Bakara suresi

Bakara suresi, 160. ayet

Bakara suresi, 160. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

ille-lleẕîne tâbû veaṣleḥû vebeyyenû feülâike etûbü `aleyhim. veene-ttevvâbü-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 157–163 · surenin 160. ayeti / 286

Konu Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah Bakara 158–163 3

  1. Bakara 157

    İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.

  2. Bakara 158

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.

  3. Bakara 159

    İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.

  4. 160

    Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

  5. Bakara 161

    Fakat ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üstünedir.

  6. Bakara 162

    Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

  7. Bakara 163

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

160. “Ancak tevbe edenler...” yani hem pişmanlık duyarak, hem vazgeçerek hem de bir daha aynı şeyi yapmamaya azmederek, işledikleri günahlardan dönenler ve “ıslah edenler” yani bozuk amellerini düzeltenler müstesnadır. Güzel iş yapılmadıkça çirkin işin terk edilmesi yeterli değildir. Aynı şekilde bu, hakkı gizleyen bir kimse için de yeterli değildir, onun gizlediğini açıklayıp sakladığını açığa vurması gerekir. İşte bu şekilde davrananın Allah tevbesini kabul eder; çünkü Allah’ın, tevbesini kabul etmesine engel olacak bir şey yoktur. Tevbenin gereklerini yerine getiren bir kimsenin Allah tevbesini kabul eder. Çünkü o; “tevbeleri çokça kabul eden” yani günahlarından tevbe etmeleri halinde affetmek ve bağışlamak suretiyle, gittikleri yanlış yoldan geri döndükleri takdirde de engellediği nimetlerini tekrar ihsan etmek suretiyle kullarının kendisine dönüşünü kabul ile karşılayandır. “çokça merhamet eden” Her şeyi kuşatan büyük rahmet ile muttasıf olandır. Onları tevbeye ve doğruya dönüşe muvaffak kılması, böylelikle tevbe edip Allah’a döndüklerinde de lütuf ve keremi ile onların tevbelerini kabul etmesi de O’nun rahmetindendir. İşte günahından tevbe edenin hükmü budur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu açık ayetleri gizlemekten pişman olarak, gizli ve açık amellerini ıslah edip, hak ve doğru yoldan gizlemiş oldukları gerçekleri beyan ederek Allah'a dönüp, tövbe edenler bundan müstesnadır. Onların bana itaat etmeye dönmelerini kabul ederim. Zira ben, tövbe eden kulun tövbesini kabul edip ona merhamet ederim.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِلَّا illa ancak hariç
  2. ٱلَّذِينَ ellezine (kimseler)
  3. تَابُوا۟ tabu tevbe edip kök: توب
  4. وَأَصْلَحُوا۟ ve eslehu uslananlar kök: صلح
  5. وَبَيَّنُوا۟ ve beyyenu ve (gerçeği) açıklayanlar kök: بين
  6. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte onlar
  7. أَتُوبُ etubu tevbelerini kabul ederim kök: توب
  8. عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim onların
  9. وَأَنَا ve ena çünkü ben
  10. ٱلتَّوَّابُ t-tevvabu tevbeyi çok kabul edenim kök: توب
  11. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyenim kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti.…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler dipnot 1 ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Al-i İmrân 3:89, dipnot 8.

Mustafa İslamoğlu

Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.

Muhammed Esed

Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.

Ahmed Hulusi

Ancak bunlardan tövbe edenler (yanlışını idrak edip kesin olarak ondan vazgeçenler) ve ıslah olanlar (içinde bulundukları yanlışlar ortamından çıkanlar) ve gerçeği dile getirenler istisnadır. Ben Tevvab ve Rahıym'im (tövbeyi kabul edip, çeşitli güzel sonuçlarını yaşatan).

Ali Bulaç

Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.

Ali Özek ve heyeti

Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.

Ali Rıza Safa

Ancak, pişmanlık gösterenler, düzeltenler ve açıklayanlar; işte onların pişmanlıklarını kabul ederim. Çünkü Ben, Pişmanlıkları Kabul Edenim; Merhametliyim.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.

Edip Yüksel

Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve açıklayanlar hariç; onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul edenim, Rahim'im.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve (kitabı) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak tevbe edip kendilerini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. Ben, onları bağışlarım. Ben, çok çok tevbe kabul ederim ve çok bağışlarım.

Elmalılı Hamdi Yazır

ancak tevbe edib hali düzeltib hakkı söyliyenler başka, ben onları bağışlarım, öyle rahim tavvabım ben

Erhan Aktaş

Ancak tevbe dipnot 1 edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak tevbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak tövbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tövbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Ancak, tevbe edip (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (kitabı / indirileni) açıklayanlar hariç; onların tevbesini kabul ederim. Ben tevbeleri kabul edenim, Rahim'im.

Hasan Basri Çantay

Ancak tevbe (ve rücu) edenler, (hareketlerini) düzeltenler ve (hakıykatı gizlemeyib) iyice açıklayanlar başka. Ben artık onların günahlarından geçerim. Ben en çok tevbeyi kabul edenim, en çok esirgeyenim.

İbni Kesir

Ancak tevbe edenler, islah edenler ve (gerçeği) söyleyenler müstesna. Ben; onların tevbelerini kabul ederim. Ve ben Tevvab, Rahim'im.

Mehmet Alagaş

(158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ancak tövbe edip ıslah edenler ve gizlediklerini beyan edenler bundan müstesnadır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çokça kabul edip pek çok merhamet edenim.

Süleyman Ateş

Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tevbe eden (hatasından tam olarak dönen), kendini düzelten ve gizlediklerini açıklayanlar başka; onların tevbesini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden ve iyiliği bol olan Benim.

Şaban Britch

Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, çokça bağışlayan benim!

Şaban Piriş

Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!

Yaşar Nuri Öztürk

Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But such misfortune would be cancelled for those who repent, make amends and declare the truth. Such persons shall come in My grace. I will pardon their offence. It is I who accept true repentance and people’s atonement. I am AL- Rahim.

Abdul Haleem

unless they repent, make amends, and declare the truth. I will certainly accept their repentance: I am the Ever Relenting, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Except those who repent and make amends and openly declare (the Truth): To them I turn; for I am Oft-returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

except those who repent and make amends and openly declare (what they had concealed). Such shall I pardon for I am Much- Relenting, Most Compassionate.

Aisha Bewley

except for those who make tawba and put things right and make things clear. I turn towards them. I am the Ever-Returning, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Except those who repent and do righteous deeds, and openly declare (the truth which they concealed). These, I will accept their repentance. And I am the One Who accepts repentance, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

except such as repent, make amends, and clarify, —those I shall pardon, and I am the All-clement, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

Except such (of them) as repent and amend (themselves) and declare clearly (the truth which they used to hide), it is they to whom I shall turn with mercy, for I am the Oft-Returning (with compassion and) the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

save such as repent and make amends, and show clearly -- towards them I shall turn; I turn, All-compassionate.

Bijan Moeinian

But I will forgive those of them who repent, purify themselves and teach the public what they were hiding. I am very generous in accepting the repentance and showing mercy.

E. Henry Palmer

Save those who turn and do right and make (the signs) manifest; these will I turn to again, for I am easy to be turned and merciful.

Edip-Layth

Except those who repent, reform and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Compassionate.

George Sale

But as for those who repent and amend, and make known what they concealed, I will be turned unto them, for I am easy to be reconciled and merciful.

Hamid S. Aziz

Save those who turn (repent) and make amends and openly declare the truth; these will I turn to again, for I am Oft-Relenting, Most Merciful.

Mahmoud Ghali

Except (the ones) who repent and act righteously and ascertain the evidence; then, to those I relent, and I am The Superbly Relenting, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Except those who repent and amend and make manifest (the truth). These it is toward whom I relent. I am the Relenting, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

They who conceal Our signs and the guidance We have sent them and have made clear in the Book, are condemned of God and are condemned by those who are worthy of condemning.

Muhammad Asad

Excepted, however, shall be they that repent, and put themselves to rights, and make known the truth: and it is they whose repentance I shall accept-for I alone am the Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.

Mustafa Khattab

As for those who repent, mend their ways, and let the truth be known, they are the ones to whom I will turn ˹in forgiveness˺, for I am the Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

Except those who repent and amend and make clear; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Most Merciful.

Rashad Khalifa

As for those who repent, reform, and proclaim, I redeem them. I am the Redeemer, Most Merciful.

Sahih International

Except for those who repent and correct themselves and make evident [what they concealed]. Those - I will accept their repentance, and I am the Accepting of repentance, the Merciful.

Sam Gerrans

Save those who repent and make right and make plain: those are they towards whom I turn; and I am the Accepting of Repentance, the Merciful.

Shabbir Ahmed

Except such of them as repent, and amend, and declare the Truth they had been hiding. They are the ones whose repentance I accept. And I am the Acceptor, the Merciful.

Syed Vickar Ahamed

Except those who repent and make amends and openly declare (the Truth); To them I turn in forgiveness: And I am the One Who accepts Repentance (At-Tawwab), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Yet, those who repent and correct and declare (what they used to conceal), their repentance is accepted by Me. I am the Most-Relenting, the Most-Merciful.

The Monotheist Group

Except those who repent and amend and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 160. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 160. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 160. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩