Diyanet İşleri
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Bakara suresi
Bakara suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
velleẕîne yü'minûne bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablik. vebil'âḫirati hüm yûḳinûn.
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın niteliği ve sakınanların vasıfları Bakara 1–5 3
Elif Lam Mim.
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
4. “Onlar hem sana indirilene iman ederler, hem de senden önce indirilenlere...” Burada geçen “sana indirilen”den kasıt Kur’ân ve Sünnet’tir. Çünkü Yüce Allah: “Allah sana Kitab’ı ve Hikmet’i (sünneti) indirmiştir.” (en-Nisa, 4/113) buyurmaktadır. O nedenle takva sahipleri, Peygamberin bütün getirdiklerine iman eder, O’na indirilenler arasında ayrım yapıp da bir bölümüne inanıp diğer bir bölümüne inanmazlık etmezler. Ona indirilenlerin bir bölümüne inanıp bir bölümüne inanmamak da ya bid’atçılardan bazılarının yaptığı gibi O’na indirilenleri inkâr etmekle yahut da onu Allah ve Rasûlü’nün maksadına aykırı bir şekilde te’vil etmekle olur. Nitekim bu bid’atçılar görüşlerinin aksine delâlet eden nasları ya te’vil ederler. Te’villeri ile de neticede bu buyrukların ihtiva ettiği anlamı tasdik etmeme durumuna düşerler. Bu buyrukları lafzen tasdik etseler dahi, onlara gerçek anlamıyla iman etmezler.
“Senden önce indirilenlere” buyruğu daha önce indirilmiş bütün kitaplara imanı kapsar. Kitaplara iman, hem Peygamberlere iman etmeyi, hem de bu kitapların kapsamına giren özellikle Tevrat, İncil ve Zebur’a iman etmeyi kapsar. İşte bu, mü’minlere has bir özelliktir. Onlar bütün semavi kitaplara iman ettikleri gibi, bütün Peygamberlere de inanırlar. Onlardan herhangi birisi arasında (iman bakımından) fark gözetmezler.
Daha sonra Allah “Ahirete de yakînen inanırlar.” buyurmuştur. “Âhiret” ölümden sonra meydana gelecek olan olaylara verilen addır. İmanı genel olarak söz konusu ettikten sonra âhirete imanı özellikle zikretmesi, âhiret gününe imanın iman esaslarından birisi oluşundan ve Allah’ın mükâfaatını arzu etmeye, azabından korkmaya ve amellerde bulunmaya götüren en büyük etken oluşundan dolayıdır.
“Yakîn” ise en ufak bir şüphenin yer almadığı ve kişiyi amele sevk eden tam ve eksiksiz bilgi demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu metin 3–4. ayetler için yazılmıştır.
Onlar gaybe inanırlar. Gayb; Ahiret günü gibi Allah'ın ya da resulünün haber verdiği, bize gizli kalıp duyularla hissedilmeyen her şeydir. Onlar, Allah'ın emrettiği şekilde şartları, rukünleri, vacipleri ve sünnetlerine uygun olarak namazı dosdoğru kılan kimselerdir. Onlar, Allah'ın sevabını umarak zekât gibi verilmesi farz olan veya sadaka gibi farz olmayan, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeylerden infak ederler. Ey Peygamber! Onlar Allah'ın sana ve senden önce gönderdiği bütün peygamberlere -aleyhimusselam- indirdiği vahye ayırt etmeksizin iman ederler. Ve onlar ahirete, orada verilecek olan sevap ve cezaya kesin bir inançla iman ederler.
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Onlar hala cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah'ınkinden daha güzeldir?
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sana indirilene ve senden önce indirilen(ler)e iman eder, ahiret gününe de kesin bir şekilde inanırlar.
ve onlar sana indirilene de; ahiretin varlığına dair ilahi habere mutmain bir kalple inanmıştırlar.
Ve onlar (ey peygamber), sana indirilene de senden önce indirilmiş olana da iman ederler, öteki dünyanın varlığından bütün kalpleriyle emindirler.
Onlar hakikatinden sana (boyutsal geçişle) inzal olunana ve öncekilere inzal olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikan (kesin idrakten kaynaklanan kabul) halindedirler.
Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar.
Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; âhiret gününe de kesinkes inanırlar.
Ayrıca, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Sonsuz yaşama da kesin olarak inanırlar.
Sana indirilene ve senden önce indirilene de iman ederler; ahiret gününe kesinlikle inanırlar.
Sana indirileni ve senden önce indirileni onaylarlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur. dipnot 1
Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 6:4
“Dinle, ey İsrail! Tanrımız RAB tek RABdir. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Markos 12:29
İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‹Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rabdir. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur.
Ve onlar ki, hem sana indirilene iman ederler, hem senden evvel indirilene. Ahirete kesin inancı da bunlar edinirler.
Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler hem senden evvel indirilene, ahırete yakini de bunlar edinirler.
Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara iman ederler. Ve onlar, ahirete de kesin olarak iman ederler.
Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar.
Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Ve onlar, ahirete de kesin olarak inanırlar.
Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanırlar. Ahiret konusunda da hiçbir kuşkuları yoktur.
(O takvaa saahibleri ki Habibim) onlar sana indirilene de, senden evvel indirilenlere de inanırlar. Ahirete ise onlar şübhesiz bir bilgi ve inan beslerler.
Onlar ki sana indirilene de, senden önce indirilmiş olanlara da inanırlar. Ve onlar ahireti de yakınen tanırlar.
(1-7) Elif Lâm Mim, Bu, içerisinde şüphe olmayan kitaptır, sakınanlara / muttakilere yol göstericidir / kılavuzdur, muttakiler öylelerdir ki gayba iman ederler, namazı kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden harcarlar / infak ederler (hakkı olandan başkaları için harcarlar, harcama yetkisini onlara verirsen zekat yahut sadaka olur, onlar için sen harcarsan infak olur) Muttakiler öylelerdir ki sana indirilene ve senden önce indirilen ne varsa iman ederler ve diğer hayata / ahirete de inanmışlardır / ikna olmuşlardır, Onlar, Rablerinden bir kılavuz üzeredirler ve işte onlar , kurtuluşa erenlerdir. Kafirler öyleleridir ki onları uyarsan da yahut uyarmasan da bu onlar için aynıdır , onlar iman etmezler, Allah onların kalplerini ve işitmelerini mühürledi, görmeleri üzerinde de perde vardır, onlara çok büyük bir azap / azametli bir azap vardır.
Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak iman ederler.
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenen dipnot 1 ve ahirete inançları kesin olanlar var ya,
Sana indirilene de senden önce indirilenlere dipnot 1 de inanıp güvenenler ve ahiret konusunda kesin bir kanaate varanlar,
Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Hem sana vahyedilene hem de senden önce vahyedilene inananlardır onlar. Ahıreti gereğince kavrayıp anlayanlar da onlardır.
Who faithfully believe in all that has been revealed to you, O Muhammad, -the Quran- way of life, religious and spiritual virtues and all that has been enjoined, crediting all revelations to those sent before you in AL-Tawrah (the Torah) and AL-Injil (the Bible) and the like, affirming the certainty of the Hereafter.
those who believe in the revelation sent down to you [Muhammad], and in what was sent before you, those who have firm faith in the Hereafter.
And who believe in the Revelation sent to thee, and sent before thy time, and (in their hearts) have the assurance of the Hereafter.
who believe in what has been revealed to you and what was revealed before you, dipnot 1 and have firm faith in the Hereafter. dipnot 2
those who have iman in what has been sent down to you and what was sent down before you, and are certain about the Next World.
And who believe in (the Qur’ân and the Sunnah )[1] which has been sent down (revealed) to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) and in that which was sent down before you [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel), etc.] and they believe with certainty in the Hereafter. (Resurrection, recompense of their good and bad deeds, Paradise and Hell).
and who believe in what has been sent down to you and what was sent down before you, and are certain of the Hereafter.
And who (also) believe in that (Message) which has been revealed to you and in that which had been revealed before you, and who have firm faith in the Hereafter.
who believe in what has been sent down to thee and what has been sent down before thee, and have faith in the Hereafter;
The above mentioned people are those who believe in this book (Qur’an) that I (God) have revealed to you (Mohammad) as well as the (original) Books that I had revealed to the prophets before you [which do not exist any more as they have been tampered with or partially/ totally lost] and firmly believe in the (existence of) Hereafter.
who believe in what is revealed to thee, and what was revealed before thee, and of the hereafter they are sure.
Those who acknowledge what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.
and who believe in that revelation, which hath been sent down unto thee, and that which hath been sent down unto the prophets before thee, and have firm assurance in the life to come:
Who believe in what is revealed to you (Muhammad), and what was revealed before you, and are sure of the Hereafter.
And who believe in what has been sent down to you, and what has been sent down (even) before you, and they constantly have certitude in the Hereafter.
And who believe in that which is revealed unto thee (Muhammad) and that which was revealed before thee, and are certain of the Hereafter.
Who believe in what has been revealed to you and what was revealed to those before you, and are certain of the Hereafter.
And who believe in that which has been bestowed from on high upon thee, [O Prophet,] as well as in that which was bestowed before thy time: for it is they who in their innermost are certain of the life to come!
and who believe in what has been revealed to you ˹O Prophet˺[1] and what was revealed before you, and have sure faith in the Hereafter.
And those who believe in what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.
And they believe in what was revealed to you, and in what was revealed before you , and with regard to the Hereafter, they are absolutely certain.
And who believe in what has been revealed to you, [O Muúammad], and what was revealed before you, and of the Hereafter they are certain [in faith].
And those who believe in what was sent down to thee, and what was sent down before thee, and of the Hereafter they are certain:
Hence, such men and women of understanding consider the Divine Revelation through you (O Messenger) a great favor and believe in it wholeheartedly ((7:52), (2:185)). Similar were the blessed people who believed in and followed the previous Scriptures.
And (for those) who believe in the Revelations sent to you and sent before your time, and (for those, who in their hearts) have the assurance of the Hereafter.
and who believe in what has been revealed to you and what has been revealed before you; and they have faith in the Hereafter.
And those who believe in what was sent down to you, and what was sent down before you, and regarding the Hereafter they are certain.