Bakara suresi

Bakara suresi, 61. ayet

Bakara suresi, 61. ayet. وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَٰحِدٍ فَٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ مِنۢ بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ ٱلَّذِى هُوَ أَدْنَىٰ بِٱلَّذِى هُوَ خَيْرٌ ٱهْبِطُوا۟ مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلْمَسْكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

veiẕ ḳultüm yâ mûsâ len naṣbira `alâ ṭa`âmiv vâḥidin fed`u lenâ rabbeke yuḫric lenâ mimmâ tümbitü-l'arḍu mim baḳlihâ veḳiŝŝâihâ vefûmihâ ve`adesihâ vebeṣalihâ. ḳâle etestebdilûne-lleẕî hüve ednâ billeẕî hüve ḫayr. ihbiṭû miṣran feinne leküm mâ seeltüm. veḍuribet `aleyhimü-ẕẕilletü velmeskenetü vebâû bigaḍabim mine-llâh. ẕâlike biennehüm kânû yekfürûne biâyâti-llâhi veyaḳtülûne-nnebiyyîne bigayri-lḥaḳḳ. ẕâlike bimâ `aṣav vekânû ya`tedûn.

Diyanet İşleri

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 58–64 · surenin 61. ayeti / 286
  1. Bakara 58

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

  2. Bakara 59

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.

  3. Bakara 60

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

  4. 61

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

  5. Bakara 62

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).

  6. Bakara 63

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

  7. Bakara 64

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. “Hani siz şöyle demiştiniz” Yani Mûsâ’ya, Allah’ın nimetlerinden usanmak ve onları hakir görmek sureti ile dediklerinizi de hatırlayın, ey İsrailoğulları! “Biz tek çeşit yemeğe katlanamayacağız.” Daha önce geçtiği gibi bu yemekleri her ne kadar çeşitli olsa da hiç değişmiyordu. O bakımdan “tek tür yemeğe dayanamıyoruz” dediler. “Bizim için Rabb’ine dua et de bize bakla” yani ağaç gibi gövdesi bulunmayan (sebze türü) bitkiler “acur, sarımsak, mercimek ve soğan gibi” bunlar bilinen şeylerdir “yerin bitirdiği şeylerden çıkarsın.” Mûsâ da onlara: “Siz daha iyi olanı böyle daha aşağı olanla değişmek mi istiyorsunuz” demişti. Daha iyi olan men ve selvâ, daha aşağı olan şeyler ise sözlerini ettikleri yiyeceklerdir. Sizin böyle yapmanız doğru değil. Çünkü sizin istediğiniz bu yiyecekleri hangi şehre inerseniz orada bulursunuz. Allah’ın size lütfetmiş olduğu yiyecekler ise yiyeceklerin en iyisi, en değerlisidir. Nasıl onları başka şeylerle değiştirmeye kalkışırsınız?! Onların bu tutumları sabırlarının azlığına, Yüce Allah’ın emir ve nimetlerini hafife almalarına en büyük delil olduğundan dolayı, Yüce Allah onları amellerine uygun bir şekilde cezalandırdı. Bedenlerinin üzerinde zahiren görülecek şekilde “zillete” kalplerinde de “miskinliğe” mahkûm edildiler. Böylelikle hiçbir zaman şahısları izzetli olmadığı gibi, yüksek hedeflere de yönelemediler. Aksine onlar şahsiyet olarak alçaktır, hedef ve gayretleri de alabildiğine bayağıdır. “Allah tarafından bir gazaba uğradılar.” Yani onların elde ettikleri ve sonuç olarak kavuştukları şey, sadece Allah’ın gazabı oldu. Elde ettikleri şey ne kötüdür! Durumları ne fenadır! “Bu” Allah’ın gazabını hak ettikleri bu halleri “Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinden” hakkı açıklığa kavuşturan belgelerine karşı gelmelerinden “ve haksız yere peygamberleri öldürmelerinden dolayı idi.” Onlar bu şekilde küfre yönelince Yüce Allah da onları, gazap ederek cezalandırdı. Peygamberlerin öldürülmesi ile ilgili olarak “haksız yere” denmesi, onların işledikleri fiillerin çirkinliğinin daha ileri derecede ifade edilmesi içindir. Yoksa Peygamberlerin öldürülmesinin haklı bir tarafı olmayacağı bilinen bir husustur. Bu ifadenin kullanılması cahillikleri ve bilgisizlikleri sebebi ile böyle yaptıkları zannedilmesin diyedir. “Bu, onların isyan etmelerinden” Allah’a isyanı gerektiren işleri yapmalarından ve Allah’ın kullarına karşı da “haddi aşmalarından dolayı idi.” Şüphesiz günahların biri diğerini çeker. Gafil olunduğunda önce küçük günahlar, daha sonra da büyük günahlar işlenir, arkasından türlü bid’atler, küfür ve başka çirkinlikler yapılır. Yüce Allah’tan, her türlü beladan afiyet ve esenlik dileriz.

Şu bilinmelidir ki, bu âyet-i kerimede hitap Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûlü döneminde mevcut bulunan İsrailoğullarına idi. Sözü geçen bu fiilleri onların ataları işlese de, onlar da bu hitaba maruz kaldılar ve bu fiiller onlara da nispet edildi. Bunun ifade ettiği pek çok fayda vardır basıları şöyledir:

1- İsrailoğulları kendilerini över, temize çıkarır ve Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile O’na iman edenlere üstün olduklarını iddia ederlerdi. Böylelikle Yüce Allah atalarının, onlar tarafından da bilinen hallerini açıkladı ki bu, onların her birisinin ayrı ayrı sabırlı ve üstün ahlakî meziyetlere sahip, değerli işler yapmış kimseler olmadıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Kendilerinden sonra gelenlerden daha iyi ve durumları itibari ile daha üstün oldukları kuvvetle muhtemel olan atalarının hali bu ise, ya şu muhataplar hakkında ne demeli?

2- Yüce Allah’ın İsrailoğullarının geçmişlerine ihsan etmiş olduğu nimetler sonrakilere de ulaşır. Atalara nimet evlatlara da nimet demektir. işte bu nimetlerden dolayı muhatap kılındılar; çünkü bu nimetler, onları da kapsayan nimetlerdir.

3- Kur’ân’ın, çağdaşlarına başkalarının fiilleri ile hitap etmesi şuna delildir: Belli bir din üzere toplanan ve onu ittifakla kabul eden bir ümmet, kendi menfaatleri çerçevesinde birbiriyle yardımlaşır ve dayanışma içerisinde bulunurlar. Öyle ki, onların öncekileri de, sonrakileri de aynı çağda yaşıyormuş gibi kabul edilir ve onlardan bir bölümünün yaptığı iş hepsi tarafından yapılmış gibi sayılır. Çünkü bir bölümünün yaptığı hayırlı işin maslahatı hepsine aittir. Yine bir bölümünün yaptığı kötülüğün zararı da hepsine dokunur.

4- Geçmişlerinin fiillerinin pek çoğunu sonrakiler reddetmemektedir. Günaha razı olan kimse de isyan edene ortaktır. Bu hitapta buna benzer Yüce Allah’tan başkasının bilmediği daha birçok hikmet vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın size indirmiş olduğu kudret helvası ve bıldırcın etini yemekten bıkıp Rabbinizin nimetine nankörlük ettiğiniz zamanı hatırlayın. Sürekli tek bir yemeğe sabretmeyeceğiz demiştiniz. Mûsâ -aleyhisselam-'dan sizin için Allah'a dua edip yerden sebze, yeşillik, acur (salatalığa benzeyen ancak ondan daha büyük olan), hububat, mercimek, soğan bitirmesini talep etmiştiniz. Bunun üzerine Mâsâ -aleyhisselam- talebinizi hoş görmeyerek zahmet ve zorluk çekmeden size gelen ve sizin için daha hayırlı ve değerli olan kudret helvası ve bıldırcın ile daha az ve düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? demişti. Bu yerden hangi beldeye isterseniz inip, gidin. İstediğiniz şeyleri tarlalarında, pazarlarında bulacaksınız. Heva ve heveslerine tabi olup, Allah'ın onlar için seçmiş olduğu şeyden tekrardan yüz çevirdiler. Bunun karşılığında aşağılık, fakirlik ve hüzün onlar için kaçınılmaz oldu. Allah'ın dininden yüz çevirmeleri, ayetlerini küfretmeleri, zulüm ve düşmanlık ederek peygamberlerini öldürmelerinden dolayı Allah'ın gazabına uğradılar. Bütün bunların sebebi ise, Allah'a isyan etmeleri ve sınırlarını aşmalarından dolayı idi.

Kelimeler

59 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz hani
  2. قُلْتُمْ kultum siz demiştiniz ki kök: قول
  3. يَـٰمُوسَىٰ ya musa Musa
  4. لَن len asla
  5. نَّصْبِرَ nesbira biz dayanamayız kök: صبر
  6. عَلَىٰ ala
  7. طَعَامٍۢ taaamin yemeğe kök: طعم
  8. وَٰحِدٍۢ vahidin bir kök: وحد
  9. فَٱدْعُ fed'u du'a et kök: دعو
  10. لَنَا lena bizim için
  11. رَبَّكَ rabbeke Rabbine kök: ربب
  12. يُخْرِجْ yuhric çıkarsın kök: خرج
  13. لَنَا lena bize
  14. مِمَّا mimma şeylerden
  15. تُنۢبِتُ tunbitu bitirdiği kök: نبت
  16. ٱلْأَرْضُ l-erdu yerin kök: ارض
  17. مِنۢ min -nden
  18. بَقْلِهَا bekliha sebzesi- kök: بقل
  19. وَقِثَّآئِهَا vekissaiha ve acurundan kök: قثا
  20. وَفُومِهَا vefumiha ve sarımsağından kök: فوم
  21. وَعَدَسِهَا veadesiha ve mercimeğinden kök: عدس
  22. وَبَصَلِهَا ۖ ve besaliha ve soğanından kök: بصل
  23. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  24. أَتَسْتَبْدِلُونَ etestebdilune değiştirmek mi istiyorsunuz? kök: بدل
  25. ٱلَّذِى llezi olanı
  26. هُوَ huve o
  27. أَدْنَىٰ edna daha aşağı kök: دنو
  28. بِٱلَّذِى billezi' olanla
  29. هُوَ huve o
  30. خَيْرٌ ۚ hayrun iyi kök: خير
  31. ٱهْبِطُوا۟ hbitu inin kök: هبط
  32. مِصْرًۭا misran bir şehre kök: مصر
  33. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  34. لَكُم lekum sizin için vardır
  35. مَّا ma şeyler
  36. سَأَلْتُمْ ۗ seeltum istediğiniz kök: سال
  37. وَضُرِبَتْ ve duribet ve vuruldu kök: ضرب
  38. عَلَيْهِمُ aleyhimu üzerlerine
  39. ٱلذِّلَّةُ z-zilletu alçaklık kök: ذلل
  40. وَٱلْمَسْكَنَةُ velmeskenetu ve yoksulluk (damgası) kök: سكن
  41. وَبَآءُو ve ba'u ve uğradılar kök: بوا
  42. بِغَضَبٍۢ bigadebin bir gazaba kök: غضب
  43. مِّنَ mine -tan
  44. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah- kök: اله
  45. ذَٰلِكَ zalike işte bu
  46. بِأَنَّهُمْ biennehum şüphesiz öyle
  47. كَانُوا۟ kanu oldu kök: كون
  48. يَكْفُرُونَ yekfurune (çünkü) inkar ediyorlar kök: كفر
  49. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  50. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  51. وَيَقْتُلُونَ ve yektulune ve öldürüyorlardı kök: قتل
  52. ٱلنَّبِيِّـۧنَ n-nebiyyine nebileri kök: نبا
  53. بِغَيْرِ bigayri etmediği halde kök: غير
  54. ٱلْحَقِّ ۗ l-hakki hak kök: حقق
  55. ذَٰلِكَ zalike işte bu
  56. بِمَا bima sebebiyledir
  57. عَصَوا۟ asav isyan etmeleri kök: عصي
  58. وَّكَانُوا۟ ve kanu ve oldukları kök: كون
  59. يَعْتَدُونَ yea'tedune sınırı aşmış kök: عدو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş)

    Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: مصر (5 geçiş) · Aynı kök: بوا (17 geçiş)

    Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın.…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: بدل (45 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük…

  • Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani siz (verilen nimetlere karşılık) şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Tek (çeşit) yemeğe sabredemeyiz. Bizim için Rabbine dua et de yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, salatalığından (acurundan), sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bize çıkarsın (lütfetsin)!" (Musa ise) "Daha iyiyi daha düşük ile değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin; şüphesiz ki istedikleriniz sizin için (orada) var!" demişti. (Bundan sonra) üzerlerine alçaklık ve çaresizlik damgası vurulmuş ve Allah'ın gazabına uğramışlardı. Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve haksız olarak peygamberleri öldürmeleriydi. Bütün bunlar, isyana devam etmeleri ve haddi aşmış olmaları sebebiyledir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:21, 112, 181; Nisâ 4:155.

Mustafa İslamoğlu

Yine bir zaman da demiştiniz ki: "Ey Musa! Biz tek çeşit yiyecekten bıktık: Rabbine yalvar da, bize yeryüzünün değişik ürünlerinden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından versin! (Musa) şöyle cevaplamıştı: Hayırlı olanı, daha değersiz ve aşağı olanla mı değişmek istiyorsunuz? Öyleyse dönün Mısır'a, istediklerinizin tümü orada sizi bekliyor! İşte böylece onlara alçaklık ve yoksulluk mührü vuruldu ve Allah'ın gazabına uğradılar. İşte bu, onların Allah'ın mesajını inkar etmeleri ve Peygamberlerini haksız yere öldürmeleri yüzünden oldu. Bütün bunların asıl nedeni ise, isyankarlıkları ve taşkınlık yapmalarıydı.

Muhammed Esed

Ve bir zamanlar yine size: "Ey Musa, doğrusu biz bir çeşit yiyecekle yetinemeyiz, öyleyse Rabbine dua et de bize topraktan yetişen ürünler, sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan (gibi ürünler) çıkarsın" demiştiniz. (Musa): "Daha hayırlı (ve onurlu) olan durumu daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde, utanç içinde Mısır'a dönün; orada istediğiniz şeylere kavuşabilirsiniz!" demişti. Böylece, onlara yoksulluk, düşkünlük damgası vuruldu ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bütün bunlar, Allah'ın mesajının gerçeğini inkar etmedeki ısrarları ve haksız şekilde Peygamberleri öldürmeleri yüzündendir: Bütün bunlar, (Allah'a) isyan etmeleri ve hakkın sınırlarını ihlal etmedeki ısrarlarından dolayıdır.

Ahmed Hulusi

Ne demiştiniz Musa'ya. . . "Biz tek gıda ile yetinmeyiz; bizim için Rabbine dua et de bize arzda yetişenlerden; baklasından, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından versin!" Musa sordu: "Size verilmiş hayırlı ve üstün olanı, adi değersiz şeylerle mi değiştirmek istiyorsunuz? Şehre inin o zaman, istediğinize kavuşursunuz. " Bundan sonra üzerlerine zillet ve meskenet vuruldu. Allah'tan (hakikatlerindekini yaşamaktan) gadaba uğradılar (dışa dönük bir yaşama geçtiler). Çünkü Allah'ın nefslerindeki işaretlerini (Esma kuvvelerini) örtüp, inkar edip; Hakk'ın muradına karşı (nefsaniyetlerine uyarak) Nebileri öldürüyorlardı. Kendilerinden açığa çıkan isyan sonucu, sınır tanımadan, çok ileri gittiler.

Ali Bulaç

Siz (ise şöyle) demiştiniz: "Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe katlanmayacağız, Rabbine yalvar da, bize yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarmısak, mercimek ve soğan çıkarsın." (O zaman Musa da) "Hayırlı olanı, şu değersiz, şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? (Öyleyse) Mısır'a inin, çünkü (orada) kendiniz için istediğiniz vardır." demişti. Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini tanımazlıkları ve peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi.

Ali Özek ve heyeti

Hani siz (verilen nimetlere karşılık): Ey Musa! Bir tek yemekle yetinemeyiz; bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından bize çıkarsın, dediniz. Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin. Zira istedikleriniz sizin için orada var, dedi. İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah'ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına), Allah'ın âyetlerini inkâra devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.

Ali Rıza Safa

Oysa siz, "Ey Musa! Tek türden yemeğe katlanamayız. Artık, bizim için, Efendine yakarışta bulun; yeryüzünde yetişenlerden, fasulye, kabak, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın!" dediniz. "İyi olanı, aşağı olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Kente inin; istediğiniz şeyler kesinlikle orada vardır!" Bu yüzden, aşağılanma ve düşkünlük damgası vuruldu ve Allah'ın öfkesine uğradılar. Aslında, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri ve peygamberleri haksız yere öldürdükleri için böyle olmuştur. Karşı geldikleri ve sınırı aştıkları için böyle olmuştur. dipnot 20

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 20
    "İyi olanı, aşağı olanla mı değiştirmek istiyorsunuz?" tümcesi "Özgürlüğü, tutsaklıkla mı değiştirmek istiyorsunuz?" anlamında yorumlanabilir. İsrailoğullarının türlü yiyecekler istemesi, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 11:4-6 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Halkın arasındaki yabancılar, başka yiyeceklere özlem duymaya başladılar. İsrailoğulları da ağlayarak, şöyle dediler: ‘Keşke yiyecek biraz et olsaydı? Mısır'da parasız yediğimiz balıkları, salatalıkları, karpuzları, pırasaları, soğanları, sarımsakları anımsıyoruz. Fakat şimdi canımız kurudu; bu mandan başka hiçbir şey gördüğümüz yok!' "

Bayraktar Bayraklı

Siz, "Ey Musa, hep aynı şeyi yemeye katlanamayız. Bizim için Rabbine dua et de, bize yerin bitirdiği şeylerden sebze, salatalık, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın" demiştiniz. Musa da, "Daha iyi olanı daha değersiz olanla değişmek mi istiyorsunuz? İnin şehre, orada istediğiniz var" dedi. Horluk ve yoksulluğa maruz kaldılar ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu musibet, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberlerini haksız yere öldürmeleri ve isyan edip aşırı gitmelerisebebiyle geldi.

Edip Yüksel

Fakat siz, "Musa! Artık tek bir çeşit yiyeceğe dayanamayacağız. Efendini bizim için çağır da bize fasulye, kabak, sarımsak, mercimek, soğan gibi toprağın bitirdiğinden yetiştirsin" demiştiniz de, "İyi olanı daha düşük olanla mı (özgürlüğü kölelikle mi) değiştirmek istiyorsunuz? İsterseniz Mısır'a geri dönün, orada aradığınızı bulabilirsiniz!" demişti. Böylece alçaklık ve yoksulluğa mahkûm edildiler ve ALLAH'ın gazabına uğradılar. Çünkü onlar ALLAH'ın ayetlerine karşı sürekli nankörce davranıyorlar, peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Çünkü onlar, karşı gelip taşkınlıkta bulunuyorlardı. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Sina çölünde özgürlüklerine kavuşan İsrail oğullar bir süre sonra Mısır'daki nimetleri özlemeye başladılar. Tanrı bu olayı aktarmakla bize özgürlüğün önemini anlatıyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Fakat siz, 'Musa! Artık tek bir çeşit yiyeceğe dayanamıyacağız. Rabbini bizim için çağır da bize fasulye, kabak, sarımsak, mercimek, soğan gibi toprağın bitirdiğinden yetiştirsin,' demiştiniz de, 'İyi olanı daha düşük olanla mı (özgürlüğü kölelikle mi) değiştirmek istiyorsunuz? İsterseniz Mısır'a geri dönün, orada aradığınızı bulabilirsiniz!,' demişti. Böylece alçaklık ve yoksulluğa mahkum edildiler ve ALLAH'ın gazabına uğradılar. Çünkü onlar ALLAH'ın ayetlerine karşı sürekli nankörce davranıyorlar, peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Çünkü onlar, karşı gelip taşkınlıkta bulunuyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit: "Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız, artık bizim için rabbine dua et, bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın." dediniz. (O da): "O üstün olanı daha aşağı olanla değişmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya inin, o vakit size istediğiniz olacaktır." dedi. Üzerlerine de zillet ve meskenet damgası basıldı ve sonunda Allah'tan bir gazaba uğradılar. Evet öyle oldu, çünkü Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar ve haksız olarak peygamberleri öldürüyorlardı. Evet öyle oldu, çünkü isyana daldılar ve aşırı gidiyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir vakit "ya Musa biz bir türlü yemeğe kabil değil katlanamıyacağız, artık bizim için rabbine dua et, bize Arzın yetiştirdiği şeylerden: Sebzesinden, kabağından, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın" dediniz, ya: O hayırlı olanı o daha aşağı olanla değişmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya inin o vakit size istediğiniz var" dedi, üzerlerine de zillet ve meskenet binası kuruldu ve nihayet Allahdan bir gadaba değdiler, evet öyle: Çünkü Allahın ayetlerine küfrediyorlar ve haksızlıkla Peygamberleri öldürüyorlardı, evet öyle: Çünkü isyana daldılar ve aşırı gidiyorlardı

Erhan Aktaş

Hani! Musa'ya: "Ey Musa, asla tek çeşit yiyeceğe dayanamayız. Rabb'inden bizim için yerden çıkan ürünlerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarmasını iste." demiştiniz. Musa da: "Daha değerli olanı dipnot 1 daha değersiz olanla dipnot 2 değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin; sizin istedikleriniz orada var." dedi. Böylece, onların üzerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerine inanmadıklarından ve nebilerini haksız yere öldürmelerindendi. Bütün bunlar, onların asileşip haddi aşmalarındandır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onurlu bir hayatı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onursuz bir hayatla.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani! Musa'ya: "Ey Musa, asla tek çeşit yiyeceğe dayanamayız. Rabb'inden bizim için yerden çıkan ürünlerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarmasını iste." demiştiniz. Musa da: "Daha değerli olanı dipnot 1 daha değersiz olanla dipnot 2 değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin; sizin istedikleriniz orada var." dedi. Böylece, onların üzerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerine inanmadıklarından ve nebilerini haksız yere öldürmelerindendi. Bütün bunlar, onların asileşip haddi aşmalarındandır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onurlu bir hayatı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onursuz bir hayatla.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani! Musa'ya: "Ey Musa, biz, bir tek çeşit yiyecekle yetinemeyiz. Rabb'inden bizim için yerden çıkan ürünlerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarmasını iste." demiştiniz. Musa da: "Daha değerli olanı dipnot 1 daha değersiz olanla dipnot 2 değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehire inin; sizin istedikleriniz orada var." dedi. Böylece, onların üzerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, nebilerini haksız yere öldürmelerindendi. Bütün bunlar, onların asileşip haddi aşmalarındandır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Onurlu bir hayatı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onursuz bir hayatla.

Gültekin Onan

Demiştiniz ki: "Ey Musa! Artık tek bir çeşit yiyeceğe dayanamayacağız. Rabbine bizim için dua et de bize yerin bitirdiklerinden kabak, sarımsak, mercimek ve soğan yetiştirsin / çıkartsın." (Musa:) "Hayırlı olanı daha değersiz olanla mı değiştirmek (bedele) istiyorsunuz? İsterseniz Mısır'a geri dönün / inin, orada aradığınızı bulabilirsiniz / istediğiniz var!" demişti. Böylece alçaklık ve yoksulluğa mahkum edildiler / üzerlerine alçaklık ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Tanrı'nın gazabına uğradılar. Bu, kuşkusuz, Tanrı'nın ayetlerine küfretmeleri ve nebileri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı aşmalarındandı.

Hasan Basri Çantay

Hani siz "Ey Musa, bir çeşid yemeğe (kudret helvasiyle bıldırcın etine), mümkin değil, dayanamayız. O halde bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden, sebze, acur, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın" demişdiniz. (Musa da): "O hayırlı olanı şu daha aşağı olanla değişdirmek mi istiyorsunuz? (öyle ise) bir şehre inin, çünkü (orada) size istediğiniz (sebzeler) var" demişdi. Onların üzerine horluk ve yoksulluk vuruldu. Allahdan bir gazaba da uğradılar. Bu, onların Allahın ayetlerini inkar etdiklerinden, Peygamberlerini haksız yere öldürdüklerindendi. Bu, isyan eylediklerinden ve (meaaside) aşırı gitdiklerindendi.

İbni Kesir

Hani; siz, Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe elbette dayanamayız. Rabbına dua et de bizim için yerde yetişen samısak, sebze, acur, mercimek ve soğan bitirsin, demiştiniz, Musa da; siz bayağı olan şeyle hayırlı olanı değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyleyse bir şehre inin, istediğiniz şeyler vardır, demişti.

Mehmet Alagaş

(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size: “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var." demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi; onların, Allah’ın ayetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bunların hepsi isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.

Süleyman Ateş

Hani siz demiştiniz ki: "Ey Musa, biz bir yemeğe dayanamayız, bizim için Rabbine du'a et de bize yerin bitirdiği sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın." (Musa): "İyi olanı, daha aşağı olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, orada size istediğiniz var," demişti. Üzerlerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu; Allah'ın gazabına uğradılar. Öyle oldu, çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyana daldıkları, sınırı aştıkları için bunu hak ettiler.

Süleymaniye Vakfı

Hani siz şöyle demiştiniz: "Ey Musa! Biz tek çeşit yemeğe katlanamayacağız; Rabbine bizim için dua et de bize toprak ürünlerinden sebze, hıyar, sarımsak, mercimek ve soğan bitirsin!" O da "Üstün olanı düşük seviyede olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? dipnot 1 İnin bir şehre, istediğiniz şeyler orada var!" dedi. Onlara alçaklık damgası vuruldu, üzerlerine çaresizlik çöktü ve tekrar Allah'ın öfkesini hak ettiler. Bu ceza, Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnmeleri ve haklı bir gerekçeye dayanmadan nebilerini dipnot 2 öldürmeleri /itibarsızlaştırmaları sebebiyledir. dipnot 3 Bu ceza, isyan etmelerine ve aşırı gitmelerine karşılıktır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Üstün olanı düşük seviyede olanla değiştirme", Allah'tan istedikleri yiyeceklerle ilgili değildir. Öyle olsaydı, "İnin bir şehre, istediğiniz şeyler orada var!" denilmezdi. Firavun'un bütün serveti bunlara kaldığı için (Şuara 26/57-59) istedikleri her şeyi, rahatça satın alabilirlerdi. Onlar, Mısır'dan çıkıp vadedilen geniş ve verimli topraklara, süt ve bal akan ülkeye (Tevrat / Çıkış 3:8) kadar geldikten sonra yanlışları yüzünden (Bakara 2/58-59) oraya girmekten men edilmiş ve kırk yıl çölde dolaşmaya mahkum edilmişlerdi. Çölde Allah onları men ve selvayla beslediği halde bu kez de eskiden Mısır'da yedikleri ürünleri yetiştirmek istemişlerdi (Çölde
    Sayım 11:4-6 — Eski Ahit, Çölde Sayım; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Çölde Sayım 11:4

    Derken, halkın arasındaki yabancılar başka yiyeceklere özlem duymaya başladılar. İsrailliler de yine ağlayarak, “Keşke yiyecek biraz et olsaydı!” dediler,

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Onları yetiştirebilmeleri için çölün bir yerinde yerleşerek tarım yapmaları gerekirdi. Bunu yapınca, oraya bağımlı hale gelecek ve Allah'ın vaad ettiği yere gitmekten vazgeçerek düşük seviyedeki bir yeri, süt ve bal akan ülkeye tercih etmiş olacaklardı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebi, kendisine kitap ve hikmet verilen kişidir (Al-i İmran 3/81-82, En'am 6/83-90). Resul (رسول), "gönderilen"dir. Bu kelime, "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi o sözü tebliğ için gönderilen elçi anlamına da gelir (Müfredat). Nebi, Allah'ın ayetlerini tebliğ ile görevli olduğu için o, aynı zamanda resuldür. Bir ayet şöyledir: "Bu kitapta İsmail'i de an, o sözünde durmuştu; nebi olan resul idi." (Meryem 19/54) Nebi olmayan resuller de vardır. Onlar, inandıkları nebiye inen kitabı insanlara tebliğ eden kişilerdir. Nitekim Lut aleyhisselama iki kızı dışında inanan kimse olmadığı halde Allah onlar için şöyle demiştir: "Lut kavmi resullerini yalanladı." (Şuara 26/160) Arap dilinde çoğul, en az üçü gösterdiği için Lut aleyhisselam dışındaki resuller onun iki kızından başkası olamaz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Her nebi resuldür ama her resul nebi değildir (Şuara 26/106,123, 141,176) Nebi olsun veya olmasın, Allah Teala , bütün resullerine yardım eder ve onları düşmanlarından korur (Maide 5/67, Yunus 10/102-103, Enbiya 21/7-9, Saffat 37/171-173). Nebilerin öldürülmesi, onların hem nebiliklerinin hem de resullüklerinin öldürülmesidir. İlgili ayetlerde geçen katl (قتل) sözünün kök anlamlarından biri izlal (اذلال) (Müfredat) yani itibarı ile oynamadır. Yahudiler, İsa aleyhisselamı öldürdüklerini söylerler. Hıristiyanlar da sistemlerini, İsa aleyhisselamın çarmıha gerilip defnedilmesinden üç gün sonra kabrinden çıkarak Celile'de 11 havarisine gö­ründüğü iddiası üzerine kurarlar (
    Matta 28/16 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 28:16

    On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    –20). Halbuki İsa aleyhisselam ne öldürümüş ne de asılmıştır (Nisa 4/157-158). İncil, Allah'ın İsa aleyhisselama indirdiği kitaptır (Maide 5/46). Onun ölümünden sonrası ile ilgili sözler İncil'e ait olamaz. Bazı İncillere Yahya aleyhisselamın öldürüldüğü iddiaları da sokuşturulmuştur (
    Matta 14/3-12 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 14:3

    Hirodes, kardeşi Filipusun karısı Hirodiya yüzünden Yahyayı tutuklatmış, bağlatıp zindana attırmıştı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,
    Markos 6/17-29 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Markos 6:17

    Hirodesin kendisi, kardeşi Filipusun karısı Hirodiyanın yüzünden adam gönderip Yahyayı tutuklatmış, zindana attırıp zincire vurdurmuştu. Çünkü Hirodes bu kadınla evlenince Yahya ona, “Kardeşinin…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ). Halbuki Kur'an, bu iki nebinin öldürüldüklerinden değil, öldüklerinden söz eder ve öldükleri gün tam bir güven içinde olduklarını bildirir (Meryem 19/15, 33). Nebiler gibi dürüst davranmaya davet eden insanların kişiliklerini öldürme gayretleri de eskiden olduğu gibi bugün de devam etmektedir (Al-i İmran 3/21-22). Allah onlara da, kurtarma sözü vermiştir (A'raf 7/163-166, Hud 11/116).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir ara şöyle demiştiniz: "Musa! Tek çeşit yemeğe katlanamayacağız; Sahibine (Rabbine)yalvar da bize toprak ürünlerinden sebze, hıyar, sarımsak, mercimek ve soğan bitirsin!" O da: "Üstün olanı alt seviyede olanla değişmek mi istiyorsunuz? dipnot 1 İnin bir şehre, istediğiniz şeyler orada var!" dedi. Başlarına sefillik ve çaresizlik çökmüş, Allah'ın öfkesiyle yıkılmışlardı. Öyle olmuştu; çünkü Allah'ın ayetlerini görmezlikten geliyor ve nebilerini dipnot 2 haksız yere öldürüyorlardı. Öyle olmuştu; çünkü isyana dalıyorlar ve aşırı gidiyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Alt seviyede olanı" sözü o yiyeceklerle ilgili değildi. Öyle olsaydı Musa aleyhisselam: "İnin bir şehre, istediğiniz şeyler orada var!" demezdi. Onlar tarım toplumu olmak istiyorlardı; oysa o toplum, dış dünyaya kapalı, sömürüye açıktır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebi, kendine Kitap ve hikmet verilen kişidir. (En'am 6/83-90). Resul ise birinin sözünü diğerine ulaştırmakla görevli kişidir. Nebi, Allah'ın ayetlerini insanlara ulaştırmakla görevli olduğu için aynı zamanda resuldür. Bir ayet şöyledir: "Bu kitapta İsmail'i de an, o sözünde durmuştu; nebi olan resul idi." (Meryem 19/54)  Geleneksel bilgi bunun tam tersidir.

Şaban Britch

Sizin de: Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe dayanamayız. Bizim için Rabbine dua et de, bize yerde biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın, dediğiniz zaman, Musa: "Hayırlı olanı, daha aşağı olanlarla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin, orada istediğiniz var" demişti ve onların üzerine zillet ve yoksulluk vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu, onların Allah’ın ayetlerine küfretmelerinden, Peygamberlerini haksız olarak öldürmelerinden dolayı idi. Bu, isyan etmelerinden ve sınırı aşmalarından dolayı idi.

Şaban Piriş

Sizin de: -Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe dayanamayız bizim için Rabbine dua et de, bize yerde biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın, dediğiniz zaman, Musa: -Hayırlı olanı, daha aşağı olanlarla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin, orada istediğiniz var, demişti. ve onlara alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, onların Allah'ın ayetlerini tanımamalarından, Peygamberlerini haksız yere öldürmelerinden dolayı idi. Bu, isyan etmelerinden ve sınırı aşmalarından dolayı idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz şöyle demiştiniz: "Ey Musa, biz bir tek yemeğe asla dayanamayız, bizim için Rabb'ine dua et de bize yerin bitirdiklerinden, baklasından, acurundan, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarıversin." Musa şöyle demişti: "Siz daha aşağı bir nimeti daha üstün bir nimete mi değişmek istiyorsunuz? İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır." Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Again that once when you said to Mussa: "we cannot bear to eat always the same kind of food nor can we put up with it, and so beseech Allah, your Creator, on our behalf to make the soil produce for us what it vegetates of its verdure and of its cucumber, its garlic and lentils and of its onions. "Displeased as he was, Mussa said: "Will you people exchange the worthy and wholesome food for the food of the lower quality! " "If this be your wish, then leave Sinai and go down to a town and you will come to have what you asked for". There and then were they stamped with humiliation and misery and came within the measure of Allah's wrath. This was in the train of their denial of Allah's revelations and signs demonstrating Omnipotence and Authority and of bringing death unjustifiably upon the Prophets of their own nation. Such vices were a sequel to the disobedience natural to them that it drew after it their addiction to transgression.

Abdul Haleem

Remember when you said, ‘Moses, we cannot bear to eat only one kind of food, so pray to your Lord to bring out for us some of the earth’s produce, its herbs and cucumbers, its garlic, lentils, and onions.’ He said, ‘Would you exchange better for worse? Go to Egypt and there you will find what you have asked for.’ They were struck with humiliation and wretchedness, and they incurred the wrath of God because they persistently rejected His messages and killed prophets contrary to all that is right. All this was because they disobeyed and were lawbreakers.

Abdullah Yusuf Ali

And remember ye said: "O Moses! we cannot endure one kind of food (always); so beseech thy Lord for us to produce for us of what the earth groweth, -its pot-herbs, and cucumbers, Its garlic, lentils, and onions." He said: "Will ye exchange the better for the worse? Go ye down to any town, and ye shall find what ye want!" They were covered with humiliation and misery; they drew on themselves the wrath of Allah. This because they went on rejecting the Signs of Allah and slaying His Messengers without just cause. This because they rebelled and went on transgressing.

Abul A'la Maududi

And recall when you said: "O Moses, surely we cannot put up with one sort of food, so pray to your Lord to bring out for us what the earth produces – its herbs and its cucumbers and its corn and its lentils and its garlic and its onions." Then Moses said: “Will you take a meaner thing in exchange for what is better? dipnot 1 Go down to some city and there you shall get what you ask for.” And ignominy and wretchedness were pitched upon them and they were laden with the burden of Allah’s wrath. This was because they denied the Signs of Allah dipnot 2 and slew the Prophets unrightfully. dipnot 3 All this, because they disobeyed and persistently exceeded the limits (of the Law).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This does not mean that their real fault lay in asking for things which entailed cultivation instead of availing themselves of manna and quails which they received without any toil. What is emphasized here is that rather than being concerned with the great purpose for which they had been brought to the Sinai they relished the foods which gratified their palates to such a degree that they could not forgo them even temporarily (cf. Numbers 11: 4-9).
  2. metne dön, dipnot 2
    There are several ways in which one might deny the signs of God. First, one might refuse to accept those teachings of God which one found contrary to one's fancies and desires. Second, one might know that something is from God and yet wilfully flout it. Third, one might know well the import of God's directives and yet distort them.
  3. metne dön, dipnot 3
    The Israelites recorded their crimes in detail in their own history. Here are just a few examples from the Bible: (1) After the death of Solomon the state of the Israelites was split into two: the State of Judah with its capital in Jerusalem, and the State of Israel with its capital in Samaria. This was followed by a series of wars between the two States so that the State of Judah sought the assistance of the Aramacan State of Damascus against its own kinsmen. At this, Hamani the seer went under God's direction to Asa the king and rebuked him. Instead of rectifying his behaviour, Asa was so angry that he put the seer in the stocks. (See
    2 Chronicles 16: 7-10 — Eski Ahit, 2. Tarihler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 2. Tarihler 16:7

    O sırada Bilici Hanani Yahuda Kralı Asaya gelip şöyle dedi: “Tanrın RABbe güveneceğine Aram Kralına güvendin. Bu yüzden Aram Kralının ordusu elinden kurtuldu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .)(2) When Elijah denounced the Jews for their worship of Baal and invited them to return to monotheism, Ahab, the king of Israel pursued him for the sake of his pagan wife so that he had to take refuge in the mountains of the Sinai peninsula. On this occasion, according to the Bible, he said: '. . . the people of Israel have forsaken thy covenant, thrown down thy altars, and slain thy prophets with the sword., and 1, even 1 only, am left; and they seek my life, to take it away' (
    1 Kings 19: 14 — Eski Ahit, 1. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Krallar 19:14

    İlyas, “RABbe, Her Şeye Egemen Tanrıya büyük bir istekle kulluk ettim” diye karşılık verdi, “Ama İsrail halkı senin antlaşmanı reddetti, sunaklarını yıktı ve peygamberlerini kılıçtan geçirdi. Yalnız…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ). (3) The same king Ahab imprisoned another Prophet, Micah, for no other reason than that of speaking the truth. King Ahab ordered that he should be given only bread and water. (See
    1 Kings 22: 26-7 — Eski Ahit, 1. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Krallar 22:26

    Bunun üzerine İsrail Kralı, “Mikayayı kentin yöneticisi Amona ve kralın oğlu Yoaşa götürün” dedi,

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ) (4) When idol-worship and moral corruption became prevalent in Judah and the Prophet Zechariah raised his voice against them, he was stoned to death in the very court of the house of the Lord. (See
    2 Chronicles 24: 2 — Eski Ahit, 2. Tarihler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 2. Tarihler 24:2

    Yoaş Kâhin Yehoyada yaşadığı sürece RABbin gözünde doğru olanı yaptı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    l.) (5) When the Israelite State of Samaria was wiped out by the State of Jerusalem, the Prophet Jeremiah deplored the condition of the Israelites. He warned them that it was time they set about mending their ways otherwise they would face an even more calamitous end than that of Samaria. The response to this sincere preaching was abuse and curses: he was beaten, imprisoned, put in the stocks and lowered by ropes into a cistern, where he was left to die of hunger and thirst. He was also accused of various crimes, including treason and conspiracy. (See
    Jeremiah 15: 10 — Eski Ahit, Yeremya; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yeremya 15:10

    Vay başıma! 2 Herkesle çekişip davacı olayım diye 2 Doğurmuşsun beni, ey annem! 2 Ne ödünç aldım, ne de verdim, 2 Yine de herkes lanet okuyor bana.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; 18: 20-3; 20: 1-18; 36-40) (6) It is reported of another Prophet, Amos, that when he denounced the widespread errors and corruption in the State of Samaria and warned of the evil consequences that follow such misdeeds, he was condemned to exile and told to pursue his prophetic task somewhere beyond its frontiers. (See
    Amos 7: 10-13 — Eski Ahit, Amos; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Amos 7:10

    Beyteldeki Kâhin Amatsya, İsrail Kralı Yarovama haber gönderip şöyle dedi: “Amos İsrailin göbeğinde sana düzen kurdu. Ülke onun bunca sözünü kaldıramaz.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .) (7) When John the Baptist protested against the acts of moral corruption that were brazenly practised in his court, Herod, the ruler of Judah, first put John into prison, then had him beheaded at the request of a dancing girl, and had his head set on a platter and presented to the girl. (See
    Mark 6: 17-29 — Yeni Ahit, Markos; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Markos 6:17

    Hirodesin kendisi, kardeşi Filipusun karısı Hirodiyanın yüzünden adam gönderip Yahyayı tutuklatmış, zindana attırıp zincire vurdurmuştu. Çünkü Hirodes bu kadınla evlenince Yahya ona, “Kardeşinin…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    )(8) The same hostility to Prophets is evident from the life of Jesus. The priests and political leaders of Israel ultimately became inflamed against Jesus, who criticized them for their impiety and hypocrisy and invited them to true faith and righteousness. It was this which prompted them to prepare a false case against him and persuade the Romans to sign a death sentence. Later, when the Roman governor, Pilate, asked them which of the two prisoners - Jesus or Barabbas, a notorious brigand - should be released on the occasion of the feast, they asked for the release of Barabbas and for the crucifixion of Jesus (
    Matthew 27: 20-6 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 27:20

    Başkâhinler ve ileri gelenler ise, Barabbanın salıverilmesini ve İsanın öldürülmesini istesinler diye halkı kışkırttılar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). This is a shameful chapter in the record of the Jewish nation, to which the Qur'an refers here in passing. It is evident that when a nation chooses its most notoriously criminal and wicked people for positions of leadership, and its righteous and holy men for gaol and the scaffold, God has no alternative but to lay His curse and damnation on that nation.

Aisha Bewley

And when you said, ‘Musa, we will not put up with just one kind of food so ask your Lord to supply to us some of what the earth produces – its green vegetables, cucumbers, grains, lentils and onions,’ he said, ‘Do you want to replace what is better with what is inferior? Go back to Egypt, then you will have what you are asking for. ’ Abasement and destitution were stamped upon them. They brought down anger from Allah upon themselves. That was because they rejected Allah’s Signs and killed the Prophets without any right to do so. That was because they rebelled and went beyond the limits.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when you said, "O Mûsâ (Moses)! We cannot endure one kind of food. So invoke your Lord for us to bring forth for us of what the earth grows, its herbs, its cucumbers, its Fûm (wheat or garlic), its lentils and its onions." He said, "Would you exchange that which is better for that which is lower? Go you down to any town and you shall find what you want!" And they were covered with humiliation and misery, and they drew on themselves the Wrath of Allâh. That was because they used to disbelieve the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations etc.) of Allâh and killed the Prophets wrongfully. That was because they disobeyed and used to transgress the bounds (in their disobedience to Allâh, i.e. commit crimes and sins).

Ali Quli Qarai

And when you said, ‘O Moses, ‘We will not put up with one kind of food. So invoke your Lord for us, that He may bring forth for us of that which the earth grows —its greens and its cucumbers, its garlic, its lentils, and its onions.’ He said, ‘Do you seek to replace what is superior with that which is inferior? Go down to any town and you will indeed get what you ask for!’ So they were struck with abasement and poverty, and they earned Allah’s wrath. That, because they would defy the signs of Allah and kill the prophets unjustly. That, because they would disobey and used to commit transgression.

Amatul Rahman Omar

And when you said, `Moses! (we are weary of one kind of food so) we will not at all remain content with one and the same food, pray, therefore, to your Lord for us that He may bring forth for us some of that which the earth produces, of its vegetables, of its cucumbers, its corn, its lentils and its onions. ' He (- God) said, `Would you take in exchange that which is inferior (- delicious food) for that which is superior (- the realisation of the noble object of your life)? (If this is so) then go to some town and you will certainly have (there) all that you have demanded.' And lo! it so happened, they were smitten with abasement and destitution and they incurred the displeasure of Allâh. That was because they denied the Messages of Allâh and sought to kill His Prophets unjustly and that was because they disobeyed and had been transgressing.

Arthur John Arberry

And when you said, 'Moses, we will not endure one sort of food; pray to thy Lord for us, that He may bring forth for us of that the earth produces - green herbs, cucumbers, corn, lentils, onions. ' He said, 'Would you have in exchange what is meaner for what is better? Get you down to Egypt; you shall have there that you demanded.' And abasement and poverty were pitched upon them, and they were laden with the burden of God's anger; that, because they had disbelieved the signs of God and slain the Prophets unrightfully; that, because they disobeyed, and were transgressors.

Bijan Moeinian

Remember [instead of being grateful for receiving <i>mann</i> and <i>salva</i> from heaven] you grumbled: "O Moses, we can not stand this monotonous food ask “your" Lord to give us a variety of earthly 11crops such herbs, cucumbers, garlic, lentils, onions [etc]. Moses said: “Do you wish to substitute the worse for the best? Then follow the order of God and go conquer the town [Jerusalem] wherein God will give you whatever you want. [In account of this ungrateful attitude], little by little, God sent upon them his wrath, humiliation and misery. That was the consequence of their disobedience, rejecting God’s revelations and killing God’s Messengers for no good reason.

E. Henry Palmer

And when they said, 'O Moses, we cannot always bear one kind of food; pray then thy Lord to bring forth for us of what the earth grows, its green herbs, its cucumbers, its garlic, its lentils, and its onions. ' Said he, 'Do ye ask what is meaner instead of what is best? Go down to Egypt,- there is what ye ask.' Then were they smitten with abasement and poverty, and met with wrath from God. That was because they had misbelieved in God's signs and killed the prophets undeservedly; that was for that they were rebellious and had transgressed.

Edip-Layth

You said, "O Moses, we will not be patient to one type of food, so call for us your Lord that He may bring forth what the earth grows of its beans, cucumbers, garlic, lentils, and onions." He said, "Would you trade what is lowly with what is good?" Descend to Egypt, there you will find what you want. They were thus stricken with humiliation and disgrace, and they remained under God's wrath for they were not appreciating God's signs, and killing the prophets with no justification. This is for what they have disobeyed and transgressed.

George Sale

And when ye said, O Moses, we will by no means be satisfied with one kind of food; pray unto thy Lord therefore for us, that He would produce for us of that which the earth bringeth forth, herbs, and cucumbers, and garlick, and lentils, and onions; Moses answered, will ye exchange that which is better, for that which is worse? Get ye down in Egypt, for there shall ye find what ye desire: And they were smitten with vileness and misery, and drew on themselves indignation from God. This they suffered, because they believed not in the signs of God, and killed the prophets unjustly; this, because they rebelled and transgressed.

Hamid S. Aziz

And when they said: "Moses, we cannot always bear one kind of food; pray then to your Lord to bring forth for us of what the earth grows, its green herbs, its cucumbers, its garlic, its lentils, and its onions. " Said He, "Do you ask what is meaner instead of what is better? Go down to Egypt (or any town), - there is what you ask." Then were they smitten with abasement and poverty, and met with wrath from Allah. That was because they had disbelieved in Allah's signs and killed the prophets undeservedly; that was because they were rebellious and had transgressed.

Mahmoud Ghali

And (remember) as you said, "O Mûsa, (Moses) we will never (endure) patiently one (sort) of food; so invoke your Lord for us that He may bring out for us of what the earth grows of its green herbs and its cucumbers, and its garlic, and its lentils, and its onions. " He said, "Would you wish to exchange that which is most charitable for that which is meaner? Get you down to (any) township; (Some say that it is Egypt) then surely you will have (there) what you asked for." And they were stricken with humiliation and indigence, and they incurred the anger of Allah, That was for that they had disbelieved in the signs of Allah, and killed the Prophets (Literally: Prophesiers) untruthfully. That was for that they disobeyed and were (always) transgressing.

Marmaduke Pickthall

And when ye said: O Moses! We are weary of one kind of food; so call upon thy Lord for us that He bring forth for us of that which the earth groweth - of its herbs and its cucumbers and its corn and its lentils and its onions. He said: Would ye exchange that which is higher for that which is lower? Go down to settled country, thus ye shall get that which ye demand. And humiliation and wretchedness were stamped upon them and they were visited with wrath from Allah. That was because they disbelieved in Allah's revelations and slew the prophets wrongfully. That was for their disobedience and transgression.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, when you said: "O Moses, we are tired of eating the same food (day after day), ask your Lord to give us fruits of the earth, herbs and cucumbers, grains and lentils and onions;" he said: "Would you rather exchange what is good with what is bad? Go then to the city, you shall have what you ask. " So they were disgraced and became indigent, earning the anger of God, for they disbelieved the word of God, and slayed the prophets unjustly, for they transgressed and rebelled.

Muhammad Asad

And [remember] when you said: "O Moses, indeed we cannot endure but one kind of food; pray, then, to thy Sustainer that He bring forth for us aught of what grows from the earth - of its herbs, its cucumbers, its garlic, its lentils, its onions. " Said [Moses]: "Would you take a lesser thing in exchange for what is [so much] better? Go back in shame to Egypt, and then you can have what you are asking for!" And so, ignominy and humiliation overshadowed them, and they earned the burden of God's condemnation: all this, because they persisted in denying the truth of God's messages and in slaying the prophets against all right: all this, because they rebelled [against God], and persisted in transgressing the bounds of what is right.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when you said, "O Moses! We cannot endure the same meal ˹every day˺. So ˹just˺ call upon your Lord on our behalf, He will bring forth for us some of what the earth produces of herbs, cucumbers, garlic, lentils, and onions." Moses scolded ˹them˺, “Do you exchange what is better for what is worse? ˹You can˺ go down to any village and you will find what you have asked for.” They were stricken with disgrace and misery, and they invited the displeasure of Allah for rejecting Allah’s signs and unjustly killing the prophets. This is ˹a fair reward˺ for their disobedience and violations.

Progressive Muslims

And you said: "O Moses, we will not be patient to one type of food, so call for us your Lord that He may bring forth what the Earth grows of its beans, cucumbers, garlic, lentils, and onions. " He said: "Would you trade that which is lowly with that which is good" Descend to Egypt, you will have in it what you have asked for. They were thus stricken with humiliation and disgrace, and they remained under God's wrath for they were disbelieving in God's signs, and killing the prophets with no justification; this is for what they have disobeyed and transgressed.

Rashad Khalifa

Recall that you said, "O Moses, we can no longer tolerate one kind of food. Call upon your Lord to produce for us such earthly crops as beans, cucumbers, garlic, lentils, and onions." He said, "Do you wish to substitute that which is inferior for that which is good? Go down to Egypt, where you can find what you asked for." They have incurred condemnation, humiliation, and disgrace, and brought upon themselves wrath from GOD. This is because they rejected GOD's revelations, and killed the prophets unjustly. This is because they disobeyed and transgressed.

Sahih International

And [recall] when you said, "O Moses, we can never endure one [kind of] food. So call upon your Lord to bring forth for us from the earth its green herbs and its cucumbers and its garlic and its lentils and its onions." [Moses] said, "Would you exchange what is better for what is less? Go into [any] settlement and indeed, you will have what you have asked." And they were covered with humiliation and poverty and returned with anger from Allah [upon them]. That was because they [repeatedly] disbelieved in the signs of Allah and killed the prophets without right. That was because they disobeyed and were [habitually] transgressing.

Sam Gerrans

And when you said: “O Moses: we will not endure one food, so call thou to thy Lord for us that He bring forth for us of what the earth grows of its green herbs, and its cucumbers, and its garlic, and its lentils, and its onions.” He said: “Would you exchange for what is worse what is better? Get you down to Egypt, and you will have what you have asked.” And humiliation and wretchedness were pitched upon them; and they incurred wrath from God, for it is that they denied the proofs of God! And they killed the prophets without cause, for it is that they opposed and they exceeded all bounds!

Shabbir Ahmed

(At one stage you demanded Moses to provide you with a great variety of edibles, although you were living in the desert Sinai. ) You said, "O Moses! We are weary of the same kind of food, so ask your Lord that He brings forth for us plant food such as herbs, cucumbers, garlic, lentils and onions." He said, "Would you exchange superior for the inferior? (Preoccupy yourselves with petty desires instead of higher goals). Go back in shame to Egypt and you will get what you demand." So humiliation and misery were stamped upon them and they had to face the Divine Requital. That was because they kept denying the Messages of Allah. And in the past they had opposed and even killed some Prophets in their transgression. They did all this, because they chose to rebel against the Divine Commands, and crossed the moral bounds.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, you said: "O Musa (Moses)! We cannot endure one kind of food (always); So pray to your Lord for us to produce for us of what the earth grows— Its pot-herb(s), and cucumber(s), its garlic, lentils, and onions. " He said: "Will you exchange the better for the worse? You go down to Misr (any town), and you shall find what you want!" They were covered with humiliation and misery; They drew the anger of Allah on themselves. That was because they kept rejecting the Signs of Allah and killing His Messengers without just cause. That was because they rebelled and went on transgressing.

Taqi Usmani

And when you said, "Mūsā , we will no longer confine ourselves to a single food: So, pray for us to your Lord that He may bring forth for us of what the earth grows - of its vegetable, its cucumbers, its wheat, its lentils and its onions." He said, “Do you want to take what is inferior in exchange for what is better? Go down to a town, and you will have what you ask for.” Then they were stamped with disgrace and misery, and they returned with wrath from Allah. That was because they used to deny the signs of Allah, and would slay the prophets unjustly. That was because they disobeyed and transgressed all limits.

The Monotheist Group

And you said: "O Moses, we will not be patient to one type of food, so call for us your Lord that He may bring forth what the earth grows of its beans, cucumbers, garlic, lentils, and onions." He said: "Would you trade that which is lowly with that which is good?" Descend Egypt, you will have in it what you have asked for. And they were stricken with humiliation and disgrace, and they remained under the wrath of God for they were disbelieving in the revelations of God, and killing the prophets without right; this is for what they have disobeyed and transgressed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩