Diyanet İşleri
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 222. ayet. تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ
tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.
(225-226) Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 221–223. ayetler için yazılmıştır.
221. “Size şeytanların kimin üzerine indiğini haber vereyim mi?” Hakkında herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu olmaksızın şeytanların kimin üzerine indirildiğini, yani üzerlerine şeytanın ineceği şahısların niteliklerini haber vereyim mi?
222. Şeytanlar çokça yalan söyleyen, batıl iftiralarda bulunan “yalancı” ve fiillerinde “günahkâr”, masiyetleri pek çok olan kimseler “üzerine inerler.” İşte şeytanların üzerine indiği ve hali şeytanların haline uygun düşen kimseler bunlardır.
223. “O (şeytanlar)” semadan kulak hırsızlığı yoluyla dinledikleri şeyleri o günahkar yalancı kimseye “iletirler” ve bunu ona telkin ederler, “ve onların çoğu yalan söylerler.” Ona telkin ettikleri sözlerin çoğu da yalandır. Bir tane doğru söylese de ona yüz de yalan katar. Böylelikle hak batıla karışır. Gerek oran itibariyle azlığı gerekse de bilinmemesi dolayısıyla hak kaybolur gider. İşte üzerlerine şeytanların indiği şahısların ve şeytanların böylelerine yaptığı telkinin niteliği budur.
uhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in hali ise bunlardan çok farklıdır. Zira o, doğru sözlüdür, güvenilirdir, asla gerçeğe aykırı konuşmaz. Doğru yolda giden birisidir. Onun kalbi de doğruluk ve iyilikle doludur. Sözü de doğrudur. Fiilleri de haramdan uzak, pek nezih ve temizdir. Allah tarafından üzerine indirilen vahiy de korunmuş ve himaye edilmiş olarak iner, hakkında en ufak bir şüphenin söz konusu olmadığı pek büyük doğruyu ihtiva eder. Hiç -ey akıl sahibi kimseler- onun gösterdiği yol ile üzerlerine şeytanların indiği kimselerin iftiraları aynı olabilir mi? Deli ve temyiz gücü bulunmayan, eşyayı birbirinden ayırt edemeyenler dışında herhangi bir kimse bunlar arasında bir benzerlik olduğunu düşünebilinir mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şeytanlar, günahkâr olan yalancı ve isyankâr kâhinlerin üzerine inerler.
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…
Aynı kök: افك (30 geçiş) · Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Her günahkar yalancının vay haline!
Aynı kök: افك (30 geçiş)
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…
Aynı kök: اثم (49 geçiş)
Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar günaha, iftiraya düşkün olan herkese inerler. dipnot 1
Onlar kendini aldatmayı alışkanlık haline getiren her günahkara inerler;
Onlar nerede kendi kendini aldatan günahkar biri varsa ona inerler
Kendini aldatan vebal sahibini etkilerler!
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden', günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.
Suçlu yalancılara inerler.
"Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler."
Onlar her günahkar iftiracıya iner.
Onlar her günahkar iftiracıya iner.
Günaha kendini kaptırmış herbir sahtekar üzerine inerler.
Vebal yüklenici her bir sahtekar üzerine inerler
Bütün iftiracı günahkarlara inerler.
Bütün iftiracı günahkarlara inerler.
Bütün iftiracı günahkarlara inerler.
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden', günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
Onlar her günahkar yalancının tepesine iner (ler).
Onlar her günahkar, her müfteriye inerler.
(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.
Her yalancı günahkâr üzerine inerler.
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Onlar her günahkar iftiracıya inerler.
Şeytanlar, hayırsız iftiracılardan hiç birinin peşini bırakmazlar.
Onlar, her yalancıya, günahkâra inerler.
Onlar, her günahkar, sahtekarlara inerler.
Her bir dönek/iftiracı günahkar üzerine iner onlar.
They descend -not on the prophets of Allah- but on every sinful liar who intentionally asserts what is false and relates it to Allah and clothes himself with the vesture of wickedness.
They come down to every lying sinner
They descend on every lying, wicked person,
They descend on every forgerer steeped in sin, dipnot 1
They descend on every evil liar.
They descend on every lying, sinful person.
They descend on every sinful liar.
They appear to every habitual and hardened liar (and) great sinner;
They come down on every guilty impostor.
They descend upon every sinner who fabricates lies (fortune tellers, those who falsify the word of God, those who lie, and those who disobey the Lord’s commandments. )
they descend upon every sinful liar,
They descend on every sinful liar.
They descend upon every lying and wiched person:
Shall I inform you upon whom the devils descend?
They keep coming down on every most vicious (and) constant falsifier.
They descend on every sinful, false one.
They come down to every mendacious sinner,
They descend upon all sinful self-deceivers
They descend upon every sinful liar,
They descend on every sinful liar.
They descend upon every guilty fabricator.
They descend upon every sinful liar.
They descend upon every sinful deceiver:
They descend on every lying, self-deceiver.
They come down on every lying, sinful person,
They descend on every sinful liar.
Theycome down on every sinful liar.