Nisâ suresi

Nisâ suresi, 50. ayet

Nisâ suresi, 50. ayet. ٱنظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ وَكَفَىٰ بِهِۦٓ إِثْمًا مُّبِينًا

ünżur keyfe yefterûne `ale-llâhi-lkeẕib. vekefâ bihî iŝmem mübînâ.

Diyanet İşleri

Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 47–53 · surenin 50. ayeti / 176

Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3

  1. Nisâ 47

    Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

  2. Nisâ 48

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

  3. Nisâ 49

    Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

  4. 50

    Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

  5. Nisâ 51

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

  6. Nisâ 52

    Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.

  7. Nisâ 53

    Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. Yani kendilerini temize çıkartmak sureti ile Allah'a iftira ediyorlar. Çünkü bu davranış Allah’a karşı yapılan iftiraların en büyüklerindendir. Zira onların kendilerini temize çıkartmalarının muhtevasında Yüce Allah’ın üzerinde bulundukları yolu hak kabul ettiğine, mü’min ve müslümanların izledikleri yolun da batıl olduğuna dair Allah adına haber vermeleri söz konusudur. Bu ise en büyük yalandır, hakkı batıl, batılı da hak gösterip gerçekleri tersyüz etmektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Apaçık bir günah olarak bu yeter” Yani en ileri derecedeki cezayı ve can yakıcı azabı gerektirici açık ve aşikar bir günah olarak bu yeterlidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Kendilerini överek Allah'a karşı nasıl da yalanlar uydurduklarına bir bak! Oysa bu, onların sapıklığını apaçık ortaya koyan bir günah olarak yeterlidir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱنظُرْ unzur bak kök: نظر
  2. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  3. يَفْتَرُونَ yefterune uyduruyorlar kök: فري
  4. عَلَى ala karşı
  5. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  6. ٱلْكَذِبَ ۖ l-kezibe yalan kök: كذب
  7. وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter kök: كفي
  8. بِهِۦٓ bihi bu (onlara)
  9. إِثْمًۭا ismen bir günah olarak kök: اثم
  10. مُّبِينًا mubinen apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durdukları şeyler (uydurma ilahları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi?

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O,…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: فري (60 geçiş)

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bak, nasıl da Allah'a yalan uyduruyorlar! Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her iftira, büyük günahtır. Ancak en büyük iftira, Yüce Allah'a yapılandır ve bu çok büyük bir günahtır. Bu konuda benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:94; En‘âm 6:21, 93, 144, 157; A‘râf 7:37; Yûnus 10:17; Hûd 11:18; Kehf 18:15; ‘Ankebût 29:68; Zümer 39:32; Saff 61:7.

Mustafa İslamoğlu

Bak, kendi uydurduklarını nasıl da Allah'a atıyorlar? (Onların pek de temiz olmadıklarına) bu aşikar günah yeter.

Muhammed Esed

Bak, kendi uydurduklarını nasıl da Allaha isnat ediyorlar? Bundan daha açık bir günah olamaz.

Ahmed Hulusi

Bak nasıl yalanla Allah'a iftira ediyorlar! Bundan daha açık suç olmaz!

Ali Bulaç

Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Ali Özek ve heyeti

Bak, (kendilerini temize çıkaran yahudiler) nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!

Ali Rıza Safa

Allah hakkında yalanlar söyleyerek, nasıl iftira ediyorlar bak? Apaçık bir suç olarak bu yeter.

Bayraktar Bayraklı

Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; iğrenç bir günah olarak bu onlara yeter!

Edip Yüksel

Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bak, nasıl da yalan yere ALLAH'a iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bak, Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar! Bu apaçık bir günah olarak yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bak Allaha karşı nasıl yalan uyduruyorlar, açık günah da bu yeter

Erhan Aktaş

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. dipnot 1 Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "5:18. Allah'ın oğulları, sevgilileriyiz; 2:80. Cehennem sayılı gün bize dokunacak, 2:111. Yahudi ve Nesara'dan /Hıristiyanlardan başkası Cennet'e giremeyecek." diyerek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. dipnot 1 Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "5:18. Allah'ın oğulları, sevgilileriyiz; 2:80. Cehennem sayılı gün bize dokunacak; 2:111. Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e giremeyecek." diyerek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. dipnot 1 Apaçık bir günah olarak bu yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "5/Maide, 18: Allah'ın oğulları, sevgilileriyiz; 2/Bakara, 80: Cehennem sayılı gün bize dokunacak; 2/Bakara, 111: Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e giremeyecek." diyerek.

Gültekin Onan

Tanrı'ya karşı nasıl yalan uyduruyorlar, bir bak. Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Hasan Basri Çantay

Bak, Allaha karşı nasıl olmadık yalan düzüyorlar? Bu, apaçık bir günah olmak bakımından, (onlara) yeter.

İbni Kesir

Bir bak; Allah'a karşı nasıl yalan uyduruyorlar? Apaçık bir günah olarak bu, yeter.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’a karşı nasıl da yalan uydurduklarına bir bak! Bu, apaçık bir günah olarak onlara yeter.

Süleyman Ateş

Bak nasıl Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Baksana, kendi yalanlarını nasıl da Allah'a mal ediyorlar! Açık bir günah olarak bu onlara yeter.

Şaban Britch

Allah’a karşı nasıl yalan uydurduklarına bak! Bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Şaban Piriş

Allah'a karşı nasıl yalan uydurduklarına bak, bu, apaçık bir günah olarak yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir bak, nasıl yalan düzüp iftira ediyorlar Allah'a! Açık günah olarak bu yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Look how they forge lies against Allah and criminally relate to Him falsehood which is enough to be sin personified.

Abdul Haleem

See how they invent lies about God, this in itself is a flagrant sin!

Abdullah Yusuf Ali

Behold! how they invent a lie against Allah! but that by itself is a manifest sin!

Abul A'la Maududi

See how they forge lies about Allah! This in itself is a manifest sin.

Aisha Bewley

Look how they invent lies against Allah. That suffices as an outright felony.

Al-Hilali & Khan

Look, how they invent a lie against Allâh, and enough is that as a manifest sin.

Ali Quli Qarai

Look, how they fabricate lies against Allah! That suffices for a flagrant sin.

Amatul Rahman Omar

Behold! how they forge lies against Allâh, and sufficient is that as a very flagrant sin (to prove their sinfulness).

Arthur John Arberry

Consider how they forge falsehood against God; and that suffices for a manifest sin;

Bijan Moeinian

See how they fabricate lies about God (by saying that they are chosen and blessed by God). This sine is enough to show what kind of sinners they are.

E. Henry Palmer

Behold, how they devise against God a lie, and that is manifest sin enough.

Edip-Layth

See how they invent upon God the lies; is that not enough as a clear sin?

George Sale

Behold, how they imagine a lie against God; and therein is iniquity sufficiently manifest.

Hamid S. Aziz

Behold, how they devise lies against Allah, and that is manifest sin enough.

Mahmoud Ghali

Look how they fabricate lies against Allah, and that suffices for an evident vice.

Marmaduke Pickthall

See, how they invent lies about Allah! That of itself is flagrant sin.

Mohamed Ahmed - Samira

See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.

Muhammad Asad

Behold how they attribute their own lying inventions to God - than which there is no sin more obvious.

Mustafa Khattab

See how they fabricate lies against Allah—this alone is a blatant sin.

Progressive Muslims

See how they invent upon God the lies; is that not enough as a clear sin

Rashad Khalifa

Note how they fabricate lies about GOD; what a gross offense this is!

Sahih International

Look how they invent about Allah untruth, and sufficient is that as a manifest sin.

Sam Gerrans

See thou how they invent lies about God; and it suffices as an obvious sin.

Shabbir Ahmed

See, how the claimants to spiritual purity deceive people by inventing lies against Allah. That is sufficient to flagrantly drag them down in humanity.

Syed Vickar Ahamed

Look! How they invent a lie against Allah! But that by itself is clearly a sin!

Taqi Usmani

See how they fabricate a lie against Allah, and it is enough to be an open sin.

The Monotheist Group

See how they invent lies about God! And that is enough as a clear sin.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩