Diyanet İşleri
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 102. ayet. لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ
lâ yesme`ûne ḥasîsehâ. vehüm fî me-ştehet enfüsühüm ḫâlidûn.
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3
Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.
Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.
En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.
Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 101–102. ayetler için yazılmıştır.
101. Müşriklerin tapındıkları ilâhların ateşe girmeleri, sadece putlar hakkında yahut kendisine ibadet olunmasına rıza gösteren batıl mabudlar hakkında söz konusudur. Mesih, Üzeyr, melekler ve bu kabilden kendilerine ibadet olunan Allah’ın dostlarına gelince onlar elbette ki azap görmeyeceklerdir. Aksie onlar şu buyruğun kapsamına dahildirler: “Kendileri için daha önce tarafımızdan en güzel (akıbet) takdir edilmiş olanlar” Yüce Allah’ın ilminde, Levh-i Mahfuz’da haklarında dünya hayatında iyilikler ve salih ameller kolaylaştırılarak mutlu ve bahtiyar kimseler arasında oldukları takdir edilmiş bulunanlar “işte onlar, oradan” cehennemden “uzak tutulacaklardır.” Oraya girmeyecekler, hatta yaklaşmayacaklar bile. Aksine onlar oradan alabildiğine uzaklaştırılacaklardır.
102. O kadar ki oranın sesini dahi işitmeyecek ve cehennemin kendisini bile görmeyeceklerdir. “(Aksine) onlar canlarının arzu ettiği” yiyecek, içecek, eşler ve manzaralardan oluşan hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hatırından geçirmediği “şeyler içinde ebedi kalacaklardır” ve bu, onlar için süreklidir, zaman geçtikçe bu nimetlerin güzelliği de artıp duracaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Cehennemin uğultusunun sesi onlara ulaşmaz. Onlar cennette nefislerinin arzuladığı nimet ve lezzetler içinde yaşarlar. Onların içinde bulundukları nimetler kesinlikle kesintiye uğramaz.
Aynı kök: شهو (13 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: حسس (6 geçiş)
İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…
Aynı kök: حسس (6 geçiş)
Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…
Aynı kök: حسس (6 geçiş)
"Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…
Aynı kök: شهو (13 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onun (cehennemin) uğultusunu bile duymayacaklardır; onlar canlarının istediği (nimetler) içinde ebedî kalıcıdır.
Onlar oranın uğultusunu bile duymayacaklar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler arasında kalıcı bir hayat sürecekler.
onlar (cehennemin) soluğunu (bile) işitmeyecekler ve canlarının arzu edegeldiği şeyler arasında sonsuza kadar yaşayıp gidecekler.
Onun (cehennemin) gümbürtüsünü işitmezler. . . Nefslerinin arzu ettiği her şey içinde sonsuza dek yaşarlar.
Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Uğultusunu duymazlar ve canlarının istediği şeylerle sürekli içerisinde kalırlar.
Onlar, cehennemin uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde çok uzun süreli kalırlar.
Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Onun uğultusunu bile duymazlar. Bunlar canlarının istediği şeyler içinde sonsuza dek kalacaklardır.
ve bunlar canlarının istediğinde muhalled kalacaklardır
Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1
Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1
Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır. dipnot 1
Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Bunlar gönüllerinin dilediği (ni'metler) içinde ebedi (yaşamlarken onun (cehennemin) gizli sesini bile duymazlar.
Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
(95-103) Helak ettiğimiz memleketlere dönmeleri yasaktır / haramdır, onlar kesinlikle oraya Ye’cüc ve Me’cüc açılıp ta her tepecikten / tümsekten çoğalarak yayılıncaya değin geri dönemeyecekler, Allah’ın gerçek vaadi yaklaşmıştır, kafirlerin gözleri hayretten tam açıktır , yazıklar olsun bize ki bundan bunun farkında değildik / gafil idik, bilakis biz zalimlerdik, sizler ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız , o raya varacaksınız. Onlar eğer ilah olsalardı oraya / cehenneme varmazlardı (demek ki ilah değillermiş) hepsi orada kalıcıdırlar, onlara orada bir nefes iniltisi / bir iç çekiş vardır ve ayrıca orada işitmezler. Bizce güzel olduklarına dair hüküm almışlar / güzellikle sabıkalılar işte onlar ondan / cehennemden uzak kalanlardır , o nun tıslamasını / sesini dahi duymayacaklar , istedikleri / iştah ettikleri her neyse onunla kalıcıdırlar, büyük korkutucu (azap korkusu) onları hüzünlendirmeyecek, onlarla melekler buluşacaktır, işte size vaat edilen günleriniz budur.
Onlar Cehennem'in uğultusunu dahi duymazlar. Nefislerinin arzu ettiği şeyler içinde ebedî kalırlar.
Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni'metler) içinde ebedi kalırlar.
Canlarının çektiği nimetler içinde ölümsüz olarak kalacak, Cehennemin hışırtısını dahi duymayacaklardır dipnot 1 .
Cehennemin hışırtısını bile duymayacak, onlar da canlarının çektiği nimetler içinde ölümsüzleşeceklerdir.
Onun uğultusunu duymazlar. Nefislerinin arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.
They do not hear the sharp continual hissing sound its flames emit; to the contrary, they shall be swimming in the eternal ecstasy of joy of what their souls had always desired.
they will not hear a murmur from it- and endlessly they will enjoy everything their souls desire.
Not the slightest sound will they hear of Hell: what their souls desired, in that will they dwell.
They shall not hear even a whisper of it, and they shall live for ever in the delights which they had desired.
They will not hear the slightest hint of it and they will remain there timelessly, for ever, among everything their selves desire.
They shall not hear the slightest sound of it (Hell), while they abide in that which their ownselves desire.
They will not hear even its faint sound and they will remain [forever] in what their souls desire.
(Not to speak of entering it;) they will not hear the faintest sound of it and they shall be abiding in (the midst of all the blessings) which their souls desire.
they shall be, kept far from it neither shall they hear any whisper of it, and they shall dwell forever in that their souls desired;
They will not hear the least noise to distract their soul from enjoying their lives.
they shall not hear the slightest sound thereof, and they in what their souls desire shall dwell for aye.
They shall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their person desires abiding therein.
they shall not hear the least sound thereof: And they shall continue for ever in the felicity which their souls desire.
Verily, those for whom the Good from Us has gone before, they will be removed far there from;
They will not hear its perceptible (hissing) sound, and they are eternally (abiding) in whatever their selves craved for. (Literally: lusted for)
They will not hear the slightest sound thereof, while they abide in that which their souls desire.
And will not hear its hissing, and will live for ever in the midst of what their hearts desire.
no sound thereof will they hear; and they will abide in all that their souls have ever desired.
not even hearing the slightest hissing from it. And they will delight forever in what their souls desire.
They shall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their soul desires abiding therein.
They will not hear its hissing. They will enjoy an abode where they can get everything they desire, forever.
They will not hear its sound, while they are, in that which their souls desire, abiding eternally.
They hear not a whisper thereof; and they in what their souls desired abide eternally.
They will not hear the slightest sound thereof, while they enjoy an abode where they get all they desire.
They will not hear the slightest sound of it (Hell): What their souls wanted, in it they will live.
They will not hear the slightest of its sound, and they will remain forever in what their souls desire.
Theyshall not hear the slightest sound from it, and they will be in what their soul desires abiding therein.