Enfâl suresi

Enfâl suresi, 33. ayet

Enfâl suresi, 33. ayet. وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

vemâ kâne-llâhü liyü`aẕẕibehüm veente fîhim. vemâ kâne-llâhü mü`aẕẕibehüm vehüm yestagfirûn.

Diyanet İşleri

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 30–36 · surenin 33. ayeti / 75

Konu Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm Enfâl 30–40 3

  1. Enfâl 30

    Hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

  2. Enfâl 31

    Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler.

  3. Enfâl 32

    Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.

  4. 33

    Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

  5. Enfâl 34

    Onlar Mescid-i Haram'dan (mü'minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.

  6. Enfâl 35

    Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.

  7. Enfâl 36

    Şüphe yok ki, inkar edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkar edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. Üstelik Yüce Allah, eğer derhal onları cezalandırmış olsaydı onlardan geriye hiç kimse kalmazdı. Ancak Yüce Allah, Rasûlünün aralarında bulunması sebebi ile onlara gelecek olan azabı kaldırmış ve şöyle buyurmuştur: “Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azap edecek değildir.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in onların aralarında buluması, onlar için azaba karşı bir güvenlik sebebi idi.

Onlar, bu sözü herkesin gözü önünde açıkça söylemelerine rağmen bu sözlerinin ne kadar çirkin olduğunu da biliyorlar ve söylediklerinin başlarına gelmesinden de çekiniyorlardı. Bu yüzden de Yüce Allah’tan mağfiret diliyorlardı. İşte bundan dolayı Yüce Allah: “Onlar istiğfar ederlerken de Allah onlara azap edecek değildir” buyurmaktadır. Bu da azabı gerektiren sebepleri işlemelerine rağmen başlarına azabın gelmesini engelleyen bir sebeptir.

Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Muhammed! Sen onların arasında hayatta olduğun müddetçe, ister sana iman etmiş ümmetinden olsunlar yahut davet ümmetinden olsunlar; Allah ümmetini kökünden yok edecek bir azapla yok edecek değildir. Senin onların arasında bulunman, azap edilmelerine karşı onlar için bir güvence ve emandır. Onlar günahlarından dolayı Allah'tan mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا vema oysa
  2. كَانَ kane değildi kök: كون
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. لِيُعَذِّبَهُمْ liyuazzibehum onlara azab edecek kök: عذب
  5. وَأَنتَ veente ve sen
  6. فِيهِمْ ۚ fihim onların içinde bulundukça
  7. وَمَا ve ma ve
  8. كَانَ kane değildi kök: كون
  9. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  10. مُعَذِّبَهُمْ muazzibehum onlara azab edecek kök: عذب
  11. وَهُمْ vehum ve onlar
  12. يَسْتَغْفِرُونَ yestegfirune istiğfar ederlerken kök: غفر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sen onların içindeyken Allah onlara azap edecek değildir. Onlar bağışlanma dileğinde bulunuyorken de Allah onlara azap edici değildir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet En‘âm 6:131, Hûd 11:117 ve Kasas 28:59. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki Allah, sen onların arasındayken onları cezalandırmayı istemedi; üstelik Allah, af dileme sürecini yaşarken onları cezalandırmak ta istemezdi.

Muhammed Esed

Ne var ki, Allah, (ey Peygamber) sen henüz onların arasında bulunurken, onları bu şekilde cezalandırmak istemedi; ayrıca Allah onları, (hala) af dileyebilecekleri bir safhada cezalandıracak da değildi.

Ahmed Hulusi

Halbuki sen onların içindeyken Allah onlara azap vermezdi (sen alemlere rahmet olarak irsal edilmiştin). . . Ayrıca, istiğfar edenler de varken, Allah onlara azap edici değildir.

Ali Bulaç

Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Allah onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de, Allah onları azablandıracak değildir.

Ali Özek ve heyeti

Oysa Allah, içlerinde sen de varken onlara azâp edecek değildi. (Keza içlerinde) bağışlanmayı dileyenler olduğu halde, Allah onlara azap edici olmazdı.

Ali Rıza Safa

Oysa Allah, sen onların arasındayken, onları cezalandırmayacaktır. Allah, onlar bağışlanma dilerken de onları cezalandırmayacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Halbuki sen onların içinde iken Allah onlara azap verecek değildir ve aralarındaki müminler bağışlanma dilerken de şüphesiz Allah onlara azap etmez.

Edip Yüksel

Sen onların arasında bulunduğun sürece ALLAH onlara azap edecek değildir. Onlar, bağışlanma dilerlerken de ALLAH onları cezalandıracak değildir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen onların arasında bulunduğun sürece ALLAH onlara azap edecek değildir. Onlar, bağışlanma dilerlerken de ALLAH onları cezalandıracak değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azap edecek değildi. İstiğfar ederlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki sen içlerinde iken Allah onlara azab edecek değil idi, istiğfar ettikleri halde de Allah onlara azab edecek değil

Erhan Aktaş

Sen onların içindeyken, dipnot 1 Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Senin çağrın devam ederken, sen mücadeleni sürdürürken.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Gültekin Onan

Oysa sen içlerinde bulunduğun sürece, Tanrı onları azablandıracak değildir. Ve onlar, bağışlanma dilemektelerken de Tanrı onları azablandıracak değildir.

Hasan Basri Çantay

Halbuki sen içlerinde iken (Habibim), Allah onları azablandırıcı değildi. Onlar istiğfar ederlerken de Allah yine onları azablandırıcı değildir.

İbni Kesir

Halbuki sen içlerinde iken; Allah onlara azab etmez. Onlar istiğfar ederken de Allah, yine onları azablandıracak değildir.

Mehmet Alagaş

(31-40) Ayetlerimiz kendilerine okunduğunda dediler ki kesinlikle işittik yeter ki isteyelim bunun aynısını söyleriz, bu sadece ve sadece evvelkilerin satırlarıdır, bir vakitte Allah’ım dediler bu eğer senin yanından bir hak idiyse üzerimize gökten taş yağdır veya acıtıcı bir azap bize ver. Allah sen onların içindeyken onlara azap edecek değildir, Allah onlara, bağışlanma dilediklerinden dolayı azap da edici değildir, neden Allah onlara azap etmesin ki onlar mescidi haramdan men ediyorlar, onun dostu değiller, onun dostu sadece sakınanlardır ve lakin onların çoğu bilmiyorlar. Onların beytin yanındaki namazları sadece ıslık çalmaktır ve el çırpmaktır, kafirliğinizden dolayı tadın azabı. Muhakkak ki kafirler mallarını Allah yolundan men etmek için harcarlar , ilerde de onu yine harcayacaklar sonra üzerlerinde bir hasar oluşacak s onra da yenilen olacaklar / mağlup olacaklar , kafirler, cehennemde toplanacaklar. Allah pis ile hoşu ayırsın ve pisin bazısını bazısına katsın, topluca onları yığın haline getirsin ve de on ları cehennemlik yapsın. İşte onlar hasara uğrayanlardır. Kafirlere deki eğer ki vazgeçerlerse arkada bıraktıkları bağışlanır , y ine dönerler ise kesinlikle evvelki lerin sünnetleri devam edecektir. Onlarla, dinin hepsi Allah’ın olup , ayartma / fitne olmayıncaya kadar savaşın eğer vazgeçerlerse muhakkak ki Allah yaptıklarını görendir, eğer yüz çevirirlerse biliniz ki Allah, kesinlikle sizlerin dostudur ne güzel dosttur ne güzel yardımcıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar edip dururken de Allah onları azablandıracak değildir.

Süleyman Ateş

Oysa sen onların içinde bulundukça Allah, onlara azab edecek değildi ve onlar istiğfar ederlerken (içlerinde istiğfar edenler var iken) de Allah, onlara azab edecek değildi.

Süleymaniye Vakfı

Halbuki sen aralarında iken Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma dilediklerinde de azap edecek değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen aralarında iken Allah onlara azap edecek değildir. Bağışlanma isterlerken de azap etmeyecektir.

Şaban Britch

Sen onların arasındayken Allah onlara azap etmez. Bağışlanma dileyenler oldukça Allah onlara azap etmez.

Şaban Piriş

Sen onların arasındayken Allah onlara azap etmez. Aralarında bağışlanma dileyenler oldukça Allah onlara azap etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki, sen onların içinde iken Allah onlara azap etmeyecekti. Onlar, af dileyip dururken de Allah onlara azap etmezdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But Allah was not going to rain on them large blows while you are in their midst, nor was He going to put them to the torment before giving them plenty of rope to allow them free scope so that they either commit themselves and deserve annihilation or be sober minded, stand repentant and invoke Allah's forgiveness.

Abdul Haleem

But God would not send them punishment while you [Prophet] are in their midst, nor would He punish them if they sought forgiveness,

Abdullah Yusuf Ali

But Allah was not going to send them a penalty whilst thou wast amongst them; nor was He going to send it whilst they could ask for pardon.

Abul A'la Maududi

But Allah was not to chastise them while you are in their midst; nor was Allah going to chastise them while they sought His forgiveness. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a rejoinder to the challenge implicit in the above-mentioned remark of the unbelievers. In response it was explained why people were spared heavenly scourge during the Makkan period of the Prophet's life. The first reason being that God does not punish a people as long as the Prophet is in their midst, busy inviting them to the truth. Such people are rather granted respite and are not deprived of the opportunity to reform themselves by sending a scourge all too quickly. Second, if there are a good number of people in a land who recognize that they have been negligent and heedless and have been guilty of iniquity, who seek God's forgiveness and strive to reform themselves, there remains no legitimate ground for subjecting them to a heavenly scourge. The time for such a scourge comes when a Prophet who has spared no efforts to reform his people feels that he has exhausted all his efforts, and concludes that his people have no justification to persist in their iniquity, and departs from that land or is banished from it by its people or is murdered by them. A scourge from on high then becomes imminent since the people of that land have proven by their deeds their inability to tolerate any righteous element in their midst.

Aisha Bewley

Allah would not punish them while you were among them. Allah would not punish them as long as they sought forgiveness.

Al-Hilali & Khan

And Allâh would not punish them while you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) are amongst them, nor will He punish them while they seek (Allâh’s) Forgiveness.

Ali Quli Qarai

But Allah will not punish them while you are in their midst, nor will Allah punish them while they plead for forgiveness.

Amatul Rahman Omar

Allâh was not going to punish them so long as you (O Prophet!) were among them, nor would He punish them while they were seeking His protection.

Arthur John Arberry

But God would never chastise them, with thee among them; God would never chastise them as they begged forgiveness.

Bijan Moeinian

At that time, God did not send them such a punishment as you were among them. Besides, God will not destroy a whole community as long as [there are people in it for whom there is a possibility that may come to their senses and] they may ask for forgiveness.

E. Henry Palmer

But God would not torment them while thou art amongst them; nor was God going to torment them while they asked Him to forgive.

Edip-Layth

But God was not to punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

George Sale

But Allah would not punish them while thou wast among them, and Allah would not punish them while they sought forgiveness.

Hamid S. Aziz

But Allah would not torment them while you were amongst them; nor will He punish them while they seek forgiveness.

Mahmoud Ghali

And in no way indeed would Allah torment them, (while) you are among them; and in no way would Allah be tormenting them (while) they ask forgiveness.

Marmaduke Pickthall

But Allah would not punish them while thou wast with them, nor will He punish them while they seek forgiveness.

Mohamed Ahmed - Samira

But God would not choose to punish them while you are in their midst, nor afflict them when they are seeking forgiveness.

Muhammad Asad

But God did not choose thus to chastise them whip thou [O Prophet] wert still among them, nor would God chastise them when they [might yet] ask for forgiveness.

Mustafa Khattab

But Allah would never punish them while you ˹O Prophet˺ were in their midst. Nor would He ever punish them if they prayed for forgiveness.

Progressive Muslims

But God was not to punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

Rashad Khalifa

However, GOD is not to punish them while you are in their midst; GOD is not to punish them while they are seeking forgiveness.

Sahih International

But Allah would not punish them while you, [O Muúammad], are among them, and Allah would not punish them while they seek forgiveness.

Sam Gerrans

But God would not punish them when thou art among them; and God would not punish them as they sought forgiveness.

Shabbir Ahmed

But, Allah did not intend to punish them when you (O Messenger), were among their midst (in Makkah, still preaching). And He would not punish them while they might seek forgiveness.

Syed Vickar Ahamed

And Allah was not going to send them a penalty while you (O Muhammad) were with them; And He was not going to punish them when they could ask for pardon.

Taqi Usmani

And Allah was not to send scourge upon them while you (O Prophet), were in their midst, nor would Allah send scourge upon them while they are seeking forgiveness.

The Monotheist Group

And God will not punish them while you are with them, nor will God punish them while they continue to seek forgiveness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩