Enfâl suresi

Enfâl suresi, 20. ayet

Enfâl suresi, 20. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭî`ü-llâhe verasûlehû velâ tevellev `anhü veentüm tesme`ûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enfâl 17–23 · surenin 20. ayeti / 75

Konu İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan Enfâl 20–29 3

  1. Enfâl 17

    (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü'minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  2. Enfâl 18

    İşte durum bu: (Allah, mü'minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kafirlerin tuzağını zayıf düşürendir.

  3. Enfâl 19

    (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.

  4. 20

    Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

  5. Enfâl 21

    İşitmedikleri halde, "işittik" diyenler gibi de olmayın.

  6. Enfâl 22

    Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

  7. Enfâl 23

    Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

20. Yüce Allah, kendisinin mü’minlerle birlikte olduğunu haber verdikten sonra O’nun beraberliğine mazhar olmak için imanın gereklerini yerine getirmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler, Allah’a ve Rasûlüne” emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak sureti ile “itaat edin.”

Allah’ın Kitabından, emirlerinden, tavsiyelerinden, öğütlerinden sizlere okunanları “dinleyip durduğunuz halde ondan” yani Allah’a ve Rasûlüne itaat emrinden “yüz çevirmeyin.” Çünkü böyle bir durumda sizin yüz çevirmeniz, çok çirkin bir haldir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman edenler ve resulüne tabi olanlar! Emirlerine uyarak ve yasaklarından kaçınarak Allah'a ve resulüne itaat ediniz. Yüce Allah'ın ayetleri sizlere okunup duruyorken emirlerine muhalefet ederek ve yasaklarını işleyerek asla O'ndan yüz çevirmeyin.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. أَطِيعُوا۟ etiu ita'at edin kök: طوع
  5. ٱللَّهَ llahe Allah'a kök: اله
  6. وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve Elçisine kök: رسل
  7. وَلَا ve la ve asla
  8. تَوَلَّوْا۟ tevellev dönmeyin kök: ولي
  9. عَنْهُ anhu ondan
  10. وَأَنتُمْ veentum ve siz
  11. تَسْمَعُونَ tesmeune işittiğiniz halde kök: سمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Allah'a ve O'nun Elçisi'ne bağlılığınızı gösterin; (O'nun mesajını) işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin!

Muhammed Esed

(Bunun içindir ki) ey imana erişenler, Allaha ve Onun Elçisine karşı duyarlık, bağlılık gösterin; ve artık (Onun mesajını) işitmiş bulunduğunuz halde Ondan yüz çevirmeyin.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Allah'a ve O'nun Rasulüne itaat edin! İşitip durduğunuz halde O'ndan yüz çevirmeyin!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah'a ve Rasûlüne itaat edin, işittiğiniz halde O’ndan yüz çevirmeyin.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin ve duymuş olmanıza karşın, Ondan yüz çevirmeyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah ve Peygamberine itaat ediniz, işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyiniz!

Edip Yüksel

Ey iman edenler, ALLAH'a ve elçisine uyunuz. İşittiğiniz halde ondan yüz çevirmeyiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inananlar, ALLAH'a ve elçisine uyunuz. İşittiğiniz halde ondan yüz çevirmeyiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'a ve Resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde ondan yan bükmeyin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Allaha ve Resulüne itaat edin ve işidib durduğunuz halde ondan yan bükmeyin

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 1 İşitip dururken ondan yüz çevirmeyin!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 1 İşitip dururken ondan yüz çevirmeyin!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam dininin "atalar" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki Resul sözcüğüne "sünnete ve hadise itaat etme" anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resul ve Nebi sözcükleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat vardır. Çünkü Resul'e itaat etmek demek, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmek demektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "hadistir." Resul'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" ve "atf-ı tefsir" için de kullanılmaktadır. Bu durumda "ve" edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resul'ü demek, anlam olarak "Allah'a demektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'a ve Rasul'üne itaat edin. İşitip dururken ondan yüz çevirmeyin!

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'ya ve elçisine itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allaha ve Resulüne itaat edin. Kendiniz (Kur'anı) dinleyib dururken ondan yüz çevirmeyin.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'a ve Rasulüne itaat edin. Dinleyip dururken ondan yüzçevirmeyin.

Mehmet Alagaş

(20-26) Ey iman edenler Allah’a ve Resul’üne itaat edin , işittiğiniz halde Ondan yüz çevirmeyin , İ şitmedikleri halde işittik diyenler gibi olmayın. Allah katında yaratıkların en şerlisi akletmeyen sağır dilsizlerdir, eğer Allah, onlarda bir hayır bilseydi onlar işitirlerdi, eğer işitseler de yüz çevirirlerdi, onlar dönektirler. Ey iman edenler Allah’a ve Resul’e, sizleri hayat veren şeylere çağırdığı zaman icabet ediniz, biliniz ki Allah muhakkak kişi ile kalbi arasına girer / nüfuz eder (Havle hulün) ve muhakkak o na toplanacaksınız , sadece özel olarak sizden zalimlere isabet etmeyen fitneden / ayrıştırıcı sınamadan / ayartma dan sakının, biliniz ki kesinlikle Allah şiddetli cezalandırır. Hatırlayın ki sizler yeryüzünde azınlık düşkünler idiniz, insanların sizi kıskıvrak yakalamasından korkuyordunuz , öyleyken sizi barındırdı yardımıyla / nusreti ile sizi destekledi, hoş olan şeylerle sizleri rızıklandırdı, böylelikle belki sizler teşekkür edersiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah’a ve Rasûlüne itaat edin! İşitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'a ve Elçisine ita'at edin, işittiğiniz halde ondan dönmeyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'a ve Elçisine boyun eğin. Dinleyip dururken bari siz yüz çevirmeyin.

Şaban Britch

Ey iman edenler, Allah’a ve Rasûlü'ne itaat edin! İşitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin! İşitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'a ve resulüne itaat edin. İşitip durduğunuz halde ondan yüzünüzü çevirmeyin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Obey Allah and His Messenger and never withdraw from his presence when you are listening to his discourse on practical divinity.

Abdul Haleem

Believers, obey God and His Messenger: do not turn away when you are listening to him;

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Obey Allah and His Messenger, and turn not away from him when ye hear (him speak).

Abul A'la Maududi

Believers! Obey Allah and His Messenger and do not turn away from him after you hear his command.

Aisha Bewley

You who have iman! obey Allah and His Messenger. And do not turn away from him when you are able to hear.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Obey Allâh and His Messenger, and turn not away from him (i.e. Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) while you are hearing.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Obey Allah and His Apostle, and do not turn away from him while you hear [him].

Amatul Rahman Omar

O you who believe! obey Allâh and His Messenger and do not turn away from him whilst you hear (him speak).

Arthur John Arberry

O believers, obey God and His Messenger, and do not turn away from Him, even as you are listening;

Bijan Moeinian

O’ You who believe; obey God and His messenger and do not disregard him after having heard his orders.

E. Henry Palmer

O ye who believe! obey God and His Apostle, and turn not from Him while ye hear,

Edip-Layth

O you who acknowledge, obey God and His messenger, and do not turn away from him while you have heard.

George Sale

O ye who believe! obey Allah and His Messenger, and do not turn away from him while you hear his commands.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Obey Allah and His Messenger, and turn not from Him when you hear him speak.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, obey Allah and His Messenger and do not turn away from him, (even) as you hear (him speak).

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Obey Allah and His messenger, and turn not away from him when ye hear (him speak).

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, obey God and His Messenger, and do not turn away from him when you hear (him speak);

Muhammad Asad

[Hence, ] O you who have attained to faith, pay heed unto God and His Apostle, and do not turn away from Him now that you hear [His message];

Mustafa Khattab

O believers! Obey Allah and His Messenger and do not turn away from him while you hear ˹his call˺.

Progressive Muslims

O you who believe, obey God and His messenger, and do not turn away from him while you have heard.

Rashad Khalifa

O you who believe, obey GOD and His messenger, and do not disregard him while you hear.

Sahih International

O you who have believed, obey Allah and His Messenger and do not turn from him while you hear [his order].

Sam Gerrans

O you who heed warning: obey God and His messenger, and turn not away from Him when you hear.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Obey Allah and His Messenger. Listen to him when he speaks, without getting distracted.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Obey Allah and His Messenger (Muhammad) and do not turn away from him when you hear (him speaking to you).

Taqi Usmani

O you who believe, obey Allah and His Messenger, and do not turn away from Him when you listen (to him).

The Monotheist Group

O you who believe, obey God and His messenger, and do not turn away from him while you have heard.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enfâl suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩