Diyanet İşleri
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 32. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلسَّمَآءَ سَقْفًا مَّحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ ءَايَٰتِهَا مُعْرِضُونَ
vece`alne-ssemâe saḳfem maḥfûżâ. vehüm `an âyâtihâ mü`riḍûn.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gökler ve yer oyun için yaratılmadı; tevhid delilleri Enbiyâ 16–33 3
İçlerinden her kim, "Allah'tan başka ben de şüphesiz bir ilahım" derse, böylesini cehennemle cezalandırırız. İşte biz zalimleri böyle cezalandırırız.
İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı?
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedi mi kalacaklar?
Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 32–33. ayetler için yazılmıştır.
32-33. “Gökyüzünü de” sizin üzerinde yaşamakta olduğunuz arza düşüp çökmekten yana “korunmuş bir tavan yaptık.” Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki Allah, göklerle yeri zeval bulmasınlar diye tutar.” (Fâtır, 35/41) Orası aynı şekilde şeytanların, kulak hırsızlığıyla birtakım şeyler dinlemesine karşı da korunmuştur. “Halbuki onlar gökteki âyetlerden yüz çevirmektedirler.” Onlardan yana gaflettedirler, oyalanmaktadırlar. Bu, gökte bulunan bütün ayetleri/delil ve ibretleri kapsamaktadır. Onlar, onun yüksekliği, genişliği, azameti, güzel rengi, hayret verici şekildeki sağlamlığı, bunun dışında orada görülen sabit yıldızlar, gezegenler, gece ile gündüzün ortaya çıkmasına sebep teşkil eden ve ışık saçan güneş ile ay, bunların kendi yörüngelerinde -gezegenler de dahil olmak üzere- sürekli yüzüp durmaları vb. gibi bütün âyetlerden gaflet içerisindedirler. Halbuki bunlar vasıtası ile kulların faydasına olan sıcak, soğuk ve mevsimler meydana gelmekte, onlar da ibadetlerinin ve muamelerinin vaktini hesap edebilmekte, geceleyin dinlenerek huzur ve sükun bulmakta, gündüzün de yeryüzüne yayılarak geçimlerini sağlamak için çalışıp çabalamaktadırlar. Bütün bu hususları aklı başında olan bir kimse iyice düşünür, bunlara dikkatle eğilecek olursa, hiçbir şüphe ve tereddüde yer kalmayacak şekilde Yüce Allah’ın, bunları belli bir süre ve gelmesi kaçınılmaz bir vadeye bağlı olarak var ettiğini kat’i olarak bilir. Bu süre gelinceye kadar kullar bunlardan maksat ve menfaatlerini elde eder, ihtiyaçlarını giderirler ve onlardan yararlanırlar. Daha sonra ise bütün bunların sonu gelecek ve hepsi yok olacaklardır. Bunları kim var etti ise O, onları yok edecektir. Onlara kim hareket verdi ise O, onları durduracaktır. Mükellefler bu yurdun dışında başka bir diyara geçecekler, orada amellerinin karşılığını tam ve eksiksiz olarak göreceklerdir. Böylelikle anlaşılmış olur ki bu dünya yurdu, ebedilik yurdunun tarlasıdır, öyle görülmelidir. Yine orası yolculuktaki bir konak yeri olup ebedi kalınacak bir yer değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gökyüzünü direksiz olarak yıkılmaktan korunmuş tavanlardan bir tavan kıldık. Ve (gökyüzünü) gizli bir şekilde dinlenilmesinden (Şeytanların gizlice dinlemelerini engellemek için) korunaklı kıldık. Müşrikler, -Güneş ve Ay gibi- gökyüzündeki ayetlerden ibret almadan yüz çeviriyorlar.
Aynı kök: سقف (4 geçiş)
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark…
Aynı kök: سقف (4 geçiş)
Eğer bütün insanlar (kafirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahman'ı inkar edenlerin evlerine…
Aynı kök: سقف (4 geçiş)
(1-7) Tur'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz…
Aynı kök: حفظ (44 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet…
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Aynı kök: حفظ (44 geçiş)
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Aynı kök: عرض (79 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.
Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.
ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? Ve yine de onlar (yaratılışın) bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,
Semayı da korunmuş bir tavan kıldık. . . Onlar onun işaretlerine aldırmıyorlar.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü (karışıklıktan) korunan bir çatı yaptık. Böyle olduğu halde onlar, yine de onun delillerinden yüz çevirmektedirler.
Gökyüzünü, korunmuş bir tavan yaptık. Oysa onlar, O'nun kanıtlarından yüz çeviriyorlar. dipnot 263
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar. dipnot 1
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise O'nun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
Semayı da mahfuz bir sakıf yaptık, onlar ise onun ayetlerinden yüz çeviriyorlar
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayet-lerinden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
Biz gök yüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yapdık. Onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviricidirler.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan kıldık. Fakat onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.
(30-47) Kafirler, göklerle yer , birbirine yamalı halde / dikili halde iken onları ayırdığımızı /söktüğümüzü, her diri şeyi sudan yaptığımızı görmediler mi? hâlâ iman etmiyorlar mı? Arzda sarsılmasınlar diye sabiteler yaptık , yol olsun diye orada vadiler /geçitler yaptık , böylelikle belki yol bulurlar , semayı korunmuş bir çatı / dam / tavan yaptık , onlar da ayetlerimizden sırt çeviriyorlar! O ki geceyi gündüzü güneşi ve ayı yarattı , hepsi de bir yörüngede / felekte yüzüyor. Senden önce, hiçbir beşeri kalıcı yapmadık, şimdi sen eğer ölürsen, onlar kalıcı mı olacaklar? Her kişi / her nefis ölümü tadacaktır, sizi hayır ve şer fitneler ile / sınamalar ile imtihan edeceğiz (hayrı mı seçtiniz şerri mi seçtiniz gözükecek) ve bize döndürüleceksiniz. Kafirler seni gördükleri vakit sadece seninle alay ediyorlar, sizin ilahınızı hatırlatan işte bu mu? Diyorlar, Rahmanın zikrini inkâr edenler de onlardır. İnsanı acele üz ere yarattık, size ayetlerimi ilerde göstereceğim , acele etmeyiniz , diyorlar ki doğru sözlü isen bu vaadettiğin ne zaman? Kafirler, yü zlerinin ve arkalarının ateşle savamadıkları zamanı, yardımda edilmeyeceği zamanı bilselerdi, bilakis onlara aniden gelecek ve onları şaşırtacak, onu reddetmeye güçleri de yetmeyecek, bekletilmeyecekler de. Kesin olan şu ki senden önce de Resullerle alay edildi / dalga geçildi, onları alay ettikleri şey kuşattı / onlara hak oldu. Peki sizi gece ve gündüzde Rahman’dan kim koruyacak? Bilakis onlar Rablerinin zikrinden / kitabından sırt çevirenlerdir. Onlar için bizim dışımızda onlara mâni olacak ilahlar mı var? Onların kendilerine yardıma güçleri de yetmez, onlardan bir sahip çıkmada göremezler. Evet onları da babalarını da biz nemalandırdık / metalandırdık onlara ömür de uzadı, kesinlikle bizim arza müdahil olup etrafından kısalttığımızı görmüyorlar mı? Onlar mı yenecekler / galip gelecekler? Deki sizi vahiy vasıtasıyla uyarıyorum, uyarıldığı vakit, çağrıyı sağırlar işitmez, Rabbinin azabının hafif bir esinti, onlara dokunsa onlar diyecekler ki yazıklar olsun bize ki zalimlerden olduk. Kıyamet günü için teraziler / mizanlar kuracağız, Hiçbir ki şiye zulmedilmez, hardal tohumu ağırlığında dahi olsa biz onu getiririz, biz hesaba çeken olarak yeterliyiz.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çevirmektedirler.
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık dipnot 1 . Ama onlar göğün ayetlerinden /göstergelerinden yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hala yüz çeviriyorlar.
And We made the heavens with their spheres and regions which resemble a vast vault or canopy overarching and protecting the earth*, being itself protected, maintained, safeguarded and well preserved. Yet they are oblivious of their marvels –stability, regularity, precision, immensity, and what it confers of protection- and fail to ascribe them to their maker Who is Allah,
and We made the sky a well-secured canopy- yet from its wonders they turn away.
And We have made the heavens as a canopy well guarded: yet do they turn away from the Signs which these things (point to)!
and We made the sky a secure canopy; dipnot 1 and yet they turn away from these Signs. dipnot 2
We made the sky a preserved and protected roof yet still they turn away from Our Signs.
And We have made the heaven a roof, safe and well guarded. Yet they turn away from its signs (i.e. sun, moon, winds, clouds, etc.).
We made the sky a preserved roof and yet they are disregardful of its signs.
And We have made the heaven a roof, well protected, still they turn away paying no heed to its (heavenly) signs.
and We set up the heaven as a roof well-protected; yet still from Our signs they are turning away.
Do they not see that I have established a ceiling on top of the earth (referred to as ozone layer these days;) to keep the earth safe and well guarded (from life killing rays of sun?) Yet they turn their back to such signs (which testifies for the existence and the greatness of the Creator. )
and we made the heaven a guarded roof; yet from our signs they turn aside!
We made the sky a protective ceiling. Yet they are turning away from Our signs!
And We made the heaven a roof well supported. Yet they turn aside from the signs thereof, not considering that they are the workmanship of God.
And We placed on the earth firm mountains lest it should move with them, and He made therein open roads for paths, per chance (or possibly) they may be guided.
And We have made the heaven as a roof well-preserved, and (yet still) from its signs they are veering away.
And we have made the sky a roof withheld (from them). Yet they turn away from its portents.
And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!
and [that] We have set up the sky as a canopy well-secured? And yet, they stubbornly turn away from [all] the signs of this [creation],
And We have made the sky a well-protected canopy, still they turn away from its signs.[1]
And We made the sky a protective ceiling. And yet they are turning away from Our signs!
And we rendered the sky a guarded ceiling. Yet, they are totally oblivious to all the portents therein.
And We made the sky a protected ceiling, but they, from its signs, are turning away.
And We made the sky a roof protected; but they, from its proofs, are turning away.
And We have rendered the sky a canopy well guarded. (The atmosphere in the Height keeps in safe balance the gases and temperature, and protects you from the incoming meteorites). Yet they turn away from the signs that these things point to!
And We have made heavens as (a proof) safe and well-guarded canopy. Still do they turn away from the Signs which these things (point to)?
We made the sky a protected roof; and they are averse to its signs.
AndWe made the sky a protective ceiling; and yet, from its signs they are turning away!