Bakara suresi

Bakara suresi, 71. ayet

Bakara suresi, 71. ayet. قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا ذَلُولٌ تُثِيرُ ٱلْأَرْضَ وَلَا تَسْقِى ٱلْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَّا شِيَةَ فِيهَا قَالُوا۟ ٱلْـَٰٔنَ جِئْتَ بِٱلْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا۟ يَفْعَلُونَ

ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ ẕelûlün tüŝîru-l'arḍa velâ tesḳi-lḥarŝ. müsellemetül lâ şiyete fîhâ. ḳâlü-l'âne ci'te bilḥaḳḳ. feẕebeḥûhâ vemâ kâdû yef`alûn.

Diyanet İşleri

Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 68–74 · surenin 71. ayeti / 286

Konu Sığır kıssası ve katılaşan kalpler Bakara 67–74 3

Sureye adını veren bölüm.

  1. Bakara 68

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi, emrolunduğunuz işi yapın."

  2. Bakara 69

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi.

  3. Bakara 70

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler.

  4. 71

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

  5. Bakara 72

    Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

  6. Bakara 73

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

  7. Bakara 74

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. “Dedi ki: “O şöyle buyuruyor: O öyle bir inek ki işe koşulmamış” yani işe koşularak, çalıştırılarak, boyunduruk altına alınmamış; “arazi sürmemiş ve ekin sulamamıştır.” Bu hayvan, sulamakta da kullanılmamıştır. “Kusursuzdur” her türlü kusurdan ve çalıştırılmış olmaktan uzaktır. “Hiçbir alacası yoktur” yani daha önce belirtilen nitelikteki renginden başka bir renk karışmamıştır. “Dediler ki: İşte şimdi hakkı getirdin” yani açık ve seçik izahı şimdi yaptın. Bu onların cahilliklerinin bir sonucudur. Yoksa tâ baştan beri Mûsâ onlara hakkı getirmişti. Eğer onlar herhangi bir ineği kesmiş olsalardı maksat gerçekleşirdi. Fakat onlar çokça soru sormak sureti ile işi yokuşa sürdüler. Allah da onlara işlerini zorlaştırdı. Ayrıca eğer “inşaallah=Allah dilerse” dememiş olsalardı, buna hidayet olunmayacaklardı. “Nihâyet o ineği boğazladılar.” Nitelikleri belirtilen ineği bulup kestiler; “fakat” işi yokuşa sürmeleri nedeniyle “az kalsın yapmayacaklardı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine Musa onlara: Allah diyor ki; "Bu ineğin özelliği, tarla sürmek veya ekin sulamak için boyunduruk altına alınmamış, kusursuz, sarı renginden başka bir rengi olmayan inektir" dedi. O zaman; "İşte, şimdi tam olarak ineğin ayırt edici özelliğini bildirdin" dediler. Nihayet o ineği kestiler. Tartışma ve inatları sebebiyle az kalsın kesmeyeceklerdi.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O
  3. يَقُولُ yekulu şöyle diyor kök: قول
  4. إِنَّهَا inneha gerçekten o
  5. بَقَرَةٌۭ bekaratun bir inektir kök: بقر
  6. لَّا la olmayan
  7. ذَلُولٌۭ zelulun boyundurluk altında kök: ذلل
  8. تُثِيرُ tusiru sürmek için kök: ثور
  9. ٱلْأَرْضَ l-erde yeri kök: ارض
  10. وَلَا ve la
  11. تَسْقِى teski ve sulamaz kök: سقي
  12. ٱلْحَرْثَ l-harse ekin kök: حرث
  13. مُسَلَّمَةٌۭ musellemetun kusursuz kök: سلم
  14. لَّا la yoktur
  15. شِيَةَ şiyete hiçbir alacası kök: وشي
  16. فِيهَا ۚ fiha onda
  17. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  18. ٱلْـَٔـٰنَ l-ane işte şimdi
  19. جِئْتَ ci'te getirdin kök: جيا
  20. بِٱلْحَقِّ ۚ bil-hakki doğruyu kök: حقق
  21. فَذَبَحُوهَا fezebehuha ve boğazladılar onu kök: ذبح
  22. وَمَا ve ma
  23. كَادُوا۟ kadu az daha kök: كود
  24. يَفْعَلُونَ yef'alune yapmayacaklardı kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: بقر (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

  • Aynı kök: بقر (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: بقر (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

  • Aynı kök: بقر (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: ثور (5 geçiş)

    (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü…

  • Aynı kök: ثور (5 geçiş)

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa da) "Allah diyor ki o, henüz boyunduruk altına alınmayan, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir." demişti. (Bunun üzerine onlar) "İşte şimdi gerçeği getirdin (tam olarak açıkladın)!" cevabını vermişler ve hemen (onu bulup) kesmişlerdi ama neredeyse yapamayacaklardı.

Mustafa İslamoğlu

"O diyor ki: o, toprağı sürmek ve ekin sulamak için çifte koşulmamış, kusursuz, alacasız bir inek olmalı" dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin" dediler ve hemen onu (bulup) kurban ettiler: fakat neredeyse yapamayacaklardı.

Muhammed Esed

(Musa'nın) cevabı şu oldu: "O, kurbanın ekinleri sulamak veya toprağı sürmek için hiç koşulmamış, kusursuz, alacasız bir sığır olmasını istiyor." Onlar: "İşte, sonunda gerçeği bildirdin!" dediler; ve hemen (onu) kurban ettiler, halbuki neredeyse hiçbir şey yapmadan kalacaklardı.

Ahmed Hulusi

O diyor ki: "Muhakkak ki o inek boyunduruğa bağlanmamış, toprak sürmemiş, ekini sulamamış, serbest bırakılmış dolaşan, alacası olmayan biri!" Dediler: "İşte şimdi Hak olarak ortaya koydun isteneni. " İşte bundan sonra (güçlükle bulup o vasıftaki tek ineği) boğazladılar. . . (Ancak çok bedel ödediler o özellikteki tek inek için. ) Neredeyse başaramayacaklardı!

Ali Bulaç

(Bunun üzerine Musa, "Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir" dedi. (O zaman): "Şimdi gerçeği getirdin" dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.

Ali Özek ve heyeti

(Musâ) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. «İşte şimdi gerçeği anlattın» dediler ve bunun üzerine sığırı (bulup) kestiler, az kalsın (bunu) kesmeyeceklerdi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Kuşkusuz, O, diyor ki: ‘Toprağı sürmemiş, ekini sulamamış, boyunduruk vurulmamış, alacasız, salma bir inek!' " Dediler ki: "Şimdi gerçeği getirdin!" Sonunda onu kestiler. Ama neredeyse yapmayacaklardı.

Bayraktar Bayraklı

Musa dedi ki: "Allah şöyle buyuruyor: O inek, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, hiç alacası bulunmayan bir inektir.""İşte şimdi gerçeği anlattın" dediler ve bunun üzerine onu bulup kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.

Edip Yüksel

"O diyor ki, o düve yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir düvedir" dedi. "İşte şimdi gerçeği getirdin!" diyerek sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O diyor ki, o düve yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir düvedir,' dedi. 'İşte şimdi gerçeği getirdin!,' diyerek sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O da: "Rabbim şöyle buyuruyor: O, ne koşulup toprağı süren, ne de ekin sulayan, salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır." dedi. Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun." dediler. Bunun üzerine o sığırı (bulup) boğazladılar. Neredeyse yapmayacaklardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbim, dedi: Şöyle buyuruyor: Bir bakare ki ne koşulur arazi sürer ne de ekin sular, salma, hiç alacası yok, işte dediler, şimdi hak ile geldin, bunun üzerine o bakareyı boğazladılar, ki az kaldı yapmıyacaklardı

Erhan Aktaş

Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 67
    71. ayetlerinden anlaşılması gereken şudur: Eğer "Sığır kesin." buyruğu yeterli görülerk herhangi bir sığır kesilseydi, Allah'ın buyruğu yerine getirilmiş olunacaktı. Ama sorularla iş detaylandırılınca kesilecek sığırın özellikleri de artmış oldu. Oysaki dinde esas olan şey ayrıntıya girerek değil, bir buyruk en yalın hali ile nasıl anlaşılmışsa onu öylece yapmaktır. Detaylandırmak çoğaltmak demektir, dolayısı ile zorlaştırmaktır. Bu ayetin bize mesajı, Allah'ın buyurduğu bir şeyi detaylandırmanın doğru olmadığıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.*

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Gültekin Onan

(Musa) Dedi ki: "O diyor ki, o sığır yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir sığırdır." "İşte şimdi gerçeği (hakk) getirdin" diyerek sonunda sığırı boğazladılar / kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Hasan Basri Çantay

(Musa şöyle dedi: "Rabbim buyuruyor ki: O, ne boyunduruğa koşulub arazi sürecek, ne ekin sulayacak bir inek değildir. Salmadır (yahud ayıbdan salimdir). Hiçbir alacası da yokdur". Onlar: "İşte şimdi hakikati getirdin (vasfını tastamam bildirdin)" dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub) boğazladılar ki az kaldı (bunu) yapmayacaklardı.

İbni Kesir

Dedik ki: Rabbım, o, ne boyunduruğa koşulup arazi sürecek, ne de ekin sulayacak bir inektir, zillete uğramamıştır. Bütün kusurlardan uzaktır. Onun alacası da yoktur, buyuruyor. Onlar: İşte şimdi gerçeği ortaya koydun, dediler. Hemen onu boğazladılar ki az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Mehmet Alagaş

(67-74) Bir vakit Musa kavmine muhakkak ki Allah size bir inek kesmenizi emrediyor dedi. Sen bizimle alay mı ediyorsun dediler? O da Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım dedi. Dediler ki dua et bizim için Rabbine, Onun bize ne olduğunu açıklasın. Dedi ki O diyor ki kesinlikle o inek ne çok kart / yaşlı ne de çok körpe/gençtir, bu ikisinin ortası bir inektir, size emredilen ne ise hemen yapın. Dediler ki dua et bizim için Rabbine Onun rengini bize açıklasın. O der ki; O inek parlak sarı bir inektir , rengi bakanları etkiler. Dediler ki Rabbine çağrıda bulun onu bize açıklasın çünkü her inek birbirine benzemektedir, Allah dilerse de biz o yola iletiliriz. Dedi ki Allah diyor ki o bir inektir ki ne boyunduruk altında yer sürmüştür ne de ekin sulamıştır , bakımlı ve kusursuzdur. Dediler ki işte şu an , gerçeği / hakkı getirdin. Onu hemen boğazladılar az daha / neredeyse yapmayacaklardı . Bir vakit birini öldürmüştünüz , suçlu konusunda birbirinizle atışmıştınız (derae) Allah gizlediklerinizi çıkarandır. Ona (kişi cesedine) Onun bir parçası ile (kesilen ineğin parçası ile) vurun dedik, öylece Allah ölüyü diriltir ve size ayetlerini gösterir böylelikle belki akledersiniz. Bunun ardından kalpleriniz katılaştı / sertleşti, bir taş gibi yahut ondan daha katı oldu, öylesi taşlar var ki ondan nehirler fışkırır, o taşlardan öylesi de var ki çatlar ve içinden su çıkar, yine öylesi de var ki Allah korkusundan yuvarlanır. Yaptıklarınız Allah’ın dikkatinden kaçmaz. / yaptıklarınızdan gafil değildir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir inektir.” Onlar: “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o ineği kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

Süleyman Ateş

Dedi: "O şöyle diyor: O, henüz boyundurluk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Salma, (çifte koşulmamış) hiç alacası yok." "İşte şimdi gerçeği getirdin" deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Rabbim şöyle diyor: 'O öyle bir sığırdır ki ne koşulup toprağı sürmüş ne de ekin sulamıştır. Salmadır, dipnot 1 alacası da yoktur." Onlar da "İşte bütün gerçeği şimdi bildirdin!" dediler ve onu kestiler. Az kalsın (emredileni) yapmayacaklardı.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara (بقَرةَ) , bakar (بقَر) yani sığır cinsinden bir adet hayvan demektir. Tarlayı sürebilecek özellikte olduğu halde sürmemiş, serbest bırakılmış olması onun bir boğa olduğunu gösterir. Ayetteki fiillerin müennes /dişil olması, sadece "bakara" kelimesinin lafzi müennes olmasından dolayıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki Sahibim şöyle diyor: "O bir boğadır; dipnot 1 ne koşulup toprağı sürmüş ne de ekin sulamıştır. Salmadır; dipnot 2 alacası da yoktur." "Şimdi tüm bilgiyi getirdin!" dediler ve boğayı kestiler. Neredeyse emri yerine getirmeyeceklerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara بَقَرَةٌ, bakar = بَقَر'ın tekilidir, sığır demektir.  Ayetteki (تُثِيرُ الأَرْضَ= tusiru'l-arda = yeri sürer) sözü, onun erkek olduğunu gösterir. Ayetlerdeki fiillerin müennes olması بَقَرَةٌ nın müennes-i lafzi olmasından dolayıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ortaya salınmış, bir işte kullanılmamışsa, boğadan başkası olamaz.

Şaban Britch

Musa: Rabbim, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir inek olduğunu söylüyor, dedi. Şimdi gerçeği bildirdin, deyip ineği kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Şaban Piriş

Musa: -Rabbim, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir inek olduğunu söylüyor, dedi. -Şimdi gerçeği bildirdin, deyip ineği kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Cevap verdi Musa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Mussa said: "Allah says it is a cow that has not been used in ploughing the land nor watering the fields, a cow free of all physical defects. " There and then they said to Mussa: "Now you have brought us the truth," and they slaughtered the cow in sacrifice in spite of hesitation though they almost did not.

Abdul Haleem

He replied, ‘It is a perfect and unblemished cow, not trained to till the earth or water the fields.’ They said, ‘Now you have brought the truth,’ and so they slaughtered it, though they almost failed to do so.

Abdullah Yusuf Ali

He said: "He says: A heifer not trained to till the soil or water the fields; sound and without blemish." They said: "Now hast thou brought the truth." Then they offered her in sacrifice, but not with good-will.

Abul A'la Maududi

Moses answered: "Lo! He says, she is a cow unyoked to plough the earth or to water the tillage, one that has been kept secure, with no blemish on her!" Thereupon they cried out: “Now you have come forth with the information that will direct us aright.” And they slaughtered her although they scarcely seemed to do so.

Aisha Bewley

He said, ‘He says it should be a cow not trained to plough or irrigate the fields – completely sound, without a blemish on it. ’ They said, ‘Now you have brought the truth.’ So they sacrificed it – but they almost did not do it.

Al-Hilali & Khan

He [Mûsâ (Moses)] said, "He says, ‘It is a cow neither trained to till the soil nor water the fields, sound, having no other colour except bright yellow.’ " They said, "Now you have brought the truth." So they slaughtered it though they were near to not doing it.

Ali Quli Qarai

He said, ‘He says, She is a cow not broken to till the earth or to water the tillage, sound and without blemish. ’ They said, ‘Now have you come up with the truth!’ And they slaughtered it, though they were about not to do it.

Amatul Rahman Omar

He said, `He (- God) says, "It is indeed a cow neither broken in to plough the land nor to water the tillage, perfectly sound (without any blemish), no spot on her", (she is of one colour). ' They said, `Now you have (after all) brought the exact truth (with the necessary description).' So they slaughtered her, though they had no mind to do it.

Arthur John Arberry

He said, 'He says she shall be a cow not broken to plough the earth or to water the tillage, one kept secure, with no blemish on her. ' They said, 'Now thou hast brought the truth'; and therefore they sacrificed her, a thing they had scarcely done.

Bijan Moeinian

Moses said: "God says that this cow has never been used for plowing the land or watering the crops; an absolutely healthy cow. " Finally they [realized that they are playing with the fire and] said: “Now we know exactly which cow it is.” Then they sacrificed the cow though still not convinced!

E. Henry Palmer

He answered, 'He saith, it is a cow, not broken in to plough the earth or irrigate the tilth, a sound one with no blemish on her. ' They said, 'Now hast thou brought the truth.' And they slaughtered her, though they came near leaving it undone.

Edip-Layth

He said, "He says it is a heifer which was never subjugated to plough the land, or water the crops, free from any blemish." They said, "Now you have come with the truth." They slaughtered it, though they had nearly not done so.

George Sale

Moses answered, he saith, she is a cow not broken to plough the earth, or water the field, a found one, there is no blemish in her. They said, now hast thou brought the truth. Then they sacrificed her; yet they wanted but little of leaving it undone.

Hamid S. Aziz

He answered, "He said, it is a heifer, not broken in to plough the earth or irrigate the tilth, a sound one with no blemish on her. " They said, "Now have you brought the truth." And they slaughtered her, though they came near leaving it undone (without goodwill).

Mahmoud Ghali

He said, "Surely He says that surely she is a cow not tractable (Literally made subservient) to stir the earth or to water the tillage, with no blemish in it. They said, "Now you have come with the truth." So, they slew her, and they had scarcely performed that.

Marmaduke Pickthall

(Moses) answered: Lo! He saith: Verily she is a cow unyoked; she plougheth not the soil nor watereth the tilth; whole and without mark. They said: Now thou bringest the truth. So they sacrificed her, though almost they did not.

Mohamed Ahmed - Samira

And Moses said: "He says it's a cow unyoked, nor worn out by ploughing or watering the fields, one in good shape with no mark or blemish. " "Now have you brought us the truth," they said; and then, after wavering, they sacrificed the cow.

Muhammad Asad

[Moses] answered: "Behold, He says it is to be a cow not broken-in to plough the earth or to water the crops, free of fault, without markings of any other colour. "Said they: "At last thou hast brought out the truth!"-and thereupon they sacrificed her, although they had almost left it undone.

Mustafa Khattab

He replied, "Allah says, ‘It should have been used neither to till the soil nor water the fields; wholesome and without blemish.’" They said, “Now you have come with the truth.” Yet they still slaughtered it hesitantly!

Progressive Muslims

He said: "He says it is a heifer which was never subjugated to plough the land, or water the crops, free from any blemish. " They said: "Now you have come with the truth." And they slaughtered it, though they had nearly not done so.

Rashad Khalifa

He said, "He says that she is a heifer that was never humiliated in plowing the land or watering the crops; free from any blemish." They said, "Now you have brought the truth." They finally sacrificed her, after this lengthy reluctance.

Sahih International

He said, "He says, 'It is a cow neither trained to plow the earth nor to irrigate the field, one free from fault with no spot upon her. ' " They said, "Now you have come with the truth." So they slaughtered her, but they could hardly do it.

Sam Gerrans

He said: “He says: ‘She is a heifer neither broken to plough the earth nor to water the tilth, perfect, no blemish on her.’” They said: “Now hast thou brought the truth.” Then they sacrificed her, but they had hardly done it.

Shabbir Ahmed

Moses answered, "He says that the cow is such that has not toiled in plowing the land nor in watering the crops and it is sound without blemish. " They said, "Now you bring the Truth." So they sacrificed her with great reluctance. Their hearts had been drenched in cow worship ((2:93), (5:101)).

Syed Vickar Ahamed

He said: "He says: A calf not trained to till the soil or water the fields; Healthy and without defects. They said: Now you have brought the truth." Then they offered it (the calf) in sacrifice, but not in good will.

Taqi Usmani

He said, "He says that it should be a cow which is not tractable for tilling the soil or in watering the fields, (and it should be) sound and without blemish." They said, “Now, you have come up with the right description.” Then they slaughtered her, although it appeared that they would not do it.

The Monotheist Group

He said: "He says it is a heifer which was never subjugated to plough the land, or water the crops, free from any blemish." They said: "Now you have come with the truth." And they slaughtered it, though they had nearly not done so.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩