Diyanet İşleri
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Beled suresi
Beled suresi, 18. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
ülâike aṣḥâbü-lmeymeneh.
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İman edenler ve inkâr edenler Beled 17–20 3
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.
Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. “İşte onlar” bu niteliklere sahip olup bu sarp yokuşu tırmanmaya Allah’ın muvaffak ettiği kimseler “amel defterleri sağdan verilecek olanlardır.” Çünkü bunlar, hem Allah’ın emretmiş olduğu haklarını hem de kulların haklarını eksiksiz olarak yerine getirdikleri gibi O’nun yasakladıklarını da terk etmişlerdir. İşte mutluluğun adresi ve alâmeti de budur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu özelliklere sahip olan kimseler sağ taraf ashabıdır.
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar sağın halkıdır.
İşte böyleleridir vicdan sahipleri;
İşte böyleleri dürüstlüğe ve erdemliliğe erişmiş olanlardır;
İşte bunlar ashab-ı meymenedir (sağ ashabı; saidler).
İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).
İşte bunlar sağdakilerdir.
Gerçeğe erişenlerin yoldaşları, işte onlardır.
- Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakilerdir.
Nitekim mutlular onlardır.
Nitekim mutlular onlardır.
İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).
Ki onlardır işte meymenet sahibleri (Ashab-ı Meymene)
İşte onlar, Ashab-ı Meymene'dir. dipnot 1
İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1
İşte onlar, ashab-ı meymenedir. dipnot 1
İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene).
İşte bunlar sağcılardır.
İşte bunlar, sağcılardır.
(1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 18, 19, 20) Hayır yemin / kasem ederim bu memlekete / bu beldeye. Ki sen, bu belde de kalmaktasın . Babaya ve çocuğuna da yemin olsun. Kesin olan şu ki, biz insanı meşakkat / uğraşı / debdebe içinde yarattık. Ona kimsenin sınırlama getiremeyeceğini / takdirde bulunamayacağını mı hesap ediyor? Diyor ki yığın yığın mal helak ettim / tükettim, Onu kimsenin görmediğini mi var sayıyor? Onun için iki göz yapmadık mı? Dil ve de iki dudak? Onu, iki açık seçik yola yönlendirmedik mi? Sarp yokuşa /akabeye göğüs geremedi, Sarp yokuş nedir? Sana ne idrak ettirdi? Köle azat etmek tir veya kıtlık günü yakınlığı olan yetimi yedirmektir. Toz toprağa bulanmış çalışma gücü olmayanı / miskini yedirmektir . Sonra da iman eden olup , sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır. İşte bunlar sağın halklarıdır. Ayetlerimizi yok sayıp örtbas edenler, onlar da solun halklarıdır. K apalı kapılar içinde ki ateş onların üzerlerinedir.
İşte bunlar sağdakilerdir.
İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir).
İşte onlar, (mahşerde) iyi durumda olacak olanlardır. dipnot 1
İşte uğurlu kimseler bunlardır.
İşte bunlar sağdakilerdir.
İşte sağ tarafın halkı onlardır.
İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.
Such persons have rightfully earned the seat on the right.
Those who do this will be on the right-hand side,
Such are the Companions of the Right Hand.
These are the People of the Right Hand.
Those are the Companions of the Right.
They are those on the Right Hand (i.e. the dwellers of Paradise),
They are the People of the Right Hand.
These (who follow this hard path) are the blessed ones (- the people of the right hand).
Those are the Companions of the Right Hand.
Such people will be gathered on the right hand side of the God [on the Day of Judgment] to be taken to the Heaven.
these are the fellows of the right!
Those are the people of happiness.
these shall be the companions of the right-hand.
These are the fellows of the right!
Those are the companions of the position of Rightness.
Their place will be on the right hand.
They are the people of the right hand (and will succeed).
Such are they that have attained to righteousness;
These are the people of the right.
Those are the people of happiness.
These have deserved happiness.
Those are the companions of the right.
Those are the companions of the right.
Such are the ones hand in hand with Bliss.
Such are the companions of the right hand.
Those are the People of the Right Hand. (i.e. their books of deeds will be given in their right hands)
Those are the people of the right.