Câsiye suresi

Câsiye suresi, 7. ayet

Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

veylül likülli effâkin eŝîm.

Diyanet İşleri

Her günahkar yalancının vay haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 4–10 · surenin 7. ayeti / 37

Konu Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı Câsiye 1–11 3

  1. Câsiye 4

    Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.

  2. Câsiye 5

    Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.

  3. Câsiye 6

    İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

  4. 7

    Her günahkar yalancının vay haline!

  5. Câsiye 8

    Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!

  6. Câsiye 9

    Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

  7. Câsiye 10

    Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–10. ayetler için yazılmıştır.

6-10. Daha sonra Yüce Allah, bu âyetlerden yararlanıp yararlanmama açısından insanların iki kısma ayrıldığını bildirmektedir:

Bir kısım, bu âyetleri delil olarak görürler, bunlar vasıtası ile tefekkür ederler ve onlardan faydalanırlar. Bunlarla yücelirler. Onlar Allah’a, meleklere, kitaplara ve âhiret gününe tam bir iman ile inanan ve bunlar vasıtası ile yakîn derecesinde inanca ulaşan kimselerdir. Böylelikle bunların akılları arınıp yücelmiş, bu âyetlerle bilgileri artmış, akılları ve ilimleri kemal derecesine doğru ilerlemiştir.

Diğer bir kısım ise Allah’ın âyetlerini kendisine karşı mazereti kesecek delil gerçekleşecek şekilde işittikten sonra bu âyetlerden yüz çevirir ve onlara karşı büyüklük taslar. Adeta onları işitmemiş gibi davranır. Çünkü bu âyetler, onun kalbini arındırmamış, temizlememiştir. Aksine bunlara karşı büyüklük tasladığından dolayı azgınlığı daha da artmıştır. O, Allah’ın âyetlerinden bir şey öğrenecek olursa onunla alay eder. İşte böylelerini Yüce Allah azapla tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Çok yalancı ve çok günahkâr olan her bir kimseye yazıklar olsun.” Yani sözlerinde çok yalan söyleyen, yaptıkları ile pek günahkâr olan kimseye yazıklar olsun, vay onun haline!

Yine Yüce Allah, böylesi için çok acıklı ve can yakıcı bir azap bulunduğunu da haber vermekte ve şunu eklemektedir: “Cehennem de önlerindedir” ve orası, onların ileri derecedeki cezaları için yeterlidir. Üstelik “Ne kazandıklarının” mallarının “ne de Allah’ın dışında edindikleri” ve yardımlarını isteyip umdukları “dostlarının kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.” Bu dost ve yardımcıları, onların yardımına en çok muhtaç oldukları bir zamanda onları yardımsız bırakacaklardı.

Yüce Allah, Kur’ân’ın âyetlerini ve gözle görülen (kevnî) âyetleri söz konusu edip bunlara karşı insanların iki kısma ayrıldıklarını açıkladıktan sonra bu üstün hedefleri gösteren ve kapsayan Kur’ân-ı Kerîm’den haber vermekte ve onun bir hidâyet olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Çokça yalan söyleyen her günahkâra Yüce Allah tarafından helak ve azap vardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيْلٌۭ veylun yuh olsun
  2. لِّكُلِّ likulli her kök: كلل
  3. أَفَّاكٍ effakin yalancı kök: افك
  4. أَثِيمٍۢ esimin günah yüklü kimseye kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Onlar, her günahkar yalancıya inerler.

  • Aynı kök: افك (30 geçiş)

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş)

    Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yalancı (ve) günahkâr herkesin vay hâline!

Mustafa İslamoğlu

Kendini aldatarak günaha gömülenlerin topuna birden yazıklar olsun!

Muhammed Esed

Vay haline kendi kendini aldatan günahkarın,

Ahmed Hulusi

Her kendini aldatan esime (hakikatini inkar ederek, oluşmuş benliğin içgüdüleri ve dürtüleriyle yaşayana) yazıklar olsun!

Ali Bulaç

Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.

Ali Özek ve heyeti

Vay haline, her yalancı ve günahkâr kişinin!

Ali Rıza Safa

Suçlu yalancıların tümünün; vay başlarına gelene!

Bayraktar Bayraklı

Bütün yalancı ve günahkarların vay haline!

Edip Yüksel

Vay haline her uydurukçu günahkarın!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Vay haline her uydurukçu günahkarın!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her günahkar sahtekarın vay haline!

Elmalılı Hamdi Yazır

Veyl o her bir vebal yüklü sahtekara

Erhan Aktaş

Bütün yalancı günahkarların vay haline!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bütün yalancı günahkarların vay haline!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bütün yalancı günahkarların vay haline!

Gültekin Onan

Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.

Hasan Basri Çantay

Yalana, günaha dadanan her (kimsen) in vay haaline!

İbni Kesir

Yalancı, günahkar her kişinin vay haline.

Mehmet Alagaş

(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yazıklar olsun yalancı günahkâra!

Süleyman Ateş

Her yalancı, günah yüklü kimseye yuh olsun!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yalanlanlar uydurup duran ve günaha dalan herkese yazıklar olsun!

Şaban Britch

Yazıklar olsun yalancı günahkara!..

Şaban Piriş

Yazıklar olsun yalancı günahkara!..

Yaşar Nuri Öztürk

Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Denunciated shall be every sinful liar who intentionally asserts what is false and relates it to Allah, and clothes himself with the ugly vesture of wickedness;

Abdul Haleem

Woe to every lying sinful person

Abdullah Yusuf Ali

Woe to each sinful dealer in Falsehoods:

Abul A'la Maududi

Woe to every guilty impostor

Aisha Bewley

Woe to every wicked liar

Al-Hilali & Khan

Woe to every sinful liar

Ali Quli Qarai

Woe to every sinful liar,

Amatul Rahman Omar

Woeful agony awaits every sinful habitual liar,

Arthur John Arberry

Woe to every guilty impostor

Bijan Moeinian

Shame to sinful people who hide the truth and recourse to lies.

E. Henry Palmer

Woe to every sinful liar

Edip-Layth

Woe to every sinful fabricator.

George Sale

Woe unto every lying, and impious person;

Hamid S. Aziz

Woe to every sinful dealer in falsehood,

Mahmoud Ghali

Woe to every constantly vicious (and persistent) falsifier,.

Marmaduke Pickthall

Woe unto each sinful liar,

Mohamed Ahmed - Samira

Alas the woe for every dissembling sinner

Muhammad Asad

Woe unto every sinful self-deceiver

Mustafa Khattab

Woe to every sinful liar.

Progressive Muslims

Woe to every sinful fabricator.

Rashad Khalifa

Woe to every fabricator, guilty.

Sahih International

Woe to every sinful liar

Sam Gerrans

Woe to every sinful deceiver,

Shabbir Ahmed

Woe unto every fabricating impostor! (26:222).

Syed Vickar Ahamed

Shame (and misery) for each sinful person who deals with lies:

Taqi Usmani

Woe to every sinful liar,

The Monotheist Group

Woe to every sinful fabricator.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩