30. sure

Rûm Suresi الروم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi 1–10 karşılaştır — Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi
  2. Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri 11–19 karşılaştır — Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri
  3. Allah'ın varlığının delilleri 20–27 karşılaştır — Allah'ın varlığının delilleri
  4. Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş 28–32 karşılaştır — Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş
  5. İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât 33–40 karşılaştır — İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât
  6. Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün 41–45 karşılaştır — Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün
  7. Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" 46–53 karşılaştır — Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin"
  8. Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün 54–60 karşılaştır — Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Rumların yenilgisi ve gelecek zaferi 1–10

  1. Rûm suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 1. ayet

  2. Rûm suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 2. ayet. غُلِبَتِ ٱلرُّومُ

    gulibeti-rrûm.

    Süleymaniye Vakfı

    Rumlar yenilgiye uğradılar,

    Ayet detayı — Rûm suresi, 2. ayet

  3. Rûm suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 3. ayet. فِىٓ أَدْنَى ٱلْأَرْضِ وَهُم مِّنۢ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

    fî edne-l'arḍi vehüm mim ba`di galebihim seyaglibûn.

    Süleymaniye Vakfı

    yeryüzünün en çukur yerinde dipnot 1 . Onlar, yenilgilerinin ardından galip geleceklerdir,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burası, savaşın olduğu Lut gölü çevresidir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 3. ayet

  4. Rûm suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 4. ayet. فِى بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ ٱلْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِنۢ بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ ٱلْمُؤْمِنُونَ

    fî biḍ`i sinîn. lillâhi-l'emru min ḳablü vemim ba`d. veyevmeiẕiy yefraḥu-lmü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı

    birkaç yıl içerisinde dipnot 1 . Bunun öncesinde de sonrasında da her iş Allah'ın elindedir. O gün müminler de sevineceklerdir,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bıd' (بضع) kelimesi üçten dokuza kadar olan sayıları ifade etmek için kullanıldığı gibi birden dokuza kadar olan sayıları ifade etmek için de kullanılır (Müfredat).

    Ayet detayı — Rûm suresi, 4. ayet

  5. Rûm suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 5. ayet. بِنَصْرِ ٱللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    binaṣri-llâh. yenṣuru mey yeşâ'. vehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın yardımıyla dipnot 1 . O, uygun gördüğüne dipnot 2 yardım eder dipnot 3 . O daima üstündür, ikramı boldur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz: https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Rûm suresi, 5. ayet

  6. Rûm suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 6. ayet. وَعْدَ ٱللَّهِ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    va`de-llâh. lâ yuḫlifü-llâhü va`dehû velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 6. ayet

  7. Rûm suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 7. ayet. يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ

    ya`lemûne żâhiram mine-lḥayâti-ddünyâ. vehüm `ani-l'âḫirati hüm gâfilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar dünya hayatını yüzeysel olarak bilirler. Onlar ahireti ise hiç umursamazlar.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 7. ayet

  8. Rûm suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 8. ayet. أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ

    evelem yetefekkerû fî enfüsihim. mâ ḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi veecelim müsemmâ. veinne keŝîram mine-nnâsi biliḳâi rabbihim lekâfirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendileri üzerine hiç düşünmediler mi? Allah, gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları, sadece o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) ve belli bir eceli olan varlıklar olarak yaratmıştır dipnot 2 . İnsanların çoğu Rablerinin huzuruna varmayı kesinlikle göz ardı ederler dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Zümer 39/5, Duhan 44/39, Casiye 45/22, Ahkaf 46/3, Tegabun 64/3).
    2. metne dön, dipnot 2
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Rûm suresi, 8. ayet

  9. Rûm suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 9. ayet. أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    evelem yesîrû fi-l'arḍi feyenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. kânû eşedde minhüm ḳuvvetev veeŝârü-l'arḍa ve`amerûhâ ekŝera mimmâ `amerûhâ vecâethüm rusülühüm bilbeyyinât. femâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar dipnot 1 ! Öncekiler bunlardan çok daha güçlüydüler. Toprağı işlemişler ve orayı, bunların imar ettiğinden daha fazla imar etmişlerdi. Elçileri de onlara açık belgelerle gelmişti. Allah onlara asla yanlış yapmadı; yanlışı onlar kendilerine yapıyorlardı dipnot 2 .

    Ayet detayı — Rûm suresi, 9. ayet

  10. Rûm suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 10. ayet. ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ

    ŝümme kâne `âḳibete-lleẕîne esâü-ssûâ en keẕẕebû biâyâti-llâhi vekânû bihâ yestehziûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 10. ayet

Kıyamette iki grubun ayrılması ve tespih vakitleri 11–19

  1. Rûm suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 11. ayet. ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    allâhü yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû ŝümme ileyhi türce`ûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 11. ayet

  2. Rûm suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 12. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yüblisü-lmücrimûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 12. ayet

  3. Rûm suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 13. ayet. وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ

    velem yekül lehüm min şürakâihim şüf`âü vekânû bişürakâihim kâfirîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 13. ayet

  4. Rûm suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 14. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yeteferraḳûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 14. ayet

  5. Rûm suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 15. ayet. فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ

    feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti fehüm fî ravḍatey yuḥberûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 15. ayet

  6. Rûm suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 16. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْـَٔاخِرَةِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

    veemme-lleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ veliḳâi-l'âḫirati feülâike fi-l`aẕâbi muḥḍarûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 16. ayet

  7. Rûm suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 17. ayet. فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ

    fesübḥâne-llâhi ḥîne tümsûne veḥîne tuṣbiḥûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Akşam vakti içinde bulunduğunuzda dipnot 1 ve sabaha çıkarken dipnot 2 Allah'a ibadet edin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Akşam vakti içinde bulunma" şeklinde meallendirilen fiilin mastarı olan "imsa (إمساء)", akşam vaktine girmek ve o vakit içinde bulunmak anlamındadır. Bu da güneşin batışından, gecenin zifiri karanlığının başladığı yatsı vakti sonuna kadar olan zaman diliminde bulunmayı ifade eder. Bu vakitte akşam ve yatsı namazları kılınır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Seher vaktinin bitip fecr-i sadığın başladığı zamandan güneşin doğuşuna kadar olan vakit. Bu vakitte sabah namazı kılınır.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 17. ayet

  8. Rûm suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 18. ayet. وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

    velehü-lḥamdü fi-ssemâvâti vel'arḍi ve`aşiyyev veḥîne tużhirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ve yerde her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 Allah'a özgüdür. İkindide ve öğle vaktinde bulunduğunuzda da ona ibadet edin dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Hamd", birini kendi yaptığı şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. "Şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için "güzel" yerine "mükemmel" kelimesini kullandık.
    2. metne dön, dipnot 2
      Farz namazların vakitlerini gösteren iki ayet "Namazı kıl!" emriyle başlar (Hud 11/114, İsra 17/78). Farz ve nafile namazların vakitlerini birlikte ifade eden ayetlerde ise "Tesbih et" ifadesi kullanılır (Taha 20/130, Kaf 50/39-40, Tur 52/48-49, İnsan 76/26). Türkçede tesbih etme fiili yalnızca belli sözlerin tekrar tekrar söylenmesi şeklinde anlaşıldığı için bu sözcük yerine "ibadet et" fiili kullanılmıştır.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 18. ayet

  9. Rûm suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 19. ayet. يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ

    yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi veyuḥyi-l'arḍa ba`de mevtihâ. vekeẕâlike tuḫracûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 19. ayet

Allah'ın varlığının delilleri 20–27

  1. Rûm suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 20. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ

    vemin âyâtihî en ḫaleḳaküm min türâbin ŝümme iẕâ entüm beşerun tenteşirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sizi topraktan yaratması ve sonra yeryüzüne dağılan bir beşer oluvermeniz dipnot 1 Allah'ın ayetlerindendir /göstergelerindendir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın ayetleri ikiye ayrılır: İlki yaratılmış ayetlerdir, bunlar kainattaki tüm varlıklardır (Casiye 45/3-6). İkincisi indirilmiş ayetlerdir ki onlar ilahi kitaplardadır (Fussilet 41/39, Şura 42/13-14). Yaratılmış ayetler, indirilmiş ayetlerin doğruluğunun göstergesidir; çünkü hem kainatı yaratan hem de onunla ilgili en doğru bilgileri veren Allah'tır. İndirilmiş ve yaratılmış ayetler arasında çelişki olmaz, aksine kopmaz bir bağ vardır. Bilimin uğraş alanı Allah'ın yarattığı ayetlerdir. Bu sahada Allah'ın indirdiği ayetlerden de yararlanılırsa bilimde, hayallerin ötesinde bir gelişme yaşanacaktır.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 20. ayet

  2. Rûm suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 21. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    vemin âyâtihî en ḫaleḳa leküm min enfüsiküm ezvâcel liteskünû ileyhâ vece`ale beyneküm meveddetev veraḥmeh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlarla huzur bulasınız diye sizin için kendi türünüzden eşler yaratması, aranıza sevgi ve merhamet koyması da dipnot 1 Allah'ın ayetlerindendir /göstergelerindendir. Şüphesiz ki bunda, düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Rûm suresi, 21. ayet

  3. Rûm suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 22. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْعَٰلِمِينَ

    vemin âyâtihî ḫalḳu-ssemâvâti vel'arḍi vaḫtilâfü elsinetiküm veelvâniküm. inne fî ẕâlike leâyâtil lil'`âlimîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 22. ayet

  4. Rûm suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 23. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

    vemin âyâtihî menâmüküm billeyli vennehâri vebtigâüküm min faḍlih. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yesme`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Geceleyin ve gündüzün uyumanız ve Allah'ın ikramını aramanız da dipnot 1 onun ayetlerindendir /göstergelerindendir. Şüphesiz ki bunda, dinleyen bir topluluk için ayetler vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Rûm suresi, 23. ayet

  5. Rûm suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 24. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vemin âyâtihî yürîkümü-lberḳa ḫavfev veṭame`av veyünezzilü mine-ssemâi mâen feyuḥyî bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 24. ayet

  6. Rûm suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 25. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ

    vemin âyâtihî en teḳûme-ssemâü vel'arḍu biemrih. ŝümme iẕâ de`âküm da`vetem mine-l'arḍi iẕâ entüm tuḫracûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 25. ayet

  7. Rûm suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 26. ayet. وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ

    velehû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. küllül lehû ḳânitûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 26. ayet

  8. Rûm suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 27. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    vehüve-lleẕî yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû vehüve ehvenü `aleyh. velehü-lmeŝelü-l'a`lâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 27. ayet

Köle örneği; fıtrat ve hak dine yöneliş 28–32

  1. Rûm suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 28. ayet. ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    ḍarabe leküm meŝelem min enfüsiküm. hel leküm mim mâ meleket eymânüküm min şürakâe fî mâ razaḳnâküm feentüm fîhi sevâün teḫâfûnehüm keḫîfetiküm enfüseküm. keẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, size kendinizden örnek veriyor; hakimiyetiniz altındakilerden size verdiğimiz rızıklarda size ortak olup da sizinle eşit durumda olan var mı dipnot 1 ? Onlar için duyduğunuz kaygı, aynı kendiniz için duyduğunuz kaygı gibi midir? Ayetlerimizi, aklını kullanan bir topluluk için işte böyle ayrıntılı olarak açıklarız.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Rûm suresi, 28. ayet

  2. Rûm suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 29. ayet. بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    beli-ttebe`a-lleẕîne żalemû ehvâehüm bigayri `ilmin. femey yehdî men eḍalle-llâh. vemâ lehüm min nâṣirîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yanlışa dalanlar, aslında bilgisizce nefislerinin arzularına uyarlar. Allah'ın sapkın kabul ettiğini kim doğru yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcısı olmayacaktır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kişi yola gelmeden Allah onu yola gelmiş saymaz. Doğru yola gelmeleri için kalpten inanmaları gerekir. Onu da en iyi Allah bilir (A'raf 7/186, Nahl 16/37, Kasas 28/56, Casiye 45/23).

    Ayet detayı — Rûm suresi, 29. ayet

  3. Rûm suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 30. ayet. فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    feeḳim vecheke lildîni ḥanîfâ. fiṭrate-llâhi-lletî feṭara-nnâse `aleyhâ. lâ tebdîle liḫalḳi-llâh. ẕâlike-ddînü-lḳayyim. velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Sen yüzünü doğrudan doğruya bu dine dipnot 1 , Allah'ın fıtratına dipnot 2 /varlıklarda geçerli kanununa çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. Doğru din budur dipnot 3 , ama insanların çoğu bunu bilmez.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Fıtrat, insanların ve tüm varlıkların temel yapısını oluşturan yaratılış, gelişim, değişim ilke ve kanunlarıdır. Göklerin, yerin, insanların, hayvanların, bitkilerin yani her şeyin yapısı ve işleyişi fıtrata göredir (Hac 22/18). Bütün ilimlerde geçerli olan temel kanunlar bunlardır. Allah'ın dini bu kanunlara bire bir uygundur. Çünkü bu dinin sahibi, o kanunları koyan Allah'tır. İslam dinine uyan, fıtrata uymuş, varlıklar alemiyle tam bir uyum içine girmiş olur. Bu uyumu bozacak oluşumlar, kişiyi, toplumu ve çevreyi de bozar.
    3. metne dön, dipnot 3

    Ayet detayı — Rûm suresi, 30. ayet

  4. Rûm suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 31. ayet. مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    münîbîne ileyhi vetteḳûhü veeḳîmu-ṣṣalâte velâ tekûnû mine-lmüşrikîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 31. ayet

  5. Rûm suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 32. ayet. مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

    mine-lleẕîne ferraḳû dînehüm vekânû şiye`â. küllü ḥizbim bimâ ledeyhim feriḥûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 32. ayet

İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât 33–40

  1. Rûm suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 33. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

    veiẕâ messe-nnâse ḍurrun de`av rabbehüm münîbîne ileyhi ŝümme iẕâ eẕâḳahüm minhü raḥmeten iẕâ ferîḳum minhüm birabbihim yüşrikûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 33. ayet

  2. Rûm suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 34. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    liyekfürû bimâ âteynâhüm. fetemette`û. fesevfe ta`lemûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 34. ayet

  3. Rûm suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 35. ayet. أَمْ أَنزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا۟ بِهِۦ يُشْرِكُونَ

    em enzelnâ `aleyhim sülṭânen fehüve yetekellemü bimâ kânû bihî yüşrikûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 35. ayet

  4. Rûm suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 36. ayet. وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا۟ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ

    veiẕâ eẕaḳne-nnâse raḥmeten feriḥû bihâ. vein tüṣibhüm seyyietüm bimâ ḳaddemet eydîhim iẕâ hüm yaḳneṭûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 36. ayet

  5. Rûm suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 37. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    evelem yerav enne-llâhe yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 37. ayet

  6. Rûm suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 38. ayet. فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    feâti ẕe-lḳurbâ ḥaḳḳahû velmiskîne vebne-ssebîl. ẕâlike ḫayrul lilleẕîne yürîdûne veche-llâh. veülâike hümü-lmüfliḥûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 38. ayet

  7. Rûm suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 39. ayet. وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ

    vemâ âteytüm mir ribel liyerbüve fî emvâli-nnâsi felâ yerbû `inde-llâh. vemâ âteytüm min zekâtin türîdûne veche-llâhi feülâike hümü-lmuḍ`ifûn.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç Allah katında (Allah'ın koyduğu ekonomik sistemde) artmaz dipnot 1 , Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat ise (öyle değildir) dipnot 2 . İşte zekat verenler, mallarını kat kat artıranlardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Zekat verenler mallarını artırır. Her ne kadar zekat veren kişinin malı azalıyormuş gibi görünse de 'kat kat art(ır)ma' ifadesinden anlaşıldığı üzere toplumun bütün kesimlerinde zekatın etkisi görülür. Nihayetinde piyasada meydana gelen gelişmeden zekat verenler de faydalanır. Tam tersi faizli işlemlerde faiz alan kişi kazançlı çıkmış sayılsa da 'Allah katında artmaz' denildiği için piyasada daralmaya sebep olduğu anlaşılmaktadır. Zira her yerde olduğu gibi piyasalarda da Allah'ın kanunları geçerlidir.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 39. ayet

  8. Rûm suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 40. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَٰلِكُم مِّن شَىْءٍ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳaküm ŝümme razeḳaküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm. hel min şürakâiküm mey yef`alü min ẕâliküm min şey'. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah; sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek olan, daha sonra size yeniden hayat verecek olandır dipnot 1 . Peki, Allah'a ortak koştuklarınız içinden, bu şeylerin herhangi birini yapabilecek olan var mıdır? O, onların şirk koştuklarından uzak ve yücedir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Rûm suresi, 40. ayet

Karada ve denizde bozulma; geri çevrilmeyen gün 41–45

  1. Rûm suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 41. ayet. ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

    żahera-lfesâdü fi-lberri velbaḥri bimâ kesebet eydi-nnâsi liyüẕîḳahüm ba`ḍa-lleẕî `amilû le`allehüm yerci`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanların kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar ortaya çıktı. Bu (bozulma) yapıp ettiklerinin bir kısmının cezasını onlara tattırmak içindir; belki (yanlışlarından) vazgeçerler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Rûm suresi, 41. ayet

  2. Rûm suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 42. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ

    ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe kâne `âḳibetü-lleẕîne min ḳabl. kâne ekŝeruhüm müşrikîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 42. ayet

  3. Rûm suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 43. ayet. فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ

    feeḳim vecheke lildîni-lḳayyimi min ḳabli ey ye'tiye yevmül lâ meradde lehû mine-llâhi yevmeiẕiy yeṣṣadde`ûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Dönüşü olmayan bir gün Allah tarafından gelmeden önce, yüzünü bu dosdoğru dine çevir dipnot 1 . O gün (insanlar) birbirlerinden ayrılırlar dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu, ayrışmanın birinci aşamasıdır (Abese 80/34-37). İkinci aşamada herkes kendi imamının etrafında toplanır (İsra 17/71) ve sonuçta insanlar bölük bölük olurlar (Rum 30/14).

    Ayet detayı — Rûm suresi, 43. ayet

  4. Rûm suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 44. ayet. مَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِأَنفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ

    men kefera fe`aleyhi küfruh. vemen `amile ṣâliḥan felienfüsihim yemhedûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 44. ayet

  5. Rûm suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 45. ayet. لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

    liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti min faḍlih. innehû lâ yüḥibbü-lkâfirîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 45. ayet

Rüzgârlar ve yağmur; "sen ölülere işittiremezsin" 46–53

  1. Rûm suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 46. ayet. وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    vemin âyâtihî ey yürsile-rriyâḥa mübeşşirâtiv veliyüẕîḳaküm mir raḥmetihî velitecriye-lfülkü biemrihî velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 46. ayet

  2. Rûm suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 47. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veleḳad erselnâ min ḳablike rusülen ilâ ḳavmihim fecâûhüm bilbeyyinâti fenteḳamnâ mine-lleẕîne ecramû. vekâne ḥaḳḳan `aleynâ naṣru-lmü'minîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 47. ayet

  3. Rûm suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 48. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

    allâhü-lleẕî yürsilü-rriyâḥa fetüŝîru seḥâben feyebsüṭuhû fi-ssemâi keyfe yeşâü veyec`alühû kisefen fetere-lvedḳa yaḫrucü min ḫilâlih. feiẕâ eṣâbe bihî mey yeşâü min `ibâdihî iẕâ hüm yestebşirûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, rüzgarları gönderendir. Onlar yağmur bulutunu harekete geçirir, Allah da onu gökte tercih ettiği şekilde dipnot 1 yayar ve küme küme yapar. Sonra aralarından yağmur damlalarının çıktığını görürsün. Onu, tercih ettiği kullarına ulaştırdığında hemen sevinirler dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şae (شاء) fiili için bkz. Rum 30/5. ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Rûm suresi, 48. ayet

  4. Rûm suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 49. ayet. وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ

    vein kânû min ḳabli ey yünezzele `aleyhim min ḳablihî lemüblisîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Oysa daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmadan önce, tam bir umutsuzluk içinde idiler.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 49. ayet

  5. Rûm suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 50. ayet. فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    fenżur ilâ âŝeri raḥmeti-llâhi keyfe yuḥyi-l'arḍa ba`de mevtihâ. inne ẕâlike lemuḥyi-lmevtâ. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 50. ayet

  6. Rûm suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 51. ayet. وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ

    velein erselnâ rîḥan feraevhü muṣferral leżallû mim ba`dihî yekfürûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 51. ayet

  7. Rûm suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 52. ayet. فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

    feinneke lâ tüsmi`u-lmevtâ velâ tüsmi`u-ṣṣumme-ddü`âe iẕâ vellev müdbirîn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 52. ayet

  8. Rûm suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 53. ayet. وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

    vemâ ente bihâdi-l`umyi `an ḍalâletihim. in tüsmi`u illâ mey yü'minü biâyâtinâ fehüm müslimûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 53. ayet

Güçsüzlükten güce; mazeretlerin fayda vermediği gün 54–60

  1. Rûm suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 54. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةً يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳaküm min ḍa`fin ŝümme ce`ale mim ba`di ḍa`fin ḳuvveten ŝümme ce`ale mim ba`di ḳuvvetin ḍa`fev veşeybeh. yaḫlüḳu mâ yeşâ'. vehüve-l`alîmü-lḳadîr.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 54. ayet

  2. Rûm suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 55. ayet. وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ

    veyevme teḳûmü-ssâ`atü yuḳsimü-lmücrimûne mâ lebiŝû gayra sâ`ah. keẕâlike kânû yü'fekûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 55. ayet

  3. Rûm suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 56. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

    veḳâle-lleẕîne ûtü-l`ilme vel'îmâne leḳad lebiŝtüm fî kitâbi-llâhi ilâ yevmi-lba`ŝ. fehâẕâ yevmü-lba`ŝi velâkinneküm küntüm lâ ta`lemûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 56. ayet

  4. Rûm suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 57. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    feyevmeiẕil lâ yenfe`u-lleẕîne żalemû ma`ẕiratühüm velâ hüm yüsta`tebûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 57. ayet

  5. Rûm suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 58. ayet. وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ

    veleḳad ḍarabnâ linnâsi fî hâẕe-lḳur'âni min külli meŝel. velein ci'tehüm biâyetil leyeḳûlenne-lleẕîne keferû in entüm illâ mübṭilûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 58. ayet

  6. Rûm suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 59. ayet. كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    keẕâlike yaṭbe`u-llâhü `alâ ḳulûbi-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 59. ayet

  7. Rûm suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Rûm suresi, 60. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ

    faṣbir inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâ yesteḫiffenneke-lleẕîne lâ yûḳinûn.

    Ayet detayı — Rûm suresi, 60. ayet