Câsiye suresi

Câsiye suresi, 10. ayet

Câsiye suresi, 10. ayet. مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

miv verâihim cehennem. velâ yugnî `anhüm mâ kesebû şey'ev velâ me-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâ'. velehüm `aẕâbün `ażîm.

Diyanet İşleri

Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Câsiye 7–13 · surenin 10. ayeti / 37

Konu Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı Câsiye 1–11 3

  1. Câsiye 7

    Her günahkar yalancının vay haline!

  2. Câsiye 8

    Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!

  3. Câsiye 9

    Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!

  4. 10

    Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.

  5. Câsiye 11

    İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.

  6. Câsiye 12

    Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.

  7. Câsiye 13

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 6–10. ayetler için yazılmıştır.

6-10. Daha sonra Yüce Allah, bu âyetlerden yararlanıp yararlanmama açısından insanların iki kısma ayrıldığını bildirmektedir:

Bir kısım, bu âyetleri delil olarak görürler, bunlar vasıtası ile tefekkür ederler ve onlardan faydalanırlar. Bunlarla yücelirler. Onlar Allah’a, meleklere, kitaplara ve âhiret gününe tam bir iman ile inanan ve bunlar vasıtası ile yakîn derecesinde inanca ulaşan kimselerdir. Böylelikle bunların akılları arınıp yücelmiş, bu âyetlerle bilgileri artmış, akılları ve ilimleri kemal derecesine doğru ilerlemiştir.

Diğer bir kısım ise Allah’ın âyetlerini kendisine karşı mazereti kesecek delil gerçekleşecek şekilde işittikten sonra bu âyetlerden yüz çevirir ve onlara karşı büyüklük taslar. Adeta onları işitmemiş gibi davranır. Çünkü bu âyetler, onun kalbini arındırmamış, temizlememiştir. Aksine bunlara karşı büyüklük tasladığından dolayı azgınlığı daha da artmıştır. O, Allah’ın âyetlerinden bir şey öğrenecek olursa onunla alay eder. İşte böylelerini Yüce Allah azapla tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Çok yalancı ve çok günahkâr olan her bir kimseye yazıklar olsun.” Yani sözlerinde çok yalan söyleyen, yaptıkları ile pek günahkâr olan kimseye yazıklar olsun, vay onun haline!

Yine Yüce Allah, böylesi için çok acıklı ve can yakıcı bir azap bulunduğunu da haber vermekte ve şunu eklemektedir: “Cehennem de önlerindedir” ve orası, onların ileri derecedeki cezaları için yeterlidir. Üstelik “Ne kazandıklarının” mallarının “ne de Allah’ın dışında edindikleri” ve yardımlarını isteyip umdukları “dostlarının kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.” Bu dost ve yardımcıları, onların yardımına en çok muhtaç oldukları bir zamanda onları yardımsız bırakacaklardı.

Yüce Allah, Kur’ân’ın âyetlerini ve gözle görülen (kevnî) âyetleri söz konusu edip bunlara karşı insanların iki kısma ayrıldıklarını açıkladıktan sonra bu üstün hedefleri gösteren ve kapsayan Kur’ân-ı Kerîm’den haber vermekte ve onun bir hidâyet olduğunu belirterek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Önlerinde cehennem, onları ahirette beklemektedir. Onların kazanmış oldukları mallar, Allah'a karşı onlara hiçbir şey fayda vermez. Allah'tan başka ibadet ettikleri putlar onların üzerinden hiçbir şeyi kaldıramaz. Kıyamet gününde onlar için büyük bir azap vardır.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مِّن min
  2. وَرَآئِهِمْ veraihim ötelerinden de kök: وري
  3. جَهَنَّمُ ۖ cehennemu cehennem
  4. وَلَا ve la ve
  5. يُغْنِى yugni bir yarar sağlamaz kök: غني
  6. عَنْهُم anhum kendilerine
  7. مَّا ma
  8. كَسَبُوا۟ kesebu kazandıkları kök: كسب
  9. شَيْـًۭٔا şey'en şeyler kök: شيا
  10. وَلَا ve la ve (sağlamaz)
  11. مَا ma şeyler
  12. ٱتَّخَذُوا۟ ttehazu edindikleri kök: اخذ
  13. مِن min
  14. دُونِ duni başka kök: دون
  15. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  16. أَوْلِيَآءَ ۖ evliya'e veliler kök: ولي
  17. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  18. عَذَابٌ azabun bir azab kök: عذب
  19. عَظِيمٌ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

  • Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı)…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…

  • Aynı kök: غني (73 geçiş)

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Arkalarından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de Allah'ın peşi sıra edindikleri dostlar da onlara hiçbir yarar sağlamaz. Onlar için büyük azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

cehennem hemen peşlerindedir. Ne kazandıkları şeylerin, ne de Allah'tan başka edindikleri dostların onlara en ufak bir yararı dokunur: zira onları korkunç bir azap beklemektedir.

Muhammed Esed

Cehennem önlerindedir; ve ne (bu dünyada) kazanabilecekleri şeyler, ne de Allah'ın yerine dost ve koruyucu edindikleri, onlara hiçbir fayda sağlamaz, çünkü onları korkunç bir azap beklemektedir.

Ahmed Hulusi

Peşlerinde de cehennem! Kazandıkları (servet ve makam türü) şeyler de, Allah dununda edindikleri veliler de kendilerinden hiçbir azabı savamaz! Onlar için aziym bir azap vardır.

Ali Bulaç

Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamaz. Allah'tan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

Ötelerinde de cehennem vardır. Kazandıkları şeylerde, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.

Ali Rıza Safa

Ardından cehennem. Ne kazandıkları şeyler ne de Allah'tan başka bir de ayrıca edindikleri dostlar, onlara yarar sağlamaz. Çünkü onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Önlerinde cehennem vardır. Kazandıkları malları, Allah'tan başka edindikleri dostları, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Edip Yüksel

Onları cehennem beklemektedir. Ne işledikleri şeyler, ne de ALLAH'tan başka edindikleri dostlar onları kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı hak etmişlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları cehennem beklemektedir. Ne işledikleri şeyler, ne de ALLAH'tan başka edindikleri dostlar onu kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı haketmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Peşlerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, onlardan hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlara büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Peşlerinde Cehennem ve onlardan ne kazandıkları bir şey def'edebilir, ne de Allahdan başka evliya edindikleri şeyler, hem onlara azim bir azab var

Erhan Aktaş

Cehennem peşlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'ın yanı sıra edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 42:6. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Cehennem peşlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'ın yanı sıra edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Cehennem önlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'tan başka edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan, "veli" sözcüğü; "dost," olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamaz. Tanrı'dan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

önlerinde cehennem. Onların ne kazandıkları şeyler, ne de Allahı bırakıb da dostlar edindikleri nesneler kendilerinden hiçbir şey'i def'edemez. Onların hakkı büyük bir azabdır.

İbni Kesir

Arkalarından da cehennem. Kazandıkları şeyler de, Allah'tan başka edindikleri veliler de onlara bir fayda vermez. Ve onlar için, büyük bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Önlerinden Cehennem (beklemektedir)! Kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Ötelerinden de cehennem (onları beklemektedir). Ne kazandıkları ve ne de Allah'tan başka edindikleri veliler kendilerine bir yarar sağlayabilir. Onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların sonu Cehennemdir. Ne kazandıkları şeyler işlerine yarayacak ne de Allah ile aralarına koydukları dostları... Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

Şaban Britch

Arkalarından cehennem (vardır)! kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Şaban Piriş

Arkasından cehennem! Kazandıkları hiçbir şey, Allah'tan başka edindikleri hiçbir veli onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri veliler de onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Hell awaits them and asserts them as her own and shall beset them on all sides. There and then nothing they earned, accomplished or gained here will be of advantage to them nor will those whom they adopted besides Allah and held in reverence and veneration avail them benefit or afford them help, and they shall suffer grievously.

Abdul Haleem

Hell lurks behind them and their gains will not benefit them, nor will those beings they took as protectors beside God––a tremendous torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

In front of them is Hell: and of no profit to them is anything they may have earned, nor any protectors they may have taken to themselves besides Allah: for them is a tremendous Penalty.

Abul A'la Maududi

Hell is behind them. dipnot 1 Their worldly earnings shall not avail them, nor those whom they took as protectors instead of Allah. dipnot 2 An awesome chastisement lies in store for them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word wara is used for every such thing as is hidden from man, whether it is before him or behind him. Therefore, another translation can be: They have Hell behind them. In the first case, the meaning would be: They are unconsciously running on this way and have no idea that there is Hell in front of them in which they would fall; in the second case, it would mean: They are engaged in this mischief of theirs, thoughtless of the Hereafter, and they have no idea that Hell is in pursuit of them.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here, the word wali (guardian) has been used in two meanings:

Aisha Bewley

Hell is right at their heels. Nothing they have earned will be of any use to them, nor will those they took as protectors besides Allah. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

In front of them there is Hell. And that which they have earned will be of no profit to them, nor (will be of any profit to them) those whom they have taken as Auliyâ’ (protectors, helpers) besides Allâh. And theirs will be a great torment.

Ali Quli Qarai

Ahead of them is hell and what they have earned will not avail them in any way, nor what they had taken as guardians besides Allah, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(In addition to this worldly punishment) they have Gehenna before them. The wealth they have acquired shall not avail them, nor shall these (guardians of theirs) whom they have taken for (their) helping friends apart from Allâh (be of any help to them). And there awaits them a dreadful punishment.

Arthur John Arberry

Behind them Gehenna; and that they have earned shall not avail them aught, nor those they took as protectors, apart from God; for them awaits a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

The Hell is waiting for such people. The idols that they worship, as well as whatever they have got, can not save them from an awful punishment which is waiting for them.

E. Henry Palmer

behind them is hell, and what they have earned shall not avail them aught, nor what they have taken besides God for patrons; and for them is mighty woe.

Edip-Layth

Waiting for them is hell. What they earned will not help them, nor those whom they have taken as allies besides God, and for them is a terrible retribution.

George Sale

Before them lieth hell; and whatever they shall have gained shall not avail them at all, neither shall the idols which they have taken for their patrons, besides God: And they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Before them is Hell, and there shall not avail them aught of what they earned, nor those whom they took for guardians besides Allah, and they shall have an awful doom.

Mahmoud Ghali

Beyond them (is) Hell; and whatever they have earned will not avail them anything, nor (avail) the ones they take to themselves as constant patrons apart from Allah; and they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Beyond them there is hell, and that which they have earned will naught avail them, nor those whom they have chosen for protecting friends beside Allah. Theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

There is Hell before them; and whatever they have earned will not avail them in the least, nor those whom they take as friends apart from God. There is great chastisement for them.

Muhammad Asad

Hell is ahead of them; and all that they may have gained [in this world] shall be of no avail whatever to them, and neither shall any of those things which, instead of God, they have come to regard as their protectors: for, awesome suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Awaiting them is Hell. Their ˹worldly˺ gains will not be of any benefit to them whatsoever, nor will those protectors they have taken besides Allah. And they will suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

Waiting for them is Hell. And that which they earned will not help them, nor those whom they have taken as allies besides God, and for them is a terrible retribution.

Rashad Khalifa

Awaiting them is Gehenna. Their earnings will not help them, nor the idols they had set up beside GOD. They have incurred a terrible retribution.

Sahih International

Before them is Hell, and what they had earned will not avail them at all nor what they had taken besides Allah as allies. And they will have a great punishment.

Sam Gerrans

Behind them is Gehenna; and that which they have earned will avail them nothing, nor what they took as allies besides God; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Ahead of them is Hell, and what they have earned will not avail them, nor will the AWLIA (saints, sufis, imams) whom they had chosen besides Allah. Theirs will be an awesome suffering. (29:24), (79:36), (82:16).

Syed Vickar Ahamed

In front of them, there is Hell: And anything they have worked for is of no use to them, and of no use any protectors they may have taken to themselves besides Allah: And for them is a very severe penalty.

Taqi Usmani

In front of them, there is Jahannam (Hell). And whatever they have earned will not be of any use to them, nor the patrons they have adopted instead of Allah. And for them, there is a horrible punishment.

The Monotheist Group

Waiting for them is Hell. And that which they earned will not help them, nor those whom they have taken as allies besides God, and for them is a terrible retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Câsiye suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩