Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 24. ayet

Âl-i İmrân suresi, 24. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا۟ لَن تَمَسَّنَا ٱلنَّارُ إِلَّآ أَيَّامًا مَّعْدُودَٰتٍ وَغَرَّهُمْ فِى دِينِهِم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

ẕâlike biennehüm ḳâlû len temessene-nnâru illâ eyyâmem ma`dûdât. vegarrahüm fî dînihim mâ kânû yefterûn.

Diyanet İşleri

Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 21–27 · surenin 24. ayeti / 200

Konu Kitaptan pay verilenler; mülkün sahibi; dost edinme Âl-i İmrân 21–32 3

  1. Âl-i İmrân 21

    Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.

  2. Âl-i İmrân 22

    Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.

  3. Âl-i İmrân 23

    Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

  4. 24

    Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.

  5. Âl-i İmrân 25

    Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, halleri nice olacaktır.

  6. Âl-i İmrân 26

    De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin."

  7. Âl-i İmrân 27

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 23–25. ayetler için yazılmıştır.

23. Yani sen şu “kendilerine kitaptan bir pay verilenlere” bakmaz ve yaptıklarına hayret etmez misin? “Aralarında hüküm vermesi için” Allah’ın daha önceki rasûllerine indirdiklerini tasdik eden “Allah’ın kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup yüz çevirip gerisin geri gidiyor” hakka uymayıp sırt çeviriyor. Bununla sanki şöyle denmektedir: “Onları bu şekilde yüz çevirmeye iten nedir? Hâlbuki ona herkesten çok onların tabi olmaları gerekir ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirdiklerinin gerçek olduğunu bütün insanlar arasında en çok onlar bilmektedirler.” Âyet-i kerime buna dair iki sebebi söz konusu etmektedir:

24. Bunların birincisi: Kendilerinin kurtulacaklarına dair batıl şahitlikleri, kendilerini bu konuda güven altında hissetmeleri, ateşin kendi bozuk hevalarına göre belirledikleri sayılı birkaç gün dışında kendilerine dokunmayacağını ileri sürmeleridir. Sanki mülkün tedbir ve takdiri onların elindeymiş gibi! Zira onlar: “Yahudi ve hıristiyan olandan başkası asla cennete giremez” (el-Bakara, 2/111) demişlerdir. Bilindiği gibi bunlar, dinen de aklen de batıl ve geçersiz temenniler, boş kuruntulardır.

İkinci sebeb ise Allah’ın âyetlerini yalanlayıp Allah’a iftirada bulunduklarından şeytan kötü amellerini kendilerine süslü ve güzel gösterdi ve onlar da buna aldandılar. Yaptıklarının hak olduğu zannına kapıldılar. Bu ise onların haktan yüz çevirişlerinin bir cezasıdır.

25. Peki, böylelerinin hali ne olacak? Allah Kıyamet gününde onları bir araya toplayıp herkese amellerinin karşılıklarını eksiksiz verdiğinde, Allah’ın adaleti de kulları arasında uygulanacağında, işte o vakit onların karşı karşıya kalacakları ceza ile kaybedecekleri hayır ve mükâfaatları takdir etmeye imkân olmayacaktır. Bunun sebebi de onların kendi elleri ile kazandıklarıdır. Yoksa “Rabbin kullara zulmedici değildir.” (Fussilet, 41/46)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu, haktan yüz çevirmek ve vazgeçmektir. Çünkü onlar ateşin, kıyamet günü onlara sayılı günlerin dışında dokunmayacağını ve sonra cennete gireceklerini iddia etmişlerdir. Yalanlar ve batıl şeyler ile uydura geldikleri bu zanları onları aldattı. Allah'a ve dinine karşı cüretkâr davrandılar.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu (hareketleri)
  2. بِأَنَّهُمْ biennehum onların
  3. قَالُوا۟ kalu demelerindendir kök: قول
  4. لَن len
  5. تَمَسَّنَا temessena bize dokunmayacak kök: مسس
  6. ٱلنَّارُ n-naru ateş kök: نور
  7. إِلَّآ illa başka
  8. أَيَّامًۭا eyyamen birkaç günden kök: يوم
  9. مَّعْدُودَٰتٍۢ ۖ mea'dudatin sayılı kök: عدد
  10. وَغَرَّهُمْ ve garrahum ve onları yanıltmıştır kök: غرر
  11. فِى fi
  12. دِينِهِم dinihim dinlerinde kök: دين
  13. مَّا ma şeyler
  14. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  15. يَفْتَرُونَ yefterune uyduruyor kök: فري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve…

  • Aynı kök: غرر (27 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu,…

  • Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Gerekçeleri ise), onların "Sadece sayılı günlerde bize ateş dokunacaktır." demeleriydi. dipnot 1 Uydurdukları şeyler, dinleri hakkında kendilerini aldatmıştı.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Bakara 2:80. Kur'an'da cehennemden çıkışın olmadığına dair mesaj verilen ayetlerdeki [hâlidîne fîhâ ebedâ] ifadeleri de bunun bir delilidir.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu, onların "Ateş bize bir kaç günden fazla dokunmayacak" demeleri yüzündendir. Zira uydurmayı gelenek edindikleri şeyler onları inançlarından saptırmıştır.

Muhammed Esed

Çünkü onlar, "Ateş bize birkaç günden fazla dokunmayacak" diye iddia ederler: böylece, uydurdukları batıl inançlar, onların (zamanla) itikatlarına ihanet etmelerine yol açmıştır.

Ahmed Hulusi

Bu onların "Sayılı günlerin dışında ateş bize dokunmayacak" diye düşünmelerinden ileri gelir. Uydurdukları gerçek dışı kabulleri dinlerine ihanettir.

Ali Bulaç

Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür.

Ali Özek ve heyeti

Onların bu tutumları: "Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır" demeleri ve uydurmuş oldukları bu şeyin dinleri hususunda kendilerini aldatmasıdır.

Ali Rıza Safa

"Sayılı birkaç gün dışında, ateş bize asla dokunmaz!" dedikleri için böyle yapıyorlar. Bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Onların bu tutumları, "Bize ateş, sadece sayılı günlerde dokunacaktır" demelerinin bir sonucudur. Dinlerinde uydurdukları yalanlar onları yanıltmıştır.

Edip Yüksel

Çünkü onlar, "Cehennem sayılı bir kaç günün dışında bize dokunmayacak" dediler. Uydurdukları şeyler onları dinlerinde böylece yanıltmıştır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Uydurma Hadisleri Kuran'a ortak koşanlar ilginçtir ki Yahudilerin bu iddiasını aynen tekrarlamışlardır. * Bak 2:80-82.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çünkü onlar, 'Cehennem sayılı bir kaç günün dışında bize dokunmayacak,' dediler. Uydurdukları şeyler onları dinlerinde böylece yanıltmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onlar: "Sadece sayılı bir kaç gün dışında asla bize ateş dokunmaz." demekte ve uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun sebebi: Çünkü onlar "sayılı günlerden başka bize asla ateş dokunmaz" demekte ve uydura geldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadır

Erhan Aktaş

Bu dönekliklerinin nedeni, onların: "Ateş bize sayılı birkaç günün dışında dokunmayacak." şeklindeki inançlarıdır. Uydurup dinlerine yakıştırdıkları bu tür şeyler onları yanıltmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu dönekliklerinin nedeni, onların: "Ateş bize sayılı birkaç günün dışında dokunmayacak." şeklindeki inançlarıdır. Uydurup dinlerine yakıştırdıkları bu tür şeyler onları yanıltmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu dönekliklerinin nedeni, onların: "Ateş bize sayılı birkaç günün dışında dokunmayacak." şeklindeki inançlarıdır. Uydurup dinlerine yakıştırdıkları bu tür şeyler onları yanıltmaktadır.

Gültekin Onan

Bu, onların: "Ateş bize sayılı günler dışında kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onların bu iftiraları, dinleri konusunda kendilerini yanılgıya düşürmüştür.

Hasan Basri Çantay

Bunun sebebi şudur: Onlar "Sayılı günlerden başka bize asla ateş dokunmayacak" dediler. Onların uydurdukları bu şey, dinleri hususunda da (kendilerini) aldatmışdır.

İbni Kesir

Bu, onların: Sayılı günlerden başka bize, asla ateş dokunmayacak, demeleri yüzündendir. Ve uydurageldikleri şeyler, dinlerinde kendilerini aldatmıştır.

Mehmet Alagaş

(23-25) Kitaptan pay verilenleri görmedin mi? Allah’ın kitabın ı, aralarında hüküm vermesi için çağrılıyorlar, sonradan da onlardan bir bölüm bundan yüz çeviriyor, onlar dönektirler . (Önce kitabın vereceği hükme tamam de sonra döneklik et!) İşte bu, onların, ateş bize sayılı gün dokunacak demelerinden ötürüdür, iftira ettikleri bu konudan dolayı dinlerinde yanıldılar / aldandılar, onları hakkında şüphe olmayan günde topladığımızda nasıl olacaklar? Herkesin kazandığı tamı tamına ödenir / vefalı davranılır. Onlara zulmedilmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, (haktan yüz çeviriş) onların: "Sayılı günlerden başka bize, asla ateş dokunmayacak" demeleri yüzündendir. Ve uydura geldikleri yalanlar, dinlerinde kendilerini aldatmıştır.

Süleyman Ateş

Bu hareketleri, onların: "Bize, ateş sayılı birkaç günden başka dokunmayacak." demelerinden ileri gelmektedir. Uydurdukları şeyler, onları dinlerinde yanıltmıştır...

Süleymaniye Vakfı

Bunun sebebi, "O ateş bize, sayılı günler dışında asla dokunmayacak!" diyor olmalarıdır. dipnot 1 Uydurdukları yalanlar, dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu iddia, Yahudilere aittir (Bakara 2/80). Onların 'Sözlü Tevrat' dedikleri Talmud'a göre "Kötülerin Cehennemdeki yargısı 12 ayda son bulur. Bu süre içerisinde günahlarının bedeli ödenmiş olur." [TB, Shabbat 33b]. İslam ulemasından bazıları, bu konuda Yahudileri geride bırakmayı başarmışlardır. Nebimizin, Muaz b. Cebel'e şöyle dediği iddia edilir: "Kim kalbiyle tasdik ederek Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın resulü olduğuna şehadet ederse Allah ona cehennemi haram kılar." (Buhari, İlim, 49) Allah Teala bunun doğru olmadığını bildirmektedir (Bakara 2/80-82). Çünkü günahı sevabından fazla olan cehenneme girecek, cezasını çektikten sonra çıkacaktır (A'raf 7/9, 46-47; Meryem 19/72)
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun sebebi şöyle demeleridir: "O ateş bizi yaksa yaksa birkaç gün yakar!" Dinleri konusunda uydurdukları şeyler, kendilerini yanıltmaktadır.

Şaban Britch

Bu, (haktan yüz çeviriş) onların: Ateş, bize sayılı günlerin dışında dokunmayacaktır, demeleri yüzündendir. Uydura geldikleri yalanlar onları dinlerinden saptırdı.

Şaban Piriş

Bu, onların: -Ateş, bize sayılı günlerin dışında dokunmayacaktır, demeleri yüzündendir. Uydura geldikleri yalanlar onları dinlerinden saptırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun sebebi onların, "Ateş bize sayılı birkaç gün dışında asla dokunmayacaktır" demeleridir. Uydurmuş oldukları yalanlar, dinlerinde kendilerini aldatmaktadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They imagine falsely and then exclaim: "Fire will not touch us but for a certain number of days. " They attribute this forgery to their religion, and consequently deceived their own mind's eyes.

Abdul Haleem

‘The Fire will only touch us for a limited number of days.’ The lies they have invented have led them astray in their own religion.

Abdullah Yusuf Ali

This because they say: "The Fire shall not touch us but for a few numbered days": For their forgeries deceive them as to their own religion.

Abul A'la Maududi

This is because they say: 'The fire of Hell shall not touch us except for a limited number of days.' dipnot 1 The false beliefs which they have forged have deluded them in their faith.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These people considered themselves to be God's favourites and cherished the illusion that, regardless of what they did, they were bound to enter Paradise. They took the view that since they were believers, were descended from pious people, followed noble Prophets, and were disciples and admirers of holy men, Hell would not dare touch them. They also thought that even if they were thrown into Hell they would remain there for a few days only, to be purged of the impurity of the sins which had afflicted them, and would then be sent straight to Paradise. Such notions had made them so bold that even when they committed the most atrocious crimes and the most mortal of sins, and brazenly deviated from Truth and rectitude, their hearts remained utterly unmoved by the fear of God.

Aisha Bewley

That is because they say, ‘The Fire will only touch us for a number of days. ’ Their inventions have deluded them in their deen.

Al-Hilali & Khan

This is because they say: "The Fire shall not touch us but for a number of days." And that which they used to invent regarding their religion has deceived them.

Ali Quli Qarai

That is because they say, ‘The Fire shall not touch us except for a number of days,’ and they have been misled in their religion by what they used to fabricate.

Amatul Rahman Omar

They do so because they say, `The Fire will not (even) brush us except for a limited number of days. ' (Their own lies) that they used to forge have deluded them in the matter of their faith.

Arthur John Arberry

That, because they said, 'The Fire shall not touch us, except for a number of days'; and the lies they forged has deluded them in their religion.

Bijan Moeinian

The reason for their carelessness is they are deceived by their fabrication that: "The punishment of the Hellfire will be only for a short period of time!"

E. Henry Palmer

that is because they say the fire shall not touch us save for a certain number of days. But that deceived them in their religion which they had invented.

Edip-Layth

That is because they said, "The fire will not touch us except a few number of days," and they were arrogant by what they invented in their system.

George Sale

This they did because they said, the fire of hell shall by no means touch us, but for a certain number of days: And that which they had falsly devised, hath deceived them in their religion.

Hamid S. Aziz

That is because they say, "The fire shall not touch us save for a certain number of days. " But that which they had invented in their religion deceived them.

Mahmoud Ghali

That (is) for that they said, "The Fire will never touch us, except for a (prescribed) number of days. " And whatever (lies) they used to fabricate deluded them in their religion.

Marmaduke Pickthall

That is because they say: The Fire will not touch us save for a certain number of days. That which they used to invent hath deceived them regarding their religion.

Mohamed Ahmed - Samira

For they say: "The Fire will not touch us for more than a few days. " They have been deceived by the lies they have themselves fabricated, and stray from their faith.

Muhammad Asad

simply because they claim, "The fire will most certainly not touch us for more than a limited number of days": and thus the false beliefs which they invented have [in time] caused them to betray their faith.

Mustafa Khattab

This is because they say, "The Fire will not touch us except for a few days." They have been deceived in their faith by their wishful lying.

Progressive Muslims

That is because they said: "The Fire will not touch us except a few number of days, " and they were arrogant by what they invented in their system.

Rashad Khalifa

This is because they said, "The hellfire will not touch us, except for a few days." They were thus deceived in their religion by their own fabrications.

Sahih International

That is because they say, "Never will the Fire touch us except for [a few] numbered days," and [because] they were deluded in their religion by what they were inventing.

Sam Gerrans

For it is that they say: “The Fire will not touch us save days numbered,” and what they invented has deluded them in their doctrine!

Shabbir Ahmed

This is because they say that the Fire will not touch them but only for a few days. See, how that which they used to invent has deceived them in their own religion.

Syed Vickar Ahamed

This is because they say: "The Fire shall not touch us but for a few numbered days:" For their (own) lies, (they) deceive them(selves) about their own religion.

Taqi Usmani

That is because they have said: "The Fire shall not touch us except for a few days." Thus they are deceived in their faith by what they themselves used to invent.

The Monotheist Group

That is because they said: "The Fire will not touch us except for a few number of days," and they were arrogant by what they invented in their system.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩