Diyanet İşleri
Onlar Allah'tan önce söz söylemezler ve hep O'nun emriyle iş görürler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 27. ayet. لَا يَسْبِقُونَهُۥ بِٱلْقَوْلِ وَهُم بِأَمْرِهِۦ يَعْمَلُونَ
lâ yesbiḳûnehû bilḳavli vehüm biemrihî ya`melûn.
Onlar Allah'tan önce söz söylemezler ve hep O'nun emriyle iş görürler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
Yoksa ondan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı (Hiçbirinde birden fazla ilah olduğuna dair hiçbir delil yok). Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler."
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, "Şüphesiz, benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse bana ibadet edin" diye vahyetmişizdir.
(Böyle iken) "Rahman, çocuk edindi" dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.
Onlar Allah'tan önce söz söylemezler ve hep O'nun emriyle iş görürler.
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O'nun korkusuyla titrerler.
İçlerinden her kim, "Allah'tan başka ben de şüphesiz bir ilahım" derse, böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
27. “Sözleri ile O’nun önüne geçemezler.” Yüce Allah’ın mülkünün ve egemenliği altında bulunan varlıkların işlerinin idaresi ile ilgili olarak Yüce Allah bir söz söylemeden onlar bir şey söylemezler. Çünkü onların edebi kemal derecesindedir ve Yüce Allah’ın hikmet ve ilminin kemalini de bilmektedirler. “Onlar, O’nun emri gereğince iş görürler.” O, onlara ne emrederse onu ifa ederler. Onlara nasıl bir görev verirse onu yerine getirirler. Bir göz kırpacak an kadar dahi O’na isyan etmezler. Allah’ın emri olmaksızın kendi arzu ve isteklerine göre hiçbir iş yapmazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rablerinden önce bir söz söylemezler. Onlara konuşmalarını emrettiğinde konuşurlar. O'nun emri ile amel ederler. Onun hiçbir emrine muhalefet etmezler.
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her…
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: سبق (37 geçiş)
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O'ndan (emir almadan) önce konuşmaz, yalnızca O'nun emri ile iş yaparlar. dipnot 1
Onlar, kendi sözlerini O'nun sözünün önüne geçirmezler: yani onlar sadece O'nun talimatıyla hareket ederler.
Sözkonusu kimseler, O kendileriyle konuşmadan asla konuşmazlar; ve ancak O'nun buyruğuyla edip eylerler.
Sözleri, O'nun hükmü önüne geçmez! Onlar, O'nun hükmünü uygular.
Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun emriyle yapıp etmektedirler.
O'ndan (emir almazdan) önce konuşmazlar, onlar, sadece O'nun emri ile hareket ederler.
O'ndan önce söz söylemezler. Çünkü Onlar, O'nun buyruğuyla iş yaparlar.
Allah'tan önce konuşmazlar; onlar, sadece O'nun emri ile hareket ederler.
Onlar O'ndan önce söz söylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar.
Onlar O'ndan önce söz söylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar.
onlar Allah'ın sözünün önüne geçmezler, hep O'nun emriyle hareket ederler.
Onun sözünün önüne geçmezler hep onun emriyle hareket ederler
Onlar, dipnot 1 O'nun sözüne aykırı hareket edemezler. Onlar, yalnızca O'nun buyruğuna uyarlar.
Onlar dipnot 1 , O'nun sözüne aykırı hareket edemezler. Onlar, yalnızca O'nun buyruğuna uyarlar.
Onlar dipnot 1 , O'nun sözüne aykırı hareket edemezler. Onlar, yalnızca O'nun buyruğuna uyarlar.
Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun buyruğuyla yapıp etmektedirler.
Bunlar söz (leriy) le asla Onun önüne geçemezler. (Bil'akis) bunlar Onun emriyle hareket ederler.
Onlar, sözle asla O'nun önüne geçemezler. Ancak O'nun emriyle hareket ederler.
(26-29) Dediler ki Rahman bir çocuk edindi / bir evlat edindi. O’nu üstün tutarız, bilakis onlar (melekler) kendilerine ikram edilmiş kullardırlar, (evlat falan değiller) konuşmada O’nun önüne geçmezler ve onlar O’nun emrinde çalışırlar / amel ederler, O, ellerinde olanı / şimdide olanı da ardlarında / geçmişlerinde olanı da biliyor, (ikram edilen kullar) O’nun razı olduğu kimseye şefaat ederler, O’ndan duydukları tedirginlikten / O’nun haşyetinden titrer haldedirler. Her kim, O’nun dışında ben de bir ilahım der ise işte onun cezası cehennemdir, biz zalimleri böyle cezalandırırız.
Onun sözünün önüne geçmezler ve O'nun emri gereğince iş görürler.
O'ndan önce söz söylemezler ve onlar, O'nun buyruğunu yaparlar.
Onun sözünün önüne geçmezler; hep onun emriyle hareket ederler.
İlk sözü onlar dipnot 1 söyleyemezler. Onlar, Allah'ın emriyle iş yaparlar.
Onun sözünün önüne geçmezler ve O'nun emriyle yapıp ederler.
Sözleriyle onun önüne geçmezler ve yalnız O'nun emriyle iş yaparlar.
Onlar O'nun sözünün önüne geçmezler; onlar yalnız O'nun emriyle iş yaparlar.
Never do they speak before Him unless permitted or commanded to do so; similarly conditioned are their acts.
they do not speak before He speaks and they act by His command.
They speak not before He speaks, and they act (in all things) by His Command.
They do not outstrip Him in speech and only act as He commands.
They do not precede Him in speech and they act on His command.
They speak not until He has spoken, and they act on His Command.
They do not venture to speak ahead of Him, and they act by His command.
They do not precede Him in speech and they only carry out His biddings.
that outstrip Him not in speech, and perform as He commands.
His Prophets do not speak on their own, and follow what they are ordered.
they do not speak until He speaks; but at His bidding do they act.
They do not speak ahead of Him, and on His command they act.
They prevent Him not in any thing which they say; and they execute his command.
And they say, "The Beneficent has taken a son; glorified be He! Nay, but they are honoured servants;
They do not outstrip Him in speech, and they do according to His Command.
They speak not until He hath spoken, and they act by His command.
They did not precede Him in their speech, and acted on His command.
they speak not until He has spoken unto them, and [whenever they act,] they act at His behest.
who do not speak until He has spoken, ˹only˺ acting at His command.
They do not speak ahead of Him, and on His command they act.
They never speak on their own, and they strictly follow His commands.
They cannot precede Him in word, and they act by His command.
Precede Him not in word, but they act by His command.
They exceed not what He has spoken to them, and they act by His Command.
They do not speak before He (Allah) speaks (to them), and they act (only) by His command.
They do not precede Him in speech, and only under His command they act.
They do not speak ahead of Him, and on His command they act.