Diyanet İşleri
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Bakara suresi
Bakara suresi, 242. ayet. كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
keẕâlike yübeyyinü-llâhü leküm âyâtihî le`alleküm ta`ḳilûn.
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Namaz, korku namazı ve dul eşler Bakara 238–242 3
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.
Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.
Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 241–242. ayetler için yazılmıştır.
241-242. Bundan önceki âyet-i kerimede ölüm sebebi ile kocasından ayrılan kadının geçimi açıklandıktan sonra burada da boşanan her bir kadının, kocası üzerinde -hem erkeğin hem de kadının durumuna uygun bir şekilde- faydalandırılma/mut’a hakkı olduğu, kocanının onlara bir şeyler vermesi gerektiği zikredilmektedir. Bu bir haktır ve bu hakkı takva sahibi olan kimseler yerine getirirler. Zira bu, takvanın farz ya da müstehap kısmına dahildir.
Şâyet kadın, mehri tespit edilmeden ve onunla gerdeğe girilmeden önce boşanmış ise kocanın zenginlik ve fakirlik durumuna göre böyle bir faydalandırmayı yerine getirmesi gerektiği önceden zikredilmişti. Eğer kadının mehri tespit edilmiş ise onun faydalandırılması, tespit edilen mehrin yarısıdır. Şâyet kadın ile gerdeğe girilmiş ise ilim adamlarının cumhuruna göre kadının (hakettiği mehirden ayrı olarak) faydalandırılması da müstehab olur. Yüce Allah’ın: “Bu takva sahipleri üzerine bir haktır” buyruğunu delil göstererek böyle bir faydalandırmayı (mut’a’yı) farz kabul eden alimler de vardır. Çünkü “hak” kelimesinde aslolan bunun yerine getirilmesinin farz olduğudur. Özellikle de Yüce Allah'ın bu “hak”kı takva sahiplerine izafe ettiği durumlarda bu böyledir. Zira takva da aslı itibari ile farzdır.
Yüce Allah eşler arasındaki ilişkileri bu üstün ve değerli hükümleri beyan ettikten sonra kendi hükümlerinden, bu hükümleri güzelce açıklamasından, bu hükümlerin selim akıllara uygun düşmesinden övgüyle söz etmiş, hükümlerini kullarına hatırlatmaktan maksadın da beyan ettiği bu hükümleri düşünmeleri, hem hıfz ederek, hem kavrayarak hem de gereklerince amel ederek bunları akletmeleri olduğunu açıklamıştır. Zira bütün bunlar bu hükümleri tam anlamıyla akletmenin bir gereğidir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Müminler! Bir önceki açıklamada olduğu gibi, Allah size sınırlarını ve hükümlerini içeren ayetlerini açıklıyor. Umulur ki siz bunları düşünür ve bunlarla amel edersiniz de böylece dünya ve ahiret hayatında hayrı elde edersiniz.
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
İşte Allah aklınızı kullanabilesiniz diye, size mesajlarını böyle açıklıyor.
Aklınızı kullan(mayı öğren)meniz için Allah size mesajlarını böyle açıklıyor.
İşte Allah sizler için yaşam kurallarını böylece açıklıyor ki belki akledersiniz.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; ki akıl erdiresiniz.
İşte, Allah size düşünüp (hakikati) anlayasınız diye âyetlerini böyle açıklar.
Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki aklınızı kullanırsınız diye.
Aklınızı kullanasınız diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
Düşünesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklar.
Düşünesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklar.
İşte akıllarınız ersin diye Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor.
İşte akıllarınız irsin diye Allah size ayetlerini böyle beyan buyuruyor
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Tanrı size ayetlerini böyle açıklar ki akledesiniz.
İşte Allah akıllarınız ersin diye size ayetlerini böyle açıklar.
İşte Allah, aklınız ersin diye ayetlerini bu şekilde beyan ediyor.
(240-242) Sizden biri vefat eder de ardından eşler bırakırsa, vasiyeti bir yıl boyunca evinden çıkarılmadan onların geçimlerinin sağlanmasıdır, bu süreden önce kadın kendisi çıkarsa , ona kendine yönelik örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı herhangi bir günah yoktur , Allah saygı değerdir, h âkimdir, boşanan kadınların örfe uygun olarak geçindirilme sorumlulukları vardır, bu sorumluluk ta sakınanlar üzerine bir borçtur, bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki akledersiniz.
Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Allah size ayetlerini böyle açıklar; umulur ki doğru bağlantı kurarsınız. dipnot 1
Allah size ayetlerini böyle açıklar; belki aklınızı kullanırsınız.
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
Thus, Allah explicates to you people His revelations that you may hopefully reflect.
In this way God makes His revelations clear to you, so that you may grow in understanding.
Thus doth Allah Make clear His Signs to you: In order that ye may understand.
Thus Allah makes His injunctions clear to you that you may understand.
In this way Allah makes His Signs clear to you, so that hopefully you will use your intellect.
Thus Allâh makes clear His Ayât (Laws) to you, in order that you may understand.
Thus does Allah clarify His signs to you so that you may apply reason.
Thus does Allâh make His commandments clear to you so that you may abstain (from evil).
So God makes clear His signs for you; haply you will understand.
[See how] God clearly explains His Revelations so that you understand them.
Thus does God explain to you His signs; haply ye may understand.
It is such that God clarifies to you His signs that you may reason.
Thus God declareth his signs unto you, that ye may understand.
Thus does Allah explain to you His revelations so that you may understand.
Thus, Allah makes evident His signs to you, that possibly you would consider.
Thus Allah expoundeth unto you His revelations so that ye may understand.
So does God pronounce His decrees that you may understand.
In this way God makes clear unto you His messages, so that you might [learn to] use your reason.
This is how Allah makes His revelations clear to you, so perhaps you will understand.
It is such that God clarifies to you His revelations that you may comprehend.
GOD thus explains His revelations for you, that you may understand.
Thus does Allah make clear to you His verses that you might use reason.
Thus does God make plain to you His proofs, that you might use reason.
Thus, Allah makes His Revelations clear for you. Now, it is up to you to use your intellect.
Like this Allah makes His Signs clear to you: So that you may understand.
This is how Allah makes His verses clear to you, so that you may understand.
It is such that God clarifies for you His revelations that you may comprehend.