Diyanet İşleri
Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 100. ayet. لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ
lehüm fîhâ zefîruv vehüm fîhâ lâ yesme`ûn.
Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3
Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. "Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz" derler.
Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.
Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.
Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.
En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
100. Azabın şiddetinden dolayı “Onlar orada inleyerek nefes verecekler ve (azabın şiddetinden hiçbir şey) işitmeyeceklerdir.” Orada dilsiz, sağır ve kör kalacaklardır. Yahut da cehennemin ileri derecedeki kaynama sesinden ve uğultusundan başka bir ses işitmeyeceklerdir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Orada karşılaştıkları azabın şiddetinden- şiddetli bir şekilde iç çekerler. Onlar cehennemde kendilerine isabet eden dehşet verici korkudan dolayı sesleri işitmezler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Orada onlar için inlemek vardır. Onlar orada (iyi haber) duyamayacaklardır.
orada onların payına inim inim inlemek düşecek; ve onlar orada (iniltiden başka bir ses) duymayacaklar.
Orada onların payına ah edip inlemek düşecek; ve orada (başka) bir şey işitmeyecekler.
Onlar için orada şiddetli - horultulu inleme vardır ve onlar orada (dünyadaki sağırlıklarının devamı olarak) işitmezler!
Orda kendileri için, 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır. Onlar orda işitmezler de.
Orada onlara inim inim inlemek düşer. Yine onlar orada (hiçbir iyi haber) duymazlar.
Onlar için, derin inlemeler vardır. Zaten orada duymazlar.
Cehennemde onlara inim inim inlemek düşer. Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Onlar için orada iç çekip inlemek vardır; hiçbir şey de işitemezler.
Onlar için orada iç çekip inlemek vardır; hiç bir şey de işitemezler.
Onların orada öyle bir iç çekişleri var ki, tapılanlar orada oldukları halde işitmezler.
Öyle ki onların orada bir zefiri var, bunlar da orada iken işitmiyecekler
Onlar için orada bir inleme vardır ve onlar orada kendi inlemelerinden başka bir şey işitmezler.
Onlar için orada bir inleme vardır ve onlar orada kendi inlemelerinden başka bir şey işitmezler.
Onlar için orada bir inleme vardır ve onlar orada kendi inlemelerinden başka bir şey işitmezler.
Orda kendileri için 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır. Onlar orda işitmezler de.
Orada (hakları) inim inim inlemekdir onların (tapılanların). Bunlar orada da (sağır olub bir şey) duymayacaklardır.
Orada inim inim inleyecekler ve bir şey de işitmeyeceklerdir.
(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.
Onların orada ah edip, derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Onlar için bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada (azabın dehşeti içinde hiçbir şey) işitmezler.
Orada nefes verişleri hırıltılıdır. Onlar orada kimseyi dinleyemezler.
Yapacakları tek şey, cehennemde inim inim inlemektir. Orada kimseyi dinleyemeyeceklerdir.
Onlar için bir inleme ve soluma vardır! Ve onlar orada (hiçbir şey) işitmezler.
Orada inim inim inleyecekler ve hiçbir şey işitmeyeceklerdir.
Onlar için orada derin bir iç çekiş var. Ve onlar orada hiçbir şey işitmezler.
There within, shall they pant, emitting with difficulty a deep breath and drawing with more difficulty a long breath heaving sighs and giving sobs, and the painful emotion compounded of loathing and fear and the feeling excited by fright shall deafen their ears that they cannot hear.
There the disbelievers will be groaning piteously, but the [idols] will hear nothing.
There, sobbing will be their lot, nor will they there hear (aught else).
There they shall groan dipnot 1 with anguish and the din and noise in Hell will not let them hear anything.
There will be sighing for them in it and they will not be able to hear.
Therein they will be breathing out with deep sighs and roaring and therein they will hear not.[1]
Their lot therein will be groaning, and they will not hear anything in it.
Groaning shall be their lot therein and they will not hear in it (anything else).
there shall be sighing for them therein, and naught they shall hear.
Theirs will be sighs and the roaring of the Fire and they will hear nothing (no news, absolutely abandoned. )
for them therein is groaning, but they therein shall not be heard.
They will be breathing heavily in it, and they will not be heard therein.
In that place shall they groan for anguish; and they shall not hear ought therein.
Had these been gods, they would not have come hither, but all shall dwell therein.
Therein there will be groaning for them, and therein they will not hear (anything).
Therein wailing is their portion, and therein they hear not.
There will only be groaning for them, and they will not hear any thing.
Moaning will be their lot therein, and nothing [else] will they hear therein.
In it they will groan, and will not be able to hear.
They will be breathing heavily in it, and they will not be heard therein.
They will sigh and groan therein, and they will have no access to any news.
For them therein is heavy sighing, and they therein will not hear.
They have therein roaring; and therein they hear not.
Sobbing and wailing will be their lot therein; and nothing else will they hear.
There crying (bitterly) will be their fate, nor will they hear (anything else) there.
For them, there will be screams in it and they will not hear.
They will be breathing heavily in it, and they will not be heard therein.