Bakara suresi

Bakara suresi, 37. ayet

Bakara suresi, 37. ayet. فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

feteleḳḳâ âdemü mir rabbihî kelimâtin fetâbe `aleyh. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 34–40 · surenin 37. ayeti / 286

Konu Âdem'in yaratılışı ve yeryüzüne iniş Bakara 30–39 3

  1. Bakara 34

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

  2. Bakara 35

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  3. Bakara 36

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

  4. 37

    Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

  5. Bakara 38

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

  6. Bakara 39

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  7. Bakara 40

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Âdem Rabb’inden birtakım kelimeler öğrendi” Yani o, Allah’tan ilham yoluyla bazı kelimeler öğrendi. Bu kelimeler de Yüce Allah’ın: “Rabbimiz biz kendimize zulmettik…” (el-A’raf, 7/23) âyetinde geçen sözlerdir. Böylelikle Âdem günahını itiraf etti ve Allah’tan günahının bağışlanmasını istedi. Allah da merhamet edip “tevbesini kabul buyurdu. Zira O, tevbeleri kabul edendir” tevbe edip kendisine dönen kimselerin tevbesini kabul eder. Allah’ın tevbeyi kabul etmesi iki türlüdür: Önce kişiyi tevbe etmeye muvaffak kılar, sonra da tevbe şartlarını taşıdığı takdirde tevbeyi kabul eder. “Rahîm’dir” Rahim, kullarına çok merhametli olan demektir. Onları tevbeye muvaffak kılması, sonra da affedip bağışlaması da O’nun rahmetinin bir tecellisidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Âdem, Allah'ın kendisine vahyettiği kelimeleri aldı. Allah o kelimelerle dua etmeyi ona ilham etti. Bu, Allah Teâlâ'nın şu buyruğunda zikredilmiştir: "Dediler ki: Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak ki biz hüsrana uğrayanlardan oluruz." (A'raf Suresi: 23) Bunun akabinde Allah onun tövbesini kabul etti ve onu bağışladı. O -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının tövbesini çokça kabul eden, onlara merhamet edendir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَتَلَقَّىٰٓ fetelekka derken aldı kök: لقي
  2. ءَادَمُ ademu Adem
  3. مِن min -nden
  4. رَّبِّهِۦ rabbihi Rabbi- kök: ربب
  5. كَلِمَـٰتٍۢ kelimatin kelimeler kök: كلم
  6. فَتَابَ fetabe tevbesini kabul etti kök: توب
  7. عَلَيْهِ ۚ aleyhi onun
  8. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz
  9. هُوَ huve O
  10. ٱلتَّوَّابُ t-tevvabu tevbeyi çok kabul edendir kök: توب
  11. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu çok esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…

  • Aynı kök: توب (87 geçiş) · Ortak kavram: Tevbe

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

  • Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Âdem, Rabbinden birtakım (öğretici) sözler almıştı dipnot 1 ve (Rabbi de) tevbesini kabul etmişti. Şüphesiz ki yalnızca O, tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Adem'in aldığı kelimeler ve yaptığı dua için bu ayet A‘râf 7:23. ayetiyle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Fakat Adem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı, (Allah) da onun tevbesini kabul etti: çünkü O, evet O'ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.

Muhammed Esed

Derken Adem Rabbinden (yol gösterici) sözler aldı. Ve (Allah) O'nun tevbesini kabul etti: Çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.

Ahmed Hulusi

Adem, Rabbinden (beynindeki Esma mertebesi boyutundan) gelen ilim ile -kelimeler- (yapmaması gerekeni fark edip, kendisinden açığa çıkan vehmine tabi olma hatasını itiraf edip) tövbe etti. Tövbesi kabul edildi. Şüphesiz ki HU; O, tövbeyi kabul edip Rahıymiyeti ile bunun güzel sonuçlarını yaşatandır.

Ali Bulaç

Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı. Bunun üzerine (Allah da) tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Bu durum devam ederken Adem, Rabbinden bir takım kelimeler aldı ve tevbe etti. Çünkü O (Allah), tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olandır.

Ali Rıza Safa

Sonunda, Âdem'in, Efendisinden öğrendiği sözler sayesinde, Onun pişmanlığını kabul etti. Kuşkusuz, O, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir. dipnot 15

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 15
    Adem peygamberin eşiyle birlikte cennetten çıkarılması ve birbirine düşman olarak yeryüzüne indirilmesi, Tevrat, Yaratılış 3:1-24 ayetlerinde, özetle, şöyle yazılıdır: "Rab, yılana, şöyle dedi: ‘Bu yaptığından dolayı, tüm evcil ve yabanıl hayvanların en lanetlisi sen olacaksın. Karnının üzerinde sürünecek, yaşamın boyunca toprak yiyeceksin. Seninle kadını; onun soyuyla senin soyunu birbirinize düşman edeceğim. Onun soyu, senin başını ezecek; sen, onun topuğuna saldıracaksın.' Rab, kadına, şöyle dedi: ‘Çocuk doğururken sana çok acı çektireceğim; ağrı çekerek doğum yapacaksın. Kocana istek duyacaksın; seni, o yönetecek.' Rab, Adem'e de şöyle dedi: ‘Karının sözünü dinlediğin ve meyvesini yemeyeceksin dediğim ağaçtan yediğin için toprak lanetlendi. Yaşamın boyunca, emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.' Böylece Rab, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere, Adem'i, Aden bahçesinden çıkardı; onu kovdu."

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Adem, Rabbinden bazı kelimeler alıp öğrendi. Allah da tövbesini kabul etti. Çünkü Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.

Edip Yüksel

Adem, Efendinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tövbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Adem, Rabb'inden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu ara Adem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip O'na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak O'dur!

Elmalılı Hamdi Yazır

derken Adem rabbından bir takım kelimeler telakkı etti yalvardı, o da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı, Filhakika odur ancak öyle tevvab öyle rahim

Erhan Aktaş

Derken Adem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Adem'in tevbesini dipnot 2 kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan aldığı uyarıyla/vahiyle hatasını anladı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Âdem'in tevbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan aldığı uyarıyla/vahiyle hatasını anladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Derken Âdem, Rabb'inden kelimeler dipnot 1 aldı. Böylece, Adem'in tövbesini kabul etti. Kuşkusuz O, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'tan aldığı uyarıyla/vahiyle hatasını anladı.

Gültekin Onan

Adem, rabbinden kelimeler aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, rahimdir.

Hasan Basri Çantay

Derken Adem Rabbinden kelimeler belleyip aldı (Ona yalvardı). O da Tevbesini kabul etdi. Çünkü tevbeyi en çok kabul eden, asıl esirgeyen odur.

İbni Kesir

Adem, Rabbından kelimeler belleyip aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki Tevvab, Rahim O'dur, O.

Mehmet Alagaş

(30-39) Rabbin meleklere , ben arzda halife / devralanlar / ardından gelenler yapacağım dediğinde dediler ki; orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yapacaksın? Seni biz övgü ile üstün tutuyoruz seni kutsuyoruz dediler Allah’ta ben sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi , Ademe isimleri, onların hepsini öğretti , sonra da Onu / Ademi meleklerine sunarak onlara bana şunların isimlerini sözünüze sadık iseniz haber verin bakalım dedi. Dediler ki seni üstte tutarız ki bizim bize öğrettiklerin dışında bilgimiz yok tur, muhakkak ki sen bilgesin / alimsin ve hâkimsin. Allah dedi ki ey Âdem onların isimlerini sen haber ver, onların isimlerini haber verdiğinde de Allah dedi ki size ben, kesinlikle semaların ve arzın kaybını / gaybını bilirim ve açığa çıkardıklarınızı ve de gizlediklerinizi de bilirim demedim mi? Biz meleklere Âdeme secde edin dedik, iblis hariç secd e ettiler, başkaldırdı / diklendi, büyüklendi ve kafirlerden oldu. Biz de dedik ki Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun ve neresinden istiyorsanız orada n bol bol yiyin ve şu ağaca da sakın yaklaşmayın yoksa z ulmedenlerden olursunuz. Şeytan ikisinin de ayağını kaydırdı her ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de dedik ki bazınız bazınıza düşmanlık içinde inin, yeryüzü / arz, size, kalınacak ve belli bir süre geçim yeri olarak tayin edilmiştir. Âdem Rabbinden kelimeleri aldı O’na günahından vazgeçerek / tövbe ederek yöneldi, muhakkak ki O vazgeçmeleri kabul eden ve esirgeyendir. (Kelimeleri alıp tövbe de kullandı) Biz de hepiniz birlikte oradan inin eğer benden size bir kılavuzluk geldiğinde /yola yönlendirme geldiğinde kim de o kılavuzluğa uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir , Örtbas edenler / yok sayanlar ve ayetlerimizi yalanlayanlar işte onlar ateş halkıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabbine yalvardı). O da bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

Süleyman Ateş

Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden (kulunun günahından geçen) dir, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Âdem Sahibinden (Rabbinden) uyarılar aldı dipnot 1 (ve tevbe etti). Sahibi (Rabbi) de tevbesini kabul etti. Dönüş yapanı (tevbe edeni) kabul eden, ikramı bol olan O'dur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahipleri (Rableri) seslendi: "Size bu ağacı yasak etmedim mi? Demedim mi ki: Şeytan sizin açık düşmanınızdır?" Dediler ki: "Rabbimiz! Ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, kaybedenlere karışır gideriz."  (Araf 7/22-23)

Şaban Britch

Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri kabul eden ve çok merhametli olandır.

Şaban Piriş

Adem, Rabbinden emirler aldı, onları yerine getirdi. Bunun üzerine, Rabbi de tevbesini kabul etti. Nitekim O, tevbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Adem, Rabb'inden bazı kelimeler öğrenip belledi de O'na yöneldi. O da onun tövbesini kabul etti. Gerçekten de O, evet O, Tevvab'dır, tövbeleri cömertçe kabul eder; Rahim'dir, rahmetini cömertçe yayar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Prompted by the sense of guilt, Adam felt shame, but because guilt did not reside in the intention, Allah in mercy inspired him with a prayer for invoking His forgiveness, and in turn did Allah give up resentment against him and pardon his offence: it is He Who always accepts true repentance and the atonement made by the people, He is AL-Rahim.

Abdul Haleem

Then Adam received some words from his Lord and He accepted his repentance: He is the Ever Relenting, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Then learnt Adam from his Lord words of inspiration, and his Lord Turned towards him; for He is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Thereupon Adam learned from his Lord some words and repented dipnot 1 and his Lord accepted his repentance for He is Much-Relenting, Most Compassionate. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This means that when Adam became conscious of his act of sin and wanted to return from his state of disobedience to that of obedience, and when he tried to seek remission for his sin from God, he was unable to find the words to use in his prayer to God. In His Mercy God taught him the words with which he could pray. The word tawbah basically denotes 'to come back, to turn towards someone'. Tawbah, on the part of man, signifies that he has given up his attitude of disobedience and has returned to submission and obedience to God. The same word used in respect of God means that He has mercifully turned towards His repentant servant so that the latter has once more become an object of His compassionate attention.
  2. metne dön, dipnot 2
    The Qur'an refutes the doctrine that certain consequences necessarily follow from sins and that man must in all cases bear them. In fact this is one of the most misleading doctrines to have been invented by human imagination. If it were true it would mean that a sinner would never have the opportunity to have his repentance accepted. It is a mechanistic view of reward and punishment and thus prevents and discourages the sinner from trying to improve. The Qur'an, on the contrary, tells man that reward for good actions and punishment for bad ones rests entirely with God. The reward that one receives for good acts is not the natural consequence of those acts; it is rather due to the grace and benevolence of God and it is entirely up to Him to reward one or not. Likewise, punishment for evil deeds is not a natural and unalterable consequence of man's acts. God has full authority to punish man for his sin as well as to pardon him. God's grace and mercy, however, are interrelated with His wisdom. Since He is wise, He does not use His power arbitrarily. Hence, whenever God rewards a man for his good acts, He does so because the good was done with purity of intention and for the sake of pleasing God. And if God refuses to accept an act of apparent goodness, He does so because that act had merely the form or appearance of goodness, and was not motivated by the desire to please God. In the same way God punishes man for those sins which he commits with rebellious boldness, and which whet his appetite for more rather than lead him to repentance. Similarly, in His mercy God pardons those sins which are followed by genuine repentance and readiness on the part of the sinner to reform himself. There is no need for the criminal to despair of God's grace and mercy, no matter how great a criminal he is. Nor is there any reason for even the most rabid disbeliever to despair, provided he recognizes his error, repents of his disobedience and is ready to replace his former disobedience with obedience.

Aisha Bewley

Then Adam received some words from his Lord and He turned towards him. He is the Ever-Returning, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

Then Adam received from his Lord Words.[1] And his Lord pardoned him (accepted his repentance). Verily, He is the One Who forgives (accepts repentance), the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Then Adam received certain words from his Lord, and He turned to him clemently. Indeed He is the All-clement, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

After that Adam received from his Lord certain (useful) commandments and He turned to him with mercy. He, indeed is Oft-returning with compassion, the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Thereafter Adam received certain words from his Lord, and He turned towards him; truly He turns, and is All-compassionate.

Bijan Moeinian

[Out of mercy] Adam received from his Lord some words of supplication. [Once he returned to his Lord with those words of supplication, ] God forgave Adam as He is the most forgiving and merciful.

E. Henry Palmer

And Adam caught certain words from his Lord, and He turned towards him, for He is the compassionate one easily turned.

Edip-Layth

Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Compassionate.

George Sale

And Adam learned words of prayer from his Lord, and God turned unto him, for He is easy to be reconciled and merciful.

Hamid S. Aziz

And Adam obtained certain words (revelations) from his Lord, and He relented towards him, for He is the Relenting, the Compassionate.

Mahmoud Ghali

Then Adam received (some) Words from his Lord; so He relented towards him; surely He, Ever He, is The Superbly Relenting, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Then Adam received from his Lord words (of revelation), and He relented toward him. Lo! He is the relenting, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Then his Lord sent commands to Adam and turned towards him: Indeed He is compassionate and kind.

Muhammad Asad

Thereupon Adam received words [of guidance] from his Sustainer, and He accepted his repentance: for, verily, He alone is the-Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.

Mustafa Khattab

Then Adam was inspired with words ˹of prayer˺ by his Lord,[1] so He accepted his repentance. Surely He is the Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.

Rashad Khalifa

Then, Adam received from his Lord words, whereby He redeemed him. He is the Redeemer, Most Merciful.

Sahih International

Then Adam received from his Lord [some] words, and He accepted his repentance. Indeed, it is He who is the Accepting of repentance, the Merciful.

Sam Gerrans

Then received Adam words from his Lord, and He turned towards him; He is the Accepting of Repentance, the Merciful.

Shabbir Ahmed

(The solution to this catastrophe was beyond human intellect. ) Then Adam received Words of guidance from his Lord and He accepted his repentance. Behold, He is the Acceptor, the Most Merciful. (Adam = Man. His wife = Woman. She also repented and Allah treated both of them equally (7:23-24))

Syed Vickar Ahamed

Then Adam received the words of inspiration, from his Lord, and his Lord forgave him; For He is One Who accepts Repentance (Tawwab), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

Then ’Ādam learned certain words (to pray with) from his Lord; so, Allah accepted his repentance. No doubt, He is the Most-Relenting, the Very-Merciful.

The Monotheist Group

Adam then received words from His Lord, so He forgave him; He is the Forgiver, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩