kendilerini Tevrat’a ve İncil’e bağlı kabul ediyorlardı. Yani Perslere göre müslümanlara daha yakın idiler. O bakımdan Müslümanlar, onların Perslere galip gelip üstünlük sağlamalarını istiyorlardı. Müşrikler ise Perslerle şirkte ortak oluşları sebebi ile Perslerin Bizanslılara galip gelmelerini istiyorlardı.
Persliler, Bizanslılara üstünlük sağlayıp onların ülkelerini tamamen kuşatmayan ancak sınırlarını küçülten türden bir galibiyet elde ettiler. Bundan dolayı Mekke müşrikleri sevindi, müslümanlar da üzüldü. Yüce Allah onlara Rumların, Perslere yakın bir zaman zarfında galip geleceklerini haber verip bir vaatte bulundu. Bu ise “üç ila dokuz yıl içerisinde” gerçekleşecekti. Yani on yılı aşmayan, üç yıldan da az olmayan dokuz yahut sekiz ya da bu civarda bir süre sonra olacaktı.
Bununla birlikte İranlıların Bizanslılara galip gelmeleri de daha sonra Bizanslıların onlara galip gelmeleri de ve diğer her bir şey de Allah’ın dilemesi ve kudreti ile olur. Bundan dolayı Yüce Allah: “Önünde de sonunda da emir Allah’ındır” buyurmaktadır. Yani galip gelmek ve zafer kazanmak, sırf sebeplerin varlığına bağlı bir şey değildir. Bu konuda Allah’ın kaza ve kaderinin etkisi de kaçınılmazdır.
“O gün” yani Bizanslıların İranlılara galip gelerek onları bastıracakları gün “mü’minler de sevineceklerdir, Allah’ın yardımı ile. O, dilediğine yardım eder.” Yani her iki taraf da kâfir olmakla birlikte Bizanslıların İranlılara galip gelmeleri mü’minleri sevindirecektir. Çünkü kimi kötülük, kimisinden daha ehvendir. Aynı günde müşrikler de üzülecek ve kederleneceklerdir.
“O” bütün mahlukatı emri altına alan, mutlak güce sahip “Azizdir.”: “Mülkü dilediğine verir, dilediğinden de mülkü alır. Dilediğini aziz eder, dilediğini de zelil eder.” (Âli İmran, 3/26)
O mü’min kullarına karşı da çok merhametli olan “Rahîmdir.” Zira onlara kendilerini zafere ulaştıracak ve bahtiyar kılacak türden hesaba katılmayacak nice sebepleri hazırlamıştır.