Diyanet İşleri
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
Bakara suresi
Bakara suresi, 239. ayet. فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًا فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ
fein ḫiftüm fericâlen ev rukbânâ. feiẕâ emintüm feẕkürü-llâhe kemâ `allemeküm mâ lem tekûnû ta`lemûn.
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namaz, korku namazı ve dul eşler Bakara 238–242 3
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.
Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
239. “Şâyet korkarsanız” buyruğunda neden korkulduğunun belirtilmemesi düşmandan, yırtıcı bir hayvandan, elden kaçırılması dolayısıyla kulun zarar göreceği bir şeyin elden kaçmasından korkulması gibi bütün korku hallerini kapsaması içindir. İşte bu durumlardan birinde “yayan” ayaklarınız üzerinde yürüyerek “veya binek üstünde” at veya diğer binekler üzerinde namaz kılın. Bu durumda ise kıbleye yönelmek şart değildir. Bu, korku mazereti dolayısıyla namaz kılma şeklidir. Güvenlik ortamı tekrar oluşursa o zaman namaz tam olarak kılınır.
Yüce Allah’ın: “Güvene kavuştuğunuzda ise... Allah’ı anın” buyruğunun kapsamına namazları eksiksiz kılmak girdiği gibi kulun mutluluğunu ihtiva eden şeyleri öğretmesi ve güven vermesi nimetine karşı şükretmek sureti ile O’nu çokça anmak da girer.
Bu ayet-i kerimede ilmin faziletine, Allah’ın kendilerine bilmedikleri şeyleri öğrettiği kimselerin Allah’ı çokça anmaları gerektiğine delil vardır. Yine bu âyet-i kerimede Allah’ı çokça anmanın, başka bilgilerin de öğretilmesine sebep teşkil edeceğine işaret vardır. Çünkü şükür ile birlikte nimetler artar.
Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer düşman veya benzeri bir şeyden korkar ve namazı tam olarak eda etmeye gücünüz yetmezse, o zaman yürüyerek, deve, at veya benzeri bir binek üzerinde veya ne şekilde gücünüz yetiyorsa o şekilde kılın. Korkunuz geçtiği zaman, bütün zikir çeşitleri ile Allah'ı zikredin. Eksiksiz ve tastamam kılınan namazda bu zikirden biridir. Aynı zamanda size nur ve hidayetten bilmediklerinizi öğrettiği için de O'nu zikredin.
Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…
Aynı kök: رجل (73 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
(36-37) Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu hatırlayın (namaz kılın)!
Fakat tehlikedeyseniz, yaya ya da binek üzerinde eda edin! Tekrar güvenliğe kavuştuğunuzda Allah'ı, bilmezken size bildirdiği gibi anın!
Ama eğer tehlikede iseniz, yürürken ve binek (üzerin)de (namazınızı ifa edin); tekrar güvenliğe kavuşunca Allah'ı anın, çünkü daha önce bilmediklerinizi size öğreten O'dur.
Sizi korkutacak tehlike söz konusu ise yürürken veya bineğiniz üstünde de (salatı ikame edebilirsiniz). . . Güvende olduğunuzda, bilmediklerinizi öğretenin öğretisince Allah'ı zikredin (O'nun Esma'sının alemlerde açığa çıkışını düşünün).
Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.
Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek yahut binmiş olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah'ın size öğrettiği şekilde O’nu anın (namaz kılın).
Korkarsanız, yürürken veya binek üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiş olduğu biçimde, Allah'ı anın.
Ama eğer tehlikede iseniz, yaya veya binekli olarak kılınız; güvene kavuşunca Allah'ı anınız, çünkü bilmediklerinizi size öğreten O'dur.
Bir kaygı ve endişeniz varsa, yaya veya binmiş olarak... Güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi ALLAH'ı anın. dipnot 1
Bir kaygı ve endişeniz varsa, yaya veya binmiş olarak (namazı kılın.) Güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi ALLAH'ı anın.
Eğer bir korku halinde iseniz, yaya veya binek üstünde giderken kılın. Güvenlik ortamını bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allah'ı zikredin.
Eğer bir korku halinde iseniz yaya veya süvari giderken kılın, emniyeti bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allahı zikredin
Eğer korkarsanız dipnot 1 yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 , yürürken veya binek üzerinde bulunduğunuzda da; güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe (emintüm) girdiğinizde ise, yine Tanrı'yı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.
Fakat (muhaarebe, su baskını ve benzerleri gibi bir tehlikeden) korkar (ak hakkın divanına tam huşu' ve taatle durmak imkanını bulamaz) sanız o halde (namazı) yürüyerek, yahud süvari olarak (Kıbleye veya her hangi bir semte karşı) kılın (bırakmayın). (Tehlikeden) emin (ve salim) olduğunuz vakit ise yine Allahı, size bilmediğiniz şeyleri nasıl öğretdi ise, o vech ile, anın.
Eğer korkarsanız yaya veya binmiş olarak kılın. Emin olduğunuz vakitte de Allah'ın size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.
(238-239) Namazları koruyun, orta namazı da koruyun, boyun eğmiş vaziyette / kunut içerisinde / bağlılık içerisinde ayağa kalkın, ayakta yahut binekte iken eğer bir korku duyarsanız emniyetli hissettiğiniz zamanda Allah’ı anın , tıpkı bilmediğiniz şeyleri size öğretmesi gibi bunu da böyle öğrenin.
Eğer herhangi bir tehlikeden korkarsanız yaya yahut binek üzerinde namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise, daha önce bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin.
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, yaya, yahut binmiş olarak kılın; güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 (namazı) yürüyerek yahut binekte iken kılın. Güvene kavuşunca da bilmediğiniz şeyi /namazın nasıl kılınacağını size öğrettiği gibi dipnot 2 Allah'ı zikredin /namazı kılın. dipnot 3
Eğer korkarsanız dipnot 1 (namazı), yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca, bilmediklerinizi size öğreten Allah'ı, size öğrettiği gibi zikredin. (Allah'ın ayetlerini kafanıza yerleştirmek için namaz kılın) dipnot 2
Eğer bir tehlikeden korkarsanız, yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin.
Eğer bir tehlikeden korkarsanız, yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin.
Bir korku ve endişe duyarsanız yürüyerek veya binit üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.
And if you experience uneasiness caused by danger, you may perform your prayers on foot while walking or riding. But when normal conditions resume and safety prevails, then perform your prayers in the manner instructed by Allah Who made known to you what you never knew.
If you are in danger, pray when you are out walking or riding; when you are safe again, remember God, for He has taught you what you did not know.
If ye fear (an enemy), pray on foot, or riding, (as may be most convenient), but when ye are in security, celebrate Allah's praises in the manner He has taught you, which ye knew not (before).
And even if you face the state of fear, still perform the Prayer whether on foot or riding; and when you are secure, remember Allah in the manner that He taught you, the manner that you did not know earlier.
If you are afraid, then do salat on foot or mounted. But when you are safe, remember Allah in the way He taught you when previously you did not know.
And if you fear (an enemy), perform Salât (pray) on foot or riding.[1] And when you are in safety, offer the Salât (prayer) in the manner He has taught you, which you knew not (before).
and should you fear [a danger], then [pray] on foot or mounted, and when you are safe, remember Allah, as He taught you what you did not know.
And if you apprehend (any danger) then (say your Prayer) on foot or mounted, but when you are secure, then remember Allâh in the manner He taught you (and) which (manner) you did not know (before).
And if you are in fear, then afoot or mounted; but when you are secure, then remember God, as He taught you the things that you knew not.
If you are in a situation that cannot properly worship the Lord, say your prayers while walking or riding. Later, make up those lost prayers in a manner that God has taught you [the best way of worshipping the Lord] and you did not know it before.
And if ye fear, then afoot or on horseback; but when ye are in safety remember God, how He taught you while yet ye did not know.
But if you are in a state of worry, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.
But if ye fear any danger, pray on foot or on horseback; and when ye are safe, remember God, how he hath taught you what as yet ye knew not.
And if you stand in danger, then pray afoot or on horseback; but when you are in safety remember Allah, how He taught you what yet you knew not.
Yet, in case you fear (the enemy), then (pray) afoot or riding; so when you are secure, then remember Allah, as He taught you that (i. e., the prayers) which you did not know.
And if ye go in fear, then (pray) standing or on horseback. And when ye are again in safety, remember Allah, as He hath taught you that which (heretofore) ye knew not.
If you fear (war or danger), pray while standing or on horseback; but when you have safety again remember God, for He taught you what you did not know.
But if you are in danger, [pray] walking or riding; and when you are again secure, bear God in mind - since it is He who taught you what you did not previously know.
If you are in danger, pray on foot or while riding. But when you are safe, ˹take time to˺ remember Allah for teaching you what you did not know.
But if you are in a state of worry, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.
Under unusual circumstances, you may pray while walking or riding. Once you are safe, you shall commemorate GOD as He taught you what you never knew.
And if you fear [an enemy, then pray] on foot or riding. But when you are secure, then remember Allah [in prayer], as He has taught you that which you did not [previously] know.
And if you fear, then walking or riding. But when you are secure, then remember God as He taught you what you knew not.
Whether fear threatens you from without, or you are strolling, riding, relaxing in peace, rising, sitting, or recumbent ((3:190), (4:103)), keep in mind the Laws of Allah as He has taught you the Right and Wrong which you knew not (3:3).
And if you fear (an enemy), pray on foot, or riding, but when you are in security, celebrate Allah’s Praises in the manner He has taught you, which you did not know (before).
But if you are in fear, then (pray) on foot or riding. But when you are in peace, recite Allah’s name as He has taught you what you did not know.
But if you are fearful, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.