Diyanet İşleri
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
Duhân suresi
Duhân suresi, 33. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ
veâteynâhüm mine-l'âyâti mâ fîhi belâüm mübîn.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
33. “Onlara” İsrailoğullarına “kendilerinde apaçık bir lütuf bulunan” Bizim tarafımızdan kendilerine açıkça görülen pek çok ihsan ve peygamberleri Mûsâ aleyhisselam’ın kendilerine getirdiklerinin doğruluğunu ortaya koyan açık bir delil ihtiva eden “birtakım” göz kamaştırıcı “ayetler” açıkça görülen mucizeler “verdik.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz onlara, kendileriyle Musa'yı desteklediğimiz açık nimet olan kudret helvası ve bıldırcın gibi mucizeler ve apaçık deliller verdik.
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Ortak kavram: İmtihan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Ortak kavram: İmtihan
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…
Ortak kavram: İmtihan
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara, içinde apaçık bir imtihan bulunan deliller vermiştik.
ve onlara sınav olduğu ayan açık belli olan mucizevi işaretler ver(miş)tik.
ve onlara açıkça bir sınavı haber veren (rahmetimizin) işaretler(ini) verdik.
Onlara içinde apaçık bir imtihan olan işaretlerden verdik.
Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan işaretler verdik.
Açık bir sınav olarak mucizeler de vermiştik.
Onlara, her birinde açıkça bir sınav olan ayetler verdik.
Ve onlara, açık bir sınav olarak mucizeler verdik.
Ve onlara, açık bir sınav olarak mucizeler verdik.
Ve onlara mucizelerden içinde apaçık bir imtihan bulunan nimetler vermiştik.
Ve onlara ayetlerden öylesini vermiştik ki onda açık bir ni'met ile imtihan vardı
Onlara, içinde apaçık bela dipnot 1 olan ayetlerden dipnot 2 verdik.
Onlara, içinde apaçık bela dipnot 1 olan ayetlerden verdik.
Onlara, içinde apaçık bela dipnot 1 olan ayetlerden verdik.
Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.
Bir de onlara ayetlerden, her birinde açık birer imtihan (gizlenmiş) bulunan, şeyler verdik.
Onlara ayetlerden öylelerini verdik ki; her birinde açıkça bir imtihan vardı.
(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.
Onlara, içinde açık bir sınav bulunan ayetler verdik.
Onlara açık bir imtihan vesilesi olan ayetler vermiştik dipnot 1 .
Onlara, ilimlerini gösteren öyle şeyler vermiştik ki her biri açıkça zorlu bir emek ürünüydü.
Onlara, içlerinde apaçık imtihanlar olan ayetler verdik.
Onlara, içlerinde apaçık imtihanlar olan ayetler verdik.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan ayetler vermiştik.
And We conferred on them what was to their need: convenience and comfort and We bestowed on them -through Mussa acts of miraculous nature serving to demonstrate divine power and authority. All together, were a sure test of their actions and reactions which would echo their true beliefs and the prevalent inclination among them.
We gave them revelations in which there was a clear test.
And granted them Signs in which there was a manifest trial
and bestowed upon them the Signs wherein lay an evident test for them. dipnot 1
and We gave them Signs containing a clear trial.
And granted them signs in which there was a plain trial.
And We gave them some signs in which there was a manifest test.
And We gave them some of the signs wherein were (placed) unmixed blessings.
and gave them signs wherein there was a manifest trial.
I showed them so many proofs to test their believe [immediately after having seen the greatest proof, i. e., passage through the Red Sea, they worshiped a cow instead of God.]
and we gave them signs wherein was an obvious trial!
We granted them signs, which constituted a great test.
and We shewed them several signs, wherein was an evident trial.
And We gave them signs wherein was a clear trial.
And We brought them (some) signs wherein there was an evident trial.
And We gave them portents wherein was a clear trial.
And sent them tokens to bring out the best in them.
and gave them such signs [of Our grace] as would clearly presage a test.
And We showed them signs in which there was a clear test.
And We granted them signs, which constituted a great test.
We showed them so many proofs, which constituted a great test.
And We gave them of signs that in which there was a clear trial.
And We gave them among proofs that wherein was a clear trial.
And We gave them Signs in which there was a manifest trial.
And granted them Signs in which there was an open trial.
And We gave them the clear signs in which there was a manifest blessing.
And We granted them signs, which constituted a great test.