Diyanet İşleri
Denizler kaynatıldığı zaman,
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 6. ayet. وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ
veiẕe-lbiḥâru süccirat.
Denizler kaynatıldığı zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyamet sahneleri Tekvîr 1–14 3
Dağlar, yürütüldüğü zaman,
Gebe develer salıverildiği zaman.
Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman,
Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman.
(8-9) Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–14. ayetler için yazılmıştır.
1. Yani bu dehşet verici haller meydana geldiğinde, insanlar birbirinden ayırt edilecek, herkes âhireti için önden neler gönderdiğini, hayır ve şer türünden neleri hazırlamış olduğunu bilmiş olacaktır. Çünkü Kıyamet gününde güneş sarılıp dürülerek tortop edilecek, ayın ışığı söndürülecek ve her ikisi de cehenneme atılacaktır.
2. “Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman;” başkalaştığı ve yörüngelerinden çıkıp saçıldığı zaman;
3. “Dağlar yürütüldüğü zaman” önce akıp giden kum tanelerinden oluşmuş kum yığınlarına dönüşür, sonra atılmış yün gibi olur, sonra da saçılmış toz zerreleri haline gelir ve böylece yerlerinden ayrılıp kaybolur.
4. “Doğumu yakın/yeni yavrulu develer başıboş bırakıldığı zaman;” Yani o gün insanların başına, her zaman için önem verdikleri, dikkat ve titizlikle baktıkları en değerli mallarını kendilerine unutturacak işler gelir de o malların hiçbiriyle ilgilenmezler. “ٱلۡعِشَارُ (meâlde: doğumu yakın/yeni yavrulu)”, yavruları arkalarından giden dişi develer demek olup bunlar o dönemde Arapların en değerli malları idi. Pek değerli olan her bir mal da bu kabildendir.
5. “Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman;” Yüce Allah’ın birinden diğerinin hakkını kısas yolu ile almak, böylece kullarına adaletinin kemâlini göstermek için Kıyamet gününde hayvanlar da toplanacaklardır. Öyle ki boynuzsuz koyunun lehine boynuzlu koyundan kısas alanacak, sonra da onlara: Toprak olun, denilecek.
6. Büyüklüklerine rağmen “denizler” alev alev yanan bir ateş haline gelsin diye “tutuşturulduğu zaman;”
7. “Nefisler eşleştirildiği” her bir amel sahibi, kendisine benzer ameli bulunanlarla bir araya getirildiği “zaman”. İyiler iyilerle, kötüler kötülerle eşleştirilir, mü’minler hurilerle, kâfirler de şeytanlarla eşleştirilip bir araya getirilir.
Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Kâfirler de cehenneme zümre zümre sürülecek” (ez-Zumer, 39/71); “Rablerinden korkup sakınanlar da cennete zümre zümre götürülecek” (ez-Zumer, 39/73); Toplayın zulmedenleri ve onlara eş olanları...” (es-Sâffât, 37/22)
8-9. “Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna” karanlık cahiliye döneminde fakirlik korkusu dışında herhangi bir sebep olmaksızın diri diri toprağa gömülen kız çocuklarına “hangi suçtan dolayı öldürüldüğü sorulduğu zaman;” Bilindiği gibi onun hiçbir suçu, günahı yoktur; ancak bu ifade, onu öldürene bir azar ve kınama anlamını taşır.
10. Amelde bulunanların yaptıkları hayır ve şerleri ihtiva eden “amel defterleri serildiği” ve sahiplerine dağıtıldığı “zaman” ki kimisi defterini sağ tarafından, kimisi de sol tarafından yahut arka tarafından alacaktır.
11. “Gök sıyrıldığı” yerinden sökülüp kaldırıldığı “zaman;” Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve o gün gökyüzü bulutla yarılacak...” (el-Furkân, 25/25); “Gökleri kitapların dürülmesi gibi düreceğimiz gün...” (el-Enbiyâ, 241/104); “Halbuki Kıyamet günü yeryüzü bütünü ile O’nun avucundadır. Gökler ise O’nun sağ eli ile dürülmüş olacaktır.” (ez-Zümer, 39/67)
12. “Cehennem alevlendirildiği” harlandığı ve öncesinde görülmedik bir şekilde daha da alev aldığı “zaman;”
13-14. “Cennet de” takvâ sahiplerine “yaklaştırıldığı zaman; herkes ne amel hazırladığını bilmiş olacaktır.” Yani dünyada iken işlemiş olduğu bütün amellerini bilmiş olacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlar işlediklerini önlerinde hazır bulacaklardır.” (el-Kehf, 18/49)
Kıyamet gününün bu vasıfları dolayısı ile kalpler gerçekten dehşete kapılır. Bundan dolayı sıkıntılar alabildiğine artar, insan iliklerine kadar titrer, korku her yanını kaplar. Bu, olgun akıl sahiplerini o gün için hazırlığa teşvik eder, kınanmasını gerektirecek her bir husustan uzak durmalarını sağlar. Bundan dolayı seleften biri şöyle demiştir: “Her kim gözü ile görüncesine Kıyameti yaşamak istiyor ise Tekvir suresi üzerinde dikkatle düşünsün.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Denizler tutuşturulup bir ateşe döndüğü zaman,
Aynı kök: سجر (3 geçiş) · Aynı kök: بحر (42 geçiş)
(1-7) Tur'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz…
Aynı kök: سجر (3 geçiş)
(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.
Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Denizler kaynatıldığında (Son Saat gerçekleşmiş olacaktır).
denizler fokur fokur kaynatıldığında,
ve denizler kaynadığında,
Denizler kaynadığında (şartlanma yollu edinilmiş bilgiler açığa çıkan gerçekler karşısında tutuşup kaynadığında),
Denizler, tutuşturulduğu zaman,
Denizler kaynatıldığında,
Denizler kaynatıldığında.
Denizler kaynayıp kabardığında,
Denizler kaynatıldığı zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman,
denizler ateşlendiğinde,
Ve denizler ateşlendiği vakıt
Denizler kaynatıldığı zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman,
Denizler tutuşturulduğu zaman,
Denizler ateşlendiği zaman,
Denizler kaynatıldığı zaman;
(1-14) Güneş dürülerek söndüğü nde, yıldızlar sönerek döküldüğünde, dağlar seyir halinde / yürütüldüğü vakitte, değerli mallar evcil hayvanlar bırakıldığında / terkedildiğinde, vahşi hayvanlar biraraya geldiklerinde, denizler kaynatılarak kabardığında, nefisler / nefesliler / soluklular tekrar zevceleştirildiğinde / eşleştirildiğinde, diri diri gömülen kıza hangi kusurundan / hatasından dolayı öldürüldüğü sorulduğunda , a mel defterleri / sayfalar neşredildiğinde / yayımlandığında, gök yeni halinde sıyrılarak açıldığında, cehennem kızgınlaştırıldığında, cennet yaklaştığında, her nefis / herkes hazırladığında ne var bilir.
Denizler tutuşturulduğu zaman.
Denizler kaynatıldığı zaman,
denizler doldurulduğunda, dipnot 1
Denizler doldurulunca dipnot 1 ,
Denizler kaynatıldığı zaman.
Denizler kaynatıldığı/ fışkırtıldığı zaman..
Denizler kaynatıldığında,
The seas boil and become inundated,
when the seas boil over,
When the oceans boil over with a swell;
when the seas shall be set boiling, dipnot 1
when the oceans surge into each other,
And when the seas become as blazing Fire or overflow.
when the seas are set afire,
And when the rivers will be drained away,
when the seas shall be set boiling,
When the seas boil [due to the intense heat created by the explosion of sun].
And when the seas shall surge up,
When the seas are made to boil.
and when the seas shall boil;
And when the seas swell and boil,
And when the seas will be seething,
And when the seas rise,
When the oceans surge and swell,
and when the seas boil over,
and when the seas are set on fire,[1]
And when the seas are made to boil.
The oceans are set aflame.
And when the seas are filled with flame
And when the seas are made to overflow,
And when the seas bustle with ships.
When the oceans boil over with a swell;
and when the seas will be flared up,
And when the seas are made to boil.