Diyanet İşleri
İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 83. ayet. وَتِلْكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيْنَٰهَآ إِبْرَٰهِيمَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ نَرْفَعُ دَرَجَٰتٍ مَّن نَّشَآءُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
vetilke ḥuccetünâ âteynâhâ ibrâhîme `alâ ḳavmih. nerfe`u deracâtim men neşâ'. inne rabbeke ḥakîmün `alîm.
İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'e verilen deliller ve peygamber soyu En'âm 80–90 3
Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"
"Allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin."
İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.
İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u da. İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
İsmail'i, Elyasa'ı, Yunus'u ve Lut'u da doğru yola erdirmiştik. Her birini alemlere üstün kılmıştık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
83. Yüce Allah açıklamış olduğu kesin deliller ile İbrahim aleyhisselam’ın lehine hüküm verdiğinden dolayı şöyle buyurmaktadır: “İşte bu, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz hüccetimizdir”; yani bu hüccet ile kavmine üstünlük sağlamıştır ve onlara karşı susturucu delilini ortaya koymuştur.
“Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz.” Nitekim İbrahim aleyhisselam’ı da dünya ve âhirette derecelerle yükseltmiş bulunuyoruz. Yüce Allah ilim sahibini ilmi sayesinde diğer kullardan üstün kılar ve derecelerle yükseltir. Özellikle ilmi ile amel eden ve ilmini başkalarına da öğreten kimseleri. Şüphesiz ki Allah o kimseyi haline uygun olarak insanlara önder kılar. Davranışları başkalarının gözlerini diktiği hedefler halini alır, izlerinden gidilir, nurları ile aydınlanılır, kapkaranlıklarda onun ilmi ile yol bulunur. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri dereceler ile yükseltir.” (el-Mücadele, 58/11)
“Şüphesiz Rabbin Hakîmdir, Alîmdir.” O, ilim ve hikmeti ancak layık olan kimselere verir ve O, bunları kime vereceğini ve bunun için gerekli olanları bilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İşte bu hüccet Yüce Allah'ın şu buyruğudur: "Öyleyse iki taraftan hangisi güvende olmaya layıktır?" Bu delil ile İbrahim, kavmine karşı galip gelip, onların delillerini çürütmüştür. Bu bizim hüccetimizdir ve biz kavmine karşı bu delilleri verip onlarla delil getirmeye muvaffak kıldık. Biz dilediğimiz kullarımızın dünyada ve ahirette derecelerini yükseltiriz. -Ey Resul- Şüphesiz ki senin Rabbin yaratma ve idare etmede hikmet sahibidir, kullarını hakkıyla bilendir.
Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)
İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini…
Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)
O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün…
Aynı kök: درج (20 geçiş) · Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle…
Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim…
Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak…
Aynı kök: رفع (29 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Aynı kıssa: Hz. Elyesa'
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…
Aynı kıssa: Hz. Elyesa'
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte şu(nlar), kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi (layık olanı) derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir.
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz isbat yöntemimizdi. Biz, dilediğimiz kimseyi derece derece (hakikate) yüceltiriz. Hiç şüphesiz senin Rabbin her hükmünde tam isabet edendir, her şeyi tarifsiz bilendir.
İşte bu, halkına karşı (kullanmak üzere) İbrahime verdiğimiz muhakeme tarzımızdı: (çünkü) dilediğimiz kimseyi derecelerle yüceltiriz. Şüphe yok ki Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
İşte bu, İbrahim'e halkına karşı verdiğimiz kesin kanıtımızdır. Kimi dilersek yüce mertebeler veririz! Muhakkak ki Rabbin Hakiym'dir, Aliym'dir.
Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz senin Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Toplumuna karşı, İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemi, işte böyledir. Dilediğimiz kimseyi konumlarla yükseltiriz. Kuşkusuz, Efendin, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir; hakkıyla bilendir.
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Efendin Bilgedir, Bilendir. dipnot 1
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Rabbin Bilgedir, Bilendir.
Bu, kavmine karşı Bizim İbrahim'e vermiş olduğumuz hüccetimizdir. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir.
Bu işte bizim o huccetimiz ki kavmine karşı İbrahime vermişdik, biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz, şüphesiz ki rabbın hakim, alimdir
İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir. dipnot 1 Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir. dipnot 1 Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz hüccetlerimizdir. dipnot 1 Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Bu, İbrahim'e, kavmine karşı verdiğimiz ayetimizdir. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Kuşkusuz senin rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
İşte bunlar kavmine karşı İbrahime ver (ib öğret) diğimiz hüccetlerdi. Biz kimi dilersek onu derece derece yükseltiriz. Şübhe yok ki Rabbin tam hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.
İşte bu, bizim hüccetimizdir. Onu kavmine karşı İbrahim'e verdik. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve muhakkak ki Rabbın; Hakim, Alim'dir.
(74-90) Bir vakit İbrahim babası Azer’e dedi ki heykelleri / putları ilah mı ediniyorsunuz? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık bir sapmışlıkta görüyorum, b öylece İbrahim'e semaları ve yeri idaresi altında bulundurmayı / melekutu gösteriyorduk ki yakinen bilen / yaşayarak bilen olsun. Üzerine gece kapatınca / cenn olunca (cin cenin cenne karanlıkta kalan) bir gezegen gördü / kevkeben gördü (yıldız değil gezegen) bu benim Rabbim dedi, battığında batanları sevmem dedi, Ay’ı ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim dedi, battığında ise eğer ki Rabbim bana yol göstermez ise sapmışlar kavminden olacaktım dedi, güneşi ortaya çıkarken gördüğünde, bu benim Rabbim bu çok büyük dedi , battığında ise ey kavmim sizin ortak koştuklarınızdan ben uzağım / beriyim dedi, kesinlikle ben, yüzümü yönelip arayan / hanif bir şekilde semaların ve arzın yaratıcısına çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim dedi , kavmi onla uğraştı (Hacet / uğraşı) A llah konusunda hem de beni yola da iletmişken benimle mi uğraşıyorsunuz dedi , O’na orta k koştuklarınızdan korkmam ancak Rabbim isterse eğer, bir şey yapabilirler, Rabbim de bilgisiyle / ilmen her şeyi kuşatır / kapsar, hâlâ düşünmeyecek misiniz? Allah’a Ortak koştuklarınızdan haklarında herhangi bir delil de inmemişlerden sizler bile korkmuyorsunuz ki ben nasıl korkayım , eğer biliyorsanız hangi bölüm / hangi fırka gerçekten güvendedir / imandadır? İman edenler ve imanlarına zulmü giydirmeyenler, işte bunlar emniyettedirler ve yola iletilmişlerdir / yola girmişlerdir. Bu bizim kanıtımız / deli limizdir, onu İbrahim ’e kavmi için verdik , isteğimiz kişinin derecesini yükseltiriz muhakkak ki Rabbin yargıçtır / hâkimdir, bilgedir / alimdir. Ona İshak ve Yakub ’u hibe ettik, hepsi de yola iletilmişti , önceden Nuh’u da soyunu da / zürriyetini de yola ilettik, Davud’u Süleyman’ı ve Eyyub’u da Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da ve işte böyle, güzel davrananları karşılıklandırırız, Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas (Harun’un kardeşinin oğlu- yeğeni) hepsi Islah edici idi / Salih idi, İsmail, Elyas, Yunus ve Lut hepsini alemlerden üstün kıldık / faziletli kıldık ve Babalarından soylarından ve kardeşlerinden de onları seçtik ve doğru yola ilettik , bu Allah’ın yola iletmesidir, kullarından istediğini yola iletir, eğer onlar şirk koşsalardı, yaptıkları ne olursa olsun boşa giderdi, işte onlar kendilerine kitap , hüküm ve nebilik / bildiricilik verdiklerimiz eğer onları / nebileri inkâr ederlerse, kesin olan şu ki biz onları / nebileri, yok saymayan bir kavmin vekili yaparız. İşte onlar Allah’ın yola ilettikleridir, onlar hidayet olurlarken yanlarında sen de uy ve sizden bir ücret sual etmiyorum bu sadece alemlere bir hatırlatmadır de.
İşte bu, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delilimizdir. Biz, dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. O, Hakim ve her şeyi bilendir.
İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz hüccet(kanıt)lerimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
İşte bu, tartışmayı bitiren delilimizdir; onu halkına karşı İbrahim'e verdik dipnot 1 . Uygun gördüğümüz kişiyi derece derece böyle yükseltiriz. Senin Rabbin, bütün kararları doğru olan ve her şeyi bilendir.
Bu dipnot 1 bizim delilimizdir, onu halkına karşı İbrahim'e de verdik. Kurduğumuz düzene göre kimini derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin, doğru kararlar verendir ve bilendir.
Bu, kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delilimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. O, Hakim ve her şeyi bilendir.
Bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delilimizdir. Dilediğimiz kimseleri derece derece yükseltiriz. Şüphesiz Rabbim hakimdir, alimdir.
İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz kanıtlardır. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin Hakim'dir, Alim'dir.
One judgement was deduced from another; that was the reasoning We imparted to Ibrahim to use against his people's contention. We raise whom We will to higher ranks and exalt them in dignity, wisdom and power. Allah, your Creator, is indeed Hakimun and 'Alimun.
Such was the argument We gave to Abraham against his people- We raise in rank whoever We will- your Lord is all wise, all knowing.
That was the reasoning about Us, which We gave to Abraham (to use) against his people: We raise whom We will, degree after degree: for thy Lord is full of wisdom and knowledge.
That was Our argument which We gave to Abraham against his people. We raise in ranks whom We will. Truly your lord is All-Wise, All-Knowing.
This is the argument We gave to Ibrahim against his people. We raise in rank anyone We will. Your Lord is All-Wise, All-Knowing.
And that was Our Proof which We gave Ibrâhîm (Abraham) against his people. We raise whom We will in degrees. Certainly your Lord is All-Wise, All-Knowing.
This was Our argument that We gave to Abraham against his people. We raise in rank whomever We wish. Indeed your Lord is all-wise, all-knowing.
That was Our argument with which We equipped Abraham against his people. We raise, in degrees of rank, whom We will. Verily, your Lord is All-Wise, All-Knowing.
That is Our argument, which We bestowed upon Abraham as against his people. We raise up in degrees whom We will; surely thy Lord is All-wise, All-knowing.
Such was My reasoning relayed to them through Abraham. Thus I raise some [like Abraham] to a higher level. Indeed your Lord is the Most Wise and the Most Knowledgeable [and knows what He is doing.]
These are our arguments which we gave to Abraham against his people;- we raise the rank of whom we will; verily, thy Lord is wise and knowing.
Such was Our argument that We gave Abraham over his people; We raise the degree of whom We please. Your Lord is Wise, Knowledgeable.
And that is Our argument which We gave to Abraham against his people. We exalt in decrees of rank whomso We please. Thy Lord is indeed Wise, All-Knowing.
These are our arguments which We gave to Abraham against his people. We raise whom We will by degrees of wisdom. Verily, your Lord is wise and Aware.
And that is Our Argument, (which) We brought Ibrahîm (Abraham) against his people. We raise up in degrees whomever We decide; surely your Lord is Ever-Wise, Ever-Knowing.
That is Our argument. We gave it unto Abraham against his folk. We raise unto degrees of wisdom whom We will. Lo! thy Lord is Wise, Aware.
This is the argument We gave to Abraham against his people. We exalt whosoever We please in rank by degrees. Your Lord is wise and all-knowing.
And this was Our argument which We vouchsafed unto Abraham against his people: [for] We do raise by degrees whom We will. Verily, thy Sustainer is wise, all-knowing.
This was the argument We gave Abraham against his people. We elevate in rank whoever We please. Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing.
And such was Our argument that We gave Abraham over his people; We raise the degree of whom We please. Your Lord is Wise, Knowledgeable.
Such was our argument, with which we supported Abraham against his people. We exalt whomever we will to higher ranks. Your Lord is Most Wise, Omniscient.
And that was Our [conclusive] argument which We gave Abraham against his people. We raise by degrees whom We will. Indeed, your Lord is Wise and Knowing.
And that is Our argument We gave to Abraham against his people. We raise in degree whom We will; thy Lord is wise and knowing.
This is the logic (examples of the star, the moon and the sun) that We taught Abraham against his people. We exalt people in ranks when they follow Our Laws. Your Lord is Wise, All-Knowing.
And that was the reasoning about Us, which We gave to Ibrahim (Abraham to use) against his people: We raise whom We will, little by little: Truly, your Lord is All Wise (Hakeem), All Knowing (Aleem).
That is the decisive argument from Us that We gave to Ibrāhīm against his people. We raise in ranks whomsoever We will. Surely, your Lord is Wise, Knowing.
And such was Our argument that We gave Abraham over his people; We raise the degree of whom We please. Your Lord is Wise, Knowledgeable.