Bakara suresi

Bakara suresi, 191. ayet

Bakara suresi, 191. ayet. وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْ وَٱلْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلْقَتْلِ وَلَا تُقَٰتِلُوهُمْ عِندَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَٰتِلُوكُمْ فِيهِ فَإِن قَٰتَلُوكُمْ فَٱقْتُلُوهُمْ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ

vaḳtülûhüm ḥayŝü ŝeḳiftümûhüm veaḫricûhüm min ḥayŝü aḫracûküm velfitnetü eşeddü mine-lḳatl. velâ tüḳâtilûhüm `inde-lmescidi-lḥarâmi ḥattâ yüḳâtilûküm fîh. fein ḳâtelûküm faḳtülûhüm. keẕâlike cezâü-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 188–194 · surenin 191. ayeti / 286

Konu Savaş hükümleri Bakara 190–195 3

  1. Bakara 188

    Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

  2. Bakara 189

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  3. Bakara 190

    Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.

  4. 191

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

  5. Bakara 192

    Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Bakara 193

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

  7. Bakara 194

    Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 191–192. ayetler için yazılmıştır.

191-192. “Onları nerede bulursanız öldürün.” Bu, her zaman için nerede karşılaşılırsa karşılaşılsın ister savunma, ister hücum yoluyla onlarla savaşma emrini içermektedir. Daha sonra bu genel savaş emrinden “Mescid-i Haram’da” istisnası getirilmektedir. Mescid-i Haram’da onlar savaşa başlamadıkça onlarla savaş caiz değildir. Onlar başlayacak olurlarsa bu haksızlık ve saldırılarına mukabil onlarla savaşılır. Bu da her zaman için geçerli bir hükümdür. Tâ ki küfürlerinden vazgeçip müslüman oluncaya kadar. O vakit Allah da tevbelerini kabul eder. Bundan önce Allah’ı inkar etmiş ve Mescid-i Haram’da şirk koşmuş, Allah’ın Rasûlü’nü ve mü’minleri oraya girmekten alıkoymuş olsalar dahi böyledir. Bu da Allah’ın kullarına olan rahmet ve keremindendir.

Mescid-i Haram civarında savaş, haram beldede fesat çıkarma ihtimalini de akıla getirdiğinden dolayı Yüce Allah Mescid-i Haram’da şirk koşup Allah’ın dininden alıkoyma fitnesinin öldürmenin zararından daha ağır olduğunu haber vermektedir. O halde ey müslümanlar; bu şartlar altında onlarla savaşmakta sizin için vebal söz konusu değildir.

Bu âyet-i kerime şu ünlü kaideye delil gösterilebilir: “Daha büyük bir kötülüğü önlemek için iki kötülükten daha hafif olanı tercih edilir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlarla karşılaştığınız zaman onları öldürün ve onların sizleri çıkardıkları yer olan Mekke şehrinden siz de onları çıkarın. Müminin dinine engel olan ve onu küfre döndüren fitne öldürmekten daha büyüktür. Mescid-i Haram’a hürmeten onlar sizinle orada savaşmaya başlamadıkça, siz de onlarla savaşmaya başlamayın. Eğer Mescid-i Haram’ın yanında onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onlarla savaşın. Bu ceza –Mescid-i Haram’da saldırıda bulundukları için öldürülmeleri- kâfirlerin cezasıdır.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱقْتُلُوهُمْ vektuluhum ve onları öldürün kök: قتل
  2. حَيْثُ haysu nerede kök: حيث
  3. ثَقِفْتُمُوهُمْ sekiftumuhum yakalarsanız kök: ثقف
  4. وَأَخْرِجُوهُم ve ehricuhum ve onları çıkarın kök: خرج
  5. مِّنْ min
  6. حَيْثُ haysu yerden kök: حيث
  7. أَخْرَجُوكُمْ ۚ ehracukum sizi çıkardıkları kök: خرج
  8. وَٱلْفِتْنَةُ velfitnetu ve fitne kök: فتن
  9. أَشَدُّ eşeddu daha kötüdür kök: شدد
  10. مِنَ mine -ten
  11. ٱلْقَتْلِ ۚ l-katli adam öldürmek- kök: قتل
  12. وَلَا ve la
  13. تُقَـٰتِلُوهُمْ tukatiluhum onlarla savaşmayın kök: قتل
  14. عِندَ inde yanında kök: عند
  15. ٱلْمَسْجِدِ l-mescidi Mescid-i kök: سجد
  16. ٱلْحَرَامِ l-harami Haram kök: حرم
  17. حَتَّىٰ hatta kadar
  18. يُقَـٰتِلُوكُمْ yukatilukum sizinle savaşıncaya kök: قتل
  19. فِيهِ ۖ fihi orada
  20. فَإِن fein fakat eğer
  21. قَـٰتَلُوكُمْ katelukum onlar sizinle savaşırlarsa kök: قتل
  22. فَٱقْتُلُوهُمْ ۗ fektuluhum hemen onları öldürün kök: قتل
  23. كَذَٰلِكَ kezalike böyledir
  24. جَزَآءُ ceza'u cezası kök: جزي
  25. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlerin kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ثقف (6 geçiş) · Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: فتن (60 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları (size karşı savaşmakta olanları) yakaladığınız yerde öldürün! Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın! Fitne (zulüm ve işkence), (insan) öldürmekten daha şiddetli (bir kötülük)tür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşıncaya kadar siz de onlarla savaşmayın! Onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün! İşte kâfirlerin cezası böyledir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah müslümanlara hitap etmekte ve kendilerine savaş açanları yani fiilen savaşmakta olanları savaş ortamında buldukları yerde öldürmelerini emretmekte, müslümanları Mekke'de yerlerinden, yurtlarından çıkaranları onların da çıkarması gerektiğini, böyle bir haklarının bulunduğunu ifade etmektedir. Burada dikkat çeken nokta, düşmanlar içerisinde her kim müslümanlara savaş açmışsa onlara karşı savaşılmasının emredilmesidir. Mekkeli müşrikler nasıl ki müslümanları oradan çıkarmış ve Medine'ye hicret etmek zorunda bırakmışlarsa, şimdi onların da müşrikleri kendi yerlerinden ve yurtlarından çıkarabileceklerini hükme bağlamakta, önceden sahip oldukları yerlerini ve yurtlarını, mal ve servetlerini tekrar ellerine almalarını, diğerlerini de oradan sürmelerini emretmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümle Bakara 2:217'de de geçmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onları, (savaşta) gözünüze kestirdiğiniz her yerde öldürün. Sizi sürgün ettikleri yerden siz de onları sürgün edin. İnanca yönelik zulüm ve baskı ölümden beterdir. Mescid-i Haram civarında onlar size savaş açmadıkça siz de onlara savaş açmayın. Eğer onlar size savaş açarsa, onları öldürün! İşte kafirler böyle cezalandırılır.

Muhammed Esed

Onları karşılaştığınız her yerde öldürün ve sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün, zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayın; ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürün; hakikati inkar edenlerin cezası böyle verilecektir.

Ahmed Hulusi

Onları nerede yakalarsanız orada öldürün. Sizi sürdükleri yerden siz de onları sürün!. . Fitne (insan) öldürmekten daha şiddetlidir (suçtur). . . Onlar sizle savaşmadıkları sürece, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Onlar sizi öldürmeye kalkarsa o zaman siz de onları öldürün. İşte kafirlerin yaptığının karşılığı budur.

Ali Bulaç

Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.

Ali Özek ve heyeti

Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm’da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün, işte kâfirlerin cezası böyledir.

Ali Rıza Safa

Yakaladığınız yerde onları etkisiz duruma getirin ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Ezinç vermek, öldürmekten kötüdür. Onlar sizinle savaşmadıkça, Kutsal Yakarış Evi yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. Nankörlük edenlerin cezası, işte böyledir.

Bayraktar Bayraklı

Sizi öldürmeye teşebbüs edenlerikarşılaştığınız her yerde öldürünüz ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartınız; zaten zulüm ve baskı, öldürmekten daha kötüdür. Onlar size savaş açmadıkça Mescid-i Haram civarında onlarla savaşmayınız, ama eğer sizinle savaşırlarsa onları öldürünüz; kafirlerin cezası budur.

Edip Yüksel

Onlarla karşılaştığınız yerde onlarla savaşın ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Sınırlanmış Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları yakaladığınız yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın; zulüm ve işkence öldürmekten beterdir. Kutsal Mescid'in yanında sizinle savaşmadıkça onlarla savaşmayın. Size saldırırlarsa siz de onlara saldırın. İnkarcıların cezası böyledir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Yalnız Mescid-i Haram'ın yanında, onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın! Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın, o fitne katilden eşeddir, yalnız Mescidi haram yanında onlar size kıtal etmedikçe siz de onlara kıtal etmeyin, fakat sizi öldürmeğe kalkışırlarsa hemen onları öldürün kafirlerin cezası böyledir

Erhan Aktaş

Onları yakaladığınız yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte Kafirlere verilecek karşılık böyledir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin, "Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün cümlesi, İslam karşıtları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; "İslam dininin, Müslim olmayanları öldürmeyi emrettiği" iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin "Müslim olmayanlar" değil; "Müslimlerle savaşanlar; Müslimlerle yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla iş birliği yaparak onları arkadan vuranlardır." Keza; 190, 191, 192 ve 193'üncü ayetler birlikte ele alındığında; Müslimlere, sizinle savaşmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle savaşanlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, eğer savaştan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı açıkça görülmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Baskı ve zulüm.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları yakaladığınız yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte Kafirlere verilecek karşılık böyledir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin, "Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün cümlesi, İslam karşıtları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; "İslam dininin, Müslüman olmayanları öldürmeyi emrettiği" iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin "Müslüman olamayanlar" değil; "Müslümanlarla savaşanlar; Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla iş birliği yaparak onları arkadan vuranlardır." Keza; 190, 191, 192 ve 193'üncü ayetler birlikte ele alındığında; Müslümanlara, sizinle savaşmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle savaşanlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, eğer savaştan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı açıkça görülmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Baskı ve zulüm.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Zaten, fitne dipnot 2 öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte gerçeği yalanlayan nankörlere verilecek karşılık böyledir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin, "Onları ele geçirdiğiniz yerde öldürün." cümlesi, İslam düşmanları ve art niyetli kimseler tarafından, bağlamından kopartılarak ve ayetin yalnızca bu cümlesi dikkate alınarak; "İslam dininin, Müslüman olmayanları öldürmeyi emrettiği" iddia edilmektedir. Oysaki bu cümlenin bağlamına bakıldığında, öldürülmeleri istenen kimselerin "Müslüman olamayanlar" değil; "Müslümanlarla savaşanlar; Müslümanlarla yaptıkları antlaşmayı bozarak, onlara ihanet edenler, onların düşmanlarıyla işbirliği ederek onları arkadan vuranlar" dır. Keza; 190, 191,192 ve 193'üncü ayetler birlikte ele alındığında; Müslümanlara, sizinle savaşmayanlarla savaşmayın; yalnızca sizinle savaşanlarla savaşın, savaşırken de sakın ileri gitmeyin, yani doğrudan savaşta yer almayanlara zarar vermeyin, savaş kurallarını çiğnemeyin, esirlere kötü davranmayın, eğer savaştan vazgeçerlerse siz de vazgeçin uyarısının yapıldığı açıkça görülmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Zulüm ve baskı.

Gültekin Onan

Onları yakaladığınız / bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten beterdir. Onlar size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram'ın yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir.

Hasan Basri Çantay

Onları (size harb açanları) nerede yakalarsanız öldürün, onları sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) çıkarın. Fitne katilden beterdir. Onlar Mescid-i haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (ya'ni döğüşmedikce) siz de orada kendileriyle döğüşmeyin. Fakat (Orada) sizi. öldürürlerse siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

İbni Kesir

Ve onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, katilden beterdir. Onlar sizinle savaşmadıkça, siz de Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın. Ancak onlar sizinle savaşırlarsa, siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir.

Mehmet Alagaş

(190-195) Allah yolunda sizle savaşanlarla siz de savaşın , taşkınlık etmeyin, muhakkak ki Allah taşkınlık edenleri sevmez. Onları nerede bulursanız öldürün / katledin , sizi nereden çıkardılarsa sizde onları çıkarın. Fitne çıkarmak katletmekten daha şiddetlidir / daha kötüdür, onlar sizi Mescid-i Haram da savaşıncaya kadar siz onlarla Mescid -i Haram da savaşmayın, eğer sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın , kafirlerin cezası bu şekildedir , eğer son verirlerse Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Onlarla fitne olmayıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar savaşın. Şayet son verirlerse düşmanlık ancak zalimleredir. Haram Ay Haram Ay’a hürmetler / dokunulmazlıklar hürmetlere karşılıktır / kısastır. Her kim size saldırırsa saldırdığı kadar siz de ona saldırın, Allah’tan sakının şunu bilin ki Allah sakınanlarla beraberdir. Allah yolunda harcayın ellerinizle kendinizi tehlikeye / helake atmayın, güzel davranın Allah güzel davrananları sever.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.

Süleyman Ateş

Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çıkardıkları yer(Mekke)den siz de onları çıkarın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlarla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, hemen onları öldürün; kafirlerin cezası böyledir.

Süleymaniye Vakfı

Onları tespit ettiğiniz yerde öldürün. dipnot 1 Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. dipnot 2 Bu fitne (savaş ateşi), adam öldürmekten beterdir. dipnot 3 Onlar sizinle Mescid-i Haram dipnot 4 yanında savaşmadıkça onlarla orada savaşmayın. Eğer savaşırlarsa onları öldürün. dipnot 5 O kafirlerin cezası işte böyledir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Nebimiz Mekke'yi fethetmeden önce Hudeybiye'de Mekkeli müşriklerle bir antlaşma yapmıştı. Onlardan antlaşmaya sadık kalanlar olduğu gibi bozanlar da vardı (Tevbe 9/7). Nebimiz, onlara karşı gösterilecek tavrın ne olacağını açıklayan Tevbe suresinin ilk ayetleri ininceye kadar kimseye dokunmadı.
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Mescid-i Haram, Mekke'de Kabe'nin de bulunduğu geniş alanın adıdır. Geniş bilgi için Bakara 2/125. ayetin dipnotuna bkz.
  5. metne dön, dipnot 5
    Savaş hukukunu anlatan bu ayetin, Tevbe 9/5. ayetle nesh edildiği iddia edilir (Kurtubi, Bakara 2/191'in tefsiri) ancak o ayetin, savaş hukuku ile ilgili bir ayeti yürürlükten kaldırması mümkün değildir. Çünkü orada savaştan değil, müslümanları Mekke'den çıkaran, Bedir, Uhud ve Hendek'te onlara karşı savaşan, ayrıca Hudeybiye Antlaşmasını da bozanlara uygulanacak cezadan söz edilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bu fitne (savaş ateşi) dipnot 1 adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haram dipnot 2 yanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka. Eğer savaşırlarsa, onları öldürün. O kafirlerin dipnot 3 cezası işte böyledir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fitne için Bkz. (Bakara 2/102)'nin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mescid-i haram, Mekke'de Kabe'nin bulunduğu yerin adıdır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayetleri görmezlikten gelenlerin.

Şaban Britch

Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.

Şaban Piriş

Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. Fitne; öldürmekten, daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat, onlar sizinle orada savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kafirlerin cezası budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları yakaladığınız yerde öldürün; onların sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne/baskı ve bozgunculuk, öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da, onlar sizinle çarpışmaya girinceye kadar siz de onlarla çarpışmaya girmeyin. Eğer sizinle çarpışmaya girerlerse siz de onları öldürün. İşte böyle verilir küfre sapanların cezası!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Kill them wherever you find them, and put them to death, and drive them out; since persecution for creed or opinion is worse than murder. But do not fight them at the Sacred Mosque unless they attack you there and if they do, then kill them, for such action receives invites commensurate consequences; the punishment of those who deny faith.

Abdul Haleem

Kill them wherever you encounter them, and drive them out from where they drove you out, for persecution is more serious than killing. Do not fight them at the Sacred Mosque unless they fight you there. If they do fight you, kill them- this is what such disbelievers deserve-

Abdullah Yusuf Ali

And slay them wherever ye catch them, and turn them out from where they have Turned you out; for tumult and oppression are worse than slaughter; but fight them not at the Sacred Mosque, unless they (first) fight you there; but if they fight you, slay them. Such is the reward of those who suppress faith.

Abul A'la Maududi

Kill them whenever you confront them and drive them out from where they drove you out. (For though killing is sinful) wrongful persecution is even worse than killing. dipnot 1 Do not fight against them near the Holy Mosque unless they fight against you; but if they fight against you kill them, for that is the reward of such unbelievers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the word fitnah is used in the sense of 'persecution'. It refers to a situation whereby either a person or a group is subjected to harassment and intimidation for having accepted, as true, a set of ideas contrary to those currently held, and for striving to effect reforms in the existing order of society by preaching what is good and condemning what is wrong. Such a situation must be changed, if need be, by the force of arms. Bloodshed is bad, but when one group of people imposes its ideology and forcibly prevents others from accepting the truth, then it becomes guilty of an even more serious crime. In such circumstances, it is perfectly legitimate to remove that oppressive group by the force of arms.

Aisha Bewley

Kill them wherever you come across them and expel them from where they expelled you. Fitna is worse than killing. Do not fight them in the Masjid al-Haram until they fight you there. But if they do fight you, then kill them. That is how the kuffar should be repaid.

Al-Hilali & Khan

And kill them wherever you find them, and turn them out from where they have turned you out. And Al-Fitnah [1] is worse than killing. And fight not with them at Al-Masjid-Al-Harâm (the sanctuary at Makkah),[2] unless they (first) fight you there. But if they attack you, then kill them. Such is the recompense of the disbelievers.

Ali Quli Qarai

And kill them wherever you confront them, and expel them from where they expelled you, for faithlessness is graver than killing. But do not fight them near the Holy Mosque unless they fight you therein; but if they fight you, kill them; such is the requital of the faithless.

Amatul Rahman Omar

And slay them (the aggressors against whom fighting is made incumbent) when and where you get the better of them, in disciplinary way, and turn them out whence they have turned you out. (Killing is bad but) lawlessness is even worse than carnage. But do not fight them in the precincts of Masjid al-Harâm (the Holy Mosque at Makkah) unless they fight you therein. Should they attack you (there) then slay them. This indeed is the recompense of such disbelievers.

Arthur John Arberry

And slay them wherever you come upon them, and expel them from where they expelled you; persecution is more grievous than slaying. But fight them not by the Holy Mosque until they should fight you there; then, if they fight you, slay them -- such is the recompense of unbelievers --

Bijan Moeinian

Face your enemies anywhere they challenge you and take back your lost lands/ homes from them. [Although killing, which is inevitable in fight is bad,] persecution is worth than killing. Do not fight with your enemies in/ around Masjid-Al-Haram (the first site of worshipping God, built by Abraham in Mecca.) But if they attack you there, you may strike back to kill; they deserve to die for their disbelief.

E. Henry Palmer

Kill them wherever ye find them, and drive them out from whence they drive you out; for sedition is worse than slaughter; but fight them not by the Sacred Mosque until they fight you there; then kill them, for such is the recompense of those that misbelieve.

Edip-Layth

Fight them wherever you meet them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. Do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then fight them. Thus is the reward of those who do not appreciate.

George Sale

And kill them wherever ye find them, and turn them out of that whereof they have dispossessed you, for temptation to idolatry is more grievous than slaughter: Yet fight not against them in the holy temple, until they attack you therein; but if they attack you, slay them there. This shall be the reward of the infidels.

Hamid S. Aziz

Kill them wherever you find them, and drive them out from whence they drive you out; for persecution (oppression or sedition) is worse than slaughter; but fight them not by the Sacred Mosque unless they fight you there; If they fight you then kill them, for such is the recompense of those that are faithless.

Mahmoud Ghali

And kill them wherever you catch them, and drive them out from where they drove you out; and temptation (Or: discord, sedition) is more serious (Literally: stronger) than killing; and do not fight with them at the Inviolable Mosque until they fight with you therein; so in case they fight with you, then kill them; thus is the recompense of the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

And slay them wherever ye find them, and drive them out of the places whence they drove you out, for persecution is worse than slaughter. And fight not with them at the Inviolable Place of Worship until they first attack you there, but if they attack you (there) then slay them. Such is the reward of disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

And fight those (who fight you) wheresoever you find them, and expel them from the place they had turned you out from. Oppression is worse than killing. Do not fight them by the Holy Mosque unless they fight you there. If they do, then slay them: Such is the requital for unbelievers.

Muhammad Asad

And slay them wherever you may come upon them, and drive them away from wherever they drove you away - for oppression is even worse than killing. And fight not against them near the Inviolable House of Worship unless they fight against you there first; but if they fight against you, slay them: such shall be the recompense of those who deny the truth.

Mustafa Khattab

Kill them wherever you come upon them[1] and drive them out of the places from which they have driven you out. For persecution[2] is far worse than killing. And do not fight them at the Sacred Mosque unless they attack you there. If they do so, then fight them—that is the reward of the disbelievers.

Progressive Muslims

And kill them wherever you find them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. And do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then kill them, thus is the reward of the disbelievers.

Rashad Khalifa

You may kill those who wage war against you, and you may evict them whence they evicted you. Oppression is worse than murder. Do not fight them at the Sacred Masjid, unless they attack you therein. If they attack you, you may kill them. This is the just retribution for those disbelievers.

Sahih International

And kill them wherever you overtake them and expel them from wherever they have expelled you, and fitnah is worse than killing. And do not fight them at al-Masjid al- îaram until they fight you there. But if they fight you, then kill them. Such is the recompense of the disbelievers.

Sam Gerrans

And kill them wheresoever you find them, and turn them out from wheresoever they turned you out; and means of denial is worse than killing. And fight them not in the inviolable place of worship until they fight you therein. But if they fight you, then kill them; thus is the reward of the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

(But if they keep on fighting), subdue them wherever you find them. And drive them out from where they have driven you out. For, oppression, cruelty and persecution are even more severely destructive than the killing in battle. And fight not against them near the Sacred House that is a Symbol of unified submission of all mankind to their Creator, unless they attack you therein. But if they attack you there, then fight against them. Such is the reward of those who refuse to acknowledge and then violate the sanctity of the Sanctuary of Peace for all humanity. (The Sacred Masjid in Makkah must be a safe Sanctuary and a source of peace and security for all mankind (2:144-148), (3:96), (5:2), (5:97), (9:18), (22:25-28), (40:19), (48:25). 'Qatl' = Kill = Bring low = Subdue = Fight = Attack = Slay).

Syed Vickar Ahamed

And slay them (who fight against Allah’s cause) wherever you catch them, and turn them out from where they have turned you out; For persecution and injustice are worse than killing. But do not fight them at the Sacred Mosque, unless they (first) fight you there; But if they fight you slay them. Such is the reward of those who block Faith.

Taqi Usmani

Kill them wherever you find them, and drive them out from where they drove you out, as Fitnah (to create disorder) is more severe than killing. However, do not fight them near Al-Masjid-ul-Harām (the Sacred Mosque in Makkah) unless they fight you there. However, if they fight you (there) you may kill them. Such is the reward of the disbelievers.

The Monotheist Group

And kill them wherever you encounter them, and expel them from where they expelled you, and know that persecution is worse than being killed. And do not fight them at the Restricted Temple unless they fight you in it; if they fight you then kill them, thus is the recompense of the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 191. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 191. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 191. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩