Bakara suresi

Bakara suresi, 63. ayet

Bakara suresi, 63. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُوا۟ مَآ ءَاتَيْنَٰكُم بِقُوَّةٍ وَٱذْكُرُوا۟ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm verafa`nâ fevḳakümu-ṭṭûr. ḫuẕû mâ âteynâküm biḳuvvetiv veẕkürû mâ fîhi le`alleküm tetteḳûn.

Diyanet İşleri

Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 60–66 · surenin 63. ayeti / 286

Konu Tûr'un kaldırılması ve Cumartesi yasağı Bakara 63–66 3

  1. Bakara 60

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

  2. Bakara 61

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

  3. Bakara 62

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

  4. 63

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

  5. Bakara 64

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  6. Bakara 65

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

  7. Bakara 66

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

63. “Hani sizden sapasağlam söz almıştık” yani, hatırlayın ki sizden ağır bir söz almıştık. Bu da Tûr üzerlerine kaldırılıp korkutularak alınmış bir sözdü. Onlara denildi ki: “Size verdiğimizi kuvvetle” yani, Tevrat’ı tam bir gayret, ciddiyet ve Allah’ın emirlerini ifa etmek üzere sabır ile “tutun ve içindekinden” yani Kitab’ınızın içinde bulunanlardan, o Kitab’ı okuyarak ve öğrenerek “gafil olmayın ki” Allah’ın azab ve gazabından “korunasınız.” Yahut da kötülüklerden sakınan takvâ ehli olasınız.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a ve rasullerine iman etme adına sizden sapasağlam aldığımız sözü hatırlayın. Verdiğiniz sözü terk etmekten sizi sakındırmak ve korkutmak için Tûr dağını üzerinize kaldırdık. Tevrat’ta size indirmiş olduğumuz şeyleri tembellik ve ihmal etmeden, ciddiyet ve gayret ile almanızı emrettik. Onda olanları muhafaza edin ve iyice düşünün; umulur ki bunu yapmanızdan dolayı Allah Teâlâ'nın azabından korunursunuz.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz hani
  2. أَخَذْنَا ehazna almıştık kök: اخذ
  3. مِيثَـٰقَكُمْ misakakum sizin sözünüzü kök: وثق
  4. وَرَفَعْنَا ve rafea'na ve kaldırmıştık kök: رفع
  5. فَوْقَكُمُ fevkakumu üzerinize kök: فوق
  6. ٱلطُّورَ t-tura dağı kök: طور
  7. خُذُوا۟ huzu tutun kök: اخذ
  8. مَآ ma şeyi
  9. ءَاتَيْنَـٰكُم ateynakum size verdiğimiz kök: اتي
  10. بِقُوَّةٍۢ bikuvvetin kuvvetle kök: قوي
  11. وَٱذْكُرُوا۟ vezkuru ve hatırlayın kök: ذكر
  12. مَا ma şeyi
  13. فِيهِ fihi içinde olan
  14. لَعَلَّكُمْ leallekum belki de siz
  15. تَتَّقُونَ tettekune korunursunuz kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara,…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı…

  • Aynı kök: طور (11 geçiş)

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) dipnot 1 Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) "Size verdiğimizi (Kitabı) kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun) dipnot 2 ve içinde olanı hatırlayın ki takvâlı olabilesiniz." (demiştik).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü'minûn 23:20 ve Tîn 95:2'dir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

Mustafa İslamoğlu

Bir zaman da (Sina) Dağı'nı başınıza dikip sizden (şöyle) söz almıştık: Size verdiğimiz mesaja sımsıkı sarılın, onun muhtevasını hatırdan çıkarmayın ki sorumluluğunuzun bilincine varasınız.

Muhammed Esed

İşte o zaman, Sina Dağı'nı üzerinize şahit tutarak ciddi ve samimi (görünen) taahhüdünüzü kabul etmiş ve "Size bahşettiğimiz şeye (bütün) gücünüzle sımsıkı sarılın ki Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız!" (demiştik).

Ahmed Hulusi

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u da üstünüze kaldırmıştık (Musa'nın bir mucizesi). Size verdiğimizi (hakikat bilgisini) bir kuvve olarak tutun ve onun içinde olanı zikredip hatırlayın ki korunabilesiniz.

Ali Bulaç

Sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve demiştik ki:) "Size verdiğimize sımsıkı yapışın ve onda olanı (hükümleri sürekli) hatırlayın, ki sakınasınız."

Ali Özek ve heyeti

Sizden sağlam bir söz almış, Tûr'u da üzerinize kaldırıp, size verdiğimizi sıkıca/kuvvetle tutun, onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki, böylece korunursunuz (demiştik de);

Ali Rıza Safa

Sizden kesin söz aldığımızda, dağı üzerinize yükseltmiştik. "Size verdiğimize sımsıkı sarılın ve Onun içindekini hatırlayın; böylece, belki sorumluluk bilincine erişirsiniz!"

Bayraktar Bayraklı

Hani sizden sağlam bir söz almış, Tur'u da üstünüze kaldırmış ve "Size verdiğimiz kitabın hükümlerine sımsıkı sarılınız, içinde olanları hatırlayınız ki, ruh olgunluğuna ulaşasınız"demiştik.

Edip Yüksel

Sina dağını üzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden söz almıştık: "Size verdiğimize kuvvetle sarılın, içindekileri hatırlayın ki korunasınız" demiştik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sina dağını üzerinize kaldırarak bir zamanlar sizden söz almıştık: 'Size verdiğimize kuvvetle sarılın, içindekileri hatırlayın ki korunasınız,' demiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir vakit de sizden söz almıştık ve Tur'u üstünüze kaldırıp demiştik ki: "Verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve içindekilerden gafil olmayın ki, günahtan sakınmış olasınız."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakit de misakınızı almıştık, ve Turu üstünüze kaldırıp demiştik ki verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekinden gafil olmayın, gerek ki korunursunuz

Erhan Aktaş

Hani bir zamanlar, takva sahibi dipnot 1 olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sizden söz almıştık. Ve Tur'u dipnot 2 üzerinize kaldırmıştık.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Musa'yı dağa çıkarmıştık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani bir zamanlar, takva sahibi dipnot 1 olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sizden söz almıştık. Ve Tur'u dipnot 2 üzerinize kaldırmıştık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 2:2.
  2. metne dön, dipnot 2
    Musa'yı dağa çıkarmıştık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani bir zamanlar, sizden, takva sahibi olmanız için, size verdiğimiz şeylere kuvvetle sarılıp kendinize mal etmek ve içindekilerini sürekli aklınızda tutmanız konusunda sağlam bir söz almıştık. Ve turu dipnot 1 üzerinize kaldırmıştık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa'yı dağa çıkarmıştık.

Gültekin Onan

Sina dağını üzerinize kaldırarak sizden söz (misak) almıştık: "Size verdiğimize kuvvetle / sımsıkı sarılın, içindekileri / onda olanı anımsayın ki korunasınız (tettekun)" (demiştik).

Hasan Basri Çantay

Hani sizden (Tevrat ile amil olacağınıza dair) sapasağlam söz almışdık, "Tur" u da (tepenize iniverecek bir durumda) üstünüze kaldırmışdık, (ve demişdik ki:) "Size verdiğimiz (Kitab) ı (n hükümlerini) kuvvetle tutun, onda onlar (la amel etmek lüzumun) u hatırlayın. Ta ki (cehennemden, günahlardan) sakınmış olasınız".

İbni Kesir

Hani sizden sapasağlam söz almıştık. Tur'u da üstünüze kaldırmıştık. Size veridğimize sımsıkı sarılın, onda olanları hatırlayın ki sakınmış olasınız.

Mehmet Alagaş

(6, 63, 65, 66) Bir vakit sizden söz almıştık ve Tur dağını üzerinize kaldırmıştık , size verdiklerimizi kuvvetlice tutun ve içindekileri de zikredin böylelikle belki sakınırsınız demiştik. Bunun ardından yüz çevirdiniz, Allah’ın üzerinizdeki fazileti ve rahmeti olmasaydı, hasara uğrayanlardan olurdunuz. Kesin olan şu ki, siz, cumartesine sizden kimlerin taciz de bulunduğunu bildiniz. Bizde onlara , “aşağılık maymunlar olun ” dedik. Bunu, mevcut olanlara ve artlarından gelenlere ibretlik ceza olarak verdik ve sakınanlara öğüt yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da üzerinize kaldırmış ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz kitabı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün” demiştik.

Süleyman Ateş

Bir zaman da sizin sözünüzü almış, üzerinize dağı kaldırmıştık: "Size verdiğimizi kuvvetle tutun, içinde olanı hatırlayın ki (azabımızdan) korunasınız," (demiştik).

Süleymaniye Vakfı

Birgün Tur'u /Sina Dağı'nı tepenize kaldırarak sizden kesin söz almıştık: "Size verdiğimize (Musa'nın kitabına) dipnot 1 sıkı sarılın, ondaki bilgileri aklınızda tutun; belki yanlışlardan sakınırsınız!" demiştik. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Musa aleyhisselama indirilen kitap, Tevrat'ın bir bölümüdür. Çünkü Tevrat, Musa'dan İsa'ya kadar İsrailoğullarının nebilerine verilen kitapların toplamından ibarettir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bakara 2/93, Nisa 4/154, A'raf 7/171. Bu olay, Yahudilerin sözlü Tevrat dedikleri Talmud'un Shabbat 88a bölümünde şu şekilde anlatılır: "O kutsal varlık Sina dağını büyük bir tekne gibi onların üstüne kaldırdı ve "Tevrat'ı kabul ederseniz iyi olur yoksa burası mezarınız olur" dedi."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün üstünüze Tur'u dipnot 1 kaldırarak kesin söz almıştık: "Size verdiğimize sıkı sarılın, onda olanı aklınızdan çıkarmayın ki kendinizi koruyabilesiniz!" demiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tur, Sina yarımadasında bir dağdır. Musa ve Harun aleyhisselama elçilik görevi orada verilmiştir.  (Meryem 19/51-53)

Şaban Britch

Hani, sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da üzerinize kaldırmış ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı kuvvetle tutun, onun içindekileri anın demiştik.

Şaban Piriş

Sizden sapa sağlam söz almıştık. Dağı da üzerinize kaldırmış: -Allah'a karşı gelmekten sakınabilmeniz için size verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onun içindekileri aklınızda tutun, demiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, sizden şu şekilde kesin söz almış da Tur'u üzerinize kaldırmıştık: "Size verdiğimizi kuvvetle tutun ve içinde olanı hatırlayıp zikredin ki, sakınabilesiniz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Also, recall to the mind that once when you camped at the foot of the Mount and heaven thundered and the awe –inspiring- echoes thundered in your ears as We entered with you into a covenant and We stabilized the Mount above you when it shook with such fits of awe for the profound reverence dutiful to Allah, and We said: "Adhere to all that We have imparted to you AL-Tawrah and observe the code of discipline and body of regulations and hold them in esteem and hold to your promise, pay attention and regard to it and be mindful of Our commandments so that you may hopefully entertain the profound reverence dutiful Allah".

Abdul Haleem

Remember when We took your pledge, and made the mountain tower high above you, and said, ‘Hold fast to what We have given you and bear its contents in mind, so that you may be conscious of God.’

Abdullah Yusuf Ali

And remember We took your covenant and We raised above you (The towering height) of Mount (Sinai): (Saying): "Hold firmly to what We have given you and bring (ever) to remembrance what is therein: Perchance ye may fear Allah."

Abul A'la Maududi

And recall when We made a covenant with you and caused the Mount Sinai to tower above you, dipnot 1 (saying): "Hold fast to the Book that We have given you, and remember the directives and commandments in it, that you be pious."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From the manner in which this incident is described at various places in the Qur'an it is obvious that, at that time, it was quite well known to the Israelites. It is difficult, however, after the Passage of many centuries to be able to speak with certainty about the precise nature of the incident. All we can say is that while the Children of Israel were making their covenant in the shadow of Mount Sinai, they witnessed an awesome phenomenon and felt as if the mountain was about to fall upon them. (Verse 171 of Surah al-A'raf) seems to portray this. See also (n. 132 in that surah.)

Aisha Bewley

Remember when We made the covenant with you and lifted up the Mount above your heads: ‘Take hold vigorously of what We have given you and pay heed to what is in it, so that hopefully you will have taqwa. ’

Al-Hilali & Khan

And (O Children of Israel, remember) when We took your covenant and We raised above you the Mount (saying): "Hold fast to that which We have given you, and remember that which is therein so that you may become Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

And when We took a pledge from you, and raised the Mount above you [declaring], ‘Hold on with power to what We have given you, and remember that which is in it, so that you may be Godwary. ’

Amatul Rahman Omar

And (recall, O Children of Israel!) when We took a covenant from you, (and it was the time when you were at the foot of Sinai), with (the summits of) the Mount towering above you (saying), `Hold fast to what We have given you, and bear in mind that which is in it, so that you may guard against evil. '

Arthur John Arberry

And when We took compact with you, and raised above you the Mount: 'Take forcefully what We have given you, and remember what is in it; haply you shall be godfearing. '

Bijan Moeinian

[O’ Children of Israel;] I would like to remind you more: When I raised Mt. Sinai on top of your head and (while you were at awe) you promised Me that you will carry my order: "Hold up to the book that I have revealed to you and make it a part of your daily life and refer to it frequently" so that you may become successful.

E. Henry Palmer

And when we took a covenant with you and held the mountain over you; ' Accept what we have brought you with strong will, and bear in mind what is therein, haply ye yet may fear. '

Edip-Layth

We took your covenant, and raised the mount above you, "Take what We have given you with strength, and remember what is in it that you may be conscientious."

George Sale

Call to mind also when we accepted your covenant, and lifted up the mountain of Sinai over you, saying, receive the law which we have given you, with a resolution to keep it, and remember that which is contained therein, that ye may beware.

Hamid S. Aziz

And when We took a covenant with you and held the mountain over you; (saying) "Accept what We have brought you with strong will, and bear in mind what is therein, per chance (or possibly) you yet may fear. "

Mahmoud Ghali

And (remember) as We took compact with you and raised above you the Tûr (i. e. the Mount): "Take powerfully what We have brought you and remember what is in it, that possibly you would be pious (towards Me)."

Marmaduke Pickthall

And (remember, O Children of Israel) when We made a covenant with you and caused the mount to tower above you, (saying): Hold fast that which We have given you, and remember that which is therein, that ye may ward off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

Remember the day We made the covenant with you and exalted you on the Mount and said: "Hold fast to what We have given you, and remember what is therein that you may take heed. "

Muhammad Asad

AND LO! We accepted your solemn pledge, raising Mount Sinai high above you, [and saying;] "Hold fast with [all your] strength unto what We have vouchsafed you, and bear in mind all that is therein, so that you might remain conscious of God!"

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when We took a covenant from you and raised the mountain above you ˹saying˺, "Hold firmly to that ˹Scripture˺ which We have given you and observe its teachings so perhaps you will become mindful ˹of Allah˺."

Progressive Muslims

And We took your covenant, and raised the mount above you: "Take what We have given you with strength, and remember what is in it that you may be righteous. "

Rashad Khalifa

We made a covenant with you, as we raised Mount Sinai above you: "You shall uphold what we have given you strongly, and remember its contents, that you may be saved."

Sahih International

And [recall] when We took your covenant, [O Children of Israel, to abide by the Torah] and We raised over you the mount, [saying], "Take what We have given you with determination and remember what is in it that perhaps you may become righteous. "

Sam Gerrans

And when We took your agreement and raised the mount above you: “Hold fast what We have given you, and remember what is therein, that you might be in prudent fear.”

Shabbir Ahmed

O Children of Israel! Recall the times when We made a firm Covenant with you in the Valley of Mount Sinai, letting the lofty mountain bear witness and commanded you to hold fast the Commandments We had given you, so that you may walk aright.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We took your Promise and We raised above you (the towering height of) Mount (Sinai) (saying): "Hold firmly to what We have given you and always remember what is in there: That you may fear Allah. "

Taqi Usmani

And when We took the pledge from you, and raised high above you the (Mount of) Tūr: "Hold fast to what We have given to you, and remember what is in it, so that you may become God-fearing."

The Monotheist Group

And We took your covenant, and raised the mount above you: "Take what We have given you with strength, and remember what is in it that you may be righteous."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩