Duhân suresi

Duhân suresi, 33. ayet

Duhân suresi, 33. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ

veâteynâhüm mine-l'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.

Diyanet İşleri

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Duhân 30–36 · surenin 33. ayeti / 59

Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3

  1. Duhân 30–31

    (30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

  2. Duhân 32

    Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

  3. 33

    Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

  4. Duhân 34–35

    (34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

  5. Duhân 36

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Onlara” İsrailoğullarına “kendilerinde apaçık bir lütuf bulunan” Bizim tarafımızdan kendilerine açıkça görülen pek çok ihsan ve peygamberleri Mûsâ aleyhisselam’ın kendilerine getirdiklerinin doğruluğunu ortaya koyan açık bir delil ihtiva eden “birtakım” göz kamaştırıcı “ayetler” açıkça görülen mucizeler “verdik.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz onlara, kendileriyle Musa'yı desteklediğimiz açık nimet olan kudret helvası ve bıldırcın gibi mucizeler ve apaçık deliller verdik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاتَيْنَـٰهُم ve ateynahum ve onlara verdik kök: اتي
  2. مِّنَ mine -den
  3. ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetler- kök: ايي
  4. مَا ma bulunan
  5. فِيهِ fihi içinde
  6. بَلَـٰٓؤٌۭا۟ bela'un bir sınav kök: بلو
  7. مُّبِينٌ mubinun açık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara, içinde apaçık bir imtihan bulunan deliller vermiştik.

Mustafa İslamoğlu

ve onlara sınav olduğu ayan açık belli olan mucizevi işaretler ver(miş)tik.

Muhammed Esed

ve onlara açıkça bir sınavı haber veren (rahmetimizin) işaretler(ini) verdik.

Ahmed Hulusi

Onlara içinde apaçık bir imtihan olan işaretlerden verdik.

Ali Bulaç

Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.

Ali Özek ve heyeti

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.

Ali Rıza Safa

Açık bir sınav olarak mucizeler de vermiştik.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, her birinde açıkça bir sınav olan ayetler verdik.

Edip Yüksel

Ve onlara, açık bir sınav olarak mucizeler verdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve onlara, açık bir sınav olarak mucizeler verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlara mucizelerden içinde apaçık bir imtihan bulunan nimetler vermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara ayetlerden öylesini vermiştik ki onda açık bir ni'met ile imtihan vardı

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, içinde apaçık bela dipnot 1 olan ayetlerden verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bela, "eskimek; denemek, sınamak; gam, musibet, darlık ve sıkıntı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, içinde apaçık bela dipnot 1 olan ayetlerden verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İçinde musibet, zorluk ve kimi zaman da iyi şeyler bulunan; yorucu, yıpratıcı bir tür sınav.

Gültekin Onan

Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.

Hasan Basri Çantay

Bir de onlara ayetlerden, her birinde açık birer imtihan (gizlenmiş) bulunan, şeyler verdik.

İbni Kesir

Onlara ayetlerden öylelerini verdik ki; her birinde açıkça bir imtihan vardı.

Mehmet Alagaş

(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

Süleyman Ateş

Onlara, içinde açık bir sınav bulunan ayetler verdik.

Süleymaniye Vakfı

Onlara açık bir imtihan vesilesi olan ayetler vermiştik dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İmtihan vesilesi olan ayetler, hem Allah'ın Musa aleyhisselam aracılığıyla onlara ilettiği emir ve yasaklar hem de gösterilen mucizelerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara, ilimlerini gösteren öyle şeyler vermiştik ki her biri açıkça zorlu bir emek ürünüydü.

Şaban Britch

Onlara, içlerinde apaçık imtihanlar olan ayetler verdik.

Şaban Piriş

Onlara, içlerinde apaçık imtihanlar olan ayetler verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan ayetler vermiştik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We conferred on them what was to their need: convenience and comfort and We bestowed on them -through Mussa acts of miraculous nature serving to demonstrate divine power and authority. All together, were a sure test of their actions and reactions which would echo their true beliefs and the prevalent inclination among them.

Abdul Haleem

We gave them revelations in which there was a clear test.

Abdullah Yusuf Ali

And granted them Signs in which there was a manifest trial

Abul A'la Maududi

and bestowed upon them the Signs wherein lay an evident test for them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see(Surah Al-Baqarah, Ayats 49-74); (Surah An-Nisa, Ayats 153-160);(Surah Al-Maidah, Ayats 20-26); (Surah Al-Aaraf, Ayats 138-171);(Surah TaHa, Ayats 80-97) and the corresponding E.Ns.

Aisha Bewley

and We gave them Signs containing a clear trial.

Al-Hilali & Khan

And granted them signs in which there was a plain trial.

Ali Quli Qarai

And We gave them some signs in which there was a manifest test.

Amatul Rahman Omar

And We gave them some of the signs wherein were (placed) unmixed blessings.

Arthur John Arberry

and gave them signs wherein there was a manifest trial.

Bijan Moeinian

I showed them so many proofs to test their believe [immediately after having seen the greatest proof, i. e., passage through the Red Sea, they worshiped a cow instead of God.]

E. Henry Palmer

and we gave them signs wherein was an obvious trial!

Edip-Layth

We granted them signs, which constituted a great test.

George Sale

and We shewed them several signs, wherein was an evident trial.

Hamid S. Aziz

And We gave them signs wherein was a clear trial.

Mahmoud Ghali

And We brought them (some) signs wherein there was an evident trial.

Marmaduke Pickthall

And We gave them portents wherein was a clear trial.

Mohamed Ahmed - Samira

And sent them tokens to bring out the best in them.

Muhammad Asad

and gave them such signs [of Our grace] as would clearly presage a test.

Mustafa Khattab

And We showed them signs in which there was a clear test.

Progressive Muslims

And We granted them signs, which constituted a great test.

Rashad Khalifa

We showed them so many proofs, which constituted a great test.

Sahih International

And We gave them of signs that in which there was a clear trial.

Sam Gerrans

And We gave them among proofs that wherein was a clear trial.

Shabbir Ahmed

And We gave them Signs in which there was a manifest trial.

Syed Vickar Ahamed

And granted them Signs in which there was an open trial.

Taqi Usmani

And We gave them the clear signs in which there was a manifest blessing.

The Monotheist Group

And We granted them signs, which constituted a great test.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Duhân suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩