Beled suresi

Beled suresi, 17. ayet

Beled suresi, 17. ayet. ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

ŝümme kâne mine-lleẕîne âmenû vetevâṣav biṣṣabri vetevâṣav bilmerḥameh.

Diyanet İşleri

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Beled 14–20 · surenin 17. ayeti / 20

Konu İman edenler ve inkâr edenler Beled 17–20 3

  1. Beled 14–16

    (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.

  2. 17–18

    (17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

  3. Beled 19

    Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

  4. Beled 20

    Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. “Bir de iman edenlerden” yani iman edilmesi gereken şeylere kalpleri ile inanıp azaları ile de farz ya da müstehap olan söz ve fiiller türünden salih amelleri işleyenlerden; “birbirlerine hem sabrı” Allah’a itaat üzere, O’nun masiyetinden kaçınmak üzere ve elemli takdirlerine katlanmak üzere sabretmeyi, sabrı gönül hoşluğu ve huzurlu bir kalp ile eksiksiz olarak yerine getirmeyi tavsiye edenlerden; “hem de merhameti” insanların muhtaç olanlarına bir şeyler vermek, cahillerine öğretmek, bütün yönleri ile muhtaç oldukları şeyleri gerçekleştirmeye çalışmak, dinî ve dünyevî menfaatleri uğrunda onlara yardımcı olmak, kendisi için sevdiği şeyleri onlar için sevmek, kendisi için hoşlanmadığı şeylerden de onlar adına hoşlanmamak suretiyle merhametli olmayı “tavsiye edenlerden olmaktır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sonra da Allah’a iman eden kimselerden, birbirilerine Allah’a itaat etmeyi, günahlara bulaşmamayı ve musibetlere karşı sabır göstermeyi tavsiye eden ve birbirlerine Allah Teâlâ’nın kullarına karşı merhametli davranmayı tavsiye edenlerden olmaktır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. كَانَ kane olmaktır kök: كون
  3. مِنَ mine -den
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler-
  5. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  6. وَتَوَاصَوْا۟ ve tevasav ve tavsiye edenlerden kök: وصي
  7. بِٱلصَّبْرِ bis-sabri sabır kök: صبر
  8. وَتَوَاصَوْا۟ ve tevasav ve tavsiye edenlerden kök: وصي
  9. بِٱلْمَرْحَمَةِ bil-merhameti merhamet kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş)

    Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra da iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerde, garibanlarla ilgilenmenin imandan önce geldiğine dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Daha sonra, iman edenlerden olmak ve birbirine hakkı ve merhameti tavsiye etmektir.

Muhammed Esed

ve imana ermişlerden ve birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.

Ahmed Hulusi

Sonra da iman eden, birbirlerine sabrı yaşamayı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.

Ali Bulaç

Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.

Ali Özek ve heyeti

Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır.

Ali Rıza Safa

Sonra, inananlar, dirençli olmayı öğütleyenler ve merhameti öğütleyenler arasında olmaktır.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.

Edip Yüksel

Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen iman edenlerden olmaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dahası, birbirlerine sabır ve sevgiyi öğütleyen inananlardan olmaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da o iman edip de sabrı tavsiyeleşen ve merhamet tavsiyeleşenlerden olamadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra olmadı o iyman edip de sabra vasıyyetleşen ve merhamete vasıyyetleşenlerden

Erhan Aktaş

Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden iman edenlerden olmaktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra birbirlerine sabrı dipnot 1 ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.

Gültekin Onan

Sonra inananlardan, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak.

Hasan Basri Çantay

Sonra da (o sarp yokuşu aşıb geçerken) iman edenlerden, birbirlerine sabr (-u sebat) ı tavsiye, (halka) merhameti tavsiye edenlerden olmakdır.

İbni Kesir

Sonra da iman edenlerden, birbirine sabrı tavsiye, merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra iman edip, birbirlerine sabır tavsiye edenlerden ve birbirlerine merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.

Süleyman Ateş

Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.

Süleymaniye Vakfı

Bunların yanısıra dipnot 1 , inanıp güvenen, birbirlerine sabrı /duruşunu bozmamayı tembih eden ve merhametli olmayı tembih eden kişilerden olmaktır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "(ثمَ) sümme" edatına "bunların yanısıra" anlamı verilmiştir. Çünkü "sümme" dört türlü kullanımı olan bir edattır. Bunlardan biri, sıralama veya öncelik-sonralık kastedilmeksizin mutlak beraberliği ifade eder (Mu'cemu'l-Lugati'l-Arabiyyeti'l-Muasıra; Yunus 10/103; Hud 11/1, 3, 52).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de inanıp güvenen(mümin olan), biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.

Şaban Britch

Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.

Şaban Piriş

Bir de iman edip, sabrı ve merhameti birbirine tavsiye edenlerden olmaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır o.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Besides being one of those characterized by piety in every deed, who enjoin forbearance under provocation, bear with others their faults and limitations and enjoin endurance of pain, trouble or evil and constancy in labour, exertion or effort and show compassion toward suffering fellow-creatures, being disposed to forgive and exercise mercy.

Abdul Haleem

and to be one of those who believe and urge one another to steadfastness and compassion.

Abdullah Yusuf Ali

Then will he be of those who believe, and enjoin patience, (constancy, and self-restraint), and enjoin deeds of kindness and compassion.

Abul A'la Maududi

and, then besides this, he be one of those who believed, dipnot 1 and enjoined upon one another steadfastness and enjoined upon one another compassion. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in addition to these qualities it is essential that one should be a believer, for without faith no act is an act of virtue, nor acceptable in the sight of Allah. At numerous places in the Quran it has been stated that only such an act of virtue is appreciable and becomes a means of salvation as is accompanied by faith. In Surah An-Nisa, for example, it has been said: The one who does good deeds, whether man or woman, provided that the one is a believer, will enter Paradise (verse 124). In Surah An-Nahl: Whosoever does righteous deeds, whether male or female, provided that he is a believer, We shall surely grant him to live a pure life in this world, and We will reward such people (in the Hereafter) according to their best deeds (verse 97). In Surah Al-Momin: Whoever does good, whether man or woman, provided that he is a believer, all such people shall enter Paradise wherein they shall be provided without measure. (verse 4). Whoever studies the Quran, will see that in this Book wherever the good reward of a righteous act has been mentioned, it has always been made conditional upon the faith, a good act without faith has nowhere been regarded as acceptable to God, nor has any hope been given for a reward for it.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, the following important point should also not remain hidden from view: In this verse it has not been said: Then he believed, but: Then being among those who have believed. This means that mere believing as an individual and remaining content with it is not what is desired; what is desired is that every new believer should join those who have already believed so as to form a party of the believers, to bring about a believing society, which should work for establishing the virtues and wiping out the vices as demanded by the faith.

Aisha Bewley

then to be one of those who have iman and urge each other to steadfastness and urge each other to compassion.

Al-Hilali & Khan

Then he became one of those who believed (in the Islamic Monotheism) and recommended one another to perseverance and patience, and (also) recommended one another to pity and compassion.

Ali Quli Qarai

while being one of those who have faith and who enjoin one another to patience, and enjoin one another to compassion.

Amatul Rahman Omar

And what is even more, then he is of those who believe and exhort one another to be patiently persevering and exhort one another to be compassionate (towards God's creation).

Arthur John Arberry

then that he become of those who believe and counsel each other to be steadfast, and counsel each other to be merciful.

Bijan Moeinian

The one who engages in the type of actions which pleases God deserves to be led to the straight path. Such a person will be rewarded with belief and will invite his fellow believer to be patient when they are overpowered and to be merciful when they have the upper hand.

E. Henry Palmer

and again (it is) to be of these who believe and encourage each other to patience, and encourage each other to mercy,-

Edip-Layth

Then he has become one of those who have acknowledged, and exhort one another to patience, and exhort one another to kindness.

George Sale

Whoso doth this, and is one of those who believe, and recommend perseverance unto each other, and recommend mercy unto each other;

Hamid S. Aziz

And again (it is) to be of those who believe and encourage each other to patience, and encourage each other to mercy,

Mahmoud Ghali

Thereafter he is one of the ones who believed, and enjoined one another to have patience, and enjoined one another to do merciful deeds.

Marmaduke Pickthall

And to be of those who believe and exhort one another to perseverance and exhort one another to pity.

Mohamed Ahmed - Samira

And to be of those who believe, and urge upon one another to persevere, and urge upon each other to be kind.

Muhammad Asad

and being, withal, of those who have attained to faith, and who enjoin upon one another patience in adversity, and enjoin upon one another compassion.

Mustafa Khattab

and—above all—to be one of those who have faith and urge each other to perseverance and urge each other to compassion.

Progressive Muslims

Then he has become one of those who have believed, and exhort one another to patience, and exhort one another to kindness.

Rashad Khalifa

And being one of those who believe, and exhorting one another to be steadfast, and exhorting one another to be kind.

Sahih International

And then being among those who believed and advised one another to patience and advised one another to compassion.

Sam Gerrans

Then being among those who heed warning, and counsel one another to patience, and counsel one another to compassion.

Shabbir Ahmed

- And to be of those who have chosen to be graced with belief, and become living reminders of perseverance and living reminders of compassion.

Syed Vickar Ahamed

Then will he be (one) of those who believe and practices patience, (constancy, and self-restraint), and practices acts of kindness and compassion.

Taqi Usmani

- then he did not join those who believe and advise each other to be patient and advise each other to be merciful.

The Monotheist Group

Then he has become one of those who have believed, and exhort one another to patience, and exhort one another to kindness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Beled suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩