Diyanet İşleri
Her günahkar yalancının vay haline!
Câsiye suresi
Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ
veylül likülli effâkin eŝîm.
Her günahkar yalancının vay haline!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı Câsiye 1–11 3
Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.
Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
Her günahkar yalancının vay haline!
Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–10. ayetler için yazılmıştır.
6-10. Daha sonra Yüce Allah, bu âyetlerden yararlanıp yararlanmama açısından insanların iki kısma ayrıldığını bildirmektedir:
Bir kısım, bu âyetleri delil olarak görürler, bunlar vasıtası ile tefekkür ederler ve onlardan faydalanırlar. Bunlarla yücelirler. Onlar Allah’a, meleklere, kitaplara ve âhiret gününe tam bir iman ile inanan ve bunlar vasıtası ile yakîn derecesinde inanca ulaşan kimselerdir. Böylelikle bunların akılları arınıp yücelmiş, bu âyetlerle bilgileri artmış, akılları ve ilimleri kemal derecesine doğru ilerlemiştir.
Diğer bir kısım ise Allah’ın âyetlerini kendisine karşı mazereti kesecek delil gerçekleşecek şekilde işittikten sonra bu âyetlerden yüz çevirir ve onlara karşı büyüklük taslar. Adeta onları işitmemiş gibi davranır. Çünkü bu âyetler, onun kalbini arındırmamış, temizlememiştir. Aksine bunlara karşı büyüklük tasladığından dolayı azgınlığı daha da artmıştır. O, Allah’ın âyetlerinden bir şey öğrenecek olursa onunla alay eder. İşte böylelerini Yüce Allah azapla tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Çok yalancı ve çok günahkâr olan her bir kimseye yazıklar olsun.” Yani sözlerinde çok yalan söyleyen, yaptıkları ile pek günahkâr olan kimseye yazıklar olsun, vay onun haline!
Yine Yüce Allah, böylesi için çok acıklı ve can yakıcı bir azap bulunduğunu da haber vermekte ve şunu eklemektedir: “Cehennem de önlerindedir” ve orası, onların ileri derecedeki cezaları için yeterlidir. Üstelik “Ne kazandıklarının” mallarının “ne de Allah’ın dışında edindikleri” ve yardımlarını isteyip umdukları “dostlarının kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.” Bu dost ve yardımcıları, onların yardımına en çok muhtaç oldukları bir zamanda onları yardımsız bırakacaklardı.
Yüce Allah, Kur’ân’ın âyetlerini ve gözle görülen (kevnî) âyetleri söz konusu edip bunlara karşı insanların iki kısma ayrıldıklarını açıkladıktan sonra bu üstün hedefleri gösteren ve kapsayan Kur’ân-ı Kerîm’den haber vermekte ve onun bir hidâyet olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Çokça yalan söyleyen her günahkâra Yüce Allah tarafından helak ve azap vardır.
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yalancı (ve) günahkâr herkesin vay hâline!
Kendini aldatarak günaha gömülenlerin topuna birden yazıklar olsun!
Vay haline kendi kendini aldatan günahkarın,
Her kendini aldatan esime (hakikatini inkar ederek, oluşmuş benliğin içgüdüleri ve dürtüleriyle yaşayana) yazıklar olsun!
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.
Vay haline, her yalancı ve günahkâr kişinin!
Suçlu yalancıların tümünün; vay başlarına gelene!
Bütün yalancı ve günahkarların vay haline!
Vay haline her uydurukçu günahkarın!
Vay haline her uydurukçu günahkarın!
Her günahkar sahtekarın vay haline!
Veyl o her bir vebal yüklü sahtekara
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.
Yalana, günaha dadanan her (kimsen) in vay haaline!
Yalancı, günahkar her kişinin vay haline.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Yazıklar olsun yalancı günahkâra!
Her yalancı, günah yüklü kimseye yuh olsun!
Her günahkar iftiracının vay haline dipnot 1 !
Yalanlanlar uydurup duran ve günaha dalan herkese yazıklar olsun!
Yazıklar olsun yalancı günahkara!..
Yazıklar olsun yalancı günahkara!..
Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya,
Denunciated shall be every sinful liar who intentionally asserts what is false and relates it to Allah, and clothes himself with the ugly vesture of wickedness;
Woe to every lying sinful person
Woe to each sinful dealer in Falsehoods:
Woe to every guilty impostor
Woe to every wicked liar
Woe to every sinful liar
Woe to every sinful liar,
Woeful agony awaits every sinful habitual liar,
Woe to every guilty impostor
Shame to sinful people who hide the truth and recourse to lies.
Woe to every sinful liar
Woe to every sinful fabricator.
Woe unto every lying, and impious person;
Woe to every sinful dealer in falsehood,
Woe to every constantly vicious (and persistent) falsifier,.
Woe unto each sinful liar,
Alas the woe for every dissembling sinner
Woe unto every sinful self-deceiver
Woe to every sinful liar.
Woe to every sinful fabricator.
Woe to every fabricator, guilty.
Woe to every sinful liar
Woe to every sinful deceiver,
Woe unto every fabricating impostor! (26:222).
Shame (and misery) for each sinful person who deals with lies:
Woe to every sinful liar,
Woe to every sinful fabricator.