Diyanet İşleri
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Duhân suresi
Duhân suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ
veleḳadi-ḫternâhüm `alâ `ilmin `ale-l`âlemîn.
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun kavmi ve İsrâiloğullarının kurtuluşu Duhân 17–33 3
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
32. “Andolsun Biz onları bir bilgiye” böyle bir üstünlüğe layık oldukları bilgisine “alemlere üstün kıldık.” Onları seçtik.
Âlemlerden kasıt, hem kendi çağdaşları, hem kendilerinden öncekiler hem de kendilerinden sonraki- Yüce Allah, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ümmetini getirinceye kadarki- kimselerdir. Ancak Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ümmeti bütün âlemlerden üstündür. Yüce Allah, onları insanların faydasına çıkartılmış en hayırlı ümmet kılmış ve başkalarına vermediği pek çok lütufları onlara ihsan etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun İsrailoğulları'nı bizden bir ilim üzere peygamberlerinin çokluğu ile dönemlerinde dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.
Ortak kavram: Hayır
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Ortak kavram: Hayır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Ortak kavram: Hayır
Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz bir bilgiye göre onları (İsrailoğullarını) âlemlere (kendi zamanlarının inkârcılarına) seçkin kılmıştık. dipnot 1
Doğrusu onları, akıl sır ermez ilahi bir bilgiye istinaden çağdaşları olan tüm toplumlar içerisinden böyle seçmiştik;
ve Biz onları bilerek bütün diğer toplumlardan üstün kıldık,
Andolsun ki onları (İsrailoğullarını), bir İLİM ile alemlere (insanlar) üstün seçtik!
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Üstelik gerçek şu ki, onları, evrenlere bilgiyle üstün kılmıştık.
Andolsun,biz bilerek İsrailoğulları'nı çağların insanlarına tercih ettik.
Tüm halkın arasından özellikle onları seçtik.
Tüm halkın arasından özellikle onları seçtik.
Andolsun ki Biz onları bilerek bütün milletler üzerine seçip tercih etmiştik.
Ve şanım hakkı için; biz onları bir ılim üzere alemine karşı ıhtıyar eylemiştik
Ant olsun ki onları dipnot 1 bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik. dipnot 2
Ant olsun ki onları dipnot 1 bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik. dipnot 2
Ant olsun ki İsrailoğulları'nı bilerek diğer alemler üzerine tercih ettik. dipnot 1
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) alemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.
Ve andolsun ki; Biz, onları bile bile alemler üzerinde seçkin kıldık.
(17-39) Kesin olan şu ki, ö nceden firavun kavmini de denedik / sınadık (fitne: ikili yapıda sınav / o mu bu mu sınavı) onlara ikram eden bir Resul geldi, Allah'ın kullarını bana geri verin ben güvenilir bir elçiyim , Allah'a karşı yücelik taslamayın ben kesinlikle size apaçık bir delil dayanağı / bir sultan getirdim , muhakkak ki beni taşlamanız / recm etmenizden Rabbime ve sizin de Rabbiniz olana sığınıyorum , eğer bana iman etmiyorsanız ayrılın benden / benden kopun dedi ve Rabbine işte bunlar suçlu bir kavimdir diye çağrıda bulundu / dua etti , geceleyin kullarımı götür sizi takip edeceğiz dedik, yarılmış denizi terket, onlar kesinlikle boğulacak bir kavimdi r. G erilerinde nice bahçeler, gözeler, tarlalar / çiftlikler, verilmiş / ikram edilmiş makamlar ve sefasını sürdükleri nimetler bıraktılar / terkettiler, böylelikle onları başka kavimlere miras ettik, ne gök onlara ağladı ne de yer ağladı, onlara süre de verilmedi / bekletilmediler. Kesin ola şu ki, biz İsrailoğullarını zelil eden bir azaptan, firavundan kurtardık , muhakkak ki o kendini yüce gören ve hoyratça harcayandı / savurgandı / müsrifti. Kesin olan şu ki, bir bilgi üzere / bir bilgiye dayalı, alemlerde onları seçtik, onlara içinde apaçık imtihanlar / belevler içeren ayetlerimizi verdik, onlar şunu diyorlardı bizim sadece ilk ölümümüz var biz tekrar yayınlanmayacağız / neşredilmeyeceğiz / diriltilmeyeceğiz , e ğer doğru sözlü iseniz bir ayet getirin, (Şu göstergeye dayanıyoruz deyin) siz mi hayırlısınız? yoksa tubbağ kavmi mi? yahut ta daha öncekiler mi? Biz onları yok ettik / helak ettik onlar suçlulardı / mücrimlerdi / cürümlülerdi . Biz semaları ve yeri ve bu ikisi arasındakileri oyuncak olsun diye yaratmadık ikisini de gerçek olarak / hakikat olarak yarattık ve fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.
Andolsun biz, onları bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.
Şüphesiz onları (İsrailoğullarını), bir ilimle (verdiğimiz Kitap ve hikmetle) çağdaşlarına tercih etmiştik dipnot 1 .
Aslında onları(Firavun ve halkını), kendilerindeki bir ilimden dolayı herkese tercih de etmiştik.
Onları bir ilim üzere alemler karşı seçkin kıldık.
Onları bir ilim üzerinde toplumlar üzerine seçkin kıldık.
Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde alemlere üstün kılmıştık.
Such prerogative as We confined to Bani-Israel was based on Our knowledge of who best deserved, among all people of the time, to be the recipient of Our mercy and blessings.
We chose them knowingly above others:
And We chose them aforetime above the nations, knowingly,
We knowingly exalted them (i.e., the Children of Israel) above other peoples of the world dipnot 1
We chose them knowingly above all other people
And We chose them (the Children of Israel) above the ‘Âlamîn (mankind and jinn) [during the time of Mûsâ (Moses)] with knowledge,
Certainly We chose them knowingly above all the nations.
And We chose them (- the Children of Israel) on the basis of Our knowledge, over all their contemporary people.
and We chose them, out of a knowledge, above all beings,
Then I (God) gave them superiority over other nations, knowing their defaults.
And we did choose them, wittingly, above the worlds;
We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.
And We chose them, knowingly, above all people;
And certainly We chose them, knowingly (or purposely), above all the nations.
And indeed We already chose them, out of a knowledge, over the worlds;
And We chose them, purposely, above (all) creatures.
And We exalted them over the other people knowingly,
and indeed, We chose them knowingly above all other people,
And indeed, We chose the Israelites knowingly above the others.
And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.
We have chosen them from among all the people, knowingly.
And We certainly chose them by knowledge over [all] the worlds.
And We chose them, according to knowledge, above all mankind,
And, indeed, We chose them among the contemporary nations because of the Knowledge (of Revelation).
And We chose them before above the nations, with knowledge
And We chose them, with knowledge, above all the worlds.
And We have chosen them, out of knowledge, over the worlds.