Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 94. ayet

Âl-i İmrân suresi, 94. ayet. فَمَنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

femeni-fterâ `ale-llâhi-lkeẕibe mim ba`di ẕâlike feülâike hümu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 91–97 · surenin 94. ayeti / 200
  1. Âl-i İmrân 91

    Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

  2. Âl-i İmrân 92

    Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

  3. Âl-i İmrân 93

    Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."

  4. 94

    Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

  5. Âl-i İmrân 95

    De ki: "Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

  6. Âl-i İmrân 96

    Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Ka'be'dir.

  7. Âl-i İmrân 97

    Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.)

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 93–94. ayetler için yazılmıştır.

93-94. Yahudilerin İsa ile Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in peygamberliğine dil uzattığı hususlardan birisi de, onların neshin batıl olduğunu iddia etmeleri ve bir peygamberin kendisinden önceki peygambere muhalif bir hüküm getirmesinin imkânsız olduğunu söylemeleridir. Yüce Allah ise onları, bildikleri bir hususu hatırlatarak yalanlamaktadır. Şöyle ki onlar, Tevrat’ın inişinden önce bütün yiyeceklerin İsrailoğullarına helâl olduklarını biliyorlardı. Bunlardan ancak İsrail diye bilinen Yakub aleyhisselam’ın yakalandığı bir hastalıktan ötürü kendisine yasak kıldığı cüz’i bazı şeyler müstesna idi. Diğer taraftan Tevrat da önceden helâl olan pek çok şeyi nesh edip bunların haram olduklarını belirten birçok hüküm ihtiva etmektedir.

Şimdi eğer onlar bu hususu inkâr edecek olurlarsa kendilerine: “Eğer siz doğru söylüyorsanız Tevrat’ı getirin de onu okuyun.” de! Yani sizler neshin olmadığı, yeniden bir takım şeylerin helâl veya haram kılınmadığı iddiasında doğru söylüyorsanız haydi Tevrat’ı getirin ve okuyun. Bir kimsenin dillendirip kabul ettiği ve reddetmediği bir hususu ona karşı delil getirmek, delil getirmenin en ileri derecelerinden birisidir. Eğer bu kimse bu durumda hakka boyun eğerse, yapması gerekeni yerine getirmiş olur. Şâyet bu açıklamadan sonra kabul etmeyip hakka boyun eğmezse, o kimsenin artık yalan söylediği, itiraz ettiği, zulme yöneldiği ve izlediği yolun batıl olduğu açıkça ortaya çıkmış olur ki, yahudilerin yaptığı da işte budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunlar yüce Allah'ın haram kılması ile değil, Yakup -aleyhisselam-'ın kendi nefsine haram kılmasıyla haram olan şeylerdir. Bu hususta deliller apaçık ortaya konulduktan sonra Allah adına yalan uyduranlar, bütün bu apaçık delillerden sonra hakkı terk edip, kendi nefislerine zulmeden kimseler olmuşlardır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَمَنِ femeni artık kim
  2. ٱفْتَرَىٰ ftera uydurursa kök: فري
  3. عَلَى ala hakkında
  4. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  5. ٱلْكَذِبَ l-kezibe bir yalan kök: كذب
  6. مِنۢ min
  7. بَعْدِ bea'di sonra da kök: بعد
  8. ذَٰلِكَ zalike bundan
  9. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  10. هُمُ humu onlar
  11. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimlerdir kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bundan sonra kim Allah'a yalan söylerse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Mustafa İslamoğlu

Ve her kim bundan böyle Allah'a iftira atarsa, işte kendilerine zulmedenler onlardır.

Muhammed Esed

Ve artık bundan sonra kim Allah hakkında yalan uydurursa işte onlar zalimlerdir!

Ahmed Hulusi

Bundan sonra kim Allah üzerine yalan iftira ederse, işte onlar zalimlerdir.

Ali Bulaç

Artık bundan sonra kim Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Artık bundan sonra her kim Allah'a karşı yalan uydurursa, işte bunlar, zalimlerin ta kendisidirler.

Ali Rıza Safa

Bundan sonra, Allah hakkında yalanlar söyleyerek kim iftira ederse; kendilerine yazık edenler, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Artık bundan sonra her kim Allah hakkında yalan uydurursa işte onlar zalimlerdir.

Edip Yüksel

Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Artık kim yalanları ALLAH'a yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık bundan sonra Allah adına o yalanı kim uydurmuşsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Demek ondan sonra Allah namına o yalanı kim uydurmuşsa artık onlar, o zalimlerdir

Erhan Aktaş

Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Gültekin Onan

Artık bundan sonra kim Tanrı'ya karşı yalan uydurup iftira düzerse, işte onlar, zalim olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Artık kim bundan (ya'ni Tevratı getirib okudukdan) sonra Allaha karşı yalan uydurursa işte onlar zaalimlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Bundan sonra artık kim Allah'a karşı yalan isnad ederse; işte onlar zalimlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(93-94) Tevrat indirilmeden önce Yakub’un / İsrail’in kendisine haram ettikleri (İsrail peygamber sadece kendine haram etmiş) hariç her türlü yiyecek Yakup oğullarına / İsrail oğullarına helal idi. De ki eğer doğru sözlü iseniz getirin Tevrat’ı ve okuyun. (Bu dediğimiz doğru çıkacak, Tevrat’ta haram edilmiş yiyecek yok, göreceksiniz) Her kim bundan sonra Allah’a yalan bir şeyi iftira ederse işte onlar zalimlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık bundan sonra Allah’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Artık bundan sonra da kim Allah'a yalan uydurursa, işte onlar zalimlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tevrat'ı okuduktan sonra kendi yalanlarını Allah'a mal edenler yanlış yaparlar dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah Teala şöyle buyurur: De ki "Rabbim sadece şunları haram etti. İster açık, ister gizli yapılsın, her türlü fuhuş, (bu kitapta anlatılan) günahlar, haksız saldırı, Allah'ın, hakkında hiçbir belge indirmediği şeyi ona eş koşmanız, Allah hakkında bilmediğinizi söylemeniz." (Araf 7/33)

Şaban Britch

Bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, onlar zalimlerin ta kendileridir

Şaban Piriş

(93-94) Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in kendine haram kıldıklarının dışında, İsrail oğullarına her yiyecek helal idi. "Eğer doğru söyleyenler iseniz Tevrat'ı getirip okuyun!" de. Bundan sonra kim Allah adına yalan uydurursa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık bundan sonra kim yalan düzüp Allah'a iftira ederse böyleleri zalimlerin ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Henceforth, he who relates to Allah falsehood and intentionally asserts what is false shall be seen as those who are wrongful in actions.

Abdul Haleem

Those who persist in making up lies and attributing them to God after this are the wrongdoers.’

Abdullah Yusuf Ali

If any, after this, invent a lie and attribute it to Allah, they are indeed unjust wrong-doers.

Abul A'la Maududi

Those who falsely fix lies upon Allah despite this are the wrong-doers.

Aisha Bewley

So any who, after this, invent a lie against Allah are indeed wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

Then after that, whosoever shall invent a lie against Allâh, ... such shall indeed be the Zâlimûn (disbelievers).

Ali Quli Qarai

So whoever fabricates a lie against Allah after that —it is they who are the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Now, whoso forges a lie against Allâh after that, it is they who are the unjust.

Arthur John Arberry

Whoso forges falsehood against God after that, those are the evildoers.

Bijan Moeinian

Now those who fabricate something [in support of their argument], and say that it is the word of God, they are indeed the most unjust [to their own soul. ]

E. Henry Palmer

But whoso forges against God a lie, after that, they are the unjust.

Edip-Layth

Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.

George Sale

Whoever therefore contriveth a lie against God after this, they will be evil doers.

Hamid S. Aziz

But whoever invents against Allah a lie, after that, they are, indeed, the wrong-doers.

Mahmoud Ghali

So whoever fabricates lies against Allah even after that, then those are they (who are) the unjust.

Marmaduke Pickthall

And whoever shall invent a falsehood after that concerning Allah, such will be wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

And anyone who fabricates lies about God even after this, is wicked indeed.

Muhammad Asad

And all who henceforth invent lies about God - it is they, they who are evildoers!

Mustafa Khattab

Then whoever still fabricates lies about Allah, they will be the ˹true˺ wrongdoers.

Progressive Muslims

Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.

Rashad Khalifa

Those who fabricate false prohibitions after this, and attribute them to GOD, are truly wicked.

Sahih International

And whoever invents about Allah untruth after that - then those are [truly] the wrongdoers.

Sam Gerrans

And whoso invents a lie about God after that, it is they who are the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Those who invent a falsehood after that, concerning Allah, will be wrong-doers.

Syed Vickar Ahamed

Then after that, if any (people) invent a lie, and say it is from Allah, they are indeed unjust wrongdoers.

Taqi Usmani

Then those who forge the lie against Allah, after all this,- they are the transgressors.

The Monotheist Group

Whoever invents lies about God after this, these are the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩