Bakara suresi

Bakara suresi, 162. ayet

Bakara suresi, 162. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

ḫâlidîne fîhâ. lâ yüḫaffefü `anhümü-l`aẕâbü velâ hüm yünżarûn.

Diyanet İşleri

Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 159–165 · surenin 162. ayeti / 286

Konu Safâ ile Merve; hakkı gizleyenler; tek ilah Bakara 158–163 3

  1. Bakara 159

    İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.

  2. Bakara 160

    Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

  3. Bakara 161

    Fakat ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üstünedir.

  4. 162

    Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

  5. Bakara 163

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

  6. Bakara 164

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.

  7. Bakara 165

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

162. “Onun içinde” yani lanette veya azapta ki bu ikisi birbirlerinden ayrılmaz şeylerdir “sonsuza dek kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek” aksine azapları devamlı, şiddetli ve süreklidir; “ne de onlara süre verilecektir.” Yani mühlet de verilmez. Çünkü mühlet verilecek süre -ki bu da dünyadadır- geçip gitmiştir. Geriye ileri sürecekleri hiçbir mazeretleri kalmamıştır ki mazeret ileri sürmeye kalkışabilsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu lanet içinde sürekli yaşarlar. Azapları bir gün dahi hafifletilmez ve kıyamet günü de onlara asla mühlet verilmez.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَـٰلِدِينَ halidine ebedi kalırlar kök: خلد
  2. فِيهَا ۖ fiha (la'net) içinde
  3. لَا la
  4. يُخَفَّفُ yuhaffefu hafifletilmez kök: خفف
  5. عَنْهُمُ anhumu onlardan
  6. ٱلْعَذَابُ l-azabu azab kök: عذب
  7. وَلَا ve la ve yoktur
  8. هُمْ hum onlara
  9. يُنظَرُونَ yunzerune gözetme kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.

  • Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خفف (17 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Onlar o lanetin içinde kalıcıdırlar: Onların ne azabı hafifletilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.

Muhammed Esed

Onlar bu halde kalacaklar; (ve) ne azapları hafifletilecek, ne de soluk almalarına imkan verilecek.

Ahmed Hulusi

O lanetlerin sonuçlarını sonsuza dek yaşarlar. Bunun azabı asla hafifletilmez ve onlara mühlet (yanlışı düzeltme süreci) de verilmez.

Ali Bulaç

Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azab hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine (mazeretlerine) de bakılmaz.

Ali Rıza Safa

Sürekli onun içinde kalacaklardır. Ne cezaları azaltılacak ne de yardım edilecektir.

Bayraktar Bayraklı

- Küfredip de kafir olarak ölenler var ya Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. Çok uzun süreli olarak o laneti taşırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

Edip Yüksel

O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O durumda sürekli kalırlar. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, sonsuza kadar o lanetin altında kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.

Elmalılı Hamdi Yazır

ebediyen onun altında kalırlar, ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır

Erhan Aktaş

Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan bu azap ne hafifletilecek ne de onların yüzüne bakılacak.

Gültekin Onan

O durumda/Onda süresiz kalacaklardır. Azapları hafifletilmez ve ertelenmez/onlar gözetilmezler.

Hasan Basri Çantay

Onun (o la'netin, yahud cehennemin) içinde ebedi kalıcıdırlar onlar. Onlardan azab da hafifletilmez. Kendilerinin yüzlerine de bakılmaz.

İbni Kesir

Onun içinde temelli kalacaklardır. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

Mehmet Alagaş

(158-163) Safa ve Merve Allah’ın fark ettirici nişan / sembol / belirti / şiarlarındandır, her kim Evi / Kâbe’yi hac veya umre yaparken her ikisinde de tavaf yapmasında bir günah yoktur , kim de gönlünden koparak daha fazla yaparsa hayırdır. Muhakkak ki Allah şükredendir , bilendir. Açıklamaları ve kılavuzluğu insanlar için kitapta açıkladıktan sonra indirdiğimizi saklayanlar yok mu? Allah onlara lanet eder ve lanet edebilenler de lanet eder , ancak vazgeçenler / tövbe edenler, ıslah edenler ve açıklayanların işte onlar ın tövbelerini kabul ederim ve ben çokça tövbe kabul edenim, esirgeyenim. Muhakkak ki kafirler ve kafir olarak ölmüşler, işte onlara Allah’ın laneti vardır, meleklerin ve insanların tümünün laneti vardır, Onda / lanette kalıcıdırlar onlardan azap hafifletilmez, onlar bekletilmezler. İlahınız tekbir ilahtır, O’ndan başka İlah yoktur, acıyandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ebedî olarak lanet içinde kalırlar. Artık onların ne azapları hafifletilir, ne de bir mühlet verilir.

Süleyman Ateş

Ebedi la'net içinde kalırlar. Ne kendilerinden azab hafifletilir, ne de onlara fırsat verilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar sürekli dışlanmış olarak kalacaklardır. Ne azapları hafifletilecek ne de göz açtırılacaktır.

Şaban Britch

Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.

Şaban Piriş

Onlar lanette temellidirler. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine bakılmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Sürekli o lanetin içindedirler. Ne azapları hafifletilir ne de yüzlerine bakılır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such a curse of divine wrath and malignant fate shall follow them like their shadow until the day when they are dragged in chains into Hell, confined with shackles and put to unrelenting torment nor shall their punishment be put in respite.

Abdul Haleem

They will remain in this state of rejection: their punishment will not be lightened, nor will they be reprieved.

Abdullah Yusuf Ali

They will abide therein: Their penalty will not be lightened, nor will respite be their (lot).

Abul A'la Maududi

Thus shall they abide and their chastisement shall not be lightened, nor shall they be given respite.

Aisha Bewley

They will be under it for ever. The punishment will not be lightened for them. They will be granted no reprieve.

Al-Hilali & Khan

They will abide therein (under the curse in Hell), their punishment will neither be lightened, nor will they be reprieved.

Ali Quli Qarai

They will remain in it [forever], and their punishment shall not be lightened, nor will they be granted any respite.

Amatul Rahman Omar

They shall remain in this (state of disapproval) for long. Their punishment shall not be reduced for them, and no respite shall be given to them.

Arthur John Arberry

therein dwelling forever; the chastisement shall not be lightened for them; no respite shall be given them.

Bijan Moeinian

Such disbelievers will end up "living" in the Hell, forgotten forever, without any pity.

E. Henry Palmer

to dwell therein for aye; the torment shall not be lightened for them, nor shall they be looked upon.

Edip-Layth

They will abide therein, where the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.

George Sale

they shall remain under it for ever, their punishment shall not be alleviated, neither shall they be regarded.

Hamid S. Aziz

They will dwell therein (in the curse) for ever; the torment shall not be lightened for them, nor shall they have any respite.

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein, the torment will not be lightened for them, and they will not be respited.

Marmaduke Pickthall

They ever dwell therein. The doom will not be lightened for them, neither will they be reprieved.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who deny, and die disbelieving, bear the condemnation of God and the angels and that of all men,

Muhammad Asad

In this state shall they abide; [and] neither will their suffering, be lightened, nor will they be granted respite.

Mustafa Khattab

They will be in Hell forever. Their punishment will not be lightened, nor will they be delayed ˹from it˺.

Progressive Muslims

They will abide therein, where the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.

Rashad Khalifa

Eternally they abide therein. The retribution is never commuted for them, nor are they reprieved.

Sahih International

Abiding eternally therein. The punishment will not be lightened for them, nor will they be reprieved.

Sam Gerrans

They abiding eternally therein; the punishment will not be lightened for them, nor will they be granted respite.

Shabbir Ahmed

Since the 'Self' survives after physical death, such men and women logically keep suffering relentlessly.

Syed Vickar Ahamed

They will live in there (for ever): Their penalty will not be lightened, nor will forgiveness be for them.

Taqi Usmani

in a way that they will remain in it forever. Neither the punishment will be lightened for them, nor will they be given respite.

The Monotheist Group

They will abide therein, where the retribution will not be lightened for them, nor will they be reprieved.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 162. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 162. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 162. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩